1 Aralık 2023 tarihinde Diyarbakır'ın Sur ilçesinde kolluk kuvvetlerinin bir avukata kötü muamelede bulunduğu iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Serhat Eren (DEM Parti), 5 Mayıs 2026 tarihinde 7/44483 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “1 Aralık 2023 tarihinde Diyarbakır'ın Sur ilçesinde kolluk kuvvetlerinin bir avukata kötü muamelede bulunduğu iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/44483, 5 Mayıs 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44483-1-aralik-2023-tarihinde-diyarbakir-in-sur-ilcesinde-kolluk-kuvvetlerinin-bir-avukata-kotu (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/dece3150-1969-48cb-a003-019dfdac3546
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 163 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki soruların, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim. 1 Aralık 2023 tarihinde Diyarbakır ili Sur ilçesi Gazi Caddesi'nde, park yeri hususunda yaşanan bir tartışma neticesinde Avukat Hakim Marol, kolluk görevlilerinin fiziksel şiddetine maruz kalmış ve kolu üç yerinden kırılmıştır. Diyarbakır 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde devam eden yargılama sürecinde savcılık makamı esasa dair mütalaasını sunmuştur. Mütalaada, kolu üç yerinden kırılan mağdur avukat hakkında "kamu görevlisine mukavemet" suçundan hapis cezası talep edilirken; mağdurun kolunu kırdığı tespit edilen sanık polis memuru O.İ. hakkında "haksız tahrik indirimi" talep edilmesi kamuoyu vicdanını yaralamıştır. Üstelik yargılama safhasında sanıkların, mağdurun kolunun "zaten önceden kırık olduğu" yönündeki asılsız iddiaları kamera kayıtları ve tıbbi raporlarla çürütülmüştür. Kolluk şiddetinin söz konusu olduğu dosyalarda, faillerin "haksız tahrik" gibi mekanizmalarla korunmaya çalışılması, Türkiye'nin de taraf olduğu Avrupa Insan Hakları Sözleşmesi'nin 3. maddesinde düzenlenen "işkence ve kötü muamele yasağı"nın ihlali niteliğindedir. Bu durum, kolluk birimlerinin karıştığı suçlarda bir cezasızlık zırhı oluşturulduğu algısını güçlendirmekte ve hukuka olan güveni zedelemektedir.
Bu bağlamda,
SORULAR
Diyarbakır'da bir avukatın kolunun üç yerinden kırılmasına sebebiyet veren kolluk görevlisi hakkında, somut delillere ve tıbbi raporlara rağmen haksız tahrik indirimi talep edilmesi Bakanlığınızın cezasızlıkla mücadele politikasıyla bağdaşmakta mıdır?
Savcılık mütalaasında, ağır bir fiziksel müdahaleye maruz kalan mağdurun "size göstereceğim, sizinle uğraşacağım" şeklindeki beyanlarının "cebir ve tehdit" kapsamında değerlendirilerek hapis cezası istenmesinin hukuki dayanağı nedir?
İşkence ve kötü muamele suçunu işleyen kamu görevlilerine uygulanan cezasızlık veya asgari/indirimli ceza pratiğinin sonlandırılmasına yönelik Bakanlığınızın bir çalışması var midır?
Son 5 yıl içerisinde Diyarbakır ilinde kolluk görevlileri hakkında "kasten yaralama" veya "işkence/kötü muamele" suçlamasıyla açılan davaların kaçı mahkûmiyetle sonuçlanmıştır? Kaç dosyada haksız tahrik veya iyi hal indirimi uygulanmıştır?
Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarında vurgulanan "işkence ve kötü muamele içeren eylemlerde cezasızlık yasağı" ilkesinin, yerel mahkemeler ve savcılıklarca göz ardı edilmesinin önüne geçilmesi için bir denetim mekanizması işletilmekte midir?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir