1993 yılında Muş'un Altınova ilçesinde yaşanan bir olayla ilgili dava sürecine ilişkin
Kaynak göster
Sezai Temelli (DEM Parti), 3 Ekim 2025 tarihinde 7/34818 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 109 gün sonra, 20 Ocak 2026).
Sezai Temelli (DEM Parti, Muş). “1993 yılında Muş'un Altınova ilçesinde yaşanan bir olayla ilgili dava sürecine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/34818, 3 Ekim 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-34818-1993-yilinda-mus-un-altinova-ilcesinde-yasanan-bir-olayla-ilgili-dava-surecine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c0729499-4e4c-4ee6-ad24-0199b99bb4c7
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 109 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)| Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci İçtüzüğün 96'ncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
SORULAR
10.2025 ezai TEMELLİ Muş Milletvekilli
1990'lı yıllar, ülke tarihinin en karanlık ve tartışmalı dönemlerinden biri olarak hafızalara kazınmıştır. Bu süreçte pek çok ciddi insan hakları ihlali ve insanlık suçu yaşanmıştır. 1993 yılının Ekim ayında Muş'un Korkut ilçesine bağlı Altınova (Vartinis) beldesinde başlayan olaylar, Diyarbakır'ın Kulp ilçesine kadar uzanan geniş bir bölgede etkili olmuş; bu süreçte birçok köy ateşe verilmiş, çok sayıda sivil yaşamını yitirmiştir. 3 Ekim 1993 tarihinde Muş'un Korkut ilçesine bağlı Vartinis (Altınova) Beldesi'nde " örgüte yardım ve yataklık ettikleri" iddiasıyla Nasır Öğüt'ün evi, içeride kendisi, hamile eşi ve yedi küçük çocuğu varken ateşe verilmiştir. Bütün aile, beldede yaşayanların gözü önünde diri diri yakılmıştır. Bu vahim olay, ülkemizin yakın tarihinde derin izler bırakan bir insanlık suçudur. Olaydan sağ kurtulan tek kişi olan Aysel Öğüt'ün suç duyuruları neticesinde, ancak 2013 yılında dönemin Jandarma Yüzbaşı Bülent Karaoğlu, Hasköy İlçe Jandarma Komando Bölük Komutanı Piyade Kıdemli Üstteğmen Hanefi Akyıldız, Muş Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürü Şerafettin Uz ve
Jandarma Gökyazı Jandarma Karakol Komutanı Başçavuş Turhan Nurdoğan hakkında dava açılabilmiştir.
"Güvenlik gerekçesiyle" Muş'tan Kırıkkale?ye nakledilen davanın hukuki süreci, cezasızlık politikalarının tipik bir örneği haline gelmiştir. I Mart 2016'da mahkeme heyeti, savcının mütalaa değişikliğine rağmen tüm sanıkların beraatine karar vermiş, Yargıtay Cumhuriyet Savcısının beraat kararının bozulması talebine rağmen Yargıtay 1. Ceza Dairesi 26 Ocak 2021'de üç sanık hakkındaki beraat hükümlerini onamıştır. Davanın tek sanığı olarak kalan Bülent Karaoğlu hakkında verilen yakalama kararının uzun süre infaz edilmemesi ve son olarak 4 Aralık 2023 tarihinde Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 30 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın düşmesine karar vermesi, adaletin tecelli etmediğini bir kez daha göstermiştir. Toplumsal barışın kalıcı hale gelmesi, geçmişte yaşanan acıların adil bir şekilde yüzleşilmesiyle mümkündür. Hakikatle yüzleşmeden adalet, adalet olmadan da barış sürdürülebilir değildir. Vartinis"te yaşanan insanlık dışı olayların araştırılması ve sorumluların hesap vermesi, hem mağdurların haklarının iadesi hem de demokratik bir geleceğin inşası açısından son derece önemlidir.
Bu bağlamda;
Muş'un Vartinis (Altınova) Beldesi'nde 3 Ekim 1993 tarihinde 9 masum yurttaşın yakılarak öldürülmesiyle ilgili davada, sorumluların yargı önüne çıkarılması sürecinin 20 yıl neden geciktiği ve bu gecikmede ihmali bulunan kamu görevlileri hakkında herhangi bir idari veya adli işlem başlatılıp başlatılmadığı ortaya çıkarılacak mıdır?
Dönemin tek sanığı Bülent Karaoğlu hakkında verilen yakalama kararının, yargılamanın son aşamasına kadar uzun bir süre neden infaz edilemediği ve bu durumun zamanaşımı kararına etkisinin olup olmadığı araştırılacak mıdır? Yakalama kararının infaz edilmemesinde sorumluluğu olan kamu görevlileri hakkında herhangi bir soruşturma açılmış mıdır?
Vartinis katliamı gibi ağır insan hakları ihlallerinin ve birden çok kişinin kasten öldürülmesinin söz konusu olduğu bir olayda, mahkemenin 27 Eylül 2023'te "insanlığa karşı suçlarda zamanaşımı uygulanmayacağına" ilişkin bir değerlendirme yapacağını belirtmesine rağmen, 4 Aralık 2023'te zamanaşımıyla düşme kararı verilmesinin hukuki gerekçesi nedir?
. Bakanlığınız, Vartinis katliamının faillerinin cezasız kalması sonucunu doğuran ve kamu vicdanını yaralayan bu karar karşısında, adalet mekanizmasının gereğini yerine getirmesi ve cezasızlık politikasına son verilmesi amacıyla hangi somut adımları atacaktır?
. Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvurusu devam eden Aysel Öğüt vekillerinin başvurusu hakkında Bakanlığınızın sürece müdahil olma ve adaletin tecellisini sağlama noktasında herhangi bir girişimi olacak mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1718631 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Muş Milletvekili Sezai Temelli tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/34818 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden ZZd5gEg - bUG2Kvt - 1Jf8gGN - MÜFONC- ileerişebilirsin ADALET BAKANLIĞI Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-1748-6722/9290 Konu : Yazılı soru önergesi (> 61 n02b
Sayın Sezai TEMELLİ Muş Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/34818 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,
Hükümlerine yer verildiği malâmlarıdır.
Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine aittir.
U- Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 06/11/2025 tarihli cevapta; soru önergesinde belirtilen olaya ilişkin olarak yapılan yargılama neticesinde verilen kararın kesinleştiği bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden *1X00vd - |xPIF d 7 - u z85980 - 9VNe18- ile erişebilirsin
EŞE
Yılmaz TUNÇBakan