Kürtçenin kamusal hizmetlerde kullanımına ilişkin
Kaynak göster
Mahmut Dindar (DEM Parti), 25 Şubat 2026 tarihinde 7/41131 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Cumhurbaşkanı Yardımcılığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 148 gün sonra, 23 Temmuz 2026).
Mahmut Dindar (DEM Parti, Van). “Kürtçenin kamusal hizmetlerde kullanımına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/41131, 25 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-41131-kurtcenin-kamusal-hizmetlerde-kullanimina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/6ce6219c-14cd-4546-905e-019c9eaacef8
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 148 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet YILMAZ tarafından Anayasanın 98" inci ve TBMM İçtüzüğünün 96 ncı ve 99" uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Mahmut DİNDAR Van Milletvekili
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), 1999 yılından bu yana 21 Şubat gününü, uluslararası uzlaşıyı, kültürel çeşitliliği ve çok dilliliği desteklemek amacıyla "Uluslararası Anadil Günü" olarak ilan etmiştir.
Gerekçenin tamamını göster (11 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Söz konusu günün ortaya çıkışı Pakistan Devleti'nin Bengal diline yönelik yasaklayıcı, engelleyici öve asimilasyoncu politikalarına karşı Bengal halkının direnişine dayandırılmaktadır. Dünyanın birçok yerinde tekçilik, ırkçılık ve aşırı milliyetçilik etkisi nedeniyle ulus devletler; halkların doğal dillerinin sınırlandırılması, kullandırılmaması, geliştirilmemesi amacıyla politikalar geliştirmektedir. UNESCO'nun "Tehlike Altındaki Diller Atlası" verilerine göre ise dünya genelinde konuşulan yaklaşık 7.000 dilin yüzde 44'ü korunaklı ve güvence altında olmayıp yok olma riski ile yüz yüzedir.
Bu kapsamda 30'dan fazla farklı dilin konuşulduğu Türkiye'de risk altında olan dil sayısının 18 civarında olduğu ve yıllar içerisinde en az 3 dilin "konuşan hiç kimse kalmadığı için ortadan kaybolduğu" ifade edilmektedir. Dillerin yaşamın her alanında kullanımına imkan sağlamak, yok olmalarının önüne geçmek için alınabilecek en uygun tedbirdir. Özellikle anadilleriyle eğitim, sağlık ve diğer kamusal hizmetlere erişmeyen milyonlarca yurttaşın Türkiye'de yıllardır yaşadığı bilinmektedir. Anadilin etkili bir şekilde öğrenimi diğer dillerin de öğrenimini etkilemektedir. Türkiye'de yıllardır sürdürülen "yabancı" dil eğitiminin başarısızlığının en önemli nedeni; yurttaşların ana diline ilişkin eğitim başta olmak üzere kamusal hizmet sunumunun eksik olmasıdır. Özellikle Kürtçe konuşan milyonlarca yurttaşın birçok kamu kurumunun hizmetlerinden bihaber olduğu, | hizmet sunumu sırasında taleplerini doğru bir şekilde aktaramadığı, birçok zaman hak kayıplarının yaşandığı bilinmektedir. Bakanlığınızın veya size bağlı kurumların görev alanında Kürtçe dilinin tanınması ve kullanım alanlarının çoğaltılması Türkiye'de yaşayan
Kürt yurttaşların temel haklarından biri olarak görülmelidir.
Bu bağlamda:
I) Türkiye'de konuşulan ana dillerin korunması, yok olmasının önüne geçilmesi ve bu dillerde var olan tarihi-kültürel mirasın gelecek kuşaklara taşınması amacıyla hangi tedbirleri alıyorsunuz?
2)
3)
4)
5)
6)
7)
SORULAR
Türkiye'de Türkçe dışında anadili olan yurttaşların ve yabancıların temel kamu hizmetlerine erişimi ve haklarının korunması amacıyla resmi dil olan Türkçe dışında hangi dillerde hizmet sunulmaktadır?
Türkçe dışındaki dillerin kullanımı sırasında yabancı düşmanlığı, ayrımcılık, ırkçılık ve nefret suçlarının önlenmesi amacıyla alınan tedbirler nelerdir?
Önceki kuşaklarda Türkçe konuşamayan yurttaşların kendi çocuk ve torunlarına ana dillerini, kültürel miraslarını aktarabilmeleri amacıyla hangi tedbirleri alacaksınız?
Milyonlarca yurttaşın ana dili olan Kürtçe'nin korunması amacıyla aldığınız tedbirler nelerdir?
E-devlet uygulamalarında Türkçe dışında hangi dillerde hizmet sunma seçenekleri mevcuttur? Bu kapsamdaki dillerin geliştirilmesi amacıyla bir çalışmanız mevcut mudur?
CİMER ve ALO 150 üzerinden yurttaşlara hizmet sunulması amacıyla hangi dil seçenekleri sunulmaktadır? Anadili sadece Kürtçe olan yurttaşlara Kürtçe destek verilmekte midir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Yardımcısı ·
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Yayınları, 2018 yılında yayıncılık hayatına başlamış olup; bu süreçte Türkçe dilinin yanı sıra Arapça, Arnavutça, Azeri Türkçesi, Boşnakça, Fransızca, İngilizce, İspanyolca, Kazakça, Makedonca, Rusça, Sırpça, Yunanca gibi çeşitli dillerde 160'ı aşkın yayın hazırlamıştır. "Doğru Habercilik ve Medya Etiği" kitabının Kürtçe çevirisiyle birlikte yayın dili 14'e ulaşmıştır.
Türkiye'nin kamu yayıncılığı yapmakla görevlendirilen tek yayın kuruluşu olan Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu tarafından 11/11/1983 tarihli ve 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanununun 21 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Kurum tarafından Türkçe dışında farklı dil ve lehçelerde de yayın yapılabilir." hükmü gereğince farklı dillerde yayın yapılabilmektedir. Bu kapsamda, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu bünyesinde 2009 yılında Kürtçe dilinde yayın yapan TRT Kurdi televizyon kanalı ve radyo istasyonu kurulmuştur. Yayınlarda, Kürtçenin Kurmanci, Zazaki ve Sorani lehçeleri kullanılmaktadır. Ayrıca söz konusu yayınlara internet ve mobil uygulamalar üzerinden herkes ulaşabilmektedir.
Diyanet İşleri Başkanlığı, din konusunda toplumu aydınlatmak için yaşayan dil ve lehçelerden de istifade etmektedir. Bu kapsamda aralarında Kürtçenin de yer aldığı 38 farklı dil ve lehçede Kur'an-ı Kerim Mealleri yayımlanmakta, 59 dil ve lehçede yapılan dini faaliyetler arasında Kürtçe de bulunmaktadır. Bu çerçevede, Kur'an-ı Kerim ve Kürtçe Meali, Hz. Muhammed'in Hayatı, Hadislerle İslam Serlevha Hadisler, Kur'an Öğreniyorum (Elif-Ba) ve Şafi İlmihali Kürtçe dilinde yayımlanan başlıca eserlerdir.
Anayasa tarafından güvence altına alınmış dilekçe ve bilgi edinme hakkının kullanımını kolaylaştırmak üzere kurulmuş olan Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER), 1/11/1984 tarihli ve 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun ve 9/10/2003 tarihli ve 4982 Telefon No : (0312)525 55 55 Fax : (0312) 5255831 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında yapılan başvuruları değerlendirmekte ve işleme almaktadır. Bu kapsamda 3071 sayılı Kanunun Dilekçe Hakkı başlıklı üçüncü maddesinde yer alan "Türk vatandaşları kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, Türkiye Büyük Millet Meclisine ve yetkili makamlara yazı ile başvurma hakkına sahiptirler. Türkiye'de ikamet eden yabancılar karşılıklılık esası gözetilmek ve dilekçelerinin Türkçe yazılması kaydıyla bu haktan yararlanabilirler." hükmü gereğince dilekçenin ve dolayısıyla CİMER başvurularının Türkçe yazılması gerekmektedir.
Diğer taraftan CİMER, vatandaşların talep, öneri ve şikâyetlerini rahatlıkla iletebilecekleri güvenilir bir iletişim kanalı sunarak millet ile devlet arasındaki diyaloğun güçlenmesine katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Bu anlayışla vatandaşlarımızın her başvurusunda onların yanında olunmakta, ihtiyaç duydukları konularda rehberlik ve danışmanlık faaliyeti overilerek başvuru sürecinin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi desteklenmektedir.
Telefon No : (0312)525 55 55 Fax : (0312) 525 5831
Cevdet YILMAZCumhurbaşkanı Yardımcısı