İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 98. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Saadet Partisi Grubu önerisi münasebetiyle

Yasin Öztürk

Denizli Milletvekili · İYİ Parti

Genel Kurul, 98. Birleşim · 2. yasama yılı · 3 Temmuz 2024 · 346 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Yasin Öztürk (İYİ Parti), 3 Temmuz 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Saadet Partisi Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 346 kelime.

Yasin Öztürk (İYİ Parti, Denizli). “Saadet Partisi Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 3 Temmuz 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yasin-ozturk-2024-07-03-saadet-partisi-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=125486

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

İYİ PARTİ GRUBU ADINA YASİN ÖZTÜRK (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Saadet Partisinin grup önerisi hakkında İYİ Parti adına söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Yargının tarafsızlığı demokratik bir toplumun temel taşlarındandır. Ancak son yıllarda AK PARTİ’sinin yargıyı kendi siyasi çıkarları doğrultusunda yapılandırdığına dair ciddi örnekler bulunuyor. Bu durum, adalet sistemine olan güveni zedeliyor ve toplumda derin yaralar açıyor. Özellikle Sinan Ateş davasında yaşananlar bu endişeleri daha da pekiştiriyor. Yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı hukukun üstünlüğünün ve demokratik değerlerin korunması için hayati öneme sahiptir. Yargı organları yasaların adil bir şekilde uygulanmasını sağlamalı ve her bireyin eşit muamele görmesini garanti etmelidir. Bağımsız bir yargı siyasi baskılardan ve etkilerden uzak olmalıdır. Bu, vatandaşların haklarının korunmasını ve devlette keyfî uygulamaların önlenmesini sağlar. Ne yazık ki son yıllarda yargının bağımsızlığı konusunda ciddi şüpheler oluşmuştur. AK PARTİ’si Hükûmetinin yargıyı kendi siyasi çıkarları doğrultusunda yeniden yapılandırdığına dair birçok iddia bulunmaktadır. Özellikle son yıllarda yargı sisteminde yapılan atamalar ve değişiklikler yargının bağımsızlığını tehlikeye atmıştır. Yargıç ve savcıların atanmasında liyakat yerine siyasi sadakatin ön plana çıktığına dair birçok örnek mevcuttur. Bu durum yargının bağımsızlığını zedelemekte ve adaletin sağlanmasını engellemektedir. Sinan Ateş davası bu endişelerin somut bir örneğidir. Cinayetin ardından başlatılan soruşturma süreci yargı organlarının bağımsızlığına dair ciddi şüpheler doğurmuştur. Yapılan müdahaleler soruşturmanın doğru ve adil bir şekilde yürütülmesini engellemiştir. İddianame bu cinayeti siyasi bir cinayet değil de adi bir suç göstermek üzere sipariş üzerine hazırlatılmış, âdeta birilerini ibra etme vesikasına dönüştürülmüştür. Ayrıca mahkeme başkanının gergin ve sinirli tavırları, sürekli sesini yükseltmesi “Yeter!” diye bağırması, Ateş ailesinin avukatının mahkeme salonundan zorla çıkartılması üzerindeki siyasi baskıyı net olarak göstermektedir. Azmettirici rolü üstlenen zanlının merhuma attığı çirkin iftira bile toplumda yargının bağımsızlığı üzerindeki şüpheye emsaldir. Güya, daha önce işlediği suçtan yargıda onanmış bir davayı bozdurması için para verdiğini söylemesi sadece merhuma değil siyasete ve yargıya atılan bir iftiradır. Yargımız bu kadar mı ucuzlatıldı? Bu tür müdahaleler adalet sistemine olan güveni derinden sarsmaktadır. Yargının bağımsız olmadığı ve siyasi baskılar altında karar aldığı bir ortamda vatandaşlar kendilerini güvende hissedemezler. Adaletin olmadığı bir toplumda hukuk devleti ilkeleri zedelenir ve toplumun temel değerleri erozyona uğrar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

104 konuşma daha · 3 Temmuz 2024

Günün kaydı →
104 konuşmanın tamamı →