İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 50. BİRLEŞİM · SALI

Avrupa birliğinde gelinen nokta ve önümüzdeki dönemde uygulanacak politikalar konusunda

Yaşar Yakış

Düzce Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 50. Birleşim · 4. yasama yılı · 17 Ocak 2006 · 850 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Yaşar Yakış (AK Parti), 17 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AVRUPA BİRLİĞİNDE GELİNEN NOKTA VE ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE UYGULANACAK POLİTİKALAR KONUSUNDA); konuşma 850 kelime.

Yaşar Yakış (AK Parti, Düzce). “Avrupa birliğinde gelinen nokta ve önümüzdeki dönemde uygulanacak politikalar konusunda”. TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim tutanağı, 17 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yasar-yakis-22-2006-01-17-avrupa-birliginde-gelinen-nokta-ve-onumuzdeki-donemde-uygulanacak-poli (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA YAŞAR YAKIŞ (Düzce)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Avrupa Birliği konulu bu oturumda, AK Partinin görüşlerini Yüce Kurulunuzla paylaşmak için huzurunuzdayım; sözlerime başlamadan önce, geçmiş Kurban Bayramınızı da kutluyor, hepinize saygılarımı sunuyorum.

Bugünkü toplantımızda, Avrupa Birliğiyle ilgili iki konuyu konuşacağız. Sayın Emin Şirin, konunun biraz teknik olduğunu söylemişti; aslında, onun söylediğinden biraz daha teknik olduğunu bu izahatımdan sonra hepimiz göreceğiz.

Bugün görüşeceğimiz iki konudan bir tanesi, Sayın Babacan'ın da belirttiği üzere, Avrupa Komisyonunun hazırladığı 2006 yılı yasama ve çalışma programıyla ilgilidir. İkinci konu ise, yine bu programın içindeki faaliyetler arasında bir tanesinin "ikincillik denetimi" adı verilen bir sürece tabi tutulmak üzere seçilmesi ve Avrupa Birliği makamlarına bildirilmesi içindir. 2006 yılının yasama ve çalışma programının görüşülmesi "Avrupa bilincinin artırılması" adı verilen bir proje çerçevesinde gerçekleşmektedir.

Avrupa Birliği, Avrupa halkını, Avrupa Birliğiyle ilgili konular hakkında, gelişmelerle ilgili daha yakından ilgilendirmek için çeşitli inisiyatifler almaktadır. Bu inisiyatifler, şimdi, artan ölçüde gündeme gelmeye başlamıştır. Bunun nedeni, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin kamuoylarında Avrupa Birliğine yönelik olumsuz algılamalardır. Bunun yanı sıra, diğer bir neden olarak da, Avrupa kamuoyları üzerinde son genişleme dalgasının yarattığı rahatsızlıkları da gösterebiliriz.

Avrupa üyesi vatandaşları, Birliğin aldığı kararlara kendilerinin katılamadıklarını, kendilerinin bu kararın uzağında kaldığını hissetmekte ve alınan kararların oluşumuna daha yakından katılmak istemektedirler. Halbuki, bu kararların sonuçlarını her gün hayatlarında hissetmekte, sadece uzak bir yerde alındığını ve kendilerine yabancı olduğunu ileri sürmektedirler.

Ben, şimdi, önce, bu konunun, şu anda görüştüğümüz konunun gündemimize nasıl geldiği hakkındaki gelişmeleri size arz etmek istiyorum. Bugünkü toplantıya şöyle geldik: Avrupa Parlamentoları Başkanları diye bir konferans var. Bu konferans, 6-7 Mayıs 2005 tarihlerinde Budapeşte'de bir toplantı yaptı. Bu toplantıda Türkiye Büyük Millet Meclisini Sayın Ali Dinçer temsil etmiştir.

Bu toplantıda, başka bir Avrupa Birliği forumu olan, COSAC adı verilen forumda kabul edilmiş bir deklarasyon parlamento başkanları tarafından da benimsenmiştir. Bilindiği üzere, COSAC, Avrupa Birliği ülkelerinin ulusal parlamentolarındaki Avrupa Birliği komisyonlarını bir araya getiren bir organdır, bir forumdur. Bu COSAC toplantısında kabul edilmiş olan deklarasyonun uzun adı şudur: Avrupa Tartışmasında Ulusal Parlamentoların Rolü, Avrupa Bilincinin Artırılması. Başlık böyle. İşte, parlamento başkanlarının Budapeşte Konferansında, Avrupa Komisyonunun yıllık yasama ve çalışma programları hakkında her yıl ulusal parlamentolara yapma çağrısında bulunduğu bu deklarasyondan kaynaklanmaktadır. Bugünkü toplantımız da, işte, o davet çerçevesinde, Avrupa ülkelerinin parlamento başkanlarının konferansında alınan o karar çerçevesinde gerçekleşmektedir. Bu toplantıda ne yapacağız, asıl bizden istenen nedir? Bu toplantıda, Avrupa Komisyonunun kabul ettiği 2006 yasama ve çalışma programlarını geliştirmek suretiyle, Türk kamuoyunda Avrupa Birliği bilincinin artırılmasına katkıda bulunacağız ve kamuoyumuzun Avrupa konusunda bilgilendirilmesine katkıda bulunacağız. Öte yandan, aynı şekilde, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin kamuoylarının da Türkiye'yi daha iyi tanımalarına çaba sarf etmeliyiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Babacan, Avrupa Birliğinin yasama ve çalışma programı konusunda doyurucu açıklamalarda bulunduğu için, program hakkında, ben, ayrıntıya girmeyeceğim. Söz konusu programda, 2006 yılı, Avrupa Birliğiyle ilgili sorunlarda görülen iletişim eksikliklerini gidermek için önemli bir yıl olarak kabul edilmektedir. Takdir edeceğiniz üzere, 2006'nın Avrupa Birliğinde iletişim yılı olarak öngörülmesi, Türkiye için de çok büyük önem arz etmektedir. Avrupa Birliğiyle katılım müzakerelerini sürdürdüğümüz bir süreçte, iletişimin gerekliliği bağlamında, aşağıdaki iki sorunun özellikle üzerinde durmamızın yararlı olacağını düşünüyorum.

Birinci soru: Ülkemizde Avrupa Birliği bilincinin artırılması ile Avrupa Birliğine katılma sürecinde olan Türk kamuoyunun bilgilendirilmesi ve Türk kamuoyunca katılım sürecine destek verilmesi konularında Parlamento olarak neler yapabiliriz: Bu, birinci soru. İkinci soru: Avrupa Birliği kamuoylarına Türkiye'yi daha iyi tanıtmak için Avrupa kamuoylarının Türkiye'ye yönelik olumsuz yaklaşımlarını ve önyargılarını ortadan kaldırmak için Parlamento olarak neler yapmalıyız? Bu iki sorunun da özellikle altını çizmek istiyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan bu yana en önemli proje olan Avrupa Birliğine katılım projesinde, geçtiğimiz yıl önemli bir eşik aşılmıştır. Türkiye, Avrupa Birliğiyle katılım müzakerelerine başlamıştır. Artık, müzakereler, kendi mecraında teknik ağırlıklı olarak ve belki de zaman zaman siyasî etkilerin gölgesinde devam edecektir. Bu sürecin ilerlemesinde her ne kadar teknik ve siyasî konular büyük önem taşısa da, Türk ve Avrupa Birliği kamuoylarının onayını almayan bir projenin gerçekleşmesi, pek tabiî ki, mümkün değildir. Diğer bir ifadeyle, Türkiye ile Avrupa Birliği arasında tüm teknik ve siyasî sorunlar çözümlense dahi, eğer Türkiye kamuoyu ve Avrupa Birliği ülkelerinin kamuoyu bu katılımı uygun görmüyorsa, bu katılım gerçekleşemeyecektir.

Bu gerçekten hareketle, Parlamento olarak bizim de, Türk ve Avrupa Birliği kamuoylarına yönelik çalışmalarımızı önce bir çerçeveye sokmamız lazım, sonra da bu çerçevedeki hedeflere nasıl ulaşabileceğimizi görüşmeye başlamamız lazım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; müzakere eden ülkeler için her ne kadar müzakereler Brüksel'de gerçekleşse de, Polonya ve Çek Cumhuriyetleri başmüzakerecilerinin, müzakereler konusunda yaptığımız görüşmelerde bize dile getirdikleri bir hususu ilgi çekici buluyorum; çoğunuz bunu gazetelerde okumuşsunuzdur: Polonya başmüzakerecisi, müzakerelerin yüzde 10'unun Brüksel'de, yüzde 90'ının Polonya'da cereyan ettiğini söylemiştir. Çek Cumhuriyetinin başmüzakerecisi ise, müzakerelerin yüzde 5'inin Brüksel'de, yüzde 95'inin kendi ülkesinde yapıldığını söylemiştir. Takdir edeceğiniz üzere, bu açıklamalar, müzakereleri sürdüren ülkelerin kamuoylarının bu müzakereler süreci için ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Biz de, kamuoyunu en iyi temsil eden bir kuruluş olarak, bunu her zaman göz önünde bulundurmak durumundayız.

Diğer bir ifadeyle, kamuoylarının desteğini almayan müzakerelerin başarıyla sonuçlanması mümkün değildir. Bu itibarla, biz, Parlamento olarak, eğer Avrupa Birliği sürecine inanıyorsak -ki, hepimizin inandığından benim tereddüdüm yok- Türk kamuoyunun bu sürece gerekli desteği vermesine, bu sürece nasıl katkıda bulunacaksak, o katkıları sağlamamız lazım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

10 konuşma daha · 17 Ocak 2006

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook