İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 53. BİRLEŞİM · SALI

Kalkınma ajanslarının kuruluşu,koordinasyonu vegörevleri hakkında kan.tas.(ss.920)

Züheyir Amber

Hatay Milletvekili ·

Genel Kurul, 53. Birleşim · 4. yasama yılı · 24 Ocak 2006 · 651 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Züheyir Amber, 24 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KALKINMA AJANSLARININ KURULUŞU,KOORDİNASYONU VEGÖREVLERİ HAKKINDA KAN.TAS.(SS.920)); konuşma 651 kelime.

Züheyir Amber (Hatay). “Kalkınma ajanslarının kuruluşu,koordinasyonu vegörevleri hakkında kan.tas.(ss.920)”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 24 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zuheyir-amber-22-2006-01-24-kalkinma-ajanslarinin-kurulusu-koordinasyonu-vegorevleri-hakkinda-kan (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA ZÜHEYİR AMBER (Hatay)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 920 sıra sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum ile Plan ve Bütçe Komisyonları raporlarının 29 uncu maddesi üzerinde, Grubum adına söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Bölgelerarası dengesizlikleri azaltmak Türkiye'nin en önemli sorunlarından biridir. Yoksulluğun, işsizliğin azaltılması gibi temel hedeflere ulaşmanın yanı sıra, siyasal gerilimleri gidermenin de en önemli aracı bölgesel planlama olacaktır.

Bölgesel planlama, ulusal plan çerçevesinde, bölgelerarası dayanışma ve kaynak transferine dayanır. Oysa, tasarı, tam tersine, bölgeler arasında yarışmayı öne çıkarmaktadır. Bölgeler arasında özel yatırımların bölgeye çekilmesi konusunda rekabet ortamı yaratılmaktadır. Bölgelerarası gelişmişlik farkları dikkate alındığında, bunun, eşit koşullar altında bir rekabet olmadığı görülmektedir. Bu durum, bölgeler arasındaki dengesizlikleri daha da artırma tehlikesi içermektedir.

Kalkınma Ajansları Tasarısının en önemli eksiği bölge planlaması konusudur. "Bölge planı" kavramı tasarıda kullanılmakla birlikte, ajansların görevleri arasında sayılmamaktadır. Bölge planlarını Devlet Planlama Teşkilatının yapacağı varsayılmış olabilir. Oysa, Devlet Planlama Teşkilatının böyle bir deneyimi ve örgütlenmesi yoktur. Bölge planlarının, Devlet Planlama Teşkilatının koordinasyonunda, bölge planlama örgütlerinde yapılması gerekir. Avrupa'daki benzeri örgütler, yerel girdi-çıktı tablolarına varana kadar, planlama teknikleri kullanmaktadırlar. Tasarıda, ajansların planla ilgili tek işlevi, projelerin izlenmesi ve desteklenmesidir.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, tasarıda "destek" sözcüğü sık sık kullanılmakla birlikte, nasıl bir destek sağlanacağı belli değildir. Teşvik sistemine ilişkin hiçbir düzenleme yoktur. Bölgesel ve yerel düzeyde teşviklerin oluşturulması düşünülmemiştir. Zaten, ajans gelirlerinde önemli olabilecek tek kalem Avrupa Birliği ve diğer uluslararası fonlardan sağlanan kaynaklardır. Desteğin bu kaynakların dağıtımından ibaret olacağı anlaşılmaktadır. Oysa, Devlet Planlama Teşkilatı, bu sorumluluğu üstlenerek, önümüze yerli destek ve teşvik projelerini sunmalıydı.

Ajansları merkezden yönetmeye talip olmak marifet değil. Onları Avrupa Birliğine bağımlı kılmadan, kendi özkaynaklarımızla kalkındırmak esas amacımız olmalıdır. Avrupa Birliği, Dünya Bankası, IMF ve OECD ülkeleri bizi bizden daha fazla neden düşünürler? Bu soruyu kendimize sormamız lazım. Bu kuruluşlar, dünya ekonomi düzenini belli kurallara bağlamakla yükümlü kuruluşlardır. Bunlar eşgüdüm içerisinde çalışırlar. Bunun içerisinde, kendi yaptıkları dünya düzenine ilişkin planda Türkiye'ye ne rol düşüyorsa, o rol doğrultusunda, bunu yap dayatmasında bulunuyorlar ve hükümet de, hiçbir direnme göstermeden, harfiyen yerine getiriyor.

Ajansların örgütlenmesi de sorunludur. Günümüzde, bölgesel kalkınma, artık, sadece, bir kurumun, merkezî yönetimin veya bölgesel kalkınma ajansının tek başına üstlenebileceği bir sorumluluk olamaz. Aksine, bu sorumluluk, bir kısmı yerel, bir kısmı bölgesel, diğerleri ulusal veya uluslararası kurumlar adına çalışan bir grup aktör tarafından paylaşılmalıdır.

100 kadar üyeden oluşan, yılda iki kez toplanan ve tavsiye niteliğinde kararlar alan bir kalkınma kurulu var. Ayrıca, valilerin başkanlığında, belediye başkanları, sanayi ve ticaret odalarının başkanları ve üç sivil toplum örgütü temsilcisinden oluşan yönetim kurulları kurulacaktır.

Avrupa'da, bu tür örgütlerin yönetiminde, sendikaların, tarım kooperatiflerinin hatta siyasî partilerin temsilcileri bulunur. Özellikle, işsizliğin bu kadar önemli olduğu bir dönemde, sendikaların yönetimde yer almaması ciddî bir eksikliktir. Mimar-mühendis odaları ve üniversitelerin de temsili burada düşünülmelidir.

Ajanslar, üç büyük il hariç, kamu ağırlıklı tasarlanarak, dünyada özel sektörün dinamizmine dayanan bu tür kurumların başarılı örneklerinden uzaklaşmıştır. Kalkınma ajansı yönetim kurullarına valilerin başkanlık etmesi, genel sekreterinin Devlet Planlama Teşkilatının onayıyla göreve gelmesi, merkeziyetçi anlayışı terk etmekte büyük zorluk çektiğinizi bir kez daha ortaya koymaktadır. Oysa, ajansların yönetim kurulları, özel sektör ve sivil toplum ağırlıklı olmalıdır.

Bir projenin başarıya ulaşması için, teknik hazırlıklar kadar, projenin sahiplenilmesi de önem taşımaktadır. Bu nedenle, bölgede üretim ve istihdamla ilgili tüm örgütlenmelerin temsil edilebileceği yapılar oluşturulmalıdır. Projelerden etkilenen tüm kesimlerin yer aldığı, proje karar kurullarının oluşturulması, faaliyetlerin sahiplenilmesini ve başarı olasılığını artıracaktır. Bu yöntem, proje demokrasisinin yaşama geçirilmesini sağlayacaktır.

Tasarıyla, "yatırım destek ofisleri" adıyla ajansların içinde bir birim oluşturulmaktadır.

Yatırım destek ofislerindeki uzmanların tek görevi, özel yatırımcıların kamu bürokrasisindeki işlemlerini tek elden takip etmektir. Bu durum, "kalkınma" kavramının, özel yatırımların artırılmasından ibaret görüldüğünün göstergesidir.

Oysa, böyle bir birim, proje hazırlayan, bölgenin ihtiyaçlarını saptayan ve yatırım programının oluşturulması aşamasında bölgeyi temsilen, Devlet Planlama Teşkilatıyla projeleri tartışan bir birim olmalıdır.

Bütün bu dileklerimle, tasarının yasalaşmasını -Anavatan Partisi Grubu olarak bütün dileklerimiz- ve bu konuda da başarılar dileklerimizle hepinize saygılarımı sunuyorum.

Teşekkür ederim. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

26 konuşma daha · 24 Ocak 2006

26 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook