İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KOMİSYON · PAZARTESİ

Ham Tutanak Metni

Zeynep Oduncu Kutevi

Batman Milletvekili · DEM Parti

Plan ve Bütçe Komisyonu · 5. yasama yılı · 2 Kasım 2026 · 545 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Zeynep Oduncu Kutevi (DEM Parti), 2 Kasım 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Ham Tutanak Metni); konuşma 545 kelime.

Zeynep Oduncu Kutevi (DEM Parti, Batman). “Ham Tutanak Metni”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 2 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zeynep-oduncu-kutevi-2026-11-02-ham-tutanak-1 (erişim: 2 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Tutanaklar/TutanakGoster/5482

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ZEYNEP ODUNCU KUTEVİ (Batman)Teşekkürler. Sayın Başkan, değerli Komisyon üyeleri; Bakanlık bütçesini konuşurken sormamız gereken en temel soru şudur: Bu sanayi kimin sanayisi, bu teknoloji kimin için üretiliyor ve harcanan bu devasa kaynaklar kime hizmet ediyor? İktidar sözcülerine kalsa memleket âdeta bir teknoloji cenneti, bir kalkınma masalı, sabah akşam ekranlarda, kürsülerde bir millî gurur propagandasıdır gidiyor ancak halkın çarşıda, pazarda, mutfakta yaşadığı gerçeklik bambaşka. Bugün sokaklarda derinleşen bir yoksulluk, evine ekmek götüremeyen milyonlar, geleceği yurt dışında arayan yüz binlerce genç varsa bunun sebebi iktidarın politik tercihleridir çünkü Türkiye'de kalkınma, bilim ve üretim kamusal faydadan, emekten ve toplumsal barıştan tamamen koparılmış, tek bir merkezin yani güvenlik rejiminin ve onun palazlandığı ayrıcalıklı sermaye gruplarının hizmetine verilmiştir. Oysa Türkiye, bugün tarihsel bir kavşakta Sayfa: 52 durmaktadır. Bir yanda toplumun en geniş kesimlerinin umutla baktığı bu coğrafyada kalıcı barışla bir arada, eşit yaşamı inşa etmeyi amaçlayan barış ve demokratik toplum süreci var, diğer bir yanda ise yaşam iradesini ve barışçıl çözüm imkânlarını öteleyen politikalarda ısrar var. Bakın, SIPRI verilerine göre Türkiye'de sadece 2025 yılında 30 milyar dolarla silahlanmaya en fazla para harcayan 18'inci ülke olduk. Siz silahları hâlâ kendinize bir övünç kaynağı olarak görüyorsunuz. Peki, soruyoruz: Bu harcamalar, bu üretim halkın hangi yarasına derman oldu? Barış ve demokratik toplum iddiasının konuşulduğu bir ülkede 30 milyar dolarlık askerî harcama kimin ekmeğini büyütüyor, bunu bilmemiz gerekiyor. Bu bütçede bilimin, kamusal araştırmanın ve gençliğin geleceğinin nasıl bir siyasal şova, nasıl tekno milliyetçi bir gösteriye kurban edildiğini açıkça görüyoruz. Bu gösteri uğruna nelerin feda edildiğini hepimiz yaşayarak gördük. Daha geçtiğimiz aylarda Urfa'da düzenlenen TEKNOFEST için kentte neler yaşandı Sayın Bakan? Eğitimi günlerce durdurdular, liseli çocuklar kaldıkları yurtlardan zorla çıkarıldılar, öğrenci servisleri festivale tahsis edilip çocuklar mağdur edildi, eğitim emekçilerini bu şovun zoraki figüranları yaptınız. Gelgelelim, bölgesel kalkınma yalanına. Bakanlık bütçesi 100 milyarlarca lirayı bulurken GAP'a reva görülen bütçe devede kulak bile değil Sayın Bakan. GAP otuz yılı aşkın süredir bu kürsülerde anlatılıyor. Ülkedeki hidroelektrik enerjinin dörtte 1'inden fazlası bu topraklarda, bölgenin nehirlerinde üretiliyor. Trilyonlarca liralık elektrik enerjisi üretilip Batı'daki sanayi merkezlerine ve sermayedarlara aktarılırken bölge halkına ne düşüyor, biliyor musunuz? Bölge halkına TEDAŞ'ın keyfî elektrik kesintileri düşüyor, tarlasını sulayamayan çiftçilerin haciz memurlarıyla karşı karşıya kalması düşüyor, ekolojik dengesi altüst edilmiş vadiler, sular altında bırakılan bin yıllık tarihler, mülksüzleştirilen köyler düşüyor. Yani, kalkınmanın rantı sermayeye, zehri ve yıkımı halka kaldı. İşte, sizin "kalkınma" dediğiniz düzen tam olarak bu katmanlı ekolojik ve ekonomik sömürüdür. SEGE verileri Batman'ın yaşadığı sözde sıçramanın bir kalkınma başarısı değil, bölgenin ucuz emek deposu ve sömürü alanı hâline getirilmesinin resmî bir belgesidir. Batman'ın hâlâ en geri kademe olan 6'ncı kademede sıkışıp kalması, iki katmanlı sömürü politikalarının yarattığı yapısal tahribatın sonucudur. İmalat sanayii-iş yeri oranında 8'inci, istihdam payında 10'uncu sıraya yerleşen bir kentin aynı anda kişi başına düşen gayrisafi yurt içi hasılada 75'inci, banka mevzuatında ise 72'nci sırada kalması, yaratılan artı değerin Batman halkına ve emekçilerine değil, sermaye çevrelerine aktığını açıkça ortaya koymaktadır. Batman'ın yer altı kaynakları merkeze pompalanırken kentin birçok alanında geri kalması, tipik bir bölgesel eşitsizlik ve sömürü tipi kaynak transferidir. Özellikle fason üretim ve emek yoğun atölyelerin yoğunlaştığı Batman'da çarklar dönmekte ancak Batmanlı işçi güvencesiz, sendikasız ve düşük ücretlerle çalıştırılarak yoksulluğa mahkûm bırakılmaktadır. İldeki işsizlik oranının zirvede, iş gücü katılımının ise diplerde seyretmesi, genç nüfusun geleceksizliğe, kadınların ise görünmeyen ev içi emeğe ya da merdiven altı, kayıt dışı... (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI TOPLANTIDA

Aynı gün bu komisyonda konuşanlar

43 konuşma daha · 2 Kasım 2026

Tümü →
43 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook