İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/4153 GÜNDEMDE

Avukatlara yönelik şiddet eylemlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Cumhur Uzun Muğla · CHP ve 34 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Avukatlara yönelik her geçen gün artan şiddet olaylarının tüm nedenlerinin araştırılması, yargı sistemi üzerindeki etkilerinin tespiti ve adil yargılama hakkının temel taşı olan savunma makamının güvenliğinin sağlanmasına yönelik uluslararası standartlarla uyumlu yasal ve idari tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.

S-SuruRT Gökçe GökaEN Sibel SUiGMEZ izmir Mileteki Muğla Miletvekili Trabzon Milletvekili Gilizar Biler Karaca Dağan DemiR

Denizti Millu. istanbul Milletvekili Zerim Kararrln Hadin me pansioo Yuns Emr Ababa aşer 150B1 Kleik, de Ahnet Bern YAZ6AN

Metnin tamamını göster (14 paragraf daha)Metni kısalt

Müseyin Yıldız 1323 ilhami Ozon ANGUn

Aydın MV. Tehdig M

GEREKÇE

1136 sayılı Avukatlık Kanunu "Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir. Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder" hükmüne haiz iken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda ise avukat, yargı görevi yapan kişiler arasında sayılmaktadır. Bunun yanında savunma hakkı, Anayasa ve Avrupa Insan Hakları Sözleşmesi kapsamında güvence altına alınmış olup, avukatlar bu hakkın fiili güvencesini oluşturan asli unsurlardır.

Bu nedenle avukata yapılan saldırı, yalnızca bir kişiye yönelmiş şiddet olarak görülemez; savunma hakkını zayıflatan, adil yargılanma güvencesini ve hukuk devleti düzenini hedef alan ağır bir saldırı olarak değerlendirilmelidir.

Son yıllarda Türkiye genelinde avukatlara yönelik tehdit, darp ve öldürme vakalarında belirgin bir artış yaşandığı görülmektedir. Geçtiğimiz günlerde Bursa'da genç bir avukatın görevi başında silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdiği son olay ve yakın geçmişimizde yaşanan benzer olaylar, savunma makamının kurucu öznesi olan avukatların güvenliği konusundaki zafiyetin güncel ve ağır bir tezahürü olmuştur. Bu tür olaylar mesleğin itibarsızlaştırılması, cezasızlık algısı ve yargı sistemine duyulan güvenin zayıflaması gibi yapısal sorunların sonucudur. Uluslararası hukuk ve karşılaştırmalı hukuk incelendiğinde; devletlerin avukatların güvenliğini sağlama yönünde pozitif yükümlülük taşıdığı açıkça ortaya konulmaktadır. Birleşmiş Milletler Havana Kuralları, avukatların baskı ve tehdide maruz kalmadan görev yapabilmesini güvence altına alırken; Avrupa Insan Hakları Mahkemesi içtihatları, devletlerin yalnızca cezalandırma değil, önleme yükümlülüğünü de vurgulamaktadır.

Bu kapsamda özellikle Avrupa'da birçok ülkede caydırıcılığı artırmak adına; Avukatlara görevleri nedeniyle işlenen suçlar ağırlaştırılmış ceza kapsamında değerlendirilmekte, tehdit ve saldırılar özel koruma mekanizmalarına tabi tutulmakta ve özellikle organize suç davalarında görev yapan avukatlara yönelik fiziki koruma ve güvenlik tahsisi uygulanmaktadır. Bu örnekler göstermektedir ki savunma makamının güvence altına alınması, yalnızca avukatlık mesleğine ilişkin bir mesele değildir; demokratik hukuk düzeninin ayakta kalması ve yargının bağımsız işleyişi bakımından zorunlu bir güvencedir.

Türkiye'de ise mevcut mevzuatın avukatların maruz kaldığı riskleri karşılamakta yetersiz kaldığı; önleyici mekanizmaların kurumsal düzeyde sistematikleşmediği görülmektedir. Bu durum, yargıya güveni zedelemekte, adil yargılanma hakkını tehdit etmekte ve vatandaşların adalete erişim hakkını fiilen sınırlamaktadır.

Bu çerçevede; avukatlara yönelik şiddetin nedenlerinin çok boyutlu olarak araştırılması, risk alanlarının belirlenmesi, mevcut hukuki düzenlemelerin etkinliğinin değerlendirilmesi ve uluslararası iyi uygulamalar ışığında yeni bir koruma rejiminin oluşturulması zorunludur. Yaşanan son gelişmeler doğrultusunda Türkiye Barolar Birliği, 4 Mayıs 2026 tarihinde Olağanüstü Baro Başkanları Toplantısı'nı gerçekleştirmiştir. Toplantı sonrasında açıklanan Sonuç Bildirgesi'nde; Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi'nin Türkiye tarafından imzalanması, ceza mevzuatında caydırıcı düzenlemeler yapılması, avukata yönelik tehdit ve yaralama suçlarında yaptırımların artırılması, tutuklama, erteleme ve koruma tedbirlerinin yeniden düzenlenmesi, haciz ve keşif işlemlerinde kolluk desteğinin zorunlu hâle getirilmesi, avukatların riskli işlemlerde güvenliğinin sağlanması, kamu spotları ve farkındalık çalışmaları yoluyla avukata yönelik şiddetin savunma hakkına, adil yargılanma hakkına ve adalete yöneldiğinin topluma anlatılması gibi savunma makamının korunmasına yönelik kapsamlı tedbirlere dikkat çekilmiştir.

Savunma makamının yaşadığı bu sorunlara dair çözüm üretmek artık kaçınılmazdır. Hukuk devleti iddiası, yalnızca kanun yapmakla güç kazanmaz; savunma makamının görevini güven içinde yerine getirebilmesiyle karşılık bulur. Bu nedenle Meclis Araştırması açılması, ertelenmeden yerine getirilmesi gereken kurumsal bir sorumluluktur.

1875 MECLİS ARAŞTIRMA ÖNERGESİ İMZA ÇİZELGESİ 2 Ayça Taşkent Sakarya N apla Süleyma Bülbül AydiMu 4 Turan Taşkın Öze İstanbul Mu 6 Nail GiLER Kocaeli mv. 7 Uteu Çokükl Estaseli Mu. veri.

Ismail Atakan Zer Kanaman 11 Çanakkale 12 Kindah in 13 Balikesih Mx.

14 Ayher BARUT Adora ul.

15 Mahmut Tanal Sentefs 16 Seyt Torun Ordu 17 Somal ENGiNyURT İstanbul 18 Gamze TASCILER Ankaa 19 Umut AKdoğAn Anirara 20 A. SİBEL TANIKOMENOTML IS/ANBU SK

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

35 İMZA
CHP 35

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

AYNI KONUDA

Aynı konuda verilen diğer önergeler

TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.