İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/2859 GEÇ CEVAPLANDI · 123 GÜN

Karma eğitime ve çocuk işçiliğin önlenmesine ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 123 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 116 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından Anayasanın 98. ve İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Geçen hafta Milli Eğitim Bakanı'nın yaptığı açıklamada olduğu gibi karma okulların kız çocuklarının eğitime katılmasının önünde engel olduğu gerekçesiyle "kız okulları"nın açılmasına yönelik cinsiyetçi uygulamalar, toplumsal cinsiyet eşitliğini ve kız çocuklarının eğitim hakkını tehdit etmektedir. Hiçbir çocuk, ebeveynlerinin özel mülkiyetinde değildir. Devletin görevi çocukların eğitim haklarını hiçe sayan yetişkinlerin taleplerini karşılamak değil, her türlü ihmal ve istismarı saptayarak çocuk haklarını koruyucu ve tesis edici müdahalelerde bulunmak ve politikalar geliştirmektir.

Bu tür ayrımcı uygulamalar kız çocuklarının ve kadınların eğitime, istihdama, siyasete yani yaşamın her alanına katılımını kısıtlayacak büyük riskler barındırmakta ve kadınları ayrıştırılmış alanlara sıkıştırmanın adımlarını oluşturmaktadır. Toplumsal adaleti olumsuz yönde etkileyerek kadınların eşit haklara sahip olmasının önünde engel olan cinsiyet ayrımcılığı eğitimde eşitlik ilkesinin hayata geçirilebilmesi için cinsiyet ayrımcılığının tüm alanlarda son bulması gerekmektedir.

Gerekçenin tamamını göster (10 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Son dönemde ivme kazanan uygulamalar, erkek iktidarın toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştirmeyi ve kadınları her alanda ikincilleştirmeyi hedeflediğinin göstergesidir. İstanbul Teknik Üniversitesi'nde karma olan yurdun erkeklere tahsis edilmesi ve genç kadınların yaz ayında sokağa atılıp İstanbul'da barınma sorunuyla baş başa bırakılması bunun en net ve sert örneklerinden biridir. Barınma, ulaşım, iletişim, beslenme, eğitim gereçlerine erişim eğitim hakkına erişimin temel bileşenidir ve herhangi birinin sağlanamaması doğrudan eğitim hakkının ihlalidir.

Ekonomik krizin faturasını yeni vergi yükü ve harçlarla yoksul halkın sırtına yüklenmektedir. Üniversitelerin ikinci öğretimlerinde harçlara yüzde 63 zam yapılması, öğrenim ücretlerinin artırılması, eğitimde sosyal adaletin sağlanmasına zarar vererek toplumsal eşitsizlikleri derinleştirmektedir.

AYM tarafından Öğretmenlik Meslek Kanunu'nda yapılan kısmi iptal kararı yetersizdir. Yönetmelikte yapılan değişiklikler, eğitimde kalite ve özgürlüklere zarar verecek niteliktedir.

Telafisi imkânsız sonuçlar doğuracak olan ve Anayasa'ya aykırı hükümler içeren Öğretmenlik Meslek Kanunu'nun iptali ve Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi'ni dikkate alan yeni bir yasanın eğitim sendikalarının doğrudan demokratik katılımı ile hazırlanması elzemdir.

Eğitim alanındaki temel sorunlardan biri de yine eşdeğer işe eşit ücret ilkesinin bakanlık tarafından benimsenmemisidir. Özel sektörde çalışan öğretmenlerin yaz ayıyla beraber yaşadıkları ekonomik sorunlar tırmanmaktadır. Eğitim emekçilerinin insanca yaşanacak ücret talebi ve çalışma koşullarının düzeltilmesi gerekliliği açık bir şekilde ortadadır.

Milli Eğitim Bakanlığı, yayınladığı "2023 Yılı Milli Eğitim Bakanlığı'na Bağlı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumlarına Öğretmen Atama ve Yönetici Görevlendirmesine İlişkin Kılavuz" ile "proje okulları"ndaki keyfi uygulamalardaki ısrarını bir kez daha kanıtlamıştır. Bakanlık, öğretmenlerin ve yöneticilerin atanmasında liyakati değil sadakati esas alarak, öğretmenleri sürgün edebilecek bir yetkiye sahip olmuştur. Bu atamalarda objektif ve hukuki kriterler yerine, Bakanlığın keyfi tercihleri ön plandadır. Bu uygulamalar hukuka uygun değildir ve eğitim sisteminde hakkaniyeti ve liyakati zedelemektedir. MEB, bu keyfi tutumundan vazgeçmelidir.

Bakanlık, çocukların işçileştirilmesi sorununu bizzat "stajyerlik" adı altında meşrulaştırmaya çalışmakta, bu durum başlı başına çocukların temel haklarının ihlal edilmesine yol açmaktadır. İçinde bulunduğumuz yaz aylarında binlerce çocuk çalışmak zorunda bırakılmaktadır. Bu durum, çocukların eğitim hakkının engellenmesi, sağlıklı ve güvenli koşullarda büyüme imkanının yok edilmesi ve geleceğe dair umutların kısıtlanması anlamına gelmektedir. Çocukların işçileştirilmesinin önüne geçilmesi ve haklarının güvence altına alınması için acil ve etkili adımlar atılması şarttır.

Yıllardır üniversitelerde demokratik yönetim kurulları ve komiteleri devre dışı bırakılmakta, antidemokratik emellerle ele geçirilmekte, bağımsız araştırma ve kültür merkezleri lağvedilmekte ve yeni kurulan fakülte ve araştırma merkezleri siyasi iktidara bağlı öğretim üyeleri ile kadrolaştırılmaktadır. Boğaziçi Direnişi, tam da bu koşullarda akademik özgürlük, liyakate dayalı atama sisteminin korunması ve özerk, demokratik olarak işleyen bilginin özgür ortamda yeşermesini savunan kıymetli bir mücadele vermektedir.

Eğitim politikalarının ve uygulamalarının tamamı, çocuğun yüksek yararı ve eşitlik ilkesi temel alınarak belirlenmelidir. Eğitim anadilinde ve özgürlükçü, laik ve bilimsel bir içerikte yapılandırılmalı; bireye kendisini yetkinleştirme, özgürleştirme, kendini gerçekleştirme olanağını sunan bir anlayışla oluşturulmalı; yurttaşlar arasında dayanışmayı artıran ve paylaşıldıkça çoğalan bir değer olarak düzenlenmelidir. Tüm düzeylerinde demokratik, anadilinde ve ücretsiz eğitim esas olmalı; eğitim bu ülkenin tüm halklarına, dillerine, dinlerine, inançlarına, inancı olmayanlara, cinsiyetlerine ve cinsel yönelimlerine, yaşam tarzlarına, dünya görüşlerine eşit ve saygılı bir yaklaşıma sahip olmalıdır. Bu yaklaşım doğrultusunda, toplumsal cinsiyet eşitliğini, çocukların din ve inanç özgürlüğünü tehdit eden ve eğitimin laik olması gerekliliği ilkesini yok sayan tüm uygulamalar durdurulmalıdır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Bakanlık olarak eğitimde toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması hedefi ile "kız okulları"nın açılmasını nasıl bağdaştırıyorsunuz? Toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik edecek politikalarınız nelerdir?

  2. Çocukların eğitim haklarını hiçe sayan yetişkinlere karşı nasıl önlemler alınmaktadır?

  3. Bakanlığınız, devletin görevi olan çocuk haklarını koruyucu ve tesis edici müdahalelerde bulunarak eğitim haklarının ihlalini engellemek için ne gibi politikalar geliştirmeyi planlamaktadır?

  4. Eğitimde cinsiyet ayrımcılığının tüm alanlarda son bulması için Bakanlığınızın planladığı adımlar nelerdir? Eğitim politikalarında toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik etmek amacıyla hangi önlemler alınmıştır?

  5. Üniversitelerde antidemokratik uygulamaların önüne geçmek ve akademik özgürlüğü korumak için ne gibi düzenlemeler yapılacaktır?

  6. Çocuk işçiliğinin önüne geçmek ve çocukların eğitim hakkının güvence altına alınması için acil ve etkili adımların atılması hakkında Bakanlığınızın planları nelerdir?

  7. Eğitim emekçilerinin çalışma koşullarının düzeltilmesi, insanca yaşanacak ücret talebi ve eşdeğer işe eşit ücret ilkesinin benimsenmesi için bir planınız var mıdır?

  8. Öğretmen atama ve yönetici görevlendirmelerinde liyakatin esas alınmasını sağlamak ve keyfi uygulamaların önüne geçmek için Bakanlığınızın almayı planladığı tedbirler nelerdir?

  9. Öğretmenlik Meslek Kanunu ve Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi çerçevesinde eğitimde kalite ve özgürlüklere zarar verebilecek nitelikteki yönetmelik değişiklikleri hakkında nasıl bir düzenleme yapılacaktır?

  10. Eğitimde sosyal adaleti sağlamak ve toplumsal eşitsizlikleri engellemek için öğrenim ücretlerine yapılan yüksek zamlar geri alınacak mıdır?

  11. Ülkemizde eğitimde anadilinde ve özgürlükçü, laik ve bilimsel bir içerik sunulmasını sağlamak için çin bir çalışmanız var mıdır?

  12. Eğitim sisteminin, toplumsal cinsiyet eşitliğine ve çocukların din ve inanç özgürlüğüne saygılı bir yaklaşıma sahip olacak şekilde yapılandırılması için bir çalışmanız var mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı ·

b) 04.10.2023 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1295766 sayılı yazınız.

Bakanlığımıza İlgi (a-b)'de kayıtlı yazıyla iletilen Kars Milletvekili Gülüstan KILIÇ KOÇYİĞİT*in 7/2859, Denizli Milletvekili Yasin ÖZTÜRK'ün 7/4744, 7/4745 ve Niğde Milletvekili Ömer Fethi GÜRER'in 7/4751 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek'te sunulmuştur.

Milli Eğitim Bakanı Ek: Bilgi (8 Sayfa)

Strateji Geliştirme Başkanlığı aaa YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN BİLGİ

1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun "Karma eğitim" başlıklı 15'inci maddesinde: "Okullarda kız ve erkek karma eğitim yapılması esastır. Ancak eğitimin türüne, imkân ve zorunluluklara göre bazı okullar yalnızca kız veya yalnızca erkek öğrencilere ayrılabilir." hükmü yer almaktadır. Görüleceği üzere ihtiyaç olması halinde yalnızca kız veya yalnızca erkek öğrenciler için ayrı okulların Kanun kapsamında açılabilmesi için herhangi bir engel bulunmamaktadır.

Aynı Kanun'un 4'üncü maddesinde: "Eğitim kurumları dil, ırk, cinsiyet, engellilik ve din ayırımı gözetilmeksizin herkese açıktır. Eğitimde hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz." ve $[okunamadı]'inci maddesinde: "Eğitimde kadın, erkek herkese firsat ve imkan eşitliği sağlanır." hükümleri yer almaktadır. Okutulan ders kitapları ile öğretim materyallerinde aile ile ilgili kazanımların işlendiği bölümlerde ailede demokratik yapının oluşturulması, işleyişi ve anne baba rolleri özenli bir şekilde ifade edilerek öğrencilerin kadın ve erkeğin eşitliğini öğrenmeleri sağlanmaktadır.

Uygulanmakta olan öğretim programları ile programlara yönelik hazırlanan tüm materyaller, Anayasa ile korunan temel haklara uygun olarak hazırlanmaktadır. Ayrıca 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun genel amaçları ve temel ilkeleri arasında yer alan "Genellik ve eşitlik" ilkesi ile birlikte "Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği"nde yer alan ilgili maddeler; öğretim programları, ders kitapları ve yardımcı materyallerin hazırlanmasında ve uygulanmasında temel insan hak ve özgürlüklerini destekleyen ve her türlü ayrımcılığı reddeden bir yaklaşımı gerektirmektedir. Bu kapsamda hazırlanan öğretim programları, ders kitapları ve yardımcı materyaller "Taslak Ders Kitabı ve Eğitim Araçları ile Bunlara Ait Elektronik İçerik İncelemesinde Değerlendirmeye Esas Olacak Kriterler"de yer alan yönlendirmeler doğrultusunda Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığınca ayrıca denetlenmektedir.

İlkokul ve ortaokulda okula erişim ve devam konusunda günlük devam ve erişim bilgileri iller ve okul düzeyinde takip edilmektedir. Ayrıca diğer bakanlıklar ile koordinasyon sağlanarak mevsimlik tarım işçilerinin çocukları başta olmak üzere okula gidemeyen çocuklar tespit edilerek okula erişimleri sağlanmaktadır. Devamsızlık oranının yüksek olduğu illerde, bu durumun nedenleri belirlenerek çözüm önerileri geliştirilmektedir.

Mevsimlik Tarım İşçisi Aile Çocuklarının Eğitime Erişimi kapsamında;

81 il düzeyinde yıl içerisinde aralık ve haziran aylarında Bakanlığımızın 2016/5 sayılı Mevsimlik Tarım İşçileri ile Göçer ve Yarı Göçer Ailelerin Çocuklarının Eğitime Erişimi konulu genelgesi kapsamında yapılan faaliyetlere ilişkin rapor alınmaktadır.

İlgili Bakanlıklar (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı) ile koordinasyon güçlendirilmiştir. Söz konusu çocukların okul kayıtları kolaylaştırılmış olup okula devamları düzenli olarak takip edilmektedir. Eğitim, sağlık, güvenlik konularında koordinasyon sağlanmaktadır.

2017/6 sayılı Başbakanlık Genelgesi ve Çocuk İşçiliği ile Mücadele Deklarasyonu kapsamında ulusal çapta bir proje olan "Mevsimlik Tarımda Çocuk İşçiliğinin Önlenmesi Projesi (e-METİP)" başlatılmıştır. Bu proje ile Bakanlıkların toplamış oldukları verilerin birbirine aktarılması hedeflenmektedir.

Mevsimlik Tarım İşçileri İle Göçer veya Yarı Göçer Ailelerin Çocuklarının eğitime erişimlerinin sağlanması için ilfilçelerde takip ekipleri kurulmuştur. Strateji Geliştirme Başkanlığı e-Okul Yönetim Bilgi Sisteminde düzenleme yapılarak öğrencilerin nakil işlemleri kolaylaştırılmıştır.

Öğrencilere ihtiyaç olması halinde telafi eğitimleri verilmektedir. Okuma yazma ve matematik alanında destekleyici eğitim materyalleri ve ders dışı eğitim verilmektedir.

Halk eğitimi merkezlerinde öğrenme eksikliklerinin giderilmesi için yarıyıl ve yaz tatillerinde yetiştirme ve destekleme kursları ile sosyal etkinlik çalışmaları yapılmaktadır.

Öğrencilerin farklı kültürleri de tanımalarını sağlamak, ülkemizde var olan yaşayan diller ve lehçeleri gelecek kuşaklara aktarabilmek ve bu alanda toplumun da ihtiyaçlarını karşılayabilmek amacıyla 2012-2013 eğitim-öğretim yılından itibaren ortaokul 5, 6, 7 ve 8. sınıflarda Yaşayan Diller ve Lehçeler dersi kapsamında Adığece (Kiril alfabesine göre), Adığece (Latin Alfabesine göre), Abazaca, Kurmancca, Zazaca, Lazca, Gürcüce, Arnavutça ve Boşnakça dersi okutulmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılacak özel öğretim kurumlarının eğitim ücretlerine ilişkin 05.08.2023 tarihli ve 32270 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 13'üncü maddesi: "Ancak okulların ara sınıflarının eğitim ücreti belirlenirken bir önceki eğitim öğretim yılında ilan edilen ücret okulda devam eden öğrencilerin eğitim ücreti belirlenirken ise öğrenci kayıt sözleşmesinde belirlenen ücret dikkate alınır ve bu ücretlere /(bir önceki yılın ortalama Yurt içi ÜFE-bir önceki yılın ortalama TÜFEY2)45 oranından fazla artış yapılamaz." değiştirilen hüküm kapsamında ara sınıfların öğrenim ücretlerine yapılacak artış oranına sınırlama getirilmiştir. Bakanlığımız Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 10.08.2023 tarihli ve 81311696 sayılı yazısının 14'üncü maddesinde söz konusu hükmün 2024-2025 öğretim yılından itibaren geçerli olacağı belirtilmiştir.

Bilindiği gibi 25.06.2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 11.04.2012 tarihli ve 28261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04.04.2012 tarihli ve 6289 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 18'inci maddesiyle değişik "Toplu sözleşmenin kapsamı" başlıklı 28'inci maddesinde: "Toplu sözleşme; kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak kamu görevlilerine uygulanacak katsayı , ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer mali ve sosyal hakları kapsar. Toplu sözleşme ikramiyesi hariç olmak üzere toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamaz. Toplu sözleşme hükümleri, sözleşmenin yapıldığı tarihi takip eden iki mali yıl için geçerlidir..." hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla, aralarında Bakanlığımızın personelinin de bulunduğu tüm devlet memurlarının aylık ve diğer özlük haklarına ilişkin düzenlemeler, söz konusu Kanun hükmü çerçevesinde toplu sözleşme sürecinde değerlendirilmek durumundadır.

Bakanlığımız eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacı 2016 yılından itibaren sözleşmeli öğretmen istihdamı ile karşılanmaktadır. Öğretmen atamaları; 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği, Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik çerçevesinde ve Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının 20.02.2014 tarihli ve 9 sayılı kararı doğrultusunda hazırlanan duyurular çerçevesinde yapılmaktadır.

Strateji Geliştirme Başkanlığı

Bakanlığımıza bağlı eğitim kurumlarına yönetici olarak görevlendirilecekler; Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme ve Görevlendirme Yönetmeliği kapsamında bulunanlar bu yönetmelik hükümlerine göre valiliklerce, özel program ve proje uygulayan eğitim kurumlarına ise Milli Eğitim Bakanlığı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumları Yönetmeliği hükümlerine göre Bakanlık tarafından yapılmaktadır.

03.02.2022 tarihli ve 7354 sayılı Öğretmenlik Meslek Kanunu'nun kimi hükümlerinin iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına ilişkin Anayasa Mahkemesinin 13.07.2023 tarihli ve E:2022/47, K:2023/124 sayılı gerekçeli kararı, 27.09.2023 tarihli ve 32322 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararı da dikkate alınarak yapılacak çalışmalarda konu değerlendirilebilecektir.

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından alınan 01.09.2023 tarihli ve 58473 sayılı konuya ilişkin yazı Ek'te yer almaktadır.

Kaylt Sayisi: 58473 D7/ YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI 01.09.2023 10:15;25 tarihinde

Sayı : 57802651-610-361 Menşure DAŞTAN giden evrak Konu : Soru Önergesi kaydI yapniştir

HAMLELER SARAR ALO (Strateji Geliştirme Başkanlığı)

Sayın Milli Eğitim Bakanımız tarafından cevaplanması isteği ile Kars Milletvekili Gülüstan Kılıç KOÇYİĞİT tarafından verilen 7/2859 esas sayılı Soru Önergesi Başkanlığımızca incelenmiştir. Konuya ilişkin soru önergesine verilecek cevaplara esas teşkil etmek üzere Kurulumuz Eğitim Öğretim Dairesi Başkanlığı tarafından verilen bilgiler yazımız ekinde sunulmaktadır.

Prof. Dr. Metin TOPCUOĞLU

Başkan Vekili Ek: 1 sayfa ©3265g34 , G5-07.9023

YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Eğitim-Öğretim Dairesi Başkanlığı

Sayı o :E-75850160-610-56577 22.08.2023

Konu : Soru Önergeleri STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRESİ BAŞKANLIĞINA

İlgi ( : 16.08.2023 tarihli ve 57802651-343 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ve eklerinin incelenmesi neticesinde; Kars Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit tarafindan verilen 7/2859 esaş sâyilı soru önergesinde yer alâli 4.numiaralı sofüya Gevaben;

2547 sayılı Yükseköğretim Kahnimü'nun 45 inci mağdeşinin ilk fikrasi: "Yükseköğretime giriş ve yerleştirine aşağıdaki "şekilde yapılır: a. Yükseköğretim kurumlarına giriş ve yerleştirme işlemleri imkân ve firsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri alınak kaydıyla, Yükseköğretim Kürülu tardfından belirlenen usul ve esüslârd göre yapılı. " hükmünüyatınca Kurulumuzca gerçekleştirilen işlemlerin tümünde imkan, firsat ve tinsiyet eşitliği gözetilmektedir. Bu bağlamda "öğrencilerini yükseköğretim kuruülarna girişlerinde öinsiyet ayrımciliğıia mahal verecek herhaiigi bit uygulâma söz konusu değildir.

Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.

Sibel İRKEY Daire Başkanı i Ni , Bu belge, güverili #lektronik imza ile imzalânmıştır.

Faks; 0(312) 368 47 59 ,

Metin otomatik okundu. 6 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir