Bir iş yerinde imzalanan toplu iş sözleşmesine ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 235 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Vedat Işıkhan tarafından Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Kalyon PV, 2025 yılı üçüncü çeyrek finansal sonuçları; şirketin kârlılığını arttırdığını ortaya koydu. 2025 yılı şubat ayında halka arz edilen şirket borsadan 3 milyar 257 milyon 325 bin TL kaynak topladı. Şirket, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde 419 milyon 929 bin TL net dönem kârı elde ettiğini duyurdu. Şirketin faaliyet raporuna göre bünyesinde 1144'ü işçi, 1324 kişi çalışıyor. İşçi başına elde edilen net kâr ise 367 bin TLoldu.
2025 yılı haziran ayında hedeflenen fabrika içi güneş enerjisi santrali (GES) yatırımı için Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası AŞ ile 105 milyon dolar tutarında uzun vadeli yatırım kredisi sözleşmesi imzalayan Kalyon PV, ayrıca, güneş paneli teknolojisindeki en yeni nesil üretim tekniklerinden biri olan TOPCon plus hücre üretimi yatırımını da tüm hızıyla sürdürüyor. 2026 yılı ilk çeyreğinde devreye girmesi planlanan bu yeni üretim hattı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) kaynaklı, uzun vadeli ve düşük faizli yatırım taahhütlü avans kredisi (YTAK) ile finanse ediliyor.
Gerekçenin tamamını göster (8 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Teknoloji geliştirmeye büyük önem veren Kalyon PV, 2025 üçüncü çeyrek itibarıyla 128 milyon 415 bin 923 TL tutarında ARGE harcaması gerçekleştirdi. Ancak bunun karşısında şirketin mali tablolarında dikkat çeken bir diğer kalem ise yatırım teşvik belgesi kapsamındaki ertelenmiş vergi varlıkları oldu. 2024 yılının üçüncü çeyreğinde 1 milyar 97 milyon TL olan ertelenmiş vergi varlıkları, 2025 yılının aynı döneminde 1 milyar 291 milyon TL seviyesine yükseldi. Finansmanın önemli bölümünün kamu bankalarından sağlandığı yatırımları için bir kez daha vergi teşvikleri ile ödüllendirildi. Şirketin ertelenen vergi yükümlülükleri geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla 193 milyon 620 bin TL arttı.
İktidardan aldığı kamu ihaleleriyle öne çıkan Kalyon Holding'e bağlı Kalyon P'V'de işçi karşıtı uygulamalar devam etmektedir. Temmuz ayında imzalanan toplu iş sözleşmesinde ilk altı ay için yalnızca yüzde 10 zam oranına imza atan Hak-İş'e bağlı Enerji-İş Sendikası, sözleşmenin ikinci altı ayına ilişkin taleplerde işçilerin iradesini yansıtmayan açıklamalarda bulunmaktadır.
Sendika tarafından yapılan açıklamada, "İşçilerin tamamı tek tek arandı, çoğunluk enflasyon oranında zam istedi" denilmiştir. Ancak bu yöntemin işçilerin gerçek taleplerini ne ölçüde yansıttığı ciddi soru işaretleri barındırmaktadır. İşçiler, isimlerinin ve kimlik bilgilerinin belli olduğu birebir telefon görüşmelerinde özgürce görüş bildiremediklerini, bu nedenle ortaya konulan sonuçların gerçeği yansıtmadığını ifade etmektedir.
Bir işçinin aktardığına göre, işçiler kendi aralarında yaptıkları değerlendirmelerde enflasyona ezdiriimemeyi talep etmiş, ancak bu talep asgari ücrete ara zam yapılmadığı dönemler için dile getirilmiştir. Buna rağmen sendikanın bu talebi, asgari ücret artışı hariç tutularak yalnızca enflasyon oranına indirgemesi, işçiler tarafından "yanıltıcı ve manipülatif" olarak değerlendirilmektedir.
Öte yandan Enerji-İş Sendikası, Temmuz ayında imzalanan sözleşmeyi duyururken banka promosyonlarını aylara bölerek yüzde 10'luk zammı çeşitli eklerle birlikte yüzde 66 artış gibi lanse etmiştir. Bu durum, işçilerin yanıltıldığı yönündeki eleştirileri güçlendirmektedir.
Ayrıca Kalyon PV'de, geçmişte iki kez toplu işten çıkarma yaşanmış olmasına rağmen, mevcut zam döneminde de sözleşmeye itiraz eden, soru soran veya eleştiride bulunan işçilere yönelik baskı ve fişleme iddiaları gündeme gelmiştir. Bazı işçilerin isimlerinin formenler aracılığıyla toplatıldığı ve işyeri içinde sindirme politikası izlendiği belirtilmektedir.
Bu gelişmeler, hem sendikal süreçlerin demokratikliği hem de işçilerin anayasal haklarını kullanabilme özgürlüğü açısından önemli hak gaspları doğurmaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Kalyon Holding'e bağlı Kalyon PV işyerinde imzalanan toplu iş sözleşmesinde ilk altı ay için yüzde 10 zam oranı belirlenirken, işçilerin geçim koşulları ve asgari ücret artışları dikkate alınmış mıdır?
Kalyon PV'de son altı yıl içerisinde iki kez toplu işçi kıyımı yaşanmış olması karşısında Bakanlığınızca hangi işlemler yapılmıştır?
Son altı yıl içerisinde Kalyon PV de gerçekleştiği belirtilen toplu işten çıkarmalara ilişkin Bakanlığınızın kayıtları nelerdir?
Kalyon PV işyerinde sözleşmeye itiraz eden veya sendikaya soru yönelten işçilere yönelik baskı, fişleme ya da ayrımcılık yapıldığı iddiaları Bakanlığınıza ulaşmış mıdır? Daha önce ulaşmamışsa, bu önergeden sonra Bakanlığınız işçilerin sendikal faaliyet, ifade özgürlüğü ve toplu sözleşme süreçlerine katılım haklarının baskı altına alınmaması için herhangi bir denetim veya yaptırım süreci işletecek midir?
İşçilerin sendikal faaliyet ve ifade özgürlüğünü ihlal eden Kalyon PV Holding hakkında herhangi bir idari işlem başlatılmış mıdır?
Kimlik bilgileri açık olan bireysel telefon görüşmelerinin, işçilerin özgür iradesini yansıtıp yansıtmadığına ilişkin Bakanlığınızca yapılmış bir denetim veya değerlendirme bulunmakta mıdır?
| 7. Banka promosyonlarının ücret artışı gibi gösterilerek kamuoyuna ve işçilere sunulması, Bakanlığınızca yanıltıcı bir uygulama olarak değerlendirilmekte midir?
Toplu iş sözleşmesi sürecinde işçilerin taleplerinin açık, denetlenebilir ve kolektif yöntemlerle belirlenmesi, son kararı işçilerin vermesi yönünde sendikalara yönelik herhangi bir bağlayıcı düzenleme Bakanlığınızca gündemde midir?
Toplu iş sözleşmelerinde işyeri sendika temsilcilerinin doğrudan işçiler tarafından seçilmesini güvence altına alan bir yasal düzenleme yapılması Bakanlığınızın gündeminde midir? i
İşçilerin, görevini yerine getirmediğini düşündüğü sendika temsilcilerini geri çağırabilmesine imkân tanıyacak demokratik mekanizmaların oluşturulması yönünde bir çalışmanız var mıdır?
Uzun süreli (iki yıl ve üzeri) toplu iş sözleşmelerinde ücretlerin enflasyon karşısında erimesini önleyecek ve TİS kapsam süresini düşürecek bir çalışmanız var mı?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·
İlgi (o : 23.01.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1785152 sayılı yazınız.
İlgi yazınız ile İstanbul Milletvekili Sayın İskender BAYHAN tarafından yöneltilen 7/39050 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.
"Anayasamız ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, taraflar arasında serbest toplu pazarlık sistemini öngörmüştür. Bu bağlamda tarafların toplu iş sözleşmelerine yasalarca yasaklanmamış olmak koşuluyla serbest iradelerini kullanarak istedikleri hükümleri koyma konusunda serbesilikleri bulunmaktadır.
Gerek toplu iş sözleşmeleri görüşmeleri sırasında, gerekse taraflar arasında imzalanarak yürürlüğe konulmuş bir toplu iş sözleşmesinin hükümlerinin uygulanması aşamasında, taraflar dışında herhangi bir kişi veya kuruluşa müdahale hakkı tanınmamıştır.
Diğer taraftan, 6356 sayılı Kanunun 35 inci maddesinde, "Toplu iş sözleşmesi en az bir ve en çok üç yıl süreli olarak yapılabilir. Toplu iş sözleşmesinin süresi, sözleşmenin imzalanmasından sonra taraflarca uzatılamaz, kısaltılamaz ve sözleşme süresinden önce sona erdirilemez. ' ifadeleri hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan, sendikal örgütlenme hakkı, işçilere, işverenlere ve kamu görevlilerine tanınan anayasal bir haktır. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda sendikaya üye olmanın serbest olduğu ve hiç kimsenin sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamayacağı, işçi veya işverenin sendikalaşma hakkı ve sendika özgürlüğü ile ilgili hükümleri belirtilmiştir. Anılan hükümlere uyulmaması durumunda, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda, 4857 sayılı İş Kanununda ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda çeşitli yaptırımlar öngörülmüştür.
Bununla birlikte, Bakanlığımızca yıl içinde yürütülen iş teftişi faaliyetleri, geçmiş yıllara ait istatistiki veriler, ulusal politikalar ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak, çalışma hayatının riskleri ve öncelikleri ile Bakanlığımızın kaynakları dikkate alınarak programlı teftişler ve program dışı teftişler şeklinde yürütülmektedir. Programlı teftişler, çalışma hayatındaki sorunların değerlendirilmesi ve önceliklendirilmesi sonucu belirlenen alanlarda veya sektörlerde yahut özel bir risk grubu hedeflenerek belirlenen işyerlerinde çalışma hayatı ile ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasının denetlenmesi amacıyla gerçekleştirilen teflişlerdir. İncelemelerden oluşan program dışı teftişler ise programlı teftişler dışında kalan ihbar, şikâyet vb. talepler üzerine veya Bakanlığa intikal eden evraklardan teftiş hizmetiyle bağdaşır nitelikte olanların teftiş programına alınması sonucu gerçekleştirilmektedir.
Ayrıca önergedeki söz konusu işyerinde 3510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi (4/1-(a)) kapsamındaki sigortalıların işten çıkış kodları ve işten çıkış sayıları aylar itibarıyla değişiklik göstermektedir. "
IKHAN Bakan Çankaya / ANKARA Tel: (0312) 296 71 68