Elektrik fiyatlarındaki artışların vatandaşlar üzerindeki etkilerinin araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Siyasi iktidarın ekonomik ve politik tercihleriyle birlikte yoksulluk ciddi boyutlara ulaşmış, yurttaşların temel ihtiyaçlarına yönelik fahiş zamlar yurttaşlar için yaşamı daha da zorlaştırmıştır. Özellikle elektrik ve doğalgaza gelen zamlarla hem yurttaşın ucuz ve temiz enerjiye erişim hakkı kısıtlanmış hem de kontrol altına alındığı söylenen enflasyon yeniden tetiklenmiştir. AKP döneminde enerji zamları süreklilik kazanmıştır. 2022 yılında elektriğe yüzde 127'leri bulan zamlar yapılırken son olarak 5 Nisan 2025 tarihinde yüzde 25 zam yapılmıştır. AKP döneminde faturalar katlanarak artmış, 2021'de 183,4 TL gelen elektrik faturası 2025 yılında -yüzde 224,8 zamlanarak- 595,8 TL'ye kadar çıkmıştır. Bu vahim tablonun en önemli sebebi ise enerji sektöründe yapılan özelleştirmelerdir. Zira elektrik faturalarının büyük bir kısmı kullanım bedelinden değil, özel şirketlere ödenen dağıtım bedelinden oluşmaktadır. Bu sebeple yurttaşın astronomik elektrik zamlarıyla birlikte yaşadığı mağduriyetin araştırılarak buna yol açan etkenlerin belirlenip elektrik hakkına erişimin ucuz ve kolay hale getirilmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 104'üncü ve 105'inci Maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim.
GEREKÇE
Gelişen dünyada elektrik enerjisi insanlık için vazgeçilmez temel ihtiyaçlardan birisi haline gelmiştir. Bu sebeple elektrik enerjisinin doğaya zarar vermeden yurttaşlar için erişilebilir hale getirilmesi büyük önem taşımaktadır. Fabrikalardan konutlara sanayiden gündelik yaşama değin her alanda elektriğe ihtiyaç duyulmaktadır. Buna rağmen Türkiye'de temiz ve ucuz enerjiye erişim sorunu hala çözülememiş bilakis AKP iktidarları döneminde uygulanagelen enerji politikalarıyla dolaysıyla ucuz enerjiye ulaşım daha da zorlaşmıştır.
Metnin tamamını göster (5 paragraf daha)Metni kısalt
Bu dönemlerde enerji kullanımı daha da pahalı hale gelirken enerji şirketlerinin kârı katlanmıştır. Özellikle 2002 yılından itibaren yapılan özelleştirmelerle yurttaşın elektrik enerjisine ulaşımı bir çileye dönüşmüştür. Gelinen aşamada Türkiye enerji piyasası Cengiz Holding, Kolin İnşaat, Limak Holding gibi şirketlere teslim edilerek elektrik dağıtımında bir tekel oluşturulmuştur. Buna bağlı olarak yıllar için özel şirketlerin elektrik dağıtımındaki payı istikrarlı bir şekilde artarak bugün %100'e ulaşmıştır. TEDAŞ'ın özelleştirilmesiyle birlikte her bir bölgenin dağıtım ve iletim hizmetleri şirketlere peşkeş çekilirken oldukça ucuz bedellerle kamu bankalarından krediler sağlanarak sermayedarların zarar etmemesi için her türlü kolaylık gösterilmiştir. Buna karşın yurttaşın payına ise her yıl astronomik oranda zamlar düşmüştür.
Elektriğe yapılan zamların grafiğine bakıldığında 2022 yılından itibaren ciddi bir yükselişin olduğu göze çarpmaktadır. Öyle ki TÜİK verilerinde de konutlarda, 1 kWh elektrik için tüketicilerin 2022 yılı I. döneminde ödediği tutarın bir önceki döneme göre %53,9 arttığını ortaya koymuştur. 2022 yılında belirlenen Kwh'ın üzerindeki tüketim için yapılan zam oranı ise %127 olmuştur. 2023 yılında her ne kadar mesken aboneleri için elektrik tarifesi sabit kalsa da sanayi, tarım ve ticarethane abonelerine yönelik %20'lik bir zam yapılmıştır. 2024 yılında da elektriğe %38 zamla birlikte 100 kilovatsaat elektrik tüketimi olan bir mesken abonesi için ödenecek tutar 207,23 TL'ye kadar çıkmıştır.
Yine 5 Nisan 2025 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yurttaşın konutunda kullandığı elektriğe %25 zam yapılmıştır. Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) 'düşük kademedeki konutların faturalarının yüzde 70,9'unun dağıtım bedelinden oluştuğu" vurgusu yaparken Nisan 2025 itibariyle düşük tüketimli konut faturasının yalnızca yüzde 19,1'inin enerji bedelinden oluştuğunu belirtmektedir. Çünkü birçok defa doğrudan dağıtım şirketlerine giden dağıtım bedeline yapılan zammın oranı Nisan 2025'te %34,5 düzeyindedir. Dolayısıyla yurttaşların ödedikleri faturaların büyük bir kısmı kullandıkları elektrik bedelinden değil, şirketlere ödedikleri dağıtım bedelinden oluşmaktadır. EMO'nun yaptığı güncel hesaplamalara göre; 1 Nisan 2021'de 4 kişilik ailenin elektrik asgari faturası 183,4 TL iken dört yılda bu rakam yüzde 224,8 artışla 595,8 TL'ye yükselmiştir.
Kamu kuruluşu olan Elektrik Üretim Anonim Şirketi'nin (EUAŞ) yurttaşın ucuz elektrik elde edecek altyapıyı sağlamaması mağduriyetlerin temelini oluşturmaktadır. Çünkü EÜAŞ'ın ucuza şirketlere sattığı elektrik, dağıtım payının da etkisiyle daha pahalı olarak hanelere ulaşmaktadır. Bugün görevli tedarik şirketleri aldıkları elektriğin %45'ini EÜAŞ'tan satın alırken elektrik satışından elde ettikleri kârın 4-5 kat olduğu uzmanlarca belirtilmektedir. Bu döngüde EÜAŞ, halkın vergileriyle ürettiği elektriği uygun bir fiyatta erişilebilir hale getirememekle birlikte büyük bir görev zararı da söz konusu olmaktadır. Öyle ki EÜAŞ'a yapılan görev zararı ödemesi 2024'te bir önceki yıla göre yüzde 176 artarak 213 milyar 736 milyon TL'ye kadar çıkmıştır.
Gündelik yaşamın vazgeçilmezi olan elektrik, doğalgaz, gıda, sağlık, eğitim gibi temel ihtiyaçlara erişimde yaşanan sorunlara Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kayıtsız kalmaması gerekmektedir. Çünkü temel yaşam ihtiyaçlarına yönelik astronomik artışlarla toplumsal yaşamın dengesi bozulurken gelir adaletsizliği ile yoksulluk da derinleşmektedir. Özellikle A'dan Z 'ye yurttaşı her açıdan etkileyen elektrik zamlarının yarattığı mağduriyetin derhal araştırılarak toplumsal adalet ve eşitliğin sağlanması amacıyla araştırma komisyonu kurulması elzemdir.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.