Basın özgürlüğünün önündeki engellerin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Türkiye tarihinde en az 67 gazetecinin suikast sonucu öldürüldüğü, yüzlercesinin fiziksel saldırılara maruz kaldığı bilinmektedir. Halen 84 gazeteci'nin yargılaması devam etmektedir. Türkiye'de, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nde basın emekçileri, gazeteciler gözaltı, tutuklama, sansür tehdidi altında mesleklerini icra etmeye çalışmaktadır. Basın özgürlüğü sıralamasında Türkiye son sıralardadır. TV, Radyo, İnternet sitelerine yönelik yasak ve yaptırım kararları ise çok sık bir şekilde uygulanmaktadır. Gazeteciler ekonomik baskı ve işsizlik tehdidi altında işlerini yapmaktadır. Bu bağlamda Türkiye'de basın özgürlüğüne yapılan saldırıları durdurmak, gazetecilerin iş yapma koşullarını iyileştirmek ve diğer gerekli tedbirlerin alınması amacıyla Anayasanın 98. ve TBMM İç Tüzüğün 104. ve 105. maddeleri uyarınca Meclis araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederim. ,
GEREKÇE
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye tarihinde suikast sonucu öldürülen, faili hala meçhul olan veya asıl katilleri yargılanmayan 67 gazeteci olduğunu kamuoyuna duyurmuştur. Bu kişiler dışında medya alanında çalışıp emek veren kişiler de öldürülmüştür. Öldürülen gazetecilerin çok büyük çoğunluğu 1990'lardan sonra katledilmiştir. 90'lardan önce de Sabahattin Ali, Abdi İpekçi, Ümit Kaftancıoğlu gibi gazetecilere yönelik suikastler, bu cinayetlerin politik olduğunu ve iktidarların ihmal veya yönlendirmesi ile bu cinayetlerin katillerinin adil bir şekilde yargılanmadığını göstermektedir. Ancak 199Olardan sonra gazeteciler iktidarların ve "bazı odakların" açık hedefi haline gelmiş özellikle "Kürt Basınındakiler" daha açık hedef olmuştur. 1990-1995 yılları arasında aralarında Musa Anter, Ferhat Tepe, Nazım Babaoğlunun olduğu 20'den fazla Kürt gazeteci öldürülmüştür. Sadece Kürtler değil Çetin Emeç, Uğur Mumcu, Kutlu Adalı, Metin Göktepe, Ahmet Taner Kışlalı'nın da aralarında olduğu 32 gazeteci 90'lı yıllarda Türkiye'de öldürüldü. Asıl katiller ise hiçbir zaman yargılanmadılar. 2000*li yıllarda da Hrant Dink'ten, Cemal Kaşıkçı*ya Nuh Köklü'den Göngür Aslan'a gazeteci katliamları devam etmiştir.
Basın bireylerin ve toplumun her alanda ihtiyaç duyduğu haber alma, araştırma, bilgi verme, eleştirme görevini yerine getiren benzersiz işleve sahip olan temel alanların başında gelmektedir. Dolayısıyla Türkiye eğer her firsatta yöneticilerin dile getirdiği gibi; demokratik bir hukuk devleti ise önce basın üzerindeki baskılara son verilmesi gerekmektedir. Ancak , Türkiye Basın özgürlüğü konusunda zor bir dönemden geçmektedir. 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nde yayımlanan RSF'nin raporuna göre Türkiye 158. Sıradadır.
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Diyarbakır Temsilciliği?nin kamuoyuna açıkladığı Nisan 2024 Basın Hak İhlalleri Raporu'na göre Nisan ayında basın alanında 182 hak ihlali yaşanmıştır. En son I Mayıs etkinliklerinde mesleklerini icra eden gazetecilere ve muhabirlere yönelik saldırılar da göstermiştir ki Türkiye'de basın özgürlüğü tehdit altındadır. Gazeteciler kolluk gücü dışında da birçok kişi ve gruptan baskı görmekte, tehditler almakta ve saldırılara maruz kalmaktadır. Bir ay içerisinde tutuklu olan 16, gözaltına alınan 11, tutuklanan 3, tutuklanması talep edilen 6, darp edilen 18, yaralanan 3, ölüm tehdidi alan 1, malzemelerine el konulan/tahrip edilen 3, hakarete maruz kalan 1, kötü muamele göreni, yargılaması devam eden 84 gazeteci olmuştur. Diğer hak ihlallerinin fihristi ve ayrıntılarını da gün gün kamuoyuna açıklayan TGS'nin, basın emekçilerinin tutuklu olmasının en temel basın özgürlüğü ihlali olduğunu ifade eden raporu konu hakkında yasal düzenleme yapılması gerektiğini göstermektedir. Demokratik bir ülkenin vazgeçilmez önşartı olan basın özgürlüğü mutlaka korunmalıdır.
Basın alanında demokratik toplumun temelini sarsacak bu kötüye gidişin önüne geçmek, gazetecilere ve basın emekçilerinin meslek onuruna halel getiren uygulamalara son vermek, ifade ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engelleri kaldırmak amacıyla bir araştırma komisyonu kurulmasını arz ve teklif ederim. i San iplydaek Van GA 2 C.olu İmehnek gam; bvazse O 12 İva
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
AYNI KONUDA
Aynı konuda verilen diğer önergeler
TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.