Eskişehir ili Mihalıççık ilçesinde bir madencilik şirketi bünyesinde çalışan işçilerin mağduriyetine ilişkin
Kaynak göster
Keziban Konukcu Kok (DEM Parti), 5 Eylül 2023 tarihinde 7/4141 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 69 gün sonra, 13 Kasım 2023).
Keziban Konukcu Kok (DEM Parti, İstanbul). “Eskişehir ili Mihalıççık ilçesinde bir madencilik şirketi bünyesinde çalışan işçilerin mağduriyetine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/4141, 5 Eylül 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-4141-eskisehir-ili-mihaliccik-ilcesinde-bir-madencilik-sirketi-bunyesinde-calisan-iscilerin-mag (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d1cb478a-0306-4dc9-904f-018a6a3cc1f1
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 69 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzük 'ün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Keziban KONUKCU KOK İstanbul Milletvekili
Türkiye'de iktidar getirdiği yasal düzenlemelerle işçi güvenliğinden yoksun koşullarda çalışmayı işçi ve emekçilere dayatırken, sermayenin yanında yer alan tutumlarıyla, emekçilerin haklarının gasp edilmesine yönelik politikaların başat yürütücüsü durumuna gelmiştir.
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Sosyal devlet ilkesi gereği görevi işçiyi korumak olan devlet, işçi alacaklarının tahsilini kolaylaştıracak imkanları tanımak, meslek hastalıkları ile iş cinayetleri karşısında sorumluluk üstlenmek yerine rödovanslı sahalarda çalışan işçilerin haklarını gasp ederek servet biriktiren, işledikleri suçlara rağmen hiçbir surette yargılanmayan sermayedarlara teşviklerle, hibelerle, milyarlarca liralık vergi afları ile, ruhsatlandırmada yeni yeni kolaylıklar sağlamakta, madencilik sektöründeki sömürü çarkının her geçen gün daha da derinleştirmekte, maden şirketlerinin işçilerin haklarını gasp etmesine, ücretlerini vermeden çalıştırmasına ya da kıdemlerini vermeden işten çıkarmasına göz yummakta, işçileri emeklerinin karşılığını alabilmek için maden ocaklarında açlık grevi yapmak zorunda bırakmaktadır.
Nitekim; AKP iktidarı sürecinde büyümeye başlayan, sicili maden kazaları, işçi grevleri, doğa tahribatlarıyla yüklü olan, iktidarın özelleştirdiği Eti Gümüş şirketini de bünyesinde bulunduran; Kütahya Eti Gümüş'te, Çanakkale Nesko'da, Gümüşhane'de, Çankırı'da işçilerin yaptıkları grevle ve madenlerinin bulunduğu bölgelerde kimyasal atıkların derelere karıştığı iddiasıyla da gündeme gelen Yıldızlar Holding'e bağlı Eskişehir Mihalıççık İlçesi Koyunağılı Lil
Mahallesi'nde bulunan Yunus Emre Termik Santrali Doruk Madencilik işçileri gasp edilen haklarını alabilmek için 5 gün oturma eylemi gerçekleştirmiş, taleplerinin karşılanmaması üzerine ise 190 maden işçisi bugün itibarı ile 5 gündür kendilerini madene kilitleyerek açlık grevine başlamışlardır. Madenciler yaptıkları açıklamada, TMSF'nin satış sürecinde, hak kaybına uğramayacaklarına dair söz verildiğini ancak şirket tarafından maaşlarının düzenli yatırılmadığı gibi eksik yatırıldığını, 250 çalışanın süresiz izne çıkartıldığı, süresiz izne çıkan ve başka sektöre giden 240 kişinin tazminatlarının 9 ay geçmesine rağmen ödenmediğini çalışma sürerken işçilerden kesilen paraların hesaplarına aktarılmadığını, 165 işçinin 7'inci ve 8'inci ayın maaşlarının kendilerine bildirim yapılmaksızın habersiz bir şekilde yer altında çalışırken yer üstüne çıkartıldığını, santralde her yerde çalıştırıldıklarını ve en son olarak da 165 işçinin ücretsiz izne çıkarıldığını belirtmişlerdir.
Açlık grevinde bulunan, 7'si fenalaşarak hastaneye kaldırılan ve sağlık problemleri başlayan maden işçileri, 9 aydır ödenmeyen kıdem tazminatlarını, 650 kişinin toplu iş sözleşmesinden doğan ve yüksek hakemden gelen karar bağlamında kişi başı ortalama 150 bin lira olan alacaklarının ödenmesini, çalışanlardan kesilen bireysel emeklilik ve icra kesintileri hesaplarına yatırılmamasını, maaşların düzenli ödenmesini, işçilere tebliğ edilmeden çalışma yerlerinin değiştirilmemesini talep etmektedirler.
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ile 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanunu kapsamında "rödovans sözleşmesi çerçevesinde yeraltı maden işletmeciliği yapan şirketlere ait işletmeler, ilgili bulunduğu hesap dönemleri sonu itibariyle kıdem tazminatı yükümlülüklerini hesaplamaları ve bu yükümlülük nedeniyle cari dönemde ortaya çıkan kıdem tazminatı artışları için karşılık ayırmaları şarttır. İlgili kamu kurumu, bu karşılıkların ayrılıp ayrılmadığını her yıl denetlemekle yükümlüdür. Söz konusu karşılıkların ayrılmaması durumunda rödovans sözleşmesi resen sonlandırılır. Bu fıkra kapsamındaki işyerlerinde çalışan ve iş sözleşmesi kıdem tazminatını hak edecek şekilde sona ermiş olan çalışanların kıdem ve ihbar tazminatları ile diğer alacaklarının ödenmemesi durumunda söz konusu alacakların ödenmesinde ilgili kamu kurumları asıl işveren sayılır ve şirketle birlikte müteselsilen sorumludurlar." hükmü bulunmaktadır.
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·
T. C , N TÜRKİYE LUHEURİYETİ'NİN YÜZÜMÜ VEE ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI Kiel Strateji Geliştirme Başkanlığı GL | 3 Sayı :81625851-610- 4Z& | la 44. .2023
Konu : Soru Önergesi (7/4141) TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKAN LIĞINA
İlgi (o : 19.09.2023 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1285319 sayılı yazınız.
İlgi yazınız ile İstanbul Milletvekili Sayın Keziban KONUKCU KOK tarafindan yöneltilen 7/4141 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.
"Bakanlığımızca yıl içinde yürütülen iş teftişi faaliyetleri, geçmiş yıllara ait istatistiki veriler, ulusal politikalar ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak, çalışma hayatının riskleri ve öncelikleri ile Bakanlığımızın kaynakları dikkate alınarak programlı teftişler ve program dışı teftişler şeklinde yürütülmektedir. Programlı | teftişler, oçalışma hayatındaki sorunların değerlendirilmesi ve önceliklendirilmesi sonucu belirlenen alanlarda veya sektörlerde yahut özel bir risk grubu hedeflenerek belirlenen işyerlerinde çalışma hayatı ile ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasının denetlenmesi amacıyla gerçekleştirilen teftişlerdir. İncelemelerden oluşan program dışı teftişler ise programlı teftişler dışında kalan ihbar, şikâyet vb. talepler üzerine veya Bakanlığa intikal eden evraklardan teftiş hizmetiyle bağdaşır nitelikte olanların teftiş programına alınması sonucu gerçekleştirilmektedir."
Prof. Dr. VedaPIŞIKHAN
Bakan Çankaya / ANKARA Tel: (0312) 296 71 68