Bazı gazetecilerin tutuklanmasına ilişkin
Kaynak göster
Çiçek Otlu (DEM Parti), 22 Ocak 2025 tarihinde 7/22381 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 357 gün sonra, 14 Ocak 2026).
Çiçek Otlu (DEM Parti, İstanbul). “Bazı gazetecilerin tutuklanmasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/22381, 22 Ocak 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-22381-bazi-gazetecilerin-tutuklanmasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/3a32f2c2-18d3-4987-809a-0194934204b7
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 357 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasanın 98. ve
İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
• Çiçek OTLU İstanbul Milletvekili
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Türkiye'de gazetecilerin tutuklanmaları ve basın özgürlüğü üzerindeki baskılar sıkça eleştiri konusu olmaktadır. Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) tarafından hazırlanan 2024 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde Türkiye, 180 ülke içerisinde 158'inci sırada yer almaktadır. Demokratik bir ortamda görevlerini yapamayan gazetecilerin gözaltı ve tutuklama süreçlerinde sıklıkla kötü muamele ve insan hakları ihlalleri ile karşılaştıkları da bilinmektedir. Dicle Fırat Gazeteciler Derneği'nin hazırladığı 2024 yılı gazetecilere yönelik hak ihlali raporunda gazetecilik mesleğiyle birlikte basın ve yayın kurumlarına yönelik baskı ve yasakların yoğun bir şekilde yaşandığına dikkat çekilmektedir. Raporda, 2024 yılında 118 gazetecinin gözaltına alındığı, 26 gazetecinin ise tutuklandığı bilgisi yer almaktadır.
Gazetecilere dönük operasyonlarda son bir ayda 13 gazeteci tutuklanmıştır. 17 Ocak 2025 tarihinde gözaltına alınan gazeteciler Necla Demir, Rahime Karvar, Ahmet Güneş, Velat Ekin, Vedat Örüç ve Reyhan Hacıoğlu savcılık ifadeleri alınmadan nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilmiş ve "örgüt üyesi olmak" suçlamasıyla 20 Ocak 2025 tarihinde tutuklanmışlardır. Tutuklanmalarına dayanak olarak gazetecilerin yaptıkları haberler ve SGK kayıtlarının Medya Haber ile bağlantılı olduğu öne sürülen bir kurumda olması gösterilmiştir. Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) avukatları, tutuklama kararı veren hakimin "ön yargılı" olduğunu, gazetecilere soru dahi sormadığını ve vereceği Kararın önceden belli olduğunu iddia etmişlerdir.
Bilindiği gibi, Kuzey ve Doğu Suriye'de gelişmeleri takip ederken yaşamını yitiren gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin için 20 Aralık 2024 tarihinde anayasal haklarını kullanarak basın açıklamasını yapmak isteyen Gülistan Dursun, Hayri Tunç, Enes Sezgin, Osman Akın, Can Papila, Pınar Gayıp, Serpil Ünal, Haci Uğiş ve İmam Şenol 22 Aralık 2024 tarihinde sevk edildikleri aynı hakimlik tarafından "terör örgütü propagandası yapmak" ve "2911 sayılı toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanuna muhalefet" iddialarıyla tutuklanmışlardır. DİSK Basın-İş sendikası yaptığı açıklamada; gazeteciliğin bir kamu hizmeti olduğunu, gazetecilerin, gerçekleri ortaya çıkararak toplumu bilgilendirme sorumluluğunu üstlendiklerini, ancak son yıllarda gazetecilere yönelik baskıların sistematik bir hale geldiğini, temel görevlerini yerine getirdiği için gazetecilerin kriminalize edildiğini, gözaltı, tutuklama ve mahkumiyet kararlarıyla susturulmaya çalışıldığını, halkın gerçeklere ulaşmasının engellendiğini ifade etmiştir. Ayrıca, basın özgürlüğünü tehdit eden tüm baskı ve sansür politikalarına son verilmesi gerektiği çağrısında bulunmuştur.
Bu bağlamda;
I- Tutuklanan gazetecilerin savcılık ifadeleri alınmadan hakimliğe sevk edildiği, hakimin soru sormadığı ve gazetecilerin tutuklanma kararının önceden verildiği iddialarına ilişkin açıklamanız var mıdır?
SORULAR
Yasalar ve uluslararası sözleşmelerde tanımlanan "gazetecilik yapmanın suç olmadığı" ifadesi dikkate alınarak, gazetecilerin hukuka uygun, adil yargılanması sağlanacak mıdır?
Gazetecilerin yaptığı haberler ve sunduğu programlar neden dosyaya konulmuş ve suç unsuru olarak değerlendirilmiştir?
Gazetecilerin yaptığı haberler neden ifade özgürlüğü kapsamının dışında değerlendirilmiştir?
Gazetecilerin haber yapma özgürlüğünün suç sayılarak engellenmesinin aynı zamanda halkın anayasal hakkı olan haber alma hakkını da engellediği iddiasına ilişkin açıklamanız var mıdır?
Sosyalist ve Kürt basını bir bütün olarak ortadan kaldırmak amacıyla gözaltı ve tutuklamaların yapıldığı iddiasına ilişkin açıklamanız var mıdır?
Bakanlığınız verilerine göre son bir yılda kaç gazeteci gözaltına alınmış, kaç gazeteci tutuklanmıştır? Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi tarafından verilen kaç ifade özgürlüğü kararı vardır? yargılama süreçlerinin bağımsız bir şekilde sürdürülmesi ve ifade özgürlüğünün korunması için yaptığınız bir çalışma var mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1573449 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/22381 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-213-5214/7199 Konu : Yazılı soru önergesi 14/01/2026
Sayın Çiçek OTLU İstanbul Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/22381 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine aittir.
11- Temel hak ve özgürlüklerin daha etkin korunması, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının o geliştirilmesi, o hukuki güvenliğin (o güçlendirilmesi, (adalete erişimin kolaylaştırılması, makul sürede yargılanma hakkının gözetilmesi, yargıya güvenin artırılması ve insan odaklı hizmet anlayışının geliştirilmesi, günümüzde ana ilke ve değerler olarak kabul edilmektedir. Ülkemizde 2002 yılından günümüze kadar aralıksız bir şekilde süregelen reform iradesi de bu ilke ve değerlerin geliştirilmesinin somut bir tezahürüdür.
© 2009, 2015 ve 2019 yıllarında açıklanan yargı reformu strateji belgeleriyle reform çalışmaları ivme kazanmıştır. Katılımcı bir anlayışla, uygulayıcı hâkim ve savcıların, baro temsilcilerinin, akademisyenlerin, sivil toplum kuruluşları ile birçok paydaşın görüşü alınarak Bakanlığımızca hazırlanan ve Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından 23 Ocak 2025 tarihinde açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesinde "Türkiye Yüzyılı Adaletin Yüzyılı" hedefi doğrultusunda "hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi" vizyonu ön plana çıkarılmıştır.
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden KIUUN9Z - fxMVeif - y5WBkhz - tJcZvÇile erişebilirsin
Mevzuat Genel Müdürlüğü
Önceki reform belgelerinin devamı ve tamamlayıcısı durumunda olan 2025-2029 dönemini kapsayan ve 5 amaç, 45 hedef ve 264 faaliyetin yer aldığı yeni reform strateji belgesiyle, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının daha da güçlendirilmesi, hukuki güvenliğin kuvvetlendirilmesi, yargılamaların makul sürede tamamlanması, çözüm merkezli ve öngörülebilir bir adalet sisteminin oluşturulması, yargılama usullerinin sadeleştirilerek verimliliğin artırılması, yargıya ilişkin güven ve memnuniyetin yükseltilmesi, onarıcı ve telafi edici adalet uygulamalarının yaygınlaştırılması, ceza adalet sisteminin etkinlik ve caydırıcılığının tahkim edilmesi hedeflenmiştir. Söz konusu Belgede yer verilen faaliyetler, Bakanlığımızca hazırlanan Eylem Planında öngörülen uygulama takvimi çerçevesinde hayata geçirilecektir.
4. Yargı Reformu Strateji Belgesine Bakanlığımız "https://yargireformu.adalet.gov.tr" adresli internet sitesinden ulaşılması mümkün olabilecektir.
HI- A) 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan | sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Görev" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, adli sicilin tutulmasıyla ilgili hizmetleri yürütmek Bakanlığımız görevleri arasında sayılmaktadır.Suçun işleniş biçimi, suç faillerinin makam ve sıfatları, meslek ve meşguliyetleri esas alınarak bilgi derlemesi yapılmadığından, Bakanlığımızda soru önergesine konu edilen hususlarda ayrıntılı istatistiki veri bulunmamaktadır.
Bu çerçevede, istenilen ayrıntıda bilgi bulunmamakla birlikte, yıllar itibarıyla Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru sayılarına ilişkin istatistiklere Bakanlığımız Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün "https://www.adlisicil.adalet.gov.tr",
B) AİHM tarafindan Ülkemiz aleyhine verilen kararlara ait istatistiklere Bakanlığımız İnsan Hakları Dairesi Başkanlığının "https:/www.inhak.adalet.gov.tr",
Adresli internet sitelerinden ulaşılması mümkün olabilecektir.
IV- Soru önergesinde istenilen ayrıntıda bilgi sunulamamakla birlikte, Ülkemizdeki ceza infaz kurumlarının sayıları ile ceza infaz kurumlarında barındırılan tutuklu ve hükümlülerin sayılarına ilişkin istatistiklere Bakanlığımız Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün "https://www.cte.adalet.gov.tr" adresli internet sitesinden ulaşılması mümkün olabilecektir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden Kİuu NİZ - fxMVeif - y5WBkh Zz - tic ZvO- ile erişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan