Diyarbakır'da faaliyet gösteren bir petrol şirketinin çevresel etkilerine ilişkin
Kaynak göster
Serhat Eren (DEM Parti), 21 Ağustos 2025 tarihinde 7/33517 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 61 gün sonra, 21 Ekim 2025).
Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Diyarbakır'da faaliyet gösteren bir petrol şirketinin çevresel etkilerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/33517, 21 Ağustos 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-33517-diyarbakir-da-faaliyet-gosteren-bir-petrol-sirketinin-cevresel-etkilerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/7fc94d86-25a0-4f84-904a-0198d193791c
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlığa iletildi
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 61 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 36 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan BAYRAKTAR tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili
ABD merkezli TransAtlantic Petroleum şirketi 2005 yılından bu yana Türkiye'de faaliyet yürütmekte, 2009'dan itibaren farklı şirket satın almalarıyla ruhsat sahalarını genişletmiş ve bugün 15 bin 240 hektarlık bir ruhsat alanını Diyarbakır'da elinde bulundurmaktadır. Söz konusu alanın tamamı tarım ve sulama alanı niteliğindedir. Bu alan içerisinde Ambar Deresi ve Silvan Barajı sulama kanalı da yer almaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Şirket, Sur ve Bismil ilçelerinde 9 petrol arama, çıkarma ve depolama projesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'ndan parça parça ÇED "gerekli değildir/olumlu" kararları almıştır. Bu başvurular tekil olarak değerlendirilmekte, 15 bin hektarlık bütün alan üzerindeki kümülatif etkiler göz ardı edilmektedir. Bu durum tarım arazilerinin, su kaynaklarının ve köylülerin yaşam alanlarının telafisi imkânsız biçimde tahrip edilmesine yol açmaktadır.
Bölgedeki incelemelerde şirketin, petrol çıkarımı sırasında ortaya çıkan zehirli ve radyoaktif atıkları yeniden enjeksiyon sistemleri olmaksızın fosseptik çukurlarına bıraktığı ve bu atıkların yeraltı sularına karışma riski bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca acele kamulaştırma uygulamalarıyla köylülerin toprakları ellerinden alınmakta, halk mülksüzleştirilmekte ve yaşam hakkı hiçe sayılmaktadır. Yüzyıllardır tarım ve hayvancılıkla geçinen halkın toprağı elinden alındığında yalnızca ekonomik geçim kaynakları değil, aynı zamanda kültürel varlığı, köy yaşamı ve nesiller boyunca süren aidiyeti de ortadan kaldırılmaktadır. Enerji Bakanlığı'nın, TransAtlantic Petroleum?un Türkiye"deki varlığını ve TPAO ile ortaklıklarını açıklamış olması da göz önünde bulundurulduğunda; yaşanan sürecin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda sosyal, ekonomik ve insani sonuçlar doğurduğu açıktır. Halkın yaşam hakkını, tarım ve gıda güvenliğini, toprak ve su kaynaklarını doğrudan tehdit eden bu projelerin kamu yararıyla bağdaşmadığı açıktır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Diyarbakır'da TransAtlantic Petroleum'a ait toplam kaç ruhsat bulunmaktadır? Bu ruhsatların hektar bazındaki büyüklükleri nedir?
Şirketin Sur ve Bismil ilçelerinde başvurduğu ve onay aldığı toplam kaç ÇED dosyası vardır? Bunların kapsamı ve içerikleri nelerdir?
15 bin 240 hektarlık ruhsat alanının tamamı için kümülatif bir ÇED değerlendirmesi yapılması gündemde midir?
Proje alanlarının tarım ve sulama arazisi niteliği dikkate alınarak, bu faaliyetlerin bölgedeki tarımsal üretime ve sulama kaynaklarına olası zararları konusunda Bakanlığınızın yürüttüğü bir çalışma var mıdır?
Petrol çıkarımı sırasında ortaya çıkan zehirli ve radyoaktif sıvıların bertarafı nasıl yapılmaktadır? Bakanlığınızın bu bertaraf sürecine ilişkin denetimleri nelerdir?
Ambar Deresi ve Silvan Barajı sulama kanalına yalnızca yüzlerce metre mesafede yürütülen faaliyetlerin içme suyu kaynaklarını zehirleme riskine karşı hangi önlemler alınmıştır?
Acele kamulaştırma ile köylülerin arazilerinin gasp edilmesi karşısında Bakanlığınızın köylülerin mülkiyet hakkını koruyucu herhangi bir politikası var mıdır?
TransAtlantic Petroleum"un TPAO ile ortaklığı kapsamında Diyarbakır'da yürütülen projelerden elde edilecek gelir paylaşımı nasıl düzenlenmektedir? Bu ortaklık modelinin ulusal çıkarlar açısından yarattığı riskler değerlendirilmiş midir?
Şirketin bugüne kadar Diyarbakır'daki projeleri kapsamında doğa tahribatı, su ve toprak kirliliği ya da halk sağlığına zarar iddialarıyla açılan soruşturma ya da dava var mıdır? Varsa sonuçları nedir?
Bakanlığınız, Diyarbakır'da ekolojik yıkıma ve halkın mülksüzleştirilmesine yol açan bu projeleri durdurmayı düşünüyor mu?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Alparslan Bayraktar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ·
: DÖNEM : ESASNO 283 | 7433517
Diyarbakır ilimizde TransAtlantic Petroleum Şirketine ait toplam alanı 48.473 hektar olan 4 adet petrol işletme ruhsatı bulunmaktadır.
Bununla birlikte yürütülen faaliyetlerin çevresel etkilerine ilişkin olarak; Türk Petrol Kanunu Uygulama Yönetmeliği (TPKUY)Y'nin 46'ncı maddesi; "Petrol hakkı sahipleri, petrol işlemlerinin her safhasında; petrol varlığının korunması, savurganlığın önlenmesi, petrol sahalarının iyi niyetle işletilmesi iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ile çevrenin ve kültür varlıklarının korunmasına ilişkin mevzuata uygun olarak gerekli önlem ve tedbirleri almakla yükümlüdürler. İnsan sağlığını tehlikeye sokacak, doğaya, çevreye ve kültür varlıklarına zarar verecek şekilde faaliyette bulunamazlar. " hükmüne amir olup, yanı sıra 6491 sayılı Türk Petrol Kanunu'nun 40'ıncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan: "Pefrol hakkı sahibi ve yüklenicileri tarafindan yürütülen petrol işlemleri her safhasında Genel Müdürlük personeli tarafından izleme ve yerinde denetime tabi tutulabilir." hükümleri gereğince, yürütülen faaliyetler hem petrol hakkı sahibi şirketlerden alınan haftalık, aylık ve yıllık raporlarla hem de mahallinde yapılan tetkiklerle yerinde izlenmekte ve denetlenmektedir.
Diğer taraftan Petrol hakkı sahibi şirketlerin sahibi oldukları ruhsat sahalarında yürüttükleri sondaj faaliyetlerine ilişkin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçleri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülmekte ve yürütülecek faaliyete ilişkin etraflıca değerlendirme bu Bakanlık tarafından gerçekleştirilmektedir.
Ülkemiz genelinde yürütülen petrol arama ve üretim faaliyetlerinde herhangi bir zehirli ve radyoaktif sıvı gelişine/çıkışına dair bir bildirim Bakanlığımız kayıtlarında yer almamakla birlikte; sondaj ve kuyu tamamlama faaliyetlerinde açığa çıkan her türlü atığın taşınması, geri kazanılması ve bertarafı ile ilgili çalışmalar mevzuata uygun şekilde lisanslı firmalara yaptırılmakta ve söz konusu atık yönetim süreçleri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı online sistem olan e-csb üzerinden yürütülmektedir. Ayrıca operasyon yürütülen bölgede keşif yapılması durumunda ÇED Belgesi'nin alınmasına ilişkin ilgili kurumlara gerekli başvurular yapılmakta ve mevzuatta belirlenen izin süreçleri takip edilmekte olup, bu çerçevede ÇED başvuru ve değerlendirme süreçlerine dair bilgilerin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'ndan alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Acele kamulaştırma ile ilgili olarak; Önergeye konu şirket için bugüne kadar alınmış herhangi bir acele kamulaştırma kararı bulunmamaktadır.