İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/15248 GEÇ CEVAPLANDI · 537 GÜN

Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevinde bulunan bir mahkumun hak ihlaline uğradığı iddiasına ilişkin

Kaynak göster

Vezir Coşkun Parlak (DEM Parti), 15 Ağustos 2024 tarihinde 7/15248 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 537 gün sonra, 3 Şubat 2026).

Vezir Coşkun Parlak (DEM Parti, Hakkari). “Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevinde bulunan bir mahkumun hak ihlaline uğradığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/15248, 15 Ağustos 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-15248-van-f-tipi-yuksek-guvenlikli-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-hak-ihlaline-ugradigi-iddiasi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/abda1963-e904-46c3-ab04-019155beadfd

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 537 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 13.08.2024 tzir Goşkun PARLAK Hakkari Milletvekili

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde 10 Ağustos 2024 günü evinden gözaltına alınan 75 yaşındaki Süleyman Sabri MAVİ, gözaltı işlemi sırasında kalp krizi geçirmiş ve hastaneye kaldırılmıştır. Süleyman Sabri MAVİ, yaşının ileri olmasından dolayı çeşitli hastalıklarla mücadele etmektedir. Görme ve işitme duyularında büyük ölçüde eksiklik yaşayan Mavi, yaşadığı başka hastalıklardan dolayı da yaşamını yatağa bağımlı şekilde geçirmektedir. Resmi kayıtlara göre 75 yaşında olan MAVİ, ailesinin tanıklığına göre biyolojik olarak 85 yaşındadır. Ağır sağlık sorunlarıyla baş etmeye çalışan Mavi'ye uygulanan gözaltı işlemi, sağlık durumunun daha da kötüleşmesine ve kalp krizi geçirmesine yol açmıştır. Kalp krizi geçirdikten sonra hastaneye kaldırılan MAVİ, tedavi süreci tamamlanmadan hastaneden alınmış ve Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na gönderilmiştir. Süleyman Sabri MAVİ, 9096 engellilik raporu olan ve yaşamsal ihtiyaçlarını dışarıda bile tek başına yerine getiremeyecek bir kişidir. MAVİ'nin bu durumu bilinmesine rağmen kendisi cezaevine gönderilmiştir. MAVİye yapılan uygulama evrensel insani değerleri hiçe saymasının yanı sıra işkence ve kötü muamele yasağını ihlal etmiştir.

Bu bilgiler çerçevesinde;

I- Yüzde 96 engelli olduğu heyet raporuyla sabit olan, en az 75 yaşındaki bir kişinin maruz kaldığı gözaltı ve tutuklanma uygulaması kanunlara uygun mudur?

SORULAR

  1. Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na gönderilen Süleyman Sabri MAVİ orada yaşamsal ihtiyaçlarını tek başına karşılayabilecek midir?

  2. Türkiye"nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde mutlak olarak belirlenmiş olan işkence ve kötü muamele yasağını ihlal eden kamu görevlileri hakkında adli ve idari soruşturma yürütmek için başlattığınız bir çalışma mevcut mudur?

  3. 13 Ağustos 2024 itibarıyla Türkiye genelinde cezaevlerinde kaç hasta tutuklu ve hükümlü bulunmaktadır?

  4. Hasta ve yaşlı tutuklu ve/veya hükümlülerin tedavilerine erişebilmeleri ve yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için ne hangi olanakları sağlıyorsunuz?

    Adres: TBMM Halkla İlişkiler Binası 6.Kat.B602

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1481486 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Hakkâri Milletvekili Vezir Coşkun Parlak tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/15248 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden jZje4ml - DBWWTGN - HONPp*n - Y4S4B4- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1166-6579/9122 Konu : Yazılı soru önergesi 07/072028

Sayın Vezir Coşkun PARLAK Hakkâri Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/15248 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 468! sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafindan denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT),27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir. il- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde Mevzuat Genel Müdürlüğü ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

C) Öte yandan; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakım becerisini yapamayan ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerini sağlamak amacıyla Metris ve Elazığ R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Menemen R Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu faaliyete geçirilmiştir.

HI- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,

B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,

C) Geçici 6. maddesinin ikinci fıkrasında, 30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere; sıfır-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fikrasında yer alan "iki yıl"lık sürenin, "dört yıl" olarak uygulanacağı; Mevzuat Genel Müdürlüğü maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürelerin, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebileceği; ağır hastalık, engellilik veya kocama hâlinin, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adli Tıp Kurumunca düzenlenen bir raporla belgelendirileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

IV- 04/06/2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla, 5275 sayılı Kanunda yer alan koşullu salıverilme oranlarında, denetimli serbestlikten yararlanma sürelerinde ve özel infaz usullerinin kapsamında değişiklik yapılmıştır. Buna bağlı olarak hükümlülerin belirli bir süre ceza infaz kurumunda kalması sağlanarak suçun işlenmesinin önlenmesi ve caydırıcılığın sağlanması amaçlanmıştır.

V- 5275 sayılı Kanunun "Özel infaz usulleri" kenar başlıklı 110. maddesinin birinci fıkrasında, infaz hâkiminin, hükümlünün talebi üzerine kasten işlenen suçlarda toplam üç yıl, taksirle öldürme suçu hariç olmak üzere taksirle işlenen suçlarda ise toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasının; her hafta cuma günleri saat 19.00'da girmek ve pazar günleri aynı saatte çıkmak suretiyle hafta sonları; hafta sonları hariç, her gün saat 19.00'da girmek ve ertesi gün saat 07.00'de çıkmak suretiyle geceleri, ceza infaz kurumlarında çektirilmesine karar verebileceği, hafta sonları infaz usulünün, hükümlünün iş yaşamı ve ailevi durumu ile ceza infaz kurumlarının düzen ve işleyişine göre ceza infaz kurumu tarafından, süresi aynı olmak koşuluyla hafta içi günlerde de uygulanabileceği; ikinci fıkrasında, mahkumiyete konu suç nedeniyle doğmuş zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesine dair hukuki sorumlulukları saklı kalmak üzere; kadın, çocuk veya altmışbeş yaşını bitirmiş kişilerin mahkum oldukları toplam üç yıl, yetmiş yaşını bitirmiş kişilerin mahkum oldukları toplam dört yıl, yetmişbeş yaşını bitirmiş kişilerin mahkum oldukları toplam beş yıl, seksen yaşını bitirmiş kişilerin mahkum oldukları toplam altı yıl veya daha az süreli hapis cezasının konutunda çektirilmesine infaz hâkimi tarafından karar verilebileceği; üçüncü fıkrasında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar hariç olmak üzere hapis cezasına mahkum olan veya adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlülerden Kanunun 16. maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen usule göre maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceği tespit edilen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilenlerin cezasının konutunda çektirilmesine infaz hâkimi tarafından karar verilebileceği, mahkumun durumunun, Cumhuriyet başsavcılığınca birer yıllık dönemlere göre Kanunun 16. maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen usule göre incelettirileceği, inceleme sonuçlarına göre hükümlünün iyileştiğinin tespit edilmesi halinde infaz hâkiminin, cezanın konutta çektirilmesine dair kararı kaldıracağı, mahkumun, denetimli serbestlik müdürlüğü ve bulunduğu yer kolluk makamlarınca izleneceği, toplam cezası on yıldan fazla olan hükümlülerin elektronik cihazların kullanılması suretiyle takibinin zorunlu olduğu, bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde cezanın konutunda çektirilmesine dair kararın infaz hâkimliğince kaldırılacağı; dördüncü fıkrasında, doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçen ve toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkum olan ya da adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlü kadınların Mevzuat Genel Müdürlüğü cezasının konutunda çektirilmesine infaz hâkimi tarafından karar verilebileceği, bu fıkra uyarınca talepte bulunulabilmesi için kadının doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş olması gerektiği, konutta infaza karar verdikten sonra çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa infaz hâkiminin konutta infaz uygulamasına ilişkin kararını kaldıracağı; beşinci fıkrasında, cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesine karar verilenler hakkında tabi oldukları infaz rejimine göre koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı hükümlerinin uygulanacağı; altıncı fıkrasında, cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesi kararının, infaza başlandıktan sonra da verilebileceği; yedinci fıkrasında, infaz hâkiminin talep üzerine, cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesi sırasında bu usulün uygulanmasına son verebileceği, özel infaz usulünün gereklerine geçerli bir mazeret olmaksızın uyulmaması hâlinde ise bu usulün uygulanmasına son verileceği ve bu hâlde infaza genel hükümlere göre ceza infaz kurumlarında devam edileceği, özel infaz usulüne göre geçirilen sürenin, infaz aşamasında mahsup edileceği, bu fıkranın uygulandığı hâllerde 105/A maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı; sekizinci fıkrasında, bu madde hükümlerine göre verilen kararlara itiraz yolunun açık olduğu; dokuzuncu fıkrasında, üçüncü ve dördüncü fıkra hariç, bu madde hükümlerinin; terör suçları ile örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçlarından ya da örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan mahkum olanlar, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkum olanlar, adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler, koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler ve Kanunun 105/A maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca açık ceza infaz kurumuna gönderilenler hakkında uygulanmayacağı; onuncu fıkrasında, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

VI- Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 03/09/2025 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün tedavi nedeniyle Elazığ R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken hakkında daha önce re'sen başlatılan infaz erteleme işlemleri kapsamında Adli Tıp Kurumu 11. İhtisas Kurulu tarafından 13/08/2025 tarihinde düzenlenen raporda, hükümlünün ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceğinin belirtildiği, anılan rapor ve hükümlünün Kurum İdaresine iletmiş olduğu konutta infaz talepli dilekçesine istinaden 5275 sayılı Kanunun 110. maddesi gereğince yapılan araştırma ve değerlendirme sonucu ilgili infaz hâkimliğince hükümlünün talebinin kabulüne ve cezasının konutta infazına karar verildiği, söz konusu karar doğrultusunda hükümlünün 29/08/2025 tarihinde tahliye edildiği,

B) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir