İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 15. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Başbakanlık tezkeresi

Yaşar Yakış

Düzce Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 15. Birleşim · 1. yasama yılı · 25 Aralık 2002 · 1.094 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Yaşar Yakış (AK Parti), 25 Aralık 2002 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAŞBAKANLIK TEZKERESİ); konuşma 1.094 kelime.

Yaşar Yakış (AK Parti, Düzce). “Başbakanlık tezkeresi”. TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim tutanağı, 25 Aralık 2002. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yasar-yakis-22-2002-12-25-basbakanlik-tezkeresi (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

DIŞİŞLERİ BAKANI YAŞAR YAKIŞ (Düzce)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri, şahsım ve 58 inci Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti adına saygıyla selamlıyorum.

Benden önce konuşma yapan iktidar ve muhalefet partisi sözcülerinin yaptıkları değerli katkılardan ötürü ve muhalefet partisi adına konuşma yapan eski Büyükelçi Sayın Şükrü Elekdağ'ın, özellikle içinde bulunduğumuz durumun hassasiyetini göz önünde bulundurarak, zikrettiği bütün sakıncalı duruma rağmen, hükümetimizin bu konudaki tezkeresini destekleme yönünde görüş belirtmesinden ötürü, kendisine ve şahsında Cumhuriyet Halk Partisine bu yapıcı tutumundan ötürü huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum. (Alkışlar)

Ben de, Kuzeyden Keşif Harekâtının görev süresinin uzatılması konusunda hükümetimizin görüşünü sunmak üzere huzurunuzda bulunuyorum.

Benden önce kürsüye gelen değerli konuşmacılar, konunun geçmişini, benim yapabileceğimden daha büyük bir belagatle, ayrıntılarıyla anlattıkları için, ben, müsaadenizle, konunun geçmiş üzerinde durmadan, doğrudan doğruya, şimdiki durumuyla ilgili görüşlerimizi sizlere sunacağım.

Kuzeyden Keşif Harekâtı, Amerika ve İngiltere hava unsurlarının katılımıyla sürdürülmekte olan, sadece keşif ve gerektiğinde önleme uçuşlarıyla sınırlı bir hava harekâtı niteliği taşımaktadır. Bu harekât kapsamındaki uçuşlar, tarafımızdan belirlenen ilke ve kurallar esas alınarak gerçekleştirilmektedir. Görev uçuşlarında bu kurallara uyulmasını ve uçakların silah kullanmalarının yalnızca nefsi müdafaa hallerinde gerçekleşip gerçekleşmediğini titizlikle izliyoruz ve izlemeye devam edeceğiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; harekâtın ülkemiz açısından başlıca yararı, ülkemizin sosyal ve ekonomik düzeni ile sınır güvenliğini tehdit eden yeni bir göç hareketini önlemekte olmasıdır. Harekâtın sona erdirilmesi açısından, bu bölgede, tehdidin tamamen ortadan kalktığını gösteren koşullar, maalesef, henüz oluşmamıştır.

Son olarak, Irak'ın temel ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik "petrol karşılığı gıda" adı verilen bir programın süresi altı aylığına yeniden uzatılmıştır.

Öte yandan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1409 sayılı kararıyla, Irak'a uygulanan yaptırımlar rejiminde önemli yenilikler getirilmiştir. Kararda, ayrıca, Irak'taki insanî durumun iyileştirilmesi konusundaki kararlılık belirtilmekte, tüm üye devletlerin Irak'ın egemenlik ve toprak bütünlüğüne bağlılıkları vurgulanmaktadır.

1409 sayılı kararla yürürlüğe konulan yeni yöntemlere göreyse, sivil ve insanî amaçlı ürünlerin, Yaptırımlar Komitesinin onayı olmaksızın Irak'a ihraç edilebilmesi mümkün kılınmıştır; ancak, bunun yapılabilmesi için, söz konusu ürünlerin, askerî amaçlarla kullanılabilecek mallar listesinde yer alan ürünlerden olmaması gerektiği koşulu getirilmiştir.

Bu karara rağmen, Kuzey Irak'taki şartların ne derece değişken olduğu ve istikrarsızlık unsurlarının aynen devam ettiği açıkça görülmektedir. Bu vesileyle, Güvenlik Konseyinin öngördüğü yeni düzenlemelerin, Irak'la ticarî ilişkilerimiz üzerinde kısıtlayıcı ve olumsuz etki yapmamasına fevkalade önem ve öncelik verdiğimizi de vurgulamak istiyorum.

Öte yandan, 8 Kasım 2002 tarihinde kabul edilen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1441 sayılı kararı, Irak'ın kitle imha silahlarından arındırılmasına yönelik denetim mekanizmasını yeniden başlatmıştır. Bu denetlemeler sırasında arzu edilmeyecek bir gelişme olursa, böyle bir gelişme, Amerika Birleşik Devletleri tarafından, bu ülkeye yönelik; yani, Irak'a yönelik bir askerî müdahaleye yol açabilir. Bu gerekçe, Irak'ın kitle imha silahları konusundaki beyanlarının eksik veya yanıltıcı bulunması halinde de geçerli olabilecektir. Irak'a yapılabilecek olası bir operasyon konusundaki görüşümüz, bu doğrultuda alınabilecek kararın uluslararası yasallık zeminine oturması ve uluslararası oydaşmayla gerçekleştirilmesi gerektiği yönündedir.

Gerginlik ve belirsizliklerin hüküm sürdüğü Kuzey Irak'taki bu ortamda, harekâtın devamı, dışpolitikamızın dengeleri açısından da bu aşamada uygun ve yerinde mütalaa edilmektedir.

Kuzey Irak'la ilgili olarak, Kuveyt'in işgalinden bu yana ülkemiz açısından sorun yaratan diğer bir konu, PKK-KADEK terör örgütünün uzun yıllar boyunca bu bölgede yuvalanmış olmasıdır. Bu açıdan bakıldığında, Kuzeyden Keşif Harekâtının terörle mücadelemize de bazı avantajlar sağladığını kaydetmemiz gerekir. Bu arada, Sayın Büyükelçi Şükrü Elekdağ'ın belirttiği sıkıntıların bulunduğundan da haberdarız; fakat, onun da belirttiği gibi, bu konuda iki kötü seçenek arasında hangisini seçmek gerekirse onu seçmek durumunda kalıyoruz. Bu meyanda, özellikle içgüvenlik harekâtı amacıyla, zaman zaman gerçekleştirmek durumunda kaldığımız sınır geçişlerini de zikretmek doğru olacaktır.

Harekâta katılan ülkeler, PKK-KADEK'in bir terör örgütü olduğu hususunda bizimle aynı görüşü paylaşmaktadırlar. Nitekim, PKK terör örgütü konusunda bugünkü noktaya gelinirken, harekâta katılan ülkelerin, özellikle Amerika Birleşik Devletlerinin, uluslararası alanda ülkemizden yana açık ve kuvvetli bir tavır takındıkları malumunuzdur.

PKK-KADEK terör örgütünün bundan böyle de yöreye yerleşmesine izin vermeyeceğiz. Bölgedeki koşullar tümüyle normale dönünceye kadar bu konuda gerekli önlemlerin alınmasına devam edilecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu vesileyle, Irak'a yönelik politikamızın, Kuzey Irak'taki gelişmelerle ilgili yaklaşım ve değerlendirmelerimizin bazı temel unsurlarını da Yüce Meclisinizle paylaşmak istiyorum. Irak'ın toprak bütünlüğünün ve ulusal birliğinin muhafazasına atfettiğimiz önem ve hassasiyet hepinizin malumlarıdır. Esasen, bu husus, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin Irak konusunda kabul ettiği tüm kararlara da yansımış bulunmaktadır. Türkiye'nin samimî arzusu, sınırımıza mücavir bulunan ve geçici olarak olağanüstü koşulların hüküm sürdüğü Irak'ın kuzey bölgesinde sükûnet ve istikrar ortamının en kısa zamanda yeniden tesis edilmesi, tüm Irak'ta olduğu gibi, bu bölgede de, Arap, Kürt, Türkmen, Süryanî, hangi kökenden olursa olsun, tüm Irak vatandaşlarının, güven ve özgürlük ortamında hayatlarını sürdürmeleridir.

Bu bölgedeki sorunlara gerçekçi ve kalıcı çözüm bulunması, sadece Irak Cumhuriyeti bünyesinde mümkün olabilecektir. Irak'ın siyasal yapısı gelecekte yeniden şekillenecekse, bunun, zamanı geldiğinde, ancak, Irak halkının tüm kesimlerinin serbest katılımlarıyla ve normal bir siyasî süreç sonucunda kararlaştırılabileceği yönündeki görüşümüzü muhafaza ediyoruz. Bu görüşümüz, esasen, Kuzeyden Keşif Harekâtına katılmakta olan müttefiklerimiz Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere tarafından da paylaşılmaktadır.

Irak konusunda meydana gelen son gelişmeler çerçevesinde, bu konudaki görüşlerimizi ilgili ülkelere anlatmaya devam etmekteyiz.

Bu vesileyle, Huzur Harekâtı gibi, Kuzeyden Keşif Harekâtının da, ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının ruhuna uygun olarak, Irak'ın kuzeyindeki üç vilayette yaşayan Irak vatandaşlarının huzur ve güvenliğinin sağlanması hedefine yönelik, insanî amaçlı bir uygulama olduğunu yinelemek istiyorum. Dolayısıyla, bu bölgede yaşayan Irak halkının ve üçüncü tarafların bu gerçeğin bilincinde olmaları ve Irak halkının, Kuzeyden Keşif Harekâtının sağladığı ortamı başka amaçlarla değerlendirmeye kalkışmamaları gerektiğini bir kez daha anımsatmak istiyorum.

Bu bağlamda, Irak halkının önemli bir kesimini oluşturan ve tarihi boyunca ülkelerinin gelişmesine sadakatle katkıda bulunmuş olan Irak Türkmenlerinin, gelecekte de ülkelerinin huzuru, güvenliği ve kalkınması için önemli bir rol oynayacaklarına olan inancımızı burada tekrar etmek istiyorum.

Aynı şekilde, Türkmenlerin, gerek Irak genelinde gerek Irak'ın kuzeyindeki üç vilâyette, eşit haklarla huzur ve güven içerisinde yaşamalarına ve Irak'taki geleneksel Türkmen yerleşim bölgelerinin bu niteliğinin korunmasına verdiğimiz önemi bir kez daha vurgulamak istiyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Irak sorununun Birleşmiş Milletler sistemi çerçevesinde bir an önce halledilmesi ve bu ülkedeki durumun ve Irak'ın diğer ülkelerle olan ilişkilerinin normale dönmesi de en samimî arzumuzdur. Bu bakımdan, Irak'ın 1441 sayılı Güvenlik Konseyi Kararı çerçevesinde silah denetçilerini ülkesine kabul etmiş olmasını akılcı bir adım olarak karşılamaktayız. Türkiye, daima, Irak'a Birleşmiş Milletler ile işbirliği içerisinde bulunmasını ve sorunun bu zemin çerçevesinde çözüme kavuşturulması için çaba göstermesini telkin etmiştir ve telkin etmeye devam etmektedir. Türkiye, dost ve güvenilir bir komşu olarak, bu yönde elinden gelen çabayı sarfetmeye bundan sonra da devam edecektir.

Bununla birlikte, Kuzey Irak'ta görmeyi arzuladığımız ortam henüz tesis edilemediğinden, mevcut düzenlemenin belirli bir süre daha devamının yararlı olacağını düşünmekteyiz. Bugünkü düzenlemenin , en kısa zamanda bölgede barış ve istikrarın sağlanması suretiyle sona erdirilmesini arzuladığımızı tekrar vurgulamak istiyorum.

Bu bağlamda, Kuzeyden Keşif Harekâtının görev süresinin altı ay için uzatılmasına yetki verilmesini talep eden tezkerenin kabulünü Yüce Meclisimizin takdirine saygıyla sunuyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum, teşekkür ediyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

9 konuşma daha · 25 Aralık 2002

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook