İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/3312 GÜNDEMDE

Endüstriyel balıkçılığın İstanbul Boğazı'na çevresel, ekonomik ve sosyal etkilerinin tüm yönleriyle araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Turhan Çömez Balıkesir · İYİ Parti ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

İstanbul Boğazı, Karadeniz ile Marmara Denizi arasında bir biyolojik geçiş koridoru olarak Türkiye'nin en önemli doğal zenginliklerinden biridir. Boğaz ekosistemi, hem deniz canlılarının yaşam döngüsü hem de balıkçılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliği açısından stratejik bir değere sahiptir. Ancak son yıllarda artan endüstriyel balıkçılık faaliyetleri, yetersiz. denetimler ve mevzuat ihlalleri nedeniyle bu doğal denge ciddi biçimde bozulmuştur.

Kamuoyuna yansıyan görüntülerde, Boğaz'ın Kireçburnu açıklarında onlarca gırgır teknesinin göç yolunu kapatarak ağ serdiği, binlerce balığın telef olduğu ve deniz ekosisteminin tahrip edildiği görülmüştür. Bu olay, çevre hukukuna, su ürünleri mevzuatına ve kamu vicdanına aykırı bir durumdur.

Denetimsiz endüstriyel balıkçılığın İstanbul Boğazı'ndaki çevresel, ekonomik ve sosyal etkilerinin tüm yönleriyle araştırılması; denetim zaaflarının ve kurumsal sorumlulukların belirlenmesi; sürdürülebilir balıkçılık politikalarının oluşturulması amacıyla bir araştırma yapılması gerekmektedir.

Metnin tamamını göster (7 paragraf daha)Metni kısalt

Bu çerçevede, İstanbul Boğazı'nda yaşanan ekolojik tahribatın tüm boyutlarıyla incelenmesi için Anayasa'nın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 104 ve 105. maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.

GEREKÇE

İstanbul Boğazı, Karadeniz ile Marmara Denizi arasında hem jeostratejik hem de ekolojik bakımdan eşsiz bir konuma sahiptir. Yüzyıllardır balık göç yollarının merkezinde bulunan Boğaz, hamsi, lüfer, istavrit, palamut gibi onlarca türün doğal yaşam döngüsünü sürdürebildiği bir ekosistemdir. Ancak son yıllarda artan endüstriyel balıkçılık faaliyetleri, denetim eksiklikleri ve yasa dışı avlanma nedeniyle Boğaz ekosistemi ciddi tehdit altına girmiştir. Kısa süre önce Kireçburnu açıklarında yaşanan olayda, çok sayıda gırgır teknesinin aynı anda ağ sererek göç hattını kapattığı tespit edilmiştir. Bu olay, hem çevre hukukuna hem de yürürlükteki su ürünleri mevzuatına aykırıdır. 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu ve Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yayımladığı av yasakları tebliğleri, İstanbul Boğazı'nda gırgır tipi endüstriyel balıkçılığı yasaklamaktadır. Ancak denetim yetersizlikleri nedeniyle bu yasaklar uygulanamamaktadır.

Gırgır teknelerinin dar ve akıntılı Boğaz geçişinde avlanması, balık göç yollarını kesmekte, balıkların doğru yumurtlama alanlarına ulaşmalarını engellemekte ve deniz canlılarının doğal dengesini bozmaktadır. Marmara Denizi'ndeki balık stoklarının son yirmi yılda yüzde seksene varan oranda azaldığı bilimsel raporlara yansımıştır. Bu tablo yalnızca bir çevre felaketi değil, aynı zamanda gıda güvenliği ve ekonomik sürdürülebilirlik açısından da ciddi bir tehdittir. Büyük ölçekli endüstriyel balıkçılık kısa vadede kazanç sağlamasına rağmen, küçük ölçekli balıkçılığı ve kıyı ekonomisini çökertmektedir. Denetimsizlik, adil rekabet koşullarını ortadan kaldırmakta, kıyı balıkçılarının geçim kaynaklarını yok etmektedir. Bu durum, deniz ekonomisinin yanı sıra sosyal yapıyı da olumsuz etkilemektedir.

Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı arasında yeterli koordinasyonun sağlanamaması, yasa dışı faaliyetlerin önlenmesini güçleştirmekte; etkin bir izleme ve yaptırım mekanizmasının eksikliği, çevresel tahribatı kalıcı hâle getirmektedir. Oysa teknolojik imkânlarla gırgır tekneleri anlık olarak takip edilebilir durumdadır. Bu olanakların kullanılmaması, idari zafiyetin açık göstergesidir.

Denizlerimizin korunması yalnız çevresel bir gereklilik değil, milli bir sorumluluktur. Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler, sürdürülebilir balıkçılık ve ekolojik dengeyi koruma konusunda devlete açık yükümlülükler getirmektedir. Bu yükümlülüklerin gereğini yerine getirmek, hem doğanın hem milletin hakkıdır.

İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi'nde artan yasa dışı balıkçılık faaliyetlerinin ekolojik, ekonomik ve hukuki yönleriyle incelenmesi; denetim zaaflarının tespiti ve sürdürülebilir politika önerilerinin geliştirilmesi amacıyla bir Meclis Araştırması açılması gerekmektedir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA
İYİ Parti 1

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.