İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/31444 SÜRESİNDE CEVAPLANDI · 87 GÜN

13 Temmuz 2025 tarihinde İstanbul'un Bayrampaşa ilçesinde bir olayda kolluk kuvvetlerinin kötü muamelede bulunduğu iddiasına ilişkin

Kaynak göster

Özgül Saki (DEM Parti), 18 Temmuz 2025 tarihinde 7/31444 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 87 gün sonra, 13 Ekim 2025).

Özgül Saki (DEM Parti, İstanbul). “13 Temmuz 2025 tarihinde İstanbul'un Bayrampaşa ilçesinde bir olayda kolluk kuvvetlerinin kötü muamelede bulunduğu iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/31444, 18 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-31444-13-temmuz-2025-tarihinde-istanbul-un-bayrampasa-ilcesinde-bir-olayda-kolluk-kuvvetlerinin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/234159d1-1c61-4e38-afa7-019826c8d39f

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 87 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

• . Tg 754 HALKLARIN EŞİTLİK VE DEMOKRASİ PARTİSİ E 7) 5, GRUP BAŞKANLIĞI AN Sayı:...... 12.809 asena pir Tarih ALALINIS 3144 4

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞVNA Aşağıdaki sorularıN, Adalet Bakanı Sayın Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak

Gerekçenin tamamını göster (12 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

İ Özgül Saki İstanbul Milletvekili yanıtlanmasını arz ederim.

13 Temmuz 2025 tarihinde İstanbul'un Bayrampaşa ilçesinde, piknikten dönen bir ailenin, araçlarında Kürtçe müzik dinledikleri gerekçesiyle kimliği belirsiz kişiler tarafından izinsiz şekilde videoları çekilmiştir. Ailenin bu duruma gösterdiği tepkinin ardından olay yerine gelen polis ekipleri, aralarında çocukların ve yaklaşık yedi aylık hamile bir kadının da bulunduğu 10 kişiyi paylaşılan video görüntülerinde de görüldüğü üzere işkenceyle gözaltına almıştır.

Sosyal medyada yayılan görüntülerde, yere yatırılmış yurttaşların tekmelendiği, yüzlerine doğrudan biber gazı sıkıldığı ve ters kelepçe uygulandığı açıkça görülmektedir. Özellikle 29 haftalık hamile bir kadının karnına defalarca darbe aldığı, "Ben hamileyim" diye bağırmasına rağmen işkencenin devam ettiği kamuoyuna yansıyan bilgiler arasındadır. Yaşanan bu ağır şiddet sonucunda hamile kadının plasentasının ayrıldığı, acilen sezaryene alındığı ve hem kadının hem de erken doğan bebeğin yoğun bakımda yaşam mücadelesi verdiği bildirilmektedir. Bebek, kafa travması nedeniyle entübe edilerek küveze alınmış; sağlık durumunun kritik olduğu belirtilmiştir.

İşkence suçu TCK 94. Maddesine göre; çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı işlenmesi halde sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasını gerektirirken, olayda işkence suçunu işleyen kolluk hakkında hiçbir işlem yapılmaması işkence suçunun kamu idaresince meşru kılmaya çalışıldığını göstermektedir.

Bunun yanı sıra 14 yaşında bir çocuğun çenesinden darbe aldığı, bir kadının parmaklarının

Kirildiğı, gözaltına alınan kişilerin doktor muayenesine erişimlerinin engellendiği ve darp raporlarının kolluk tarafından düzenlenmesine izin verilmediği bilinmektedir. Mağdurlardan

Z.K., yaşananlara ilişkin ifadesinde "Polis ırkçı küfürlerle saldırdı, olay bu şekilde başladı" demiş; küfürlerin Kürt kimliğine yönelik olduğu, olayın arkasında nefret saiki bulunduğunu dile" getirmiştir.

Tüm bunlar, söz konusu olayın yalnızca bir polis şiddeti vakası değil, aynı zamanda Kürt halkının dili, kimliği ve kültürel varlığına yönelik kurumsallaşmış bir baskı ve ayrımcılığın yansıması olduğunu açıktır. Kürtçe müzik dinlemek gibi en temel kültürel hakka dahi tahammül gösterilmemesi, çok kimlikli bir toplumun barış içinde bir arada yaşama iradesine yönelik ağır bir tehdit olarak değerlendirilmelidir.

Olayın hemen ardından İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada yalnızca "polise mukavemet" iddiasına yer verilmiş; kolluk kuvvetlerinin gerçekleştirdiği şiddete, ağır darp görüntülerine, hamile kadının ve bebeğin sağlık durumuna ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmezken, darp edilen ve gözaltına alınan aile bireylerinin 8'inden 39'ü "polise mukavemetten? tutuklanmıştır.

Buna göre;

1:13 Temmuz 2025 tarihinde İstanbul Bayrampaşa'da yaşanan bu olayla ilgili olarak İstanbul

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen bir adli soruşturma başlatılmış mıdır?

SORULAR

  1. Gözaltına alınan yurttaşların, özellikle hamile kadın ve çocukların, darp ve kötü muameleye uğradığına ilişkin adli tıp raporları düzenlenmiş midir? Bu raporlar savcılığa ulaşmış mıdır?

  2. Videoya yansıyan görüntülerde de açık olduğu gibi işkence suçunu işleyen kolluğun ifadesi alınmış mıdır? Bu kolluk güçleri hakkında idari ve adli bir soruşturma açılacak mıdır?

  3. :Olay anına ilişkin bodycam (göğüs kamerası), araç içi kamera ve MOBESE kayıtları delil olarak toplanmış mıdır?

  4. Olayın Kürtçe müzik dinlenmesi nedeniyle başlamış olması ve etnik kökene yönelik nefret saikiyle işlenmesi gerekçesiyle TCK 122. madde kapsamında işlem başlatılmış mıdır?

  5. Gözaltına alınan kişilerin doktor muayenesine erişimlerinin engellendiği, darp raporlarının düzenlenmesine izin verilmediği ve adli işlemlerin baskı altında yürütüldüğü iddiaları hakkında herhangi bir soruşturma açılmış mıdır? agi ili

  6. Hakarete uğrayan, ayrımcılığa maruz bırakılan ve işkence gören Kaya ailesiyken, "polise mukavemet" suçlamasıyla aile mensubu 3 kişinin tutuklanmasının gerekçesi nedir?

  7. Kürt sorunun demokratik zeminde çözümü sürecine yeniden girildiği ve halklar arasındaki batışın toplumsallaşmasının konuşulduğu bu süreçte Kürtçe diline ve Kürt halkına karşı geliştirilen bu bariz ayrımcılık kasıtlı mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1675051 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, İstanbul Milletvekili Özgül Saki tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/31444 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden MAgmEdV - w4âgAöke - p8nwrRn ni dG4yes- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1298-4896/6794 Konu : Yazılı soru önergesi 13 M2. 2025

Sayın Özgül SAKİ İstanbul Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/31444 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- A) Anayasanın;

1. "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

2. "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,

B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;

I- "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,

2- "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,

3. "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,

4. "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden E3hS2uT - T / oh ZzZJ - c2h L4gX - / v6OOYY ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü sorumluluk yargı mercilerine ait olup, gizli olarak yürütülen ve yargısal faaliyet kapsamında kalan soruşturma aşamasında ne tür işlemler yapıldığına dair Bakanlığımızda bilgi bulunmamaktadır.

11- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 13/08/2025 tarihli cevapta; soru önergesinde belirtilen olaya ilişkin olarak başlatılan soruşturmanın devam ettiği bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden E3hSs2uT - T/9h Zz) - c2h L*gX - /v60YY> ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 10 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir