İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/26669 GEÇ CEVAPLANDI · 88 GÜN

RTÜK tarafından yapılan bir açıklamaya ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 88 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim

İfade özgürlüğünü tamamlayan ve onun kullanılmasını sağlayan bir hak olarak basın özgürlüğü, uluslararası belgelerde ve demokratik anayasalarda güvence altına alınmıştır. Demokratik toplumların vazgeçilmez temel unsurlarından birisi olan basının en temel görevi, kamu yararı taşıyan konularda topluma bilgi vermek ve kamuoyunu oluşturmaktır. Belirtilen bu görevleri yerine getirebilmesi için ise basının özgür olması gerekmektedir. Zira geniş halk kitlelerinin düşünce ve kanaatleri üzerinde etki yapan basının, kişi ve toplum bakımından taşıdığı önem özgür hareket etmesini gerektirmektedir.

Basın özgürlüğünün etkin bir şekilde sağlanabilmesi ve basın özgürlüğü ile çatışan değer ve menfaatler arasındaki dengenin kurulabilmesi için basın özgürlüğünün kapsamını ve sınırlarını belirlemek büyük önem taşımaktadır. Basın özgürlüğü, "başkalarının manevi bütünlüğü ve şahsi hakları; devletin, kamusal menfaatleri ve ahlakın korunması ile sınırlanabilir. Belirtilen bu sebeplere bağlı olarak yapılacak olan sınırlamalar da "kanunilik", "demokratiklik", "açık ve mevcut tehlike" ve "ölçülülük" gibi ölçütler çerçevesinde olur.

Gerekçenin tamamını göster (8 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Bu açıklamalar çerçevesinde Anayasanın 26 ncı maddesinde "Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.", şeklinde basın özgürlüğü Anayasal güvence altına alınmıştır.

Yine maddenin devamında; "Bu hürriyetlerin kullanılması, milli güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.", ifadeleriyle sınırlamanın boyutları çizilmiştir.

Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA

Bununla birlikte 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetler Hakkında Kanun 7 nci maddesinin birinci fıkrasında "Savaşlar, terör amaçlı saldırılar, doğal afetler ve benzeri olağanüstü durumların ortaya çıkardığı kriz zamanlarında da ifade ve haber alma özgürlüğü esas olup, yayın hizmetleri önceden denetlenemez ve yargı kararları saklı kalmak kaydıyla durdurulamaz. Ancak, milli güvenliğin açıkça gerekli kıldığı hâllerde yahut kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasının kuvvetle muhtemel olduğu durumlarda, Cumhurbaşkanı veya görevlendireceği Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakan geçici yayın yasağı getirebilir", şeklinde ifade edilmektedir.

Bu bilgiler ve ilgili mevzuat çerçevesinde 8 Şubat 2025 tarihinde RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) web sitesinde "Kamuoyuna ve Yayıncılarımıza Önemli Duyuru" başlığıyla yaptığı açıklamanın ilk bölümüne "...şiddet içeren durum, olay ve konuları mümkün olduğunca görselleştirmemek ve özellikle aynı şiddet görüntüsünü defalarca tekrarlamaktan kaçınmak gerektiği açıktır." katılmakla birlikte ikinci bölümünde yer alan "bazı haberlerin ülkemizde "olumlu olaylar" olmuyormuş gibi kamuoyuna servis edildiği ve böylelikle vatandaşların karamsarlığa ve yalnızlığa sürüklendiği görülmektedir...

Ana haber sunucularının asıl görevi, haberi olduğu gibi tarafsız bir şekilde izleyicisine aktarmaktır. Bir siyasi parti temsilcisi gibi davranmak hem kanuna hem de etik ilkelere aykırı olacağı için asla kabul edebileceğimiz bir durum değildir.", demiş ve hemen ardından bir kesim medya organlarına cezalar kesilmiştir. Devamında Anayasa'nın 26 ve 27 nci maddelerine atıfta bulunularak ikinci bir açıklama daha yapılmıştır. Açıklamada "...manipülasyon ve dezenformasyon içeren, maksatlı ve taraflı yayıncılığa asla geçit vermeyecektir. İhlal eden yayıncı kuruluşlarımıza gerekli yaptırımlar en üst sınırdan uygulanacaktır.", denilmektedir.

Yine 27 Mart 2025 tarihinde Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında bazı televizyon kanallarına üst sınırdan para cezası ile 5 program durdurma ve 10 gün süreyle yayın durdurma yaptırımları uygulanmıştır. Yaptırımlar; devlet büyüklerine, kamu görevi yürüten kurum ve temsilcilerine, hâkimlere ve savcılara, emniyet güçleri ve kolluk kuvvetlerine hakaret edilmesi; halkın sokağa davet edilerek ayaklanma çağırılarında bulunulması, yerli markaların hedef gösterilmesi, soruşturmayla ilgili adli makamlara güvenin azaltılması ve bu makamların baskı altına alınmaya çalışılması gibi gerekçelerle verilmiştir.

Bununla birlikte bir zamanların tek ulusal yayın kanalı olan Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) ile en köklü yayıncılık geçmişine sahip Anâdolu Ajansı (AA) kamuoyunda tarafsız yayıncılık ilkelerinin ihmal edildiği düşüncesiyle güven kaybı yaşamaktadır. Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA

SORULAR

  1. 463

    Bu bağlamda;

    Türkiye'nin en köklü ulusal kanalları olan ve milli kaynaklarla finanse edilen TRT'nin ve AA'nın toplumu temsil eden partilere -iktidar/muhalefet partileri fark etmeksizin-yayınlarında yer verme oranları nedir? Bu oranların parti bazlı dağılım nasıldır? Söz konusu istatistiksel veriler tarafsız yayıncılık ilkesine uygun mudur?

  2. Bir kısım basın yayın organı, toplumun içinde bulunduğu ekonomik, sosyal ve toplumsal sorunları "kamu yararı taşıyan konularda topluma bilgi vermek ve kamuoyunu oluşturmak" yayıncılık ilkesinin aksine yayınlarında yeterince yer vermemeleri dolayısıyla bu yayın organlarına yönelik tarafınızca yapılan herhangi bir uyarı, ikaz ve yaptırım bulunmakta mıdır? Bu hususta tarafınıza ulaşan bir talep veya şikâyet var mıdır?

  3. RTÜK tarafından yapılan söz konusu açıklamada; "Bir siyasi parti temsilcisi gibi davranmak hem kanuna hem de etik ilkelere aykırı olacağı için asla kabul edebileceğimiz bir durum değildir.' ve "Aynı şekilde manipülasyon ve dezenformasyon içeren, maksatlı ve taraflı yayıncılığa asla geçit vermeyecektir. İhlal eden yayıncı kuruluşlarımıza gerekli yaptırımlar en üst sınırdan uygulanacaktır, şeklinde ifadelere yer verilmiştir. Bu kapsamda çeşitli televizyon programlarında kimi gazeteciler ve yorumcular tarafından alenen bir siyasi parti veya grubunun politikalarının savunulması hususunu nasıl değerlendirmektesiniz? Söz konusu kişi, program ve kanalları RTÜK tarafından yapılan açıklamalarında atıfta bulunulan 8. inci madde kapsamında değerlendirmeyi düşünüyor musunuz?

  4. Bazı basın yayın organlarına verilen cezaların ilgili mevzuat hükümleri göz önüne alınarak yapılan sınırlamalar ile gerekçelerin "kanunilik", "demokratiklik", "açık ve mevcut tehlike" ve "ölçülülük" gibi ilkelere basın özgürlüğü açısından uygun olmadığı kamuoyunda tartışmalara sebep olmuştur. Bu ilkeler bağlamında RTÜK'ün tarafsızlığı ve güvenilirliği ile toplumsal itibarının zarar göreceğini düşünüyor musunuz? Bu hususta bir çalışmanız var mıdır?

    Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mehmet Nuri Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanı ·

Bakanlığımız İlgili Kurumu Olan Radyo ve Televizyon Üst Kurulundan Alınan Yazıda;

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), 1982 Anayasası'nın 133'üncü maddesinin ikinci fıkrasında da belirtildiği gibi radyo ve televizyon faaliyetlerini düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuştur. Ayrıca 6112 sayılı Radyo. ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un Vinci maddesi ile radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesi, ifade ve haber alma özgürlüğünün sağlanması görevi, Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna tanınmıştır. İlgili Kanun'un 37'nci maddesinde de Üst Kurul'un yetkileri kanun koyucu tarafından açıkça belirtilmiş ve sayılarak da tüketilmiştir. TRT'nin ve AA'nın toplumu temsil eden partilere yayınlarında yer verme oranlarının tespiti, kanun koyucu tarafından bir görev olarak tanımlanmamış olup ilgili durumun tespiti Üst Kurulun yetki alanında da yer almamaktadır. İstatistiksel verilerin ölçümünün Üst Kurul tarafından yapılmaması sebebi ile ilgili durum, tarafsızlık yayıncılık ilkesi özelinde tarafımızca değerlendirilmemektedir.

RTÜK, programları yayınlandıktan sonra 6112 sayılı Kanun hükümlerine uygunluk açısından denetlemektedir. Üst Kurulun programlara yayından önce müdahale etme veya programları yayından kaldırma yetkisi bulunmamaktadır. Yayınlar, Üst Kurul uzmanları tarafından titizlikle takip edilmekte ve kamuoyu şikâyetleri de göz önüne alarak 6112 sayılı Kanun hükümlerine aykırı yayınlar için rapor düzenlenmekte bu raporlar ve yayın kopyaları Üst Kurulca değerlendirilmektedir. Gerektiğinde ilgili Kanun'un 32'nci maddesi hükümlerine göre kuruluşlara uyarı, idari para cezası, katalogdan çıkarma, program durdurma, geçici yayın durdurma ve yayın lisansı iptali cezası şeklinde müeyyideler, hukuki sürecin tamamlanması ile uygulanmaktadır. Önergede belirtilen yayınlar, Üst Kurul Uzmanları tarafından yukarıda açıklanan prosedür çerçevesinde yayın ilkelerine uygunluk açısından incelenmekte olup 6112 sayılı Kanun'a aykırı bir hususun tespiti durumunda gerekli müeyyideler uygulanacaktır.

Üst Kurul tarafından verilmiş olan müeyyide kararlarına www.rtuk.gov.tr adresindeki Üst Kurul Kararları bölümünden ulaşılabilmektedir.

1982 Anayasası'nın 28'inci maddesinde ifade özgürlüğünün kullanılmasına olanak sağlayan basın özgürlüğü, sınırları ile ele alınmıştır. Basın özgürlüğü sadece Anayasa'da değil, kanun koyucu tarafından 5187 sayılı Basın Kanunu'nda da düzenleme alanı bulmuştur. Basın Kanunu'nun $üncü maddesinde basının özgürlüğüne vurgu yapılmış olup Anayasa'da yer alan sınırlara da yer verilmiştir. Dolayısıyla basın özgürlüğünün tartışmaya açık olmaması hali sınırsız olduğu anlamına gelmemektedir. Basın özgürlüğünün sınırlarını, kişilerin manevi bütünlüğü ve kişi hakları, devletin kamusal menfaatleri ve ahlakı koruması oluşturmaktadır. Basın özgürlüğü, medya kuruluşları tarafından yerine getirilmekte olup 1982 Anayasası'nın 133'üncü maddesinde medya alanını hem düzenleme hem de denetleme yetki ve görevi RTÜK'e verilerek Üst Kurul kamu hizmeti alanına dâhil edilmiştir. Bundan dolayı 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinde yayın hizmeti ilkeleri düzenlenmiştir. İlgili maddenin (ı) bendinde ise yayın hizmetlerine yönelik "Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır; soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlanamaz; haberin verilişinde abartılı ses ve görüntüye, doğal sesin dışında efekt ve müziğe yer verilemez; görüntülerin arşiv veya canlandırma niteliği ile ajanslardan veya başka bir medya kaynağından alınan haberlerin kaynağının belirtilmesi zorunludur." hükmü, kanun koyucu tarafından açık ve belirgin bir şekilde belirtilmiştir. İlgili hüküm, medya hizmet sağlayıcıları tarafından tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini temele koyup yayınlarında bunlara uyulması zaruriyetini açıkça göstermektedir. Bu nedenle "Bir siyasi parti temsilcisi gibi davranmak hem kanuna hem de etik ilkelere aykırı olacağı için asla kabul edeceğimiz bir durum değildir." ve "Aynı şekilde manipülasyon ve dezenformasyon içeren, maksatlı ve taraflı yayıncılığa asla geçit verilmeyecektir. İhlal eden yayıncı kuruluşlarımıza gerekli yaptırımlar en üst sınırdan uygulanacaktır." ifadeleri, 6112 sayılı Kanun'un $[okunamadı]'inci maddesinde yer alan yayın hizmeti ilkelerinin ve özellikle de ilgili maddenin (1) bendinin bir tezahürüdür. Ayrıca 6112 sayılı Kanun'un hükümlerine aykırı yayın hizmeti sunan kuruluşlar, Üst Kurul Uzmanları tarafından hazırlanan rapora dayanarak ilgili Kanun'un 32'nci maddesi uyarınca idari yaptırıma tabi tutulmaktadır. Verilecek idari yaptırımların sınırı, Üst Kurulun takdirine bırakılmıştır.

RTÜK Anayasal bir kurum olup medya alanını düzenlemek ve denetlemek amacı ile kurulmuştur. Bu amaç ile 6112 sayılı Kanun'da görev ve yetkileri belirtilmiştir. RTÜK'ün görevlerinden biri de yayın içeriklerinin ilgili Kanun'un &[okunamadı]'inci maddesinde yer alan yayın hizmeti ilkeleri uyarınca hukuka uygun bir şekilde denetlenmesidir. Hukuka aykırı içerik sunan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara yönelik 6112 sayılı Kanun'un 32'nci maddesinde düzenlenen idari yaptırım mekanizması uygulanmaktadır. İdari yaptırımlar da uyarı, idari para cezası, katalogdan çıkarma, program durdurma, geçici yayın durdurma ve yayın lisansı iptalidir. İdari yaptırımlar, TBMM tarafından seçilen üyelerin oluşturduğu Üst Kurul tarafından takdir edilmektedir. Medya hizmet sağlayıcıları için ilgili Kanun'un 32'nci maddesinin uncu fıkrası uyarınca RTÜK tarafından verilen idari yaptırımlara karşı yargı yolu açıktır. Ayrıca bir idari işlem, hukuk kuralları ve mevzuat çerçevesinde oluşturulmaktadır. Aksi halde idare hukukunun hukuksuzluğu ortaya çıkacak ve hukuka aykırı bir işlem tesis edilmiş olacaktır. Bir kamu kurumu olan RTÜK de idari işlem tesis ederken sadece hukuk kuralları ve mevzuat hükümlerine bağlı kalmaktadır. RTÜK'ün tarafsızlığı güvenilirliği veya toplumsal itibarının zedeleneceği amacı ile yapılan bir idari işlem, doğrudan hukuka aykırılık teşkil edecektir. RTÜK, hukuk kurallarının tanıdığı yetki ve görevler çerçevesinde kamu hizmetine dâhil olup hukuka aykırı durumlarda denetleme görevini hukuk kuralları çerçevesinde yerine getirmektedir.

Mehmet Nuri ERSOYBakan

Metin otomatik okundu. 2 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir