Televizyon programlarının içeriklerinin denetimine ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 165 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri ERSOY tarafından Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Güld
Televizyon kanallarıyla beraber sosyal medya da yayımlanan bazı dizi ve program içerikleri kamuoyunda ciddi tartışmalara yol açmaktadır. Özellikle kadına yönelik şiddetin ayrıntılı biçimde sahnelenmesi, şiddet eylemlerinin görsel ve sözlü unsurlarla tekrar tekrar sunulması ve toplumsal eşitsizliklerin dramatik unsurlar üzerinden sürekli yeniden üretilmesi; mevcut toplumsal sorunların azaltılmasına katkı sunmak yerine normalleşmesine ve yaygınlaşmasına neden olabileceği yönünde kaygılar doğurmaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Son olarak bir dizide yer alan ve farklı inançlara mensup karakterler arasında geçen bir yemek sahnesi de kamuoyunda ciddi tartışmalara neden olmuştur. Söz konusu kurgunun, bazı toplumsal kesimler tarafından inanç hassasiyetlerini gözetmediği ve provokatif nitelik taşıdığı ifade edilmiştir. Yapımın birlikte yaşama kültürünü zedeleyebileceği yönünde değerlendirmeler yapılmıştır. Ayrıca bölge illerinde Kürt kültürünü yansıtmayan ve hedef alan yapımlarında varlığı ciddi sorunlara neden olmaktadır.
Öte yandan gündüz kuşağı programları ve çeşitli dizilerde şiddet olaylarının ayrıntılı şekilde ele alınması, şiddet içerikli söylem ve görüntülerin açık biçimde yayımlanması; toplumsal kutuplaşma ve şiddetin olağanlaşması riskini artırmaktadır. Radyo ve televizyon yayınlarının kamu yararı, toplumsal barış ve kültürel hassasiyetler çerçevesinde yürütülmesi gerektiği açıktır. İfade özgürlüğü temel bir ilke olmakla birlikte, bu özgürlüğün kamu düzeni ve toplumsal sorumluluk ilkeleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Son beş yıl içerisinde televizyon kanallarında yayımlanan dizi ve programlara ilişkin olarak şiddet içerikleri nedeniyle RTÜK'e ulaşan şikâyet sayısı kaçtır?
Kadına yönelik şiddetin ayrıntılı biçimde gösterilmesi veya şiddet eylemlerinin açık şekilde yayımlanması nedeniyle uygulanan idari yaptırım sayısı nedir?
. Farklı inanç toplulukları arasında gerilim oluşturabileceği değerlendirilen yayın içeriklerine ilişkin herhangi bir inceleme veya yaptırım uygulanmış mıdır?
Toplumsal kutuplaşmayı artırabilecek nitelikteki yayınlara karşı RTÜK tarafından yürütülen izleme ve denetim mekanizmaları nelerdir?
Şiddetin olağanlaştırılmasının önlenmesi ve yayıncılıkta toplumsal sorumluluk bilincinin güçlendirilmesi amacıyla Bakanlığınızın ve RTÜK'ün yürüttüğü herhangi bir çalışma veya eylem planı bulunmakta mıdır?
Yayın içeriklerinde farklı kültürel ve inançsal hassasiyetlerin gözetilmesine yönelik bağlayıcı ilke veya rehber düzenleme yapılması planlanmakta mıdır?
Söz konusu dizi hakkında Bakanlığınıza veya ilgili kurumlara ulaşmış herhangi bir şikâyet ya da başvuru bulunmakta mıdır? Bulunmakta ise sayısı kaçtır?
Günlük yayın akışında şiddet olaylarının ayrıntılı biçimde işlenmesi ve şiddet içerikli görüntülerin açık şekilde yayımlanmasına ilişkin mevcut mevzuat çerçevesinde uygulanan yaptırımlar nelerdir? Son 5 yılda uygulanan yaptırım sayısı kaçtır?
Son beş yıl içerisinde şiddet içerikleri veya toplumsal kutuplaşmayı artırdığı | gerekçesiyle herhangi bir televizyon programı ya da dizi hakkında idari yaptırım uygulanmış mıdır? Uygulanmış ise sayısı ve kapsamı nedir?
Yayıncılık faaliyetlerinde toplumsal barışın, kültürel çoğulculuğun ve birlikte yaşama kültürünün güçlendirilmesine yönelik Bakanlığınızın yürüttüğü veya desteklediği herhangi bir çalışma bulunmakta mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mehmet Nuri Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanı ·
Bakanlığımız İlgili Kurumu Olan Radyo ve Televizyon Üst Kurulundan Alınan Yazıda;
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) İletişim Merkezine "Şiddeti Özendirici veya Kanıksatıcı Yayın" kriteri ile ilişkili olarak 01.01.2020-15.03.2026 tarihleri arasında toplam 65.701 vatandaş bildirimi gelmiştir.
6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinde bulunan "Şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz." hükmünün ihlali sebebiyle müeyyideler uygulanmıştır.
2024 yılında RTÜK, kadına yönelik şiddetle mücadele ve kadın haklarının korunması için önemli bir adım atarak ilke kararı almış; kadınlara yönelik şiddetle mücadelenin medya aracılığıyla nasıl yapılması gerektiğini belirlemek için "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Etik İlkeler Rehberi" hazırlamıştır. Rehber, medya kuruluşlarının kadınları doğru ve güçlü bir şekilde temsil etmesi, şiddeti meşrulaştıran içeriklerden kaçınması ve kadınların mağduriyetine değil, faillerine odaklanması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu kapsamda;
8 Mart 2024 tarihinde "Medyada Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Etik İlkelerin Kamuoyuna Tanıtılması" toplantısı yapılmıştır.
8 Mart 2024 tarihinde kamuoyu ile paylaşılan "Medyada Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Etik İlkeler" çalışması, konu ile mücadele için Üst Kurul tarafından yürütülen önemli çalışmalardan biri olup belirlenen ilkeler şöyledir;
" Mağduru Değil, Faili Göster: Haber içeriklerinde kadınları küçük düşürücü ve aciz gösteren ifadelerden sakınılması, mağdur yerine faili işaret eden bir dil kullanılması,
" Şiddeti Meşrulaştırma: Şiddet olayını aktarırken olayı meşrulaştıran bir dil ve müstehcen hikâyeleştirmelerden kaçınılması; psikolojik, ekonomik, siber vb. şiddet türlerine ilişkin farkındalık oluşturulması,
" Saygın Değil, Suçlu: Şiddet failine itibar katan veya suçu hafifleten (cinnet geçiren eş, uzun zamandır işsiz olan koca) ifadelerden ve suçu olumlayan nitelendirmelerden (saygın iş insanı, iki çocuk babası, ünlü sanatçı) kaçınılması, kadına yönelik şiddet olayının gerçekleştiği şart ve durumlara (gece yarısı parkta), kadının bireysel özelliklerine (giyim tarzı, medeni durumu, kişiliği) odaklanılmaması, şiddet mağdurunun ve ailesinin kişisel verilerinin korunması ve mahremiyetine saygı duyulması, e Mücadeleyi Destekle: Tüm yapım ve yayınlarda şiddete uğrayan kadını yargılayan ve tetikleyici detay içeren ham görüntüler, ağır ayrıntılı çekimler, suç tekniğini öğretici detaylar, atmosferik müzik ve ses efektlerinin kullanılmaması, e Çocuklara Örnek Ol: Başta çocuk programları olmak üzere tüm yayınlarda gerçek ve kurgusal şiddetin olumsuz etkilerinin dikkate alınması, hayata, işe ve eve dair sorumlulukların dengeli sunulması, kadın-erkek arasında iş bölümünü vurgulayan mesajların verilmesi, e Güçlü Kadını Anlat, Kadını Güçlü Anlat: Kalıp yargıları ortadan kaldırmak amacıyla kadınların sadece belirli meslek grupları dâhilinde değil; farklı yaş, meslek, kültür ve sosyoekonomik grupları temsil edecek şekilde (milli sporcu, başarılı çiftçi, girişimci ev kadını) güçlü ve başarılı karakterler olarak yansıtılması, rol model kadın karakterlerin görünürlüğünün artırılması,
" Cezayı Yayınla, Adaleti Göster: Caydırıcılığın artırılması amacıyla faile verilen cezaların kamuoyu ile paylaşılması ve şiddetin cezasız kalmayacağı yönündeki mesajların sıklıkla tekrarlanması, e Destek Al, Destek Ver: Medya içerik üreticilerinin kadına yönelik şiddet konusunda uzman görüşlerine başvurması (psikolog, pedagog, avukat, sosyolog vb.), öz denetim mekanizmalarının geliştirilmesi kapsamında etik kurulların oluşturulması, kamunun sağladığı şiddeti önleme ve destek mekanizmalarının (KADES, ALO 183) bilinirliğinin artırılması, yayın içeriklerinde kullanılacak dil, görsel, anlatı ve çekimler üzerinde uygulanması,
29-30 Nisan 2025 tarihlerinde RTÜK öncülüğünde, üniversite, STK ve sektör temsilcileriyle birlikte "Güçlü Medya Bilinçli Toplum Zirvesi" düzenlenmiştir. Bu kapsamda; medyanın toplumsal barışın korunması, kültürel çoğulculuğun desteklenmesi ve birlikte yaşama kültürünün güçlendirilmesindeki rolü kapsamlı biçimde ele alınmıştır. Ayrıca, medya kuruluşlarının sorumlu yayıncılık anlayışıyla hareket etmesinin, toplumsal uyumun ve demokratik iletişim ortamının geliştirilmesine önemli katkı sağlayacağı vurgulanmıştır.
Mehmet Nuri ERSOYBakan