Yapımı devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santraline ilişkin
Kaynak göster
Nimet Özdemir (CHP), 18 Aralık 2025 tarihinde 7/37859 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 68 gün sonra, 24 Şubat 2026).
Nimet Özdemir (CHP, İstanbul). “Yapımı devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santraline ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/37859, 18 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-37859-yapimi-devam-eden-akkuyu-nukleer-guc-santraline-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/fc5607c9-01c4-4420-a079-019b3702e11f
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 68 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 62 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıda belirtilen sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Alparslan BAYRAKTAR tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Akkuyu Nükleer Güç Santrali; çevresel etkileri, deprem riski, radyoaktif atık yönetimi, ekonomik bağımlılık, şeffaflık eksikliği ve uzun vadeli egemenlik—güvenlik riskleri nedeniyle kamuoyunda yoğun biçimde tartışılmaktadır.
Deniz suyunun ısınarak Akdeniz'e deşarj edilmesi, santralin deprem kuşağında yer alması, radyoaktif atık politikalarındaki belirsizlikler, inşaat sürecindeki işçi Sağlığı ve iş güvenliği iddiaları, santral mülkiyet ve işletme haklarının 49449 yıl süreyle yabancı bir şirkete bırakılması ve stratejik bir tesis üzerinde yabancı hâkimiyeti ihtimali; hem çevresel hem de ulusal güvenlik bakımından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
Bu kapsamda, kamu yararının korunması ve şeffaflığın sağlanması amacıyla aşağıdaki İ soruların yanıtlanması gerekmektedir:
SORULAR
) Akkuyu Nükleer Santrali'nin tamamının Rosatom'a ait olması nedeniyle tesisin Türkiye'nin stratejik denetimi dışında kalacağı yönündeki değerlendirmelere ilişkin Bakanlığınızın görüşü nedir? mıdır?
) Bu tesis, Türkiye'nin ulusal güvenliği açısından "kritik altyapı" olarak tanımlanmakta
) Tesis çevresinde kullanılan sahil gözetleme ve güvenlik sistemlerinin yabancı bir devlet tarafından yönetildiği iddiası doğru mudur?
) Olası bir uluslararası kriz veya savaş durumunda santralin kontrolünün Türkiye tarafından nasıl sağlanacağına ilişkin hukuki ve teknik çerçeve nedir? Türkiye'nin operasyonel yetkileri hangi hükümlere dayanmaktadır?
) Akkuyu projesinde yerli teknoloji ve yerli üretim oranı yüzde kaçtır?
) Akkuyu projesi kapsamında Türkiye'ye fiilen aktarılan teknoloji transferi hangi başlıkları kapsamaktadır?
) Türkiye'nin nükleer teknoloji alanında yerli mühendislik kapasitesi ve bilgi birikimi kazanmasını sağlayacak modeller neden tercih edilmemiştir?
) Santralin "nükleer atık birikim alanına dönüşeceği" yönündeki iddialar hakkında Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir?
) Akkuyu'dan çıkacak radyoaktif atığın nihai sorumluluğu ve mülkiyeti hangi ülkeye veya kuruma aittir?
) Türkiye'de uzun vadeli nükleer atık depolama, taşıma, bertaraf ve geri dönüşüm altyapısı oluşturulmuş mudur? Oluşturulmadıysa çalışmalar hangi aşamadadır?
) Olası bir kaza durumunda uygulanacak acil durum planları oluşturularak yerel halka açık ve anlaşılır biçimde paylaşılmış mıdır?
) Türkiye'nin mevcut elektrik üretim kapasitesi dikkate alındığında, Akkuyu'nun enerji arz güvenliğine katkısı hangi somut verilere dayanmaktadır?
) Santrale ilişkin işletme ve gelir paylaşım sözleşmelerinin kamuoyundan gizlenen bölümleri var mıdır?
) Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporlarına kamuoyunun şeffaf biçimde erişebileceği güncel bir veri tabanı oluşturulmuş mudur?
) Akkuyu Nükleer Santrali'nin soğutma suyunu 35 "C'ye kadar ısıtarak denize deşarj etmesinin deniz yaşamı üzerindeki etkilerine ilişkin yapılmış güncel, bağımsız ve bilimsel bir etki analiz raporu var mıdır?
) Santralin tam kapasitede çalışması hâlinde denize bırakılacak ısınmış suyun miktarı nedir? Bu durumun uzun vadeli ekosistem değişimlerine yol açıp açmayacağına ilişkin bağımsız bir çalışma yapılmış mıdır?
) Santral sahasını da kapsayan bölgede son 10 yıl içinde güncellenmiş deprem tehlike analizleri yapılmış mıdır?
) Santral temelinde "çatlak" oluştuğu yönünde kamuoyuna yansıyan iddialar doğru mudur? Bu konuda bağımsız bir teknik denetim gerçekleştirilmiş midir?
) Santral inşaatında işçi sağlığı ve güvenliğine ilişkin denetim yapılmış mıdır? Yapıldıysa kaç denetim gerçekleştirilmiştir ve sonuçları nedir?
) Ücret gecikmeleri, iş güvenliği ihlalleri ve çalışma koşullarına ilişkin iddialar hakkında Bakanlığınızca yürütülen herhangi bir inceleme bulunmakta mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Alparslan Bayraktar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ·
AET
İstanbul Milletvekili Sayın Nimet ÖZDEMİR'in tarafıma tevcih ettiği 7/37859 esas numaralı yazılı soru Önergesi Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 99 uncu maddesi gereği ekte cevaplandırılmaktadır.
Bilgilerinizi arz ederim.
Bakan Ek: Önerge Cevabı (2 Sayfa) 03125464646 ETK Uzman Yardımcısı 03122225760 Telefon No:(312) 546 57 87
ÖZDEMİR'İN YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN ' DÖNEM ' ESASNO CEVAPLAR ' 284 731859
Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) Projesi, 12 Mayıs 2010 tarihinde imzalanan "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Türkiye Cumhuriyeti'nde Akkuyu Sahası'nda Bir Nükleer Güç Santralinin Tesisine ve İşletimine Dair İşbirliğine İlişkin Anlaşma" çerçevesinde yürütülmektedir. Anlaşma hükümleri uyarınca Proje Sahası sadece projenin yürütülmesi amacıyla süreli olarak Proje Şirketine tahsis edilmiştir. Sahanın mülkiyeti Hazine'ye aittir.
Nükleer enerji ve iyonlaştırıcı radyasyona ilişkin faaliyetlerin düzenlenmesi ve denetlenmesi, 05.03.2022 tarihli ve 7381 sayılı Nükleer Düzenleme Kanunu, 95 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde Nükleer Düzenleme Kurumu (NDK) tarafından yürütülmektedir. Bu kapsamda, çalışanların, halkın, çevrenin ve gelecek nesillerin iyonlaştırıcı radyasyonun olası zararlı etkilerinden korunmasına yönelik düzenleyici kontrol faaliyetleri yerine getirilmektedir. Nükleer tesis niteliği taşıması nedeniyle Akkuyu Nükleer Güç Santrali de NDK''nın düzenleyici ve denetleyici yetkisi altındadır.
Tesisin emniyetine ilişkin sorumluluk, 7381 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelikler uyarınca yetkilendirilen kişi olan Akkuyu Nükleer A.Ş.'ye ait olup, bu kapsamda Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ile iş birliği protokolleri imzalanmıştır. Bu protokoller çerçevesinde, tesis çevresinde kullanılan sahil gözetleme ve güvenlik sistemleri anılan kamu kurumları tarafından yönetilmektedir. Tesis içerisinde görev yapan özel güvenlik personeli 5188 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda istihdam edilmekte olup, bu personelin tamamı Türk vatandaşıdır. Mevzuat gereği yabancı uyruklu kişilerin özel güvenlik görevlisi olarak istihdam edilmesi mümkün değildir.
Anayasamızın 5'inci maddesinde milli güvenliğin sağlanması, Devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmıştır. Bu kapsamda, nükleer santraller gibi kritik altyapılar doğrudan devletin sorumluluğu altında bulunmakta, olası bir uluslararası kriz veya savaş durumunda, 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu uyarınca Devletin enerji üretim ve dağıtım tesisleri üzerinde doğrudan tasarruf yetkisi bulunmaktadır. Ayrıca 2941 sayılı Seferberlik ve Savaş Hali Kanunu çerçevesinde enerji tesisleri milli savunma planlamasına dâhil edilmektedir. Bunun yanında 7381 sayılı Kanun uyarınca nükleer tesisler devletin hüküm ve denetimi altında olup, NDK"ya işletmeye müdahale etme, işletme koşullarını sınırlama ve reaktörü durdurma gibi yetkiler tanınmıştır. 2010 yılında imzalanan Hükümetlerarası anlaşma kapsamında santralin Proje Şirketi tarafından inşa edilip işletilmesi öngörülmüş olmakla birlikte, Türkiye'nin egemenlik hakları ve ulusal güvenliğe ilişkin yetkileri saklı tutulmuştur.
Akkuyu Nükleer Güç Santrali Projesi kapsamında 2025 yılı üçüncü çeyreği itibarıyla ulaşılan yerlileştirme oranı, ekipman, malzeme ve hizmetler dikkate alındığında 9058,61; maaş, vergi, lisans ve harçlar da dâhil edildiğinde ise 9060,54 olarak gerçekleşmiştir.
Proje kapsamında teknoloji kazanımı, tekil bir donanım transferi olarak değil; tasarım, inşaat, kalite güvence sistemleri, tedarik zinciri yönetimi, işletmeye hazırlık, bakım-onarım süreçleri, radyasyondan korunma, acil durum planlaması ve düzenleyici süreçleri kapsayan bütüncül bir öğrenme süreci olarak yürütülmektedir. Bu çerçevede, nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi ve yerli sanayinin nükleer kalite standartlarına uyum sağlaması hedeflenmektedir.
Saha faaliyetlerinde büyük çoğunluğu Türk vatandaşlarından oluşan binlerce personel görev yapmakta olup, işletme döneminde yaklaşık 4 bin personelin istihdam edilmesi öngörülmektedir. İşletme personelinde Türk vatandaşlarının oranının artırılması öncelikli hedef olarak belirlenmiş ve bu doğrultuda Proje Şirketi tarafından 458 Türk öğrenci nükleer alanda lisans ve lisansüstü eğitim almak üzere yurt dışına gönderilmiştir. Bu sayının ilk etapta 1000'e çıkarılması, sonrasında ise daha da artırılması planlanmaktadır.
ÖZDEMİR'İN YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN ' DÖNEM |! ESASNO CEVAPLAR . 284 |! 37859
Nükleer tesislerin işletmeden çıkarılması ile radyoaktif atıkların ve kullanılmış yakıtların yönetimi, Nükleer Tesislere İlişkin Yetkilendirmeler Yönetmeliği, Nükleer Tesislerde Radyasyondan Korunma Yönetmeliği, Radyoaktif Atık ve Kullanılmış Yakıt Yönetimi Yönetmeliği ile Radyoaktif Maddelerin Serbestleştirilmesi ve Salımına İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenleyici kontrol altında yürütülmektedir. Bu kapsamda, radyoaktif salımlar izlenmekte; çevresel radyolojik izleme programları aracılığıyla hava, su, toprak, flora, sediment ve gıda gibi ortamlarda düzenli takip yapılmaktadır.
Radyoaktif acil durumlara hazırlık ve müdahale süreçleri, Türkiye Afet Müdahale Planı kapsamında hazırlanan Ulusal Radyasyon Acil Durum Planı ve İl Radyasyon Acil Durum Planları çerçevesinde yürütülmekte olup, halka yönelik bilgilendirme faaliyetleri AFAD tarafından yerine getirilmektedir.
Akkuyu Nükleer Güç Santrali, tüm üniteleriyle devreye alındığında Türkiye'nin elektrik ihtiyacının yaklaşık 9ol0'unu karşılayacak şekilde baz yük üretimi sağlayacak stratejik bir yatırım olarak değerlendirilmektedir. Bu sayede ithal doğal gaz bağımlılığının azaltılması ve karbon emisyonlarının düşürülmesi hedeflenmektedir.
Güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir kaynaklar çevre dostu ve önemli enerji kaynakları olmakla birlikte, doğaları gereği kesintili üretim yapmaları ve üretimlerinin hava koşulları ile gün içi değişkenlik göstermesi sebebiyle bu durum elektrik şebekesi üzerinde ciddi dengesizlikler oluşturmakta ve şebeke yönetimini karmaşıklaştırmaktadır. Bu tür dağıtık ve değişken üretimin sisteme entegrasyonu için, sürekli, yüksek kapasiteli ve öngörülebilir üretim yapan baz yük santrallerine ihtiyaç duyulmaktadır. İşte bu noktada nükleer enerji, yüksek kapasite faktörü (9090 ve üzeri) ve iklim koşullarından bağımsız 7/24 kesintisiz üretim kabiliyeti sayesinde devreye girmekte ve sistemin kararlılığını sağlamaktadır. Dolayısıyla nükleer enerjinin enerji arz kaynaklarımız arasına eklenmesi ile yenilenebilir enerji kapasitesinin artışına da destek sağlanacaktır. Bu bağlamda nükleer enerji, yenilenebilir enerji kaynaklarının alternatifi değil, tamamlayıcısı olarak değerlendirilmektedir.
Nükleer santraller, en olumsuz deprem senaryoları dâhil olmak üzere güvenli biçimde durdurulabilecek şekilde tasarlanmaktadır. Akkuyu sahasında uzun yıllardır sürdürülen jeolojik ve sismik çalışmalar sonucunda tesis, yüksek şiddetteki depremlere dayanıklı olarak projelendirilmiştir. Bu yapılarda yer alan ekipmanlar, deprem riskine ilave olarak uçak çarpması, patlama vb. dış etkilerin de dikkate alınmasıyla güvenli bir şekilde tasarlanmıştır.
İnşaat sürecinde gerçekleştirilen tüm imalatlar, Nükleer Düzenleme Kurumu, teknik destek kuruluşları ve bağımsız gözetim şirketleri tarafından izlenmekte ve denetlenmektedir. Ulusal ve uluslararası standartlara uygunluk sağlanmakta; nükleer güvenliği tehlikeye sokabilecek herhangi bir duruma müsaade edilmemektedir.
Akkuyu NGS Projesinde üretilecek elektrik için yapılacak Elektrik Satın Alma Anlaşmasının (ESA) esasları Hükümetlerarası Anlaşma ile düzenlenmiş olup, ilgili Hükümetlerarası anlaşmanın tam metnine 6 Ekim 2010 tarihli Resmi Gazete'den erişilebilmektedir. Anlaşmanın "Elektrik Satın Alma Anlaşması" başlıklı 10'uncu maddesi çerçevesinde santralde üretilecek elektriğin 9050'si 15 yıl boyunca 12,35 ABD doları sent/kWh ağırlıklı ortalama birim fiyattan satın alınacak olup, geri kalan Y050'si ise Proje Şirketi tarafından serbest piyasada piyasa fiyatından satılacaktır. ESA sonrasında Proje Şirketi'nin net kârının ise "20'si devletimize aktarılacaktır
Önerge içeriğinde yer alan ve diğer Bakanlıkların görev alalına giren hususlara ilişkin bilgilerin ise ilgili kurum/kuruluşlardan alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Alpaylan BAYRAKTARBakan