İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/9928 GEÇ CEVAPLANDI · 85 GÜN

Kürtçenin kamusal hizmetlerde kullanımına ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlığa iletildi
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 85 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 69 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet YILMAZ tarafından Anayasanın

98? inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak

Semra ÇAĞLAR GÖKALP cevaplandırılmasını arz ederim.

Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Uluslararası sözleşmelerde dil haklarıyla ilgili azınlık dillerinin eğitim, yargı, kamu yönetimi, medya ve ekonomik, sosyal ve kültürel hayatta kullanımıyla ilgili çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Benzer düzenlemeler Türkiye'de de uygulamaya geçirilmiş ancak yapılan yasal düzenlemeler, palyatif olduğu için keyfiliği de beraberinde getirmiştir.

Pek çok alanda anadili kullanımının yanı sıra farklı dillerde kamusal hizmet Avrupa Birliği uyum yasaları ile birlikte pratiğe aktarılmış; 2932 Sayılı yasanın kaldırılması ile yasaklar dönemi nispeten sona ermiştir. Her ne kadar anayasal ve yasal pek çok değişiklik hayata geçirilmiş ise de iktidar; kendine bekasına uygun gördüğü konjonktüre göre dil haklarını istediğinde yasaklama, istediğinde kullanıma açma pratiğini benimsemiştir. Bu anlamda Anayasanın 3 üncü maddesini de keyfi bir şekilde yorumlama geleneği edinmiştir. Oysa kurallar, tek bir kişinin tekelinde olamayacağı gibi, keyfi bir şekilde de yorumlanamaz.

Diğer yandan Anayasanın 3 üncü maddesi, kamusal alanda anadil kullanımını yasaklayan bir hüküm değildir. Anayasa'nın 12. maddesinin "Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir?" hükmünün kişi hak ve hürriyetlerinin geliştirilmesi maksadına dönük olduğu, 10. maddesinde "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar." hükmü ile devletin her türlü faaliyetinin, tüm vatandaşları için eşit bir biçimde yürütülmesi gerektiği amacı taşıdığı açıktır. Nitekim anadilde savunma hakkı, YSK'nin 27 Mayıs 2015 tarihli kararında geçen "Türkçe bilmeyenlerin talep etmeleri halinde o yerde temin edilecek tercümanlar vasıtasıyla yapacağı işlemlerin anlatılması gerektiğinden, seçmenin oy verme işlemi konusunda eğitildiğinin kabulü gerekir" ifadesi, radyo ve televizyonlarda anadillerde yayın hakkının sağlanması; kamusal alanda anadil kullanımının gerekliliğine işaret etmektedir. Ancak sorun, var olan bir hakkın bazı alanlarda mevcut, bazı alanlarda yok sayılmasıdır. Bu ikircikli halin anayasal güvence altında olan kişi haklarına ve eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği açıktır. Yine, sağlık, ulaşım, eğitim gibi temel konularda çok dilli uygulamalara geçilmesine mukabil, Kürtçenin kapsam dışı bırakılması da anayasaya aykırılık teşkil etmektedir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. I- Kamusal alanda Türkçe dışında farklı dillerin kullanımının sağlanması amacı ile çeşitli yasal düzenlemeler hayata geçirilmiş, sağlık, iletişim, bankacılık hizmetleri, KADES, ulaşım araçları anonsları, gibi pek çok uygulamada çok dillilik esas alınmışken; görev ve yetki alanınıza giren konularda Kürtçenin tüm bu uygulama ve yasal düzenlemelerin dışında tutulması hangi yasal mevzuat esas alınarak yapılmaktadır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Yardımcısı ·

Türkiye'nin kamu yayıncılığı yapmakla görevlendirilen tek yayın kuruluşu olan Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu, 11/11/1983 tarihli ve 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanununun 21 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Kurum tarafından Türkçe dışında Jarklı dil ve lehçelerde de yayın yapılabilir." hükmü gereğince hizmetin gereklilikleri dikkate alınarak farklı dillerde yayın yapılabilmektedir.

Bu kapsamda; Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu bünyesinde 2009 yılında Kürtçe dilinde yayın yapan TRT Kurdi televizyon kanalı ve radyo istasyonu kurulmuştur. Yayınlarda, Kürtçe'nin Kurmanci, Zazaki ve Sorani lehçeleri kullanılmaktadır. Ayrıca internet ve mobil uygulamalar üzerinden yayınlar tüm dünyaya ulaştırılmaktadır.

Diğer taraftan Diyanet İşleri Başkanlığı, din konusunda toplumu aydınlatmak için yaşayan bütün dil ve lehçeleri değerlendirmeye gayret etmektedir. Bu kapsamda 35 farklı dil ve lehçede yapılan Kur'an-ı Kerim Mealleri ve 50 dil ve lehçede yaptığı dini faaliyetleri arasında Kürtçe de yer almaktadır.

Ayrıca, biri Latin diğeri Arap alfabesiyle olmak üzere iki ayrı Kürtçe Meal, Hz. Muhammed'in Hayatı, Hadislerle İslam, Serlevha Hadisler ve Kur'an Öğreniyorum (Elif-Ba) yayımlanmıştır.

Telefon No : (0312)525 55 55 Fax : (0312) 5255831

Cevdet YILMAZCumhurbaşkanı Yardımcısı

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir