Mesleki Eğitim Merkezi uygulamalarının ve çocuk işçiliğinin tüm boyutlarıyla araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Çocuk işçiliğinin ulaştığı boyutların araştırılması, Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM, uygulamalarının çocuk emeği sömürüsüne etkilerinin tespit edilmesi, çocukların yaşam ve eğitim haklarını korumak üzere kalıcı politikaların geliştirilmesi amacıyla, Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim.
GEREKÇE
Türkiye'de çocuk işçiliği ağır bir toplumsal sorun olarak büyümeye devam etmektedir. 2024- 2025 eğitim öğretim yılında en az 72 çocuk, çalıştırıldıkları iş yerlerinde yaşamını yitirmiştir. Bu sayı bir önceki döneme göre yüzde 10 artış anlamına gelmektedir. Çocukların tarımda, sanayide, inşaatta ve hizmet sektöründe ölmesi; yaşamlarının yoksulluk, güvencesizlik ve sömürü koşulları altında son bulması, devletin sosyal politika alanındaki yetersizliklerini açıkça
Metnin tamamını göster (5 paragraf daha)Metni kısalt
Son yıllarda çocuk ölümlerinin kırsaldan kent merkezlerine kayması, özellikle Organize Sanayi Bölgeleri'nde artış göstermesi tesadüf değildir. Devletin bizzat teşvik ettiği Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) uygulamaları, çocuk işçiliğini istisna olmaktan çıkarıp yaygınlaştırmış, yüz binlerce öğrenciyi haftanın dört günü işyerlerinde ucuz iş gücü olarak çalışmaya zorlamıştır. MESEM kapsamında en az 505 bin öğrenci işyerlerine yönlendirilmekte, bu süreçte iş cinayetleri yaşanmaktadır. Sadece son iki yılda MESEM'de en az 15, liselerde staj sırasında en az 7 öğrenci hayatını kaybetmiştir. Bu tablo, çocuk emeğinin eğitim adı altında sistematik
Çocuk işçiliği, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda temel bir insan hakları sorunudur. Çocukların yaşam hakkı, güvenlik hakkı ve eğitim hakkı anayasal güvence altındadır. Türkiye, BM Çocuk Hakları Sözleşmesi ile ILO'nun 138 ve 182 sayılı sözleşmelerine taraftır ve çocuk işçiliğini ortadan kaldırmayı taahhüt etmiştir. Buna rağmen, yürütülen politikalar çocukların eğitimden kopmasına, yoksulluk döngüsünün derinleşmesine ve en ağır biçimde can kayıplarına yol açmaktadır.
Sorun, yalnızca bireysel vakalar değil, yapısal bir sorundur. Eğitimde 4+4+4 sistemiyle derinleşen eşitsizlik, mesleki eğitim adı altında yürütülen ucuz iş gücü politikaları, denetimsizlik ve sosyal destek mekanizmalarının yetersizliği bu tablonun başlıca nedenleridir. Çocukların yaşam alanlarının uyuşturucu ve çeteleşme riskinden arındırılmaması da bu tabloyu ağırlaştırmaktadır.
Çocuk emeğinin ortadan kaldırılması, eğitim sisteminin parasız, nitelikli ve kamusal esaslara göre yeniden düzenlenmesi ve çocukların güvenliğinin sağlanması bir tercihten öte anayasal bir zorunluluktur. Çocukların yaşam hakkının her yıl onlarca kez iş cinayetleriyle ellerinden alınması, Meclis in derhal harekete geçmesini zorunlu kılmaktadır.
Bu nedenle, çocuk işçiliğinin ulaştığı boyutların, MESEM ve benzeri uygulamaların rolünün, işçi sağlığı ve iş güvenliği denetimlerinin yetersizliklerinin ve eğitim politikalarının çocuk emeği üzerindeki etkilerinin tüm yönleriyle araştırılması; çocukların yaşamını, eğitimini ve geleceğini koruyacak politikaların geliştirilmesi için Meclis Araştırması açılması gerekmektedir.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.