İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/44034 CEVAPLANMADI

Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinde faaliyet gösteren bir maden işletmesinde yaşanan işçi hakkı ihlallerine ilişkin

Kaynak göster

Keziban Konukcu Kok (DEM Parti), 24 Nisan 2026 tarihinde 7/44034 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

Keziban Konukcu Kok (DEM Parti, İstanbul). “Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinde faaliyet gösteren bir maden işletmesinde yaşanan işçi hakkı ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/44034, 24 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44034-eskisehir-in-mihaliccik-ilcesinde-faaliyet-gosteren-bir-maden-isletmesinde-yasanan-isci-ha (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/0a6f96e5-8d84-4f0a-b418-019dd4648f73

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap yok

TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 174 gün geçti.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzük 'ün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Türkiye'de iktidarın uyguladığı sermaye yanlısı politikalarla birlikte maden patronları her türlü teşvikten yararlandırılarak madencilik sektöründeki sömürü çarkı daha da derinleştirilirken emekçiler ise her gün daha fazla yoksulluğa itilmişlerdir. İşçilerin ücretlerinin gasp edilmesi, sendikal örgütlenmenin engellenmesi, emekçilerin tehdit ve baskı yoluyla susturulması, iş cinayetlerinin ise "kader" ya da "fıtrat" denilerek normalleştirilmesi; bu iktidarın emek rejiminin temel karakteri haline gelmiştir. Sosyal devlet ilkesi gereği görevi işçiyi korumak olan devlet, işçi alacaklarının tahsilini kolaylaştıracak imkanları tanımak, meslek hastalıkları ile iş cinayetleri karşısında sorumluluk üstlenmek yerine maden şirketlerinin işçilerin haklarını gasp etmesine, ücretlerini vermeden çalıştırmasına ya da kıdemlerini vermeden işten çıkarmasına, iş cinayetleri ile anılan maden şirketlerinin aymazlıkla faaliyetlerine devam etmesine göz yummaktadır.

Nitekim, Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinde bulunan Doruk Madencilik bünyesindeki Yunus Emre Termik Santrali'nde çalışan maden işçileri; 12 aydır gasp edilen hakları, 5 aydır ödenmeyen maaşları, kıdem tazminatları ve verilmeyen sosyal hakları için seslerini duyurmak amacıyla demokratik bir direniş başlatarak 12 Nisan 2026 tarihinde Mihalıççık ilçesinden yola çıkarak Ankara'ya bir yürüyüş eylemi başlatmışlar ve 20 Nisan tarihinde Ankara'ya ulaşmışlardır.

Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Anayasal haklarını kullanarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanhğı'na yürümek isteyen işçilere kolluk kuvvetleri sert şekilde müdahale etmiş; aralarında Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır ve örgütlenme uzmanı Başaran Aksu'nun da bulunduğu çok sayıda emekçi darp edilerek gözaltına alınmıştır.

Bu müdahalenin ardından Bakanlık önünde üstlerini çıkararak "Açız, yoksuluz, çıplağız" sloganları atan işçiler; gözaltına alınan arkadaşlarının serbest bırakılmasını, aylardır ödenmeyen ücretlerin ve TMSF süreci öncesi ve sonrasına ait tüm tazminatların ödenmesini, ücretsiz izin dayatmasının kaldırılmasını, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin eksiksiz uygulanmasını, sendikal nedenle işten çıkarılanların işe iadesini ve madenin kamulaştırılarak iş güvencesinin sağlanmasını talep ederek süresiz açlık grevine başlamışlardır. Öte yandan, Ankara'da devam eden eylemler sırasında 100'ün üzerinde maden işçisinin anayasal protesto hakkı sistematik biçimde engellenerek ve emekçilerin temel hakları ihlal edilerek yeniden gözaltına alındığı kamuoyuna yansımıştır.

Türkiye, Soma'dan Ermenek'e, Amasra'dan Iliç'e kadar uzanan süreçte; denetimsizlik, taşeronlaşma ve kâr hırsı nedeniyle maden cinayetlerinin sıradanlaştırıldığı bir coğrafyaya dönüştürülmüştür. İşçiye hakkını vermeyen, iş güvenliğini sağlamayan ve itiraz eden emekçiye kolluk gücüyle müdahale eden bu düzen yeni iş cinayetlerine davetiye çıkarmaktadır. Bir ülkede işçiler haklarını alabilmek için açlık grevine yatıyorsa, bu yalnızca bir işyeri sorunu değil; devletin işçiyi koruma yükümlülüğünün ortadan kaldırıldığı, sermayenin çıkarlarının esas alındığı bir sömürü düzeninin sonucudur. Doruk Madencilik işçilerinin aylardır ücret alamaması, iş müfettişliği mekanizmalarının işletilmemesi, iş sağlığı ve güvenliği denetimlerinin etkisizliği ve sendikal hakların fiilen engellenmesi, Bakanlığınızın sorumluluğundadır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Doruk Madencilikte çalışan işçilerin 5 aydır ödenmeyen ücretleri, yıllardır verilmeyen tazminat hakları, ücretsiz izin dayatması, alınmayan işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri ile sendikal nedenlerle işten çıkarılmış oldukları Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir?

  2. Bağımsız Maden-İş Sendikası'nın Doruk Madencilike ilişkin hazırladığı rapor Bakanlığınıza ulaşmış mıdır? Ulaştıysa hangi işlemler yapılmıştır?

  3. Doruk Madençilik hakkında Bakanlığınıza yapılan şikâyet başvurusu var mıdır? Varsa kaç başvuru yapılmıştır ve her bir başvuruya ilişkin işlem süreci nedir?

  4. Doruk Madencilik bünyesinde çalışan yüzlerce işçinin aylardır ücretlerini ve yıllardır tazminatlarını ödemeyen şirket yetkilileri hakkında Bakanlığınızca herhangi bir inceleme/soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmış ise ne aşamadadır ve nasıl bir sonuca varılmıştır?

  5. Söz konusu işletmede iş müfettişleri tarafından son 5 yıl içerisinde kaç denetim yapılmıştır? Yapılan denetimlerde ücretlerin ödenmemesi, fazla mesai, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmaması gibi ihlaller tespit edilmiş midir? Edildiyse hangi idari yaptırımlar uygulanmıştır?

  6. Doruk Madencilik işçilerinin üstlerimiz çıplak bir şekilde süresiz açlık grevine başlıyoruz" açıklaması Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir? Bakanlığınız işçilerin haklarının ödenmesi için hangi acil adımı atacaktır?

  7. İşçilerin dile getirdikleri iş sağlığı ve güvenliği ihlallerine ilişkin Bakanlığınızca herhangi bir soruşturma veya yaptırım süreci başlatmış mıdır?

  8. Doruk Madencilik'te sendikal örgütlenme sürecine yönelik baskı, tehdit, işten çıkarma veya mobbing uygulandığı iddiaları Bakanlığınız tarafından araştırılmış mıdır?

  9. Tazminatların ve maaşların alınması nedeniyle Doruk Madencilik Şirketine açılan dava sayısı kaçtır? Bu davalardan şimdiye kadar kaç tanesi sonuçlanmıştır?

  10. Doruk Madencilik Şirketi'nin toplamda işçilere ve yaşamını yitiren işçi ailelerine ödemesi gereken maaş ve kıdem tazminatı miktarı ne kadardır?

  11. Doruk Madencilik işçilerinin ücretlerinin 5 ay boyunca ödenmemesi, İş Kanunu açısından açık bir suç teşkil etmesine rağmen şirket hakkında neden etkin bir yaptırım uygulanmamıştır?

  12. Doruk Madencilik işçilerinin aylardır ücret alamaması nedeniyle Ücret Garanti Fonu benzeri mekanizmaların devreye sokulması gündemde midir? Bu konuda Bakanlığınızın herhangi bir çalışması var mıdır?

  13. İşçilerin sendikal örgütlenme faaliyetleri nedeniyle işten çıkarıldıkları Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir? Bu konuda herhangi bir inceleme başlatılmış mıdır?

  14. Ankara'da Bakanlık binası önünde anayasal haklarını kullanan işçilere yönelik kolluk müdahalesi ve gözaltı işlemlerine ilişkin Bakanlığınızın bir bilgisi veya dahli bulunmakta mıdır?

  15. Doruk Madencilik işçilerinin anayasal haklarını kullanarak yürüyüş ve eylem yapmasının engellenmesi ve sendika temsilcilerinin gözaltına alınmasına neden olan müdahalenin hangi gerekçeyle yapıldığı ve bu müdahale talimatının kim tarafından verildiğine yönelik Bakanlığınızca İçişleri Bakanlığı nezdinde herhangi bir girişimde bulunmuş mudur?

  16. Türkiye'de kıdem tazminatını alamayan işçilerin alacakları neden takipsizlik ve cezasızlık politikasıyla karşılaşmaktadır? Patronlar mı korunmaktadır?

  17. İşten atılarak mağdur edilmiş tüm maden işçilerinin tazminat ödemelerinin ayrım yapılmadan kanunların uygulanarak ödenmesine yönelik Bakanlığınızca yürütülen herhangi bir çalışma bulunmakta mıdır?

  18. Çalışanların hak aradıklarında işten atılmamaları ya da sendikal eylem yaptıklarında hapse girmemeleri için Bakanlığınızca herhangi bir önlem alınması düşünülmekte midir?

  19. Doruk Madencilik işletmesinde yaşanan hak ihlalleri ve iş güvenliği sorunları dikkate alındığında, işçilerin de talepleri arasında bulunan söz konusu işletmenin kamulaştırılması yönünde Bakanlığınızın bir çalışması olacak mıdır?

  20. Doruk Madencilik işçilerinin "Açız, çıplağız, yoksuluz!" sloganıyla ifade ettiği yoksulluk koşulları karşısında Bakanlığınız sorumluluğunun farkında mıdır?

  21. Türkiye'de maden ocaklarında iş cinayetlerinin, toplu işçi katliamlarının, ölümcül meslek hastalıklarının ve kazaların önlenebilmesi için bilimsel ve teknik yatırımların yanı sıra, örgütlenmenin, sendikalaşmanın, grev hakkının önündeki fiili engellerin kaldırılması yönünde Bakanlığınızın bir çalışması var mıdır?

Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.

Hata bildir