Avrupa birliği uyum komisyonu heyetinin portekiz ve ispanya ziyaretleri hakkında
Düzce Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 109. Birleşim · 4. yasama yılı · 31 Mayıs 2006 · 792 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Yaşar Yakış (AK Parti), 31 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AVRUPA BİRLİĞİ UYUM KOMİSYONU HEYETİNİN PORTEKİZ VE İSPANYA ZİYARETLERİ HAKKINDA); konuşma 792 kelime.
Yaşar Yakış (AK Parti, Düzce). “Avrupa birliği uyum komisyonu heyetinin portekiz ve ispanya ziyaretleri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim tutanağı, 31 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yasar-yakis-22-2006-05-31-avrupa-birligi-uyum-komisyonu-heyetinin-portekiz-ve-ispanya-ziyaretler (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
YAŞAR YAKIŞ (Düzce)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye'nin Avrupa Birliğine katılım süreciyle ilgili gelişmeler hakkında Yüce Meclisimize bilgi sunmak için huzurunuzdayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bu kısa konuşmamda, gelişmelerin, Avrupa Birliği Uyum Komisyonu açısından nasıl göründüğü konusundaki değerlendirmelerimi sizlerle paylaşacağım.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 3 Ekim 2005 tarihinde Avrupa Birliğiyle ilgili başlayan katılım müzakereleri başarıyla devam etmektedir. Toplantıya katılan, hem Avrupa Birliği tarafından katılan yetkililer hem de Türkiye tarafından katılan yetkililer, bu toplantıların gayet tatminkâr bir şekilde devam etmekte ve sorunsuzca yürütülmekte olduğunu ifade etmektedirler. Müzakereler, her başlık altında, teknik konularda cereyan etmekte, Avrupa Komisyonu da, bu teknik konulara siyasî konuları bulaştırmamak suretiyle, gayet profesyonelce bir tutum sergilemektedir.
Bildiğiniz üzere, 35 müzakere başlığı vardı; bunlardan 18 tanesinde, hem tanıtıcı tarama hem de ayrıntılı tarama tamamlanmıştır. Şimdi, müzakerelerin asıl müzakere kısmına, esas kısmına geçilecektir. "Bilim ve Araştırma" başlığı ile "Eğitim ve Kültür" başlığı konusundaki müzakerelere, haziran ayının ortalarında yapılacak olan Türkiye-Avrupa Birliği Ortaklık Konseyi toplantısı sırasında geçilmesi öngörülmektedir ve bunlardan "Bilim ve Araştırma" konusundaki, başlığındaki müzakerelerin, hem açılıp hem de bu sene içinde, bu senenin birinci yarısı içinde kapatılması öngörülüyor; çünkü, bu başlık altında fazla tartışılacak bir husus yok. Belki "Eğitim ve Kültür" başlığı altındaki müzakerelerin tamamlanması, yılın ikinci yarısına kayabilecektir. Böylelikle, müzakereler, Avrupa Birliğiyle katılım müzakereleri, Avusturya dönem başkanlığında başlamış ve başlıklardan biri, aynı ülkenin başkanlığı döneminde muhtemelen tamamlanmış olacaktır.
Avusturya'nın, Türkiye'nin Avrupa Birliğine üyeliği konusundaki mütereddit tutumunu başından beri biliyoruz; fakat, bir konuda Sezar'ın hakkını Sezar'a vermek gerekiyor. Avusturya makamları, ulusal düzeyde Türkiye konusundaki bu mütereddit tutumlarını, kendi başkanlıkları döneminde, Avrupa'nın öteki ülkelerinin tutumu üzerine yansıtmamaya özen göstermişlerdir. Dolayısıyla, bu tutumlarından ötürü, bu tarafsız tutumlarından ötürü Avusturya makamlarını tebrik etmek gerekir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; geçen hafta Brüksel'den gelen haberlerde, Türkiye'nin çeşitli eksikliklerinin, Avrupa Birliği yolundaki çalışmalardaki çeşitli eksikliklerinin Ortaklık Konseyi toplantısına getirileceği yolunda haberler yer alıyordu. Bu konular arasında Şemdinli olayları, asker-sivil ilişkileri, Danıştaya yapılan saldırı, kadın hakları, işkence, güneydoğu olayları, dinî özgürlükler vesaire gibi birçok konular yer alıyor.
NURETTİN SÖZEN (Sivas)Ek protokolden bahsedin…
YAŞAR YAKIŞ (Devamla)Ortaklık Konseyi, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki her türlü konuların görüşülebildiği bir konudur. Taraflar, diledikleri her konuyu bu foruma getirebilmektedirler. Türkiye'nin de bu konuların tartışılmasından çekinmesini gerektirecek bir durum yoktur; çünkü, Türkiye, bu konuların her birinde kendisine düşeni yapmıştır. Eksik kalan bir husus varsa da, dikkatine getirildiği zaman onu değerlendirir. Çekinilmesi gereken tutum, bu konuların gündeme getirilmesi değil, aksine, bu forumda gündeme getirilmeyip, sonradan aniden karşımıza çıkarılmasıdır. Aynı şekilde, Türkiye de, kendi tarafından, dilediği herhangi bir konuyu Ortaklık Konseyine getirebilir. Herhalde Hükümetimiz de bunu yapacaktır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; birkaç gün önce, basınımıza, Yunan basını kaynak gösterilmek suretiyle bazı haberler yansıdı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun.
YAŞAR YAKIŞ (Devamla)Toparlıyorum Sayın Başkan.
Bu haberlerde, Türk limanlarının Rum gemilerine açılmasından ve kapalı Maraş'ın Avrupa Birliği yönetimine verilmesinden bahsedilmektedir. Eğer bu haberler doğruysa, bunun kabule şayan bir tarafı yoktur. Kapalı Maraş'ın Avrupa Birliği kontrolüne verilmesi, Rum kesiminin kontrolüne verilmesi demektir; çünkü, Rum kesimi, kapalı Maraş hakkında Avrupa Birliğinin alacağı tüm kararlar üzerinde veto hakkına sahip olacaktır. Kıbrıs'taki gelişmelerin, Avrupa Birliğinin yetkisinde değil, Birleşmiş Milletlerin kontrolünde tutulması gerekir, Hükümetimizin de buna özen gösterdiğini müşahede etmekten memnunluk duyuyoruz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; müzakere süreci başarıyla devam ederken, buna paralel olarak, Meclisimizin Avrupa Birliği Uyum Komisyonu da, AB'ye üye ve aday ülkelerin parlamentolarındaki Avrupa komisyonlarıyla temaslarını sürdürmektedir. Türkiye'yi ziyaret eden, yabancı ülkelerden bizim komisyona gelen heyetlere Avrupa Birliği sürecimiz hakkında bilgi verilmekte ve onların telkinlerini ve değerlendirmelerini almaktayız. Aynı şekilde, Ankara'daki Avrupa Birliği ülkelerinin büyükelçileriyle de temaslarımızı sürdürüyoruz.
Avrupa Birliği üyesi ve aday ülkelerin Avrupa Birliğiyle ilgili komisyonlarının davetlerine icabeten, o ülkelere gittiğimiz zaman, hem parlamentoda temaslarda bulunuyoruz hem yetkililer tarafından kabul ediliyoruz; bazen cumhurbaşkanları, bazen dışişleri bakanları, bazen sivil toplum kuruluşlarıyla temaslar suretiyle yürütüyoruz. Sivil toplum kuruluşlarına ve oradaki düşünce kuruluşlarına da, Türkiye'nin Avrupa Birliğine giriş süreci konusunda bilgiler veriyoruz. Bu çerçevede. İki hafta önce İspanya ve Portekiz'e ziyaretler düzenledik. Her iki ülkede de, gerek muhalefet partileri gerek iktidar partilerinin Avrupa Birliğine üyelik sürecimize çok güçlü destek verdiklerini görmek bizi memnun etmiştir. Her iki ülkenin yetkilileri de, Türkiye'yi, bölgesinin en etkin ve en güçlü ülkesi olarak görmektedirler.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; son bir hususa daha değinmek istiyorum.
Avrupa ülkeleri dışişleri bakanları geçen hafta Viyana yakınlarındaki bir manastırda toplanarak Avrupa Birliği Anayasasıyla ilgili önemli konuları görüşmüşlerdir. Bu toplantının Türkiye açısından önemi, absorbe etme, yani, massetme kapasitesine yeniden vurgu yapılmış olmasıdır. Gerçi absorbe etme kapasitesi, massetme kapasitesi hiçbir yerde şimdiye kadar yazılı olmadığı halde eskiden beri de mevcuttu. Fransa Cumhurbaşkanı De Gaulle 1960'lı yıllarda İngiltere'nin Avrupa Birliğine katılmasını iki kez veto ederken, buna gerekçe olarak massetme kapasitesini kullanmıştı. Başka bir deyişle, massetme kapasitesi Türkiye için icat edilmiş bir kavram değildir, eskiden beri vardı; söylense de söylenmese de günün birinde karşımıza çıkarılacaktır.
Sözlerime burada son verirken hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
38 konuşma daha · 31 Mayıs 2006