İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 36. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

2004 mali yılı bütçesi son gün tümü üzerinde konuşmalar

Yusuf Selahattin Beyribey

Kars Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 36. Birleşim · 2. yasama yılı · 24 Aralık 2003 · 1.067 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Yusuf Selahattin Beyribey (AK Parti), 24 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2004 MALİ YILI BÜTÇESİ SON GÜN TÜMÜ ÜZERİNDE KONUŞMALAR); konuşma 1.067 kelime.

Yusuf Selahattin Beyribey (AK Parti, Kars). “2004 mali yılı bütçesi son gün tümü üzerinde konuşmalar”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yusuf-selahattin-beyribey-22-2003-12-24-2004-mali-yili-butcesi-son-gun-tumu-uzerinde-konusmalar (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

YUSUF SELAHATTİN BEYRİBEY (Kars)Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; 2004 Malî Yılı Bütçe Kanunu Tasarısının tümü üzerinde, fikir ve düşüncelerimi açıklamak üzere, şahsım adına lehte söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygılarımla selamlarım.

Değerli milletvekilleri, bütçeler, devletin gelirler toplamasına ve bu toplanan gelirlerin kamu hizmetlerinin giderleri olarak harcanabilmesine izin veren kanunlardır. Doğal olarak, bütçe, onu hazırlayan, yürürlüğe koyan siyasî iradenin, yani, onu hazırlayan iktidarın tercih ve önceliklerini ifade eder.

Daha önce uygulanan yanlış programlar, yönetim hataları, gerekli yatırımların zamanında yapılmaması ve yanlış yatırım kararlarıyla kamu kaynaklarının israf edilmesi neticesinde, ülkemiz; yüksek enflasyon, büyük bir kamu borç stoku, istikrarsız ve dalgalı büyüme, dengesiz gelir dağılımı, yüksek oranlara varan işsizlik gibi, ciddî sorunların içerisine düşmüştür.

AK Partinin 59 uncu Hükümeti, bu şartlarla, acil eylem planı çerçevesinde, çoğulcu demokrasi anlayışıyla, hukuka ve insan haklarına saygı temelinde; ekonomik istikrarı sağlamış, rekabetçi bir piyasa yapısı oluşturmuş, sürdürülebilir bir kalkınma hızı yakalamış, bütün nimetleri adil bir şekilde dağıtan, yolsuzluk ve yoksuzluğun üzerine giden, çağdaş dünyayla entegre olmuş, farklılıkları zenginlik olarak algılayan bir anlayışla yeni bir dünyanın inşasına katkıda bulunan bir Türkiye'yi hedeflemiştir.

Değerli milletvekilleri, bütçeler, ülkelerin iç ekonomik işleyişlerine yönelik olarak hazırlanmaları nedeniyle, uluslararası konjonktürle direkt ilişkili metinler olarak görülmeyebilirler. Oysa, malî ve finans dengelerinin tesis edebilmesi, içticaretin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması ve dışticaret açıklarının kapatılması amacına hizmet eden bütçelerin dış ilişkilerde güçlü bir siyaset izlemeye imkân sağlayacağı gözden uzak tutulmamalıdır.

Bitirmekte olduğumuz 2003 yılı, Ortadoğu ekseninde cereyan eden olaylar nedeniyle, ülkemizin dış konjonktürden fazlaca etkilendiği bir yıl olmuştur. Ortadoğu'daki savaşın kısa zamanda sonuçlanması, dünyadaki ve ülkemizdeki olumsuz belirtileri boşa çıkarmış ve çok kısa bir sürede piyasalardaki gerilim ortadan kalkmıştır. Ekonomideki canlanma, açık bir şekilde toplumuzun tüm kesimlerine yansımıştır.

Dünyadaki tüm malî sektörde genel bir iyileşmenin hâkim olduğu, dolayısıyla, dışticaretteki engel ve kısıtlamaların giderek azaldığı, ihracatımızın da artarak devam ettiği görülmektedir.

Ülkemiz ekonomisindeki olumlu gelişmelerde dış etkilerin payı doğal olarak büyüktür; ancak, AK Partinin, istikrarlı basiretli ve tutarlı politikalarının sonucunda yaptığı katkının altını da kırmızı çizgiyle çizmek gerekir.

Geçtiğimiz yıllarda ülkemizde yaşanan resesyonun etkileri oldukça büyük olmuş, ülkemiz, tarihinde hiç olmadığı kadar büyük sorunlarla karşı karşıya kalmıştır. Gecelik repo faizleri 1 000'li seviyelerin üzerine çıkmış; ülkede yatırım ve üretim sektöründe krizler oluşmuş, yasama ve icrada ve bilhassa icranın iki büyük makamı arasındaki anlaşmazlıklar dillere destan olmuş; bu anlaşmazlıklar, finans sektörümüzü derinden etkileyerek, milyarlarca dolar tutarındaki dövizimizin yurtdışına çıkmasına sebebiyet vermiştir.

Değerli milletvekilleri, ülkemiz, içeride ve uluslararası arenada üst üste yığılmış, ağırlaşmış ekonomik, sosyal ve siyasal sorunlarla karşı karşıyadır. Büyük reformlar yapacak bir Meclise ihtiyaç duyulmaktadır. Bu da, ne mutludur ki, AK Parti Hükümetine nasip olmuş. Bu Meclis, reformlar ve icra Meclisidir.

Zira, bu hükümetin, otuz yıldır çözülemeyen Kıbrıs sorununu çözmek zorunda olan hükümet olmasıyla; bu hükümetin, ekonomik kalkınmamızın önünde büyük bir engel teşkil eden yüksek faiz hadlerini düşürmek ve kalkınma hamlesini başlatmak zorunda olan hükümet olmasıyla; bu hükümetin, Avrupa Birliğinin onurlu bir üyesi olabilme hayalimizi gerçekleştirmek durumunda olan bir hükümet olmasıyla; bu hükümetin, yeniden şekillenmekte olan Ortadoğu coğrafyasındaki ülkemizin millî çıkarlarını gözetmek zorunda olan hükümet olmasıyla; bu hükümetin, mensuplarına iyi maaş ve özlük hakları sunan kamu kurumlarının yarattığı ücret ve sosyal yaşam adaletsizliğini düzeltmek zorunda olan hükümet olmasıyla; bu hükümetin, her ne sebepten olursa olsun mazeretlerin arkasına sığınma hakkı dahi olmayan bir hükümet olmasıyla; bu hükümetin, tarım ve sanayide üretimi artırarak işsizliğe çözüm bulması gereken hükümet olmasıyla; bu hükümetin, Türkiyemizin bozulan sosyoekonomik yapısını onarmak, yeniden düzenlemek görevini üstlenmiş olan hükümet olmasıyla ve 22 nci Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisinin reform ve icra hükümeti olma özelliği apaçık ortadadır.

Değerli milletvekilleri, biz, Adalet ve Kalkınma Partisi olarak, bu kutsal vazifenin altına bilerek, isteyerek girdik ve inşallah, bunun altından da yüzümüzün akıyla çıkacağız. Ekonomimizdeki olumlu gelişmeler, düşen faizler, yükselen borsa endeksi ve yıllardır halkımızın yaşadığı sıkıntıların baş sebebi olan enflasyondaki düşüş, bu kararlılığımızın, uyguladığımız doğru politikaların sonucu olarak, görmeyen gözlerin, duymayan kulakların, nasırlaşmış kalplerin bile inkâr edemeyeceği gerçekler olarak ortada durmaktadır.

2003 bütçesi "hedefleri tutturamayacaksınız" diyenlerin, tahminlerinde ne kadar yanıldıklarını gösteren bir bütçedir.

Kamu kesimde büyük boyutlara ulaşan israfın ve hesapsızca harcamaların artık son bulması ve sorumluların hesap vermesi gerektiği inancındayım. Toplumsal ve ekonomik açıdan büyük yara olan bu sorunun tüm açıklığıyla ortaya konulması için, ayrıca, ben, bir Meclis araştırması önergesi vermiştim. Bununla ilgili tespit ettiğim bazı konuları sizlerle paylaşmak istiyorum. Burada, bahsedilen illerin isimlerini ifade etmeden, birkaç örnek vermek istiyorum.

Bir il düşünün, 954 tane lojman yaptırılmış. Bunun kötü olan tarafı neresinde diye düşünebilirsiniz; ama, lojmanların mülkiyeti belirsiz, ekonomiye kazandırılamayan para miktarı 3 trilyon lira.

İlimizin birisinde yüzde 10 kapasiteyle çalışan bir dağ evi yaptırılmış, yanına dağ okulu da ihmal edilmemiş. Lüks ve daha büyük olması için uğraşılmış; doluluk oranı yüzde 5, her iki tesisin 2 personeli var; yakıtı, elektriği, suyu cabası. Yine, aynı ilde, bir başka dağ evi var. Bu dağ evi kışın kayboluyor, yazın ortaya çıkıyor.

Bir başka ilimizde, yüzde 40 kapasiteyle çalışan yükseköğrenim yurdu inşa edilmiş, 750 kişilik. Aynı yerde, ihtiyaç varmış gibi, bir 750 kişilik öğrenci yurdu daha yapılıyor. 30-40 öğrencisi olan bir ilçesine ise, 750 kişilik yurt yapılıyor; 350 kişilik kısmı hizmette, diğer kısmı da boş olarak durmaktadır. Bir başka ilçesinde ise, yurt yapılmış, beş yıldır yüksekokul açılması için bekliyor. Bu arada, 10 000 öğrencisi olan Kars'ta ise, bir tane öğrenci yurdu var ve öğrenciler dışarıdadır.

İlin kaynaklarıyla 2 tane baraj yapılmış. Barajlar su tutmuyor; su tutmadığı için, sondaj beton çalışmaları yapılmış, beton çalışmalarına rağmen de su tutmamış, sadece humuslu toprak birikiyor. Bu toprakları, belediyeler, park ve bahçeler için kullanıyor. Bu ilimize 3 kilometre, 5 kilometre uzaklıktaki köylerde ise, maalesef, yüz yıldır su yok.

Kendisine 50 kilometre uzaklıktaki ilde mevcut olan havaalanına gitmek yerine havaalanı istemektedir ve burayla ilgili program yapılmıştır.

İllerimizin birisinde, TEDAŞ müessese müdürlüğüne ait trilyonluk elektrik direkleri atıl durumda, hidrotermal tesisler işletilmemekte, PTT binaları boş durmaktadır. Atıl tesisler, boş binalar, boş okullar, boş yurtlar ve gereksiz havaalanları gibi hayaller için harcanan kaynakların nasıl yerine konulacağını, toplumca ödediğimiz sosyal ve ekonomik bedellerin nasıl tazmin edileceğini merak ediyorum.

Değerli milletvekilleri, hükümetimiz, pek çok soruna orta ve uzun vadede çözüm üretmeyi amaçlayan reform ve çalışmalarını hızlandırmıştır. Vatandaşlarımıza kamu sektörünce verilen hizmetlerin hızının ve kalitesinin artırılması hedeflenmiştir. Bu amaca yönelik çalışmalar sürdürülürken, kamu kesiminde bir hayli bozulmuş olan malî disiplinin sağlanması ve kamu harcamalarında etkinlik ve verimliliğin artırılması yönünde başlatılmış bulunan reform çalışmaları eşzamanlı olarak devam etmektedir.

Enflasyon muhasebesinin malî yapımıza kazandırılması çok önemli reformlardandır. Geçmişte yaptığımız ve ekonomimize büyük zararlar veren krizlere karşı dirençli bir ekonomik yapı geliştirmek amacıyla hareket edilmektedir. Enflasyonun aşağı seviyelere indirilmesi, öncelikli hedeflerden birisi olarak dikkati çekmektedir ve bu gerçekleştirilmiştir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

13 konuşma daha · 24 Aralık 2003

13 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook