İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/1516 GÜNDEMDE

6-8 Ekim tarihinde gerçekleşen olaylara yönelik yargılama süreçlerinin araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Gülüstan Kılıç Koçyiğit Kars · DEM Parti ve 1 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Türkiye tarihinin en önemli siyasi davalarından biri olan ve yargılamasının her aşamasının hukuka aykırı şekilde ilerletilen Kobani Kumpas Davası'nda hukuku alaşağı eden bir karar çıkmış; HDP'li siyasetçilere akıldan, hukuktan ve vicdandan uzak ağır cezalar verilmiştir. İktidar ortaklığının HDP'yi karalama kampanyasına çevirdiği Yasin Börü ve diğer ölümlerden HDP'nin sorumlu olduğu iftirası mahkeme kararı ile boşa düşürülmüştür. Ancak buna rağmen aynı iftira gerekçe gösterilerek HDP'li önceki dönem 5 milletvekili hakkında iddianame hazırlanmış, haklarında 38"er kez müebbet ve atılı diğer suçlardan da çeşitli sürelerde hapis cezası istenmiştir. Talimatla ağır cezaların verildiğine dair güçlü emarelerin olduğu, tüm aşamalarda hukuk dışı uygulamaların yaşandığı ve nihayetinde hukuksuz cezaların verildiği kumpas davasında ısrarın, yaşanan hukuk dışı uygulamaların, Davanın hukuka güveni zedeleyici seyrinin yarattığı zararların ortaya çıkarılması ve ulusal mevzuat ve uluslararası sözleşmelerden doğan yükümlülüklerin derhal yerine getirilmesi amacı ile Anayasanın 98'inci,

İçtüzüğün 104 ve 109'inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE

Metnin tamamını göster (9 paragraf daha)Metni kısalt

IŞİD'in Kobani'ye yönelik saldırılarına karşı, Türkiye ve bütün dünyada insani yardım koridoru açılması talebi yükselmiş, Kobani'de direnenlere destek için acil! çağrılar ve protestolar peş peşe yapılmaya başlanmıştır. Türkiye?de yaşayan Kürt halkı ve demokrasi güçleri başta olmak üzere, milyonlarca insan bu vahşete dur demek için Eylül ayının sonlarına doğru sokaklara çıkarak protesto gösterilerine başlamıştır. 6 Ekim 2014 tarihine kadar Türkiye'de gerçekleşen demokratik protestolarda herhangi bir ölüm yaşanmamış, 7 Ekim itibariyle gerçekleşen protestolarda güvenlik güçleri halka karşı orantısız güç kullanmıştır. Gelişen olaylarda, 47'si

HDP çalışanı ve seçmeni olmak üzere toplam 54 yurttaş yaşamını yitirmiştir.

Protestolar devam ederken, olaylara tesir eden pek çok yasadışı grup, yapı mevcut iken HDP siyasi olgunlukla elini taşın altına koymuş, protestoların yasal demokratik bir protesto zemininde kalması için büyük çaba sarf etmiştir. Ancak buna rağmen aralarında milletvekilleri ve siyasetçilerin de bulunduğu 108 kişi, akıl dışı bir şekilde protestolardaki suçların azmettiricisi olmakla suçlanmıştır.

Ankara adliyesinin kıdemli 8 savcısının görev yaptığı bu soruşturma dosyası, 2018 yılına kadar kayda değer bir işlem yapılmadan, ifade vermeye gitmeyenlere yakalama kararı bile çıkarılmadan adeta ölü bir şekilde yürütülmüştür. 2018 Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası sürecinde Ahmet Altun, dosyaya soruşturma savcısı olarak getirilmiş ve dosyanın bütün seyri değiştirilmiştir. Yargılama aşamaları, hukuk kurallarıyla değil iddianame kurgulama çabasıyla tamamlanmıştır. Dosyaya özel atanan Savcı Ahmet Altun'un soruşturma klasörleri arasında unuttuğu çalışma klasöründeki 5 sayfalık, TEM şube antetli "bilgi notu" bu yargılamanın amacını ispatlayan en önemli belge olmuştur. Duruşma periyodlarının savunma hazırlığını imkansız kılacak şekilde belirlenmesi, mikrofonların kapatılması, savunma sürelerinin kısıtlanması, savunma dinlemekten vazgeçilmesi, tanıkların usule aykırı dinlenmesi, avukatların tüm itirazlarının reddedilmesi başta olmak üzere her ara kararda, sayısız hukuk dışı karara imza atılması, yargılamanın hukuki değil siyasi bir yargılama olduğunun ispatı olmuştur. Dosyada kritik işlemlere imza atmış savcı ve hakimlerin iktidarla da ilişkili olduğu iddia edilen çete/mafya yapılanmalarıyla ilişkileri açığa çıkmış, imza attıkları hukuksuzlukların sebebinin, aldıkları talimatlar olduğu düşüncesi güçlü bir şekilde temellenmiştir.

Tüm bunlar yaşanırken, önceki dönem HDP milletvekilleri Hüda Kaya, Serpil Kemalbay, Fatma Kurtulan, Garo Paylan ve Pero Dündar'ın 14 Mayıs 2023 tarihinde milletvekilliklerinin sona ermesinin ardından, 5 milletvekilinin ayrı ayrı yürütülen dosyaları birleştirilmiştir. Hüda Kaya'nın defalarca ifade vermeye hazır olduğu sözlü ve yazılı olarak Ankara CBS'ye bildirilmiştir. Ancak buna rağmen Ankara CBS tarafından bu talepler karşılık bulmamış, ısrarla ifadesi alınmayan Hüda Kaya, 01.11.2023 tarihinde havaalanında gözaltına alınarak haksız ve keyfi bir şekilde tutuklanmıştır.

Söz konusu iddianame, önceki Kobani Kumpas iddianamesinin bir tekrarını andırmasına rağmen iddianame hazırlığı Ankara CBS tarafından sürüncemede bırakılmıştır. Burada amaçlanan ise Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden Kobani Kumpas davasında karar verilmesini sekteye uğratmamaktır. Nitekim öyle de olmuş ve Kobani Kumpas davasında 16 Mayıs 2024 tarihinde karar verilmesinin hemen ardından, 1 hafta dahi geçmemişken savcılık makamınca hazırlanan iddianame mahkemeye sunulmuştur. İddianamede; 6-8 Ekim protestolarında gerçekleşen olaylar, her biri Kobani Kumpas davasında çürütülen açık ve gizli tanık ifadeleri, basın açıklamaları ve çağrılar, sosyal medya paylaşımları, HTS ve yurt dışı giriş-çıkış kayıtları suçlamalara gerekçe gösterilmiştir.

İddianamede, 6 Ekim 2014 tarihinde HDP'nin resmi Twitter hesabından yapılan paylaşım yer almış ve AİHM'in Sayın Demirtaş hakkında vermiş olduğu karara rağmen söz konusu paylaşıma ilişkin; "Bu çağrılar sonrasında şiddet eylemlerinin artarak devam ettiği ve sokaklarda inceleme konusu suçların işlenmeye başladığı" iddiasında bulunulmuştur. Ayrıca İmralı Ada Hapishanesindeki mutlak tecridin kaldırılmasına dönük yapılan açıklamalar, demokrasi nöbeti, kayyım protestoları, $ Mart kapsamındaki etkinlikler, Roboski anması, hasta mahpusların serbest bırakılmasına ilişkin çağrılar, Meclis'teki haftalık grup toplantılarında yapılan konuşmalar, 6-7 Eylül Katliamı için verilen araştırma önergesi, Kürtçe şarkı ve Kürt Dil Bayramına ilişkin paylaşımlar, Newroz kutlamaları gibi suç konusu olamayacak konuşma ve fiiller iddianamede suçlama konusu yapılmıştır.

Belirtmek gerekir ki; Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesinde yürütülen Kobani Kumpas davası, 16 Mayıs 2024 tarihinde karara çıkmış ve bu dosyada yargılanan 36 siyasetçi hakkında 37 ölüm olayı ve yer verilen diğer alıkoyma, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlali, hırsızlık, yaralama, bayrak yakma gibi suçlar yönünden beraat kararı verilmiştir. Buna rağmen, diğer siyasetçiler açısından verilen cezaların gerekçeli kararının açıklanması bile beklenmeden aynı suçlamalarla yeni bir iddianame hazırlanması, yargının nihai amacının iktidarı memnun etmek olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Kobani davası özelinde meydana gelen hukuksuzlukta ısrarın yarattığı/yaratacağı tahribat, yalnızca HDP ve tabanını değil, tüm siyasi partileri ve yurttaşları doğrudan etkilediği için, Dava sürecinde meydana gelmiş tüm hukuka ve demokratik toplum düzenine aykırılıkların tespit edilmesi, ulusal mevzuat ve uluslararası sözleşmelerden doğan yükümlülüklerin derhal yerine getirilmesi Parlamentonun sorumluluğundadır.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

2 İMZA
DEM Parti 2

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

AYNI KONUDA

Aynı konuda verilen diğer önergeler

TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.