Tutuklu yargılanan eski bir milletvekiline ilişkin
Kaynak göster
Meral Danış Beştaş (DEM Parti), 24 Nisan 2024 tarihinde 7/11453 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 97 gün sonra, 30 Temmuz 2024).
Meral Danış Beştaş (DEM Parti, Erzurum). “Tutuklu yargılanan eski bir milletvekiline ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/11453, 24 Nisan 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-11453-tutuklu-yargilanan-eski-bir-milletvekiline-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c6eea8d5-ec7d-4bac-8fe8-018f0f58828a
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 97 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98 inci ve
İçtüzüğün 99 uncu maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ve talep ederim. 17.04.2024
MerarDANIŞ BEŞTAŞ Erzurum Milletvekili
SORULAR
ve 27. Dönemlerde bu parlamentoda milletvekili olarak görev yapmış olan Hüda Kaya, kendisi hakkında aylar önce açılan soruşturma sebebiyle tutuklanmıştır.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına defalarca kez ifade vermek için hazır olduğunu belirtmesine ve ulaşılabilir olmasına, İstanbul Başsavcılığı'na farklı dosyalarla ilgili ifade veriyor olmasına ve bilet tarihini haftalar önceden bildirip neden hala ifade alınmadığına dair savcılığa başvuruda bulunmuş olmasına rağmen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın mesnetsiz bir şekilde verdiği kaçak kararı nedeniyle "kaçma şüphesi" gerekçe gösterilerek 1 Kasım 2023'te tutuklanmıştır.
Yasalar nezdinde bir koruma tedbiri olan tutuklulukta aslolan "geçici olması" halidir. Uluslararası mevzuatta da tutukluluk halinin gereksiz olduğu noktada sona erdirilmesi esastır. Ceza yargılamasında tutukluluğun istisna, tutuksuz yargılamanın esas olmasına ilişkin yapılan yasal düzenlemelerin mahkemeler tarafından uygulamada çoklukla tersi yönde değerlendirmelerle uygulandığı da bilinmektedir.
Hüda Kaya'nın savcılıklar nezdinde ifade verdiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında da ifade vermek için başvuruda bulunduğu halde ifadesinin alınması sağlanmayarak, "kaçma şüphesi" gerekçe edilerek tutuklanmasının yasal bir gerekçesi olmadığı avukatları tarafından açıklanmıştır. Hüda Kaya hakkında uygulanan tutuklama kararı, orantısız bir koruma tedbiri olup bu yöntemin telafisi imkansız zararlara yol açacağı ve haksız bir şekilde tutukluluk halinin yaratacağı mağduriyet açıktır.
Bu bağlamda;
İkametgahı bilinen, ikametgahında olan ve telefonları açık olan bir kimse hakkında kaçaklık kararı hangi nedenle ve nasıl verilebilmiştir?
Öncesinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gidip ifade veren bir kimse hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı hangi gerekçeye dayanarak kaçaklık kararı vermiştir?
Hakkında öncesinde kaçaklık kararı olan bir kimse, farklı dosyalarla ilgili başka savcılıklara ifade verdiği zaman neden tutuklama yönünde bir karar verilmemiştir? Hüda Kaya hakkında daha evvelinde verilmiş olan kaçaklık kararı var idiyse neden diğer savcılıklar bu kararı görmemiştir?
Hakkında kaçaklık kararı olan bir kimsenin, savcılığa başvururak ifade verme talebi neden yerine getirilmemiş ve sabit ikametgah sahibi olan Hüda Kaya'nın kaçaklık kararı kaldırılmamıştır?
Hakkında kaçaklık kararı verilen Hüda Kaya'nın aradan geçen müddet zarfında dosyasındaki gizlililik kararı kaldırılmış mıdır? Hiçbir kaçma şüphesi olmadığı halde tutuklandığı halde, hala dosyası hakkında bilgi sahibi olmaması hak ihlali teşkil etmiyor mu?
Tutuklu yargılamanın geçici olma hali neden esas alınmamakta ve Hüda Kaya için verilen tutukluluğa itiraz dilekçeleri reddedilmektedir?
Haksız ve mesnetsiz tutuklamaların önlenmesi adına bir yasal düzenleme yapılması gündeminizde midir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1422624 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/11453 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
BİA
Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı :E-56020453-610-485-2814/4148 Konu : Yazılı soru önergesi 20 (972024
Sayın Meral DANIŞ BEŞTAŞ © Erzurum Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/11453 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- A) Anayasanın;
I- "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
2- "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,
B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;
I- "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,
2- "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,
3- "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,
4- "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve
ADALET BAKANLIĞI Tİ mana
Mevzuat Genel Müdürlüğü sorumluluk yargı mercilerine âittir. Bununla birlikte, açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.
H- Ankara Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 29/05/2024 tarihli cevapta; soru önergesinde adı geçen hakkında yürütülen soruşturma sonucunda kamu davası açıldığı ve yargılamanın hâlen devam ettiği bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu doktmana hitp://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 8YRSSNh - Rmnpo8a - HK*than - WrP4FOE- ileerişebilirsin
ADALET BAKANLIĞI nem izni vu
Yılmaz TUNÇBakan