Eğitime erişimin artırılması yönünde alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Milli Eğitim Temel Kanununun 4. maddesinde "Eğitim kurumları dil, ırk, cinsiyet ve din ayrımı gözetilmeksizin herkese açıktır. Eğitimde hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz" denilmektedir. Eğitime erişim önündeki engellerin saptanması; zorunlu eğitim kademelerinde, kayıtlı öğrencilerin, eğitime devam etme durumlarının ve eğitime devam etmeyenlerin "etmeme nedenlerinin" belirlenmesi; okula kayıt yaptıran ama devam etmeyen öğrenciler için Bakanlığın aldığı önlemlerin saptanması; eğitimin hak temelinde örgütlenmesinin önündeki engellerin, ailelerinin inanç grupları, cinsiyet, etnisite ve sosyoekonomik düzeylerine göre belirlenmesi ve incelenmesi amacıyla bir Araştırma Komisyonu kurulmasını ve bu hususta Anayasa'nın 98'inci İçtüzüğün 104üncü ve 109'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.
GEREKÇE
Bir toplumda eğitimin hak olarak düzenlenmesi, eğitim olanaklarının; kamu kurumları eliyle sunulması, kamu kaynaklarıyla finanse edilmesi ve öğrencilerin ödeme yapmaması, içeriğinin ve işleyen eğitim sürecinin bireyi yetkinleştiren, özgürleştiren bir nitelik göstermesi, niteliğin, toplumun çeşitli kesimlerince denetlenmesinin sağlanması, herkesin eğitim sürecine katılımını sağlayacak olanakların devletçe yaratılması ile mümkündür. Ancak eğitimde güvence altına alınmayan ve ülkenin genelini etkileyen olaylar yaşanmaktadır. Çocuklar ve gençler açısından güvenli bir alan olarak tanımlanan eğitim kurumlarına ilişkin kamuoyundaki algının olumsuz yönde değişiyor olması ebeveynlerin ve eğitim emekçilerinin tepkisine yol açmaktadır. Basında çıkan haberlerde "alınan ödüller, kazanılan yarışlar, uluslararası başarıları olan eğitimci ve öğrenci" yerine "taciz, istismar, kız ve erkek çocuk ayrımı, velinin isteği, açığa alınma *yer almaktadır.
Metnin tamamını göster (4 paragraf daha)Metni kısalt
Araştırmalara göre okul ve sosyal çevre güvenliğinin olmaması, okul ortamından ve yönetici ve öğretmenlerin tutumlarından kaynaklı okula ve öğretmene olan güvensizlik, okullarda şiddet uygulanması, rehberlik hizmetleri ve ev ziyaretlerindeki yetersizlikler kız öğrencilerin okula gitmemesinde, devamsızlık yapmasına veya okulu terk etmesinde belirleyici olarak ortaya çıkmıştır. Örneğin Karaman?da 45 çocuğun tecavüze uğradığı Ensar Vakfı olayıyla ilgili olarak hakkında soruşturma açılan üç yöneticiden birisi olan Asım Sultanoğlu, Urfa İl Milli Eğitim Müdürü olarak göreve başlatılmıştır. Tüm eğitim camiasının eleştirdiği ve bu atamaya karşı çıktığı konuyla ilgili olarak yapılan açıklamalarda görülmektedir.
Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında 2021 yılında imzalanan ÇEDES Protokolü, 2022-2023 eğitim öğretim yılının son bulmasına günler kala uygulamaya konulmuştur. İmzalanan protokol neticesinde okullarda 'manevi danışman' olarak görevlendirilen imam, vaiz ve Kuran kursu hocaları 'değerler eğitimi derslerine girecektir.
Bunlarla beraber Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in 11 Temmuz'da; veliyi ikna etmek için gerekirse kız okulları da açabileceklerini söylemiştir. Bakan'nın yaptığı açıklamada, karma okulların kız çocuklarının eğitime katılmasının önünde engel olduğu gerekçesiyle kız okullarının açılmasına yönelik cinsiyetçi uygulamalar, toplumsal cinsiyet eşitliğini ve kız çocuklarının eğitim hakkını tehdit etmektedir. Devletin görevi her türlü ihmal ve istismarı saptayarak çocuk haklarını koruyucu ve tesis edici müdahalelerde bulunmak ve politikalar geliştirmektir. Bu tür ayrımcı uygulamalar kız çocuklarının ve kadınların eğitime, istihdama, siyasete yani yaşamın her alanına katılımını kısıtlayacak büyük riskler barındırmaktadır.
Bir ülkede herkesin eşit koşullarda yararlanabileceği eğitim olanaklarından bahsedebilmek için eğitimin fiziksel ve ekonomik yönden de erişilebilir olması gerekmektedir. Eğitim hakkını düzenleyen her türlü ulusal/uluslararası yasa/sözleşme, devletlere bu hakkın ayrım yapılmaksızın sağlanması yükümlülüğünü getirmekte; Milli Eğitim Bakanlığı'nın konuya ilişkin yükümlülüklerinin belirlenmesi, yasal güvence altına alınması ve sorunların incelenmesi amacıyla bir Araştırma Komisyonu kurulması elzemdir.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.