Şakran Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan bir mahkumun koşullu salıvermeden yararlandırılmadığı iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Serhat Eren (DEM Parti), 9 Ağustos 2023 tarihinde 7/3178 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 477 gün sonra, 28 Kasım 2024).
Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Şakran Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan bir mahkumun koşullu salıvermeden yararlandırılmadığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/3178, 9 Ağustos 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-3178-sakran-kadin-kapali-ceza-infaz-kurumunda-bulunan-bir-mahkumun-kosullu-salivermeden-yararla (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/92572f67-8906-40d6-afe0-0189e396c5de
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 477 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98"inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili
Basına yansıyan haberlere göre Şakran Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olarak bulunan Hatice Calıhan, koşullu salıverme tarihi gelmesine rağmen "iyi halli olmadığı" gerekçesiyle tahliye edilmemiştir. Mahpusun "Okur yazar olmadığı, kurumda bulunduğu süre içerisinde eğitimi ile ilgili herhangi bir eğitim programına dahil edilmediği, açlık grevi, slogan atma, pişmanlık göstermeme, daha önce gönderdiği beş mektubun sakıncalı olması, milli, dini günlerdeki tören ve anma programlarına kurumda bulunduğu süre zarfında hiçbir etkinliğe katılım sağlamadığı, kurum kütüphanesinden faydalanmadığı, manevi rehberlik birimi tarafından yürütülen kurs, eğitim, koğuş dersi ve ahlak eğitimi gibi programlar ile rehberlik çalışmalarına katılım sağlamadığı" iddia edilmiştir. Lise mezunu olan mahpusun okuma yazma bildiği avukatı tarafından belirtilirken kararda yer verilen gerekçelerin hiçbirinin de hukuki olmadığı çok açıktır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Mahpus ile idare ve gözlem kurulu bir görüşme yapmış mıdır? Bu görüşmede kimler hazır bulunmuştur?
Mahpus okuma yazma bilmiyor ise okuma yazma öğrenmesi için bir çalışma yapılmış mıdır?
Okuma yazma bilmeyen bir mahpus, nasıl mektup gönderebilmiştir ki sakıncalı bulunmuştur?
Okuma yazma bilmeyen bir mahpus, kurum kütüphanesinden nasıl faydalanabilir ki bu husus gerekçede yer almaktadır?
Bahsedilen mektupların sakıncalı bulunmasının sebebi nedir?
Kurumdaki eğitim çalışmaları nelerdir?
Mahpusun açlık grevi ve slogan atma sebebiyle almış olduğu herhangi bir disiplin cezası var mıdır? Var ise bu disiplin cezaları İnfaz Kanunu m. 48/4 gereği kaldırılmamış mıdır?
İdari bir organ olan idare ve gözlem kurulu, "pişman olmamak" gibi yargısal tutum içeren bir gerekçeyi Bakanlığınızın hangi biriminden aldığı yetkiyle öne sürmektedir? İdare ve gözlem kurulu yargısal faaliyette bulunma yetkisi olan bir mahkeme midir?
Genel olarak mahpusların işlediği suçtan dolayı pişman olduklarına kanaat getirmek için "pişman oldum" demeleri yeterli midir? Pişman olduğunu bu şekilde ifade eden mahpuslar otomatik olarak yeniden suç işlemeyecek anlamına mı gelmektedir? Kurumunuzun uygulamalarına göre bir mahpusun pişman olup olmadığı nasıl değerlendirilmektedir?
Hapishanede milli ve dini günlerde ne tür anma ve tören programları düzenlenmiştir? Bunlara hangi mahpuslar katılmaktadır ve mahiyetleri nelerdir? İnfaz Kanunu'nda "milli ve dini günlerdeki programlara katılmak" gibi bir yükümlülük mü vardır?
Hapishanedeki manevi rehberlik biriminde kimler hangi sıfatla görevlidir? Bu görevlilerin programları ve çalışmaları nelerdir?
Mahpusların farklı din ve inançlarının olması mümkün iken manevi rehberlik biriminin çalışmalarının dayatılması, Anayasa m. 24'te düzenlenen din ve vicdan hürriyeti hakkını ihlal etmesi sebebiyle Anayasa'ya aykırı değil midir? Anayasa'nın 38., Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi gereği koşullu salıverme hususunda lehe kanun ilkesi geçerli olmasına rağmen İnfaz Kanunu'nun koşullu salıvermeyi düzenleyen 89. maddesinde, 14/4/2020 tarihli 7242 sayılı Kanun'un 36. maddesiyle yapılan değişiklik, hangi hukuki ilkelere dayanılarak bütün hükümlülere uygulanmaktadır? Bu uygulama Anayasa'ya aykırı değil midir? İdare ve gözlem kurullarının hemen hemen tamamının siyasi hükümlülere iyi hal raporu vermemesinin arkasında Bakanlığınız tarafından alınmış merkezi bir karar mı bulunmaktadır?
1 Ocak 2021 tarihinden beri hapishanelerde iyi halli olmadığı gerekçesiyle koşullu salıverilmeyen kaç hükümlü bulunmaktadır? Bu hükümlülerden kaçı adli kaçı siyasi hükümlüdür?
Anayasa'nın 10. maddesine göre herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olmasına rağmen siyasi görüşleri nedeniyle koşullu salıverilmeleri engellenen hükümlüleri ayrımcılığa maruz bırakan ve Bakanlığınıza bağlı idari bir organ olan idare ve gözlem kurulları denetlenmekte midir?
İdare ve gözlem kurullarıyla ve kararlarıyla ilgili özel bir çalışmanız mevcut mudur?
İdare ve gözlem kurulundaki üyelerin huzur hakları nelerdir?
İdare ve gözlem kurulundaki cumhuriye: savcısı dışındaki üyelere hukukun genel ilkeleri, anayasa, ceza hukuku, infaz hukuku, kriminoloji, insan hakları gibi alanlarda verilen herhangi bir eğitim var mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1272644 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/3178 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
Bağıl
ADALET BAKANLIĞI m e Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-607-4803/6737 Konu : Yazılı soru önergesi 24/41. /2024
Sayın Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/3178 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Ceza ve infaz mevzuatımızda "siyasi hükümlü" kavramı bulunmamaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 2. maddesinde terör suçlusu, 3. maddesinde ise terör suçları tanımlanmıştır. Ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, hükümlülerin gruplandırılmasını düzenleyen 24. maddesi ile bükümlünün barındırılması ve yatırılmasını düzenleyen 63. maddesinde "terör suçluları"ndan söz edilmektedir. Buna göre ceza infaz kurumlarında, terör suçlarından hükümlü terör suçluları ile terör suçlarından tutuklu veya hükümözlü kişiler barındırılmaktadır.
• A) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 107. maddesinde, "Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" kenar başlıklı 108. maddesinde ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 17. maddesinde, koşullu salıverilme süreleri ve oranları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
B) 5275 sayılı Kanunun;
1. "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması" kenar başlıklı 48. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işleminin yapılmayacağı, ancak bu sürenin hakederek salıverme tarihini geçemeyeceği; dördüncü fikrasında, infaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında verilen disiplin cezasının niteliğine göre fıkrada belirlenmiş sürelerin (onbeş gün ilâ bir yıl) esas alınacağı ve bu süreler sonunda yeni bir disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla bu cezaların kaldırılacağı,
2. "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 89. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fikrasında, birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat re (1/9 €
ADALET BAKANLIĞI Memnu Mevzuat Genel Müdürlüğü programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı; altıncı fıkrasında, açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma sürelerinin bir yılı geçemeyeceği,
Hükümlerine yer verildiği malâmlarıdır.
5275 sayılı Kanunun 89. maddesinde, 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan ve yukarıya alınan değişiklikler, 01/01/2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
C) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin;
1. "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 109. maddesinin; birinci fikrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme risklerinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fikrasında, birinci fıkra gereğince yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirmeye yönelik psiko-sosyal ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetleri, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikaları, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı,
2. "Disiplin eylemi nedeniyle iyi hâl kararı verilmesine engel hâller ve şikâyet" kenar başlıklı 110. maddesinin birinci fıkrasında, gözlem değerlendirme raporu veya gelişim değerlendirme raporunda yazılı olup da henüz kaldırılmamış disiplin cezası bulunan hükümlü hakkında iyi hâl kararı verilemeyeceği, hükümlünün iyi hâline ilişkin değerlendirmenin, ancak daha önceden verilmiş olup da disiplin cezası infaz edilmiş ve bu cezası kaldırılmış olanlar hakkında yapılabileceği; ikinci fıkrasında, disiplin cezasını gerektiren bir eylemi işlemiş olmasına rağmen, koşullu salıverilme tarihinde bu eyleminden dolayı disiplin soruşturması henüz sonuçlandırılmayan hükümlüler hakkında iyi hâl kararının verilip verilmemesinin idare ve gözlem kurulunca takdir edileceği; üçüncü fikrasında, idare ve gözlem kurulunca, hükümlü hakkında, süre belgesindeki muhtemel koşullu salıverilme tarihi de dikkate alınarak iyi hâle ilişkin olarak bir karar verileceği,
Hükümlerine yer verildiği malâmlarıdır.
Bu kapsamda idare ve gözlem kurulunca verilen kararlara karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz kanun yoluna başvurulabilmektedir.
ADALET BAKANLIĞI e m YE Mevzuat Genel Müdürlüğü
W- 5275 sayılı Kanunun 89. maddesinin dördüncü fikrasında, idare ve gözlem kuruluna Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile izleme kurulundan katılan üyelere katıldıkları her bir toplantı günü için memur maaş katsayısının (500) rakamı ile çarpılması sonucu bulunacak miktarda huzur hakkı ödeneceği, hükmüne yer verildiği mâlumlarıdır.
IV-A) 5275 sayılı Kanunun, "Öğretimden yararlanma" kenar başlıklı 76. maddesinin birinci fikrasında, açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin örgün ve yaygın, kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin ise yaygın öğretimden yararlanmalarının sağlanacağı,
B) "Genç ve Yetişkin Hükümlü ve Tutukluların Eğitim ve İyileştirilme İşlemleri ve Diğer Hükümler" konulu, 27/07/2007 tarihli ve 46/1 Nolu Genelgenin "Eğitim-Öğretim Çalışmaları" başlıklı Dördüncü Bölümünün "F-Yüksek Öğretim Çalışmaları" başlıklı alt bölümünün (1) numaralı fıkrasında, herhangi bir yüksek öğretim kurumuna devam ederken tutuklanan veya hüküm giyen öğrencilerin ya da ceza infaz kurumundayken üniversite sınavını kazanan hükümlü ve tutukluların kapalı ceza infaz kurumlarından, okullarının kabul etmesi durumunda, dış güvenlik görevlisi muhafazasında; açık ceza infaz kurumlarından ise iç güvenlik görevlisi nezaretinde ara, yıl sonu, bütünleme ve mazeret sınavlarına katılmalarının sağlanacağı; (4) numaralı fıkrasında, açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin, kurumla aynı büyükşehir belediyesi veya belediye sınırları içinde olan herhangi bir yüksek öğretim kurumunda okuma hakkını kazandıklarında, okullarının kabul etmesi halinde, talepleri doğrultusunda, okullarına devam etmeleri ve örgün eğitimden yararlanmalarının sağlanacağı, Hükümlerine yer verildiği malâmlarıdır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların yaygın; açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin ise örgün ve yaygın eğitimden yararlanma imkânı bulunmaktadır. Kapalı ceza infaz kurumunda bulunan ve istisna kapsamına girmeyen hükümlülerin örgün eğitimlerine ilişkin olarak, okullarının kabul etmesi hâlinde bu hükümlüler ara, yıl sonu ve bütünleme sınavlarına katılabilmektedir.
Ceza infaz kurumlarında barındırılan çocukların öğrenim haklarına ilişkin düzenlemeler mevzuat çerçevesinde yürütülmektedir. Çocuklar, kuruma kabul edildikleri andan itibaren, ceza infaz kurumları eğitim birimlerinde görev yapan kurum öğretmenleri tarafından eğitsel olarak değerlendirilmekte ve uygun olan eğitim programlarına yönlendirilmektedir.
Kadın, erkek veya çocuk ayrımı gözetilmeksizin tüm hükümlü ve tutukluların okuma-yazma, açık öğretim ortaokulu, açık öğretim lisesi, açık öğretim fakültesi, meslek yüksek okulu, fakülte, yüksek lisans ve doktora eğitimlerini sürdürmeleri mevzuat çerçevesinde sağlanmaktadır.
Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların salıverilme sonrasında yaşamlarını sürdürecekleri bilgi ve becerileri kazanmaları ve topluma uyumları için çeşitli eğitim ve iyileştirme faaliyetleri de yürütülmektedir.
V- 5275 sayılı Kanunun, "Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı" kenar başlıklı 68. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlünün, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden G4ZY3Uu - KNWOZJA - 2YjTese - yhKrgAs ile erişebilirsin
ADALET BAKANLIĞI ve mv Mevzuat Genel Müdürlüğü kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahip olduğu, hükümlünün usul ve esasları Adalet Bakanlığınca belirlenmek suretiyle, gerekli teknik altyapının bulunduğu kurumlarda elektronik yöntemlerle de mektup alıp gönderebileceği; ikinci fıkrasında, hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgrafların mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetleneceği; üçüncü fıkrasında, kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgrafların hükümlüye verilmeyeceği, hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmeyeceği; dördüncü fıkrasında, hükümlü tarafından resmi makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgrafların denetime tâbi olmadığı, bu iletilerin, alıcısı dışındaki kişilerin erişimini engelleyici tüm tedbirler alınarak hükümlünün talebine göre posta yoluyla veya elektronik ortamda alıcısına ulaştırılabileceği hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklular anılan maddede belirtilen kısıtlama sebeplerini içermemesi kaydıyla mektup, faks ve telgraflarını gönderebilmekte, kendilerine gelen mektup, faks ve telgrafları kabul edebilmektedirler.
VIE- İzmir Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 05/09/2024 tarihli cevapta;
A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün İzmir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken 01/06/2024 tarihinde koşullu salıverilmeden faydalanmak suretiyle tahliye edildiği,
B) Kurum İdare ve Gözlem Kurulundaki üyelerin huzur hakkının, katıldıkları her bir toplantı günü için memur maaş katsayısının (500) rakamı ile çarpılması sonucu bulunacak miktar olarak belirlendiği,
C) Kurumda bulunduğu sürede adı geçene ait 5 adet mektubun mektup okuma komisyonu tarafından değerlendirildiği, sakıncalı olduğu değerlendirilen mektuplar hakkında Kurum Disiplin Kurulunca sakıncalı bulunan kısmının alıcıya gönderilmemesine karar verildiği,
Ç) Kurumdaki tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü,
Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htto://vatandaş.uvan.gov.tr adresinden G4ZzY3Uu - KNWOZİA - 2YiTese - vhKrg ileerisebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan