İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/41577 GEÇ CEVAPLANDI · 51 GÜN

Trakya bölgesinde kurulması planlanan nükleer enerji santraline ilişkin

Kaynak göster

İbrahim Akın (DEM Parti), 4 Mart 2026 tarihinde 7/41577 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 51 gün sonra, 24 Nisan 2026).

İbrahim Akın (DEM Parti, İzmir). “Trakya bölgesinde kurulması planlanan nükleer enerji santraline ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/41577, 4 Mart 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-41577-trakya-bolgesinde-kurulmasi-planlanan-nukleer-enerji-santraline-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/0f3feab3-0415-4077-886f-019cbcc68cb5

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 51 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 44 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki soruların Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan BAYRAKTAR tarafından Anayasa'nın 98"inci ve İçtüzüğün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

İbrahim AKIN İzmir, Milletvekili

Trakya Bölgesi'nde nükleer enerji santrali kurulmasına yönelik hazırlık ve fizibilite çalışmalarının yürütüldüğüne dair kamuoyuna yansıyan bilgiler, enerji politikalarının yalnızca arz güvenliği boyutuyla değil, jeolojik güvenlik, bölgesel risk yoğunluğu, sınır aşan etkiler ve uzun vadeli mali yükler bakımından da tartışılmasını zorunlu kılmaktadır.

Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Trakya, Marmara Havzası'nın parçası olup Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun batı uzantılarına komşudur. Marmara Denizi içerisinde beklenen büyük deprem senaryoları, İstanbul'un yanı sıra, tüm Trakya'yı etkileme potansiyeline sahiptir. Nükleer tesislerin güvenliği açısından yalnızca tesis sahasının değil, geniş bir bölgenin deprem ve tektonik yapısının birlikte değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır.

Öte yandan Trakya, Türkiye'nin en önemli tarım alanlarından biridir. Bölge, buğday ve ayçiçeği üretiminde ülke gıda güvenliği açısından kritik önemdedir. Nükleer bir tesisin rutin işletme koşullarında dahi oluşturabileceği düşük düzeyli radyolojik salımların uzun vadeli toprak ve su birikim etkileri dikkate alındığında, tarımsal üretim ve ihracat üzerinde oluşabilecek riskler ciddi biçimde analiz edilmeyi gerektirmektedir.

Nükleer enerji projeleri ayrıca yüksek sermaye maliyeti, dışa bağımlı teknoloji yapısı, atık yönetimi sorumluluğu ve söküm maliyetleri nedeniyle uzun vadeli kamu yükümlülükleri doğurmaktadır. Bu maliyetlerin kuşaklar arası adalet ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi de gerekmektedir.

Bu çerçevede;

SORULAR

  1. Trakya'da planlanan nükleer enerji santrali için belirlenmiş kesin bir saha mevcut mudur? Varsa bu saha hangi bilimsel ölçütlere göre seçilmiştir?

  2. Saha seçiminde bölgesel sismik risk analizleri hangi modellemelere dayandırılmıştır? Marmara Denizi kaynaklı büyük deprem senaryoları güvenlik tasarımına nasıl entegre edilmiştir?

  3. Planlanan santral için öngörülen reaktör tipi nedir? Bu reaktör tipinin pasif güvenlik sistemleri, erime senaryolarına karşı dayanıklılığı ve uluslararası kaza geçmişi nedir? . Trakya'daki olası bir nükleer tesisin soğutma suyu kaynağı ne olacaktır? Deniz suyu kullanılması halinde oluşacak ısıl deşarjın bölgesel akıntı sistemleri ve deniz ekosistemi üzerindeki etkileri değerlendirilmiş midir?

  4. . Yüksek seviyeli radyoaktif atıkların nihai bertarafı için Türkiye?de kalıcı bir jeolojik depolama alanı planlanmakta mıdır? Böyle bir alan yoksa atıklar hangi yöntemle ve ne kadar süreyle geçici depolanacaktır?

  5. . Santral yatırımının toplam maliyeti, alım garantileri, kapasite faktörü varsayımları ve geri ödeme projeksiyonları nelerdir? Aynı üretim kapasitesi rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımlarıyla sağlandığında oluşacak maliyet karşılaştırması yapılmış mıdır?

  6. . Trakya gibi yoğun nüfuslu ve tarımsal üretimi yüksek bir bölgede olası bir kaza durumunda tahliye planı hazırlanmış mıdır? Tahliye yarıçapı kaç kilometre olarak öngörülmektedir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Alparslan Bayraktar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ·

Bakanlığımız tarafından üçüncü nükleer enerji santralinin kurulmasına yönelik yer seçimi çalışmalarına 2013 yılında başlanmış olup, bu kapsamda ulusal ve uluslararası standartlar çerçevesinde ilgili kurum ve kuruluşlardan temin edilen veriler kullanılarak kapsamlı bir coğrafi bilgi sistemi oluşturulmuş; fay hatlarına uzaklık, depremsellik, soğutma suyu imkânları, nüfus yoğunluğu, topoğrafya ve arazi kullanımı gibi çok sayıda teknik ve çevresel kriter dikkate alınarak aday sahalar belirlenmiştir. Yürütülen teknik çalışmalar ve yerliyabanci uzmanların katılımıyla gerçekleştirilen değerlendirmeler neticesinde Trakya Bölgesi'nde detaylı incelemeye tabi tutulacak alanlar tespit edilmiş olmakla birlikte belirlenen aday sahaların uygunluğunun teyit edilmesi ve sahaya ilişkin teknik parametrelerin ortaya konulması amacıyla ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak etüt çalışmalarına başlanmış; bu çerçevede bir kamu kuruluşu olan Türkiye Nükleer Enerji A.Ş. (TÜNAŞ) nükleer santral projeleri için gerekli izin, lisans ve onay süreçlerinin yürütülmesi ile kurucu başvuruların yapılması hususunda görevlendirilmiştir. TÜNAŞ tarafından oluşturulan çalışma programları doğrultusunda 2024 yılı itibarıyla saha uygunluğunun teyidine yönelik teknik çalışmalar başlatılmış, proje sahası ve çevresine ilişkin detaylı topografik veriler toplanarak deniz ortamında ölçüm ve etüt faaliyetleri gerçekleştirilmiştir.

Sahanın nükleer tesis kurulumuna uygunluğunun resmi olarak teyit edilebilmesi için 7381 sayılı Nükleer Düzenleme Kanunu ile Nükleer Tesislere İlişkin Yetkilendirmeler Yönetmeliği başta olmak üzere ilgili ikincil mevzuat hükümleri kapsamında Saha Raporu hazırlanması gerekmekte olup, bu rapor çerçevesinde saha araştırmaları sırasında ortaya çıkan ve güvenliği etkileyebilecek hususların tasarım özellikleri, mühendislik çözümleri, korunma tedbirleri ve/veya idari önlemler ile giderilebileceğinin ortaya konulması ve akabinde Saha Onayı alınması zorunludur. Ancak söz konusu süreç henüz tamamlanmadığından bu aşamada saha seçiminde kullanılan sismik risk analizleri, tasarıma entegrasyonu, tercih edilecek reaktör tipi, soğutma suyu temini ve denizel etkiler ile yatırımın maliyet unsurları ve finansman modeline ilişkin hususlarda nihai kararlar verilmemiştir.

Öte yandan, projenin gerçekleştirilmesine yönelik olarak potansiyel yatırımcı ülkeler ile proje hedefleri, takvimi, rekabetçi tarife beklentileri, yerli katkı oranları ve karşılıklı yükümlülükler gibi hususların ele alındığı görüşmeler gerçekleştirilmiş olup müzakere süreçleri devam etmektedir.

8 Mart 2022 tarihli ve 7381 sayılı Nükleer Düzenleme Kanunu kapsamında radyoaktif atıkların yönetimine ilişkin esaslar açıkça düzenlenmiş olup, anılan Kanun'un 9uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan; "Radyoaktif atıklar çevreye salınamaz veya bırakılamaz." şeklindeki hüküm uyarınca radyoaktif atıkların çevreye salınması veya bırakılması yasaklanmıştır. Aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise kullanılmış yakıtlar ile radyoaktif atıkların yönetimine ilişkin tüm sorumluluğun, ilgili faaliyeti yürütmek üzere yetkilendirilen kişiye ait olduğu hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, söz konusu atıkların ve kullanılmış yakıtların tesis içi veya tesis dışı tüm taşınma süreçlerinden ve işletmeden çıkarma faaliyetleri sırasında ortaya çıkacak atıklardan doğan sorumluluğun da yetkilendirilen kişiye ait olduğu düzenlenmiştir.

Radyoaktif atık yönetiminin uzun dönemli planlama gerektiren bir faaliyet olması nedeniyle, uluslararası uygulamalara paralel şekilde, atıkların bertarafına yönelik maliyetlerin atığı üreten tarafından karşılanması ve bertaraf faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla bir kamu kurumunun yetkilendirilmesi esası benimsenmiştir. Bu çerçevede, 7381 sayılı Kanun uyarınca Türkiye Cumhuriyeti egemenlik alanında yürütülen faaliyetler sonucunda ortaya çıkan radyoaktif atıkların nihai bertarafından Bakanlığımız ilgili kuruluşu Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) sorumlu kılınmıştır.

Ülkemizde afet ve acil durumlara yönelik hazırlık ve müdahale faaliyetleri Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) koordinasyonunda yürütülmekte olup, bu kapsamda hazırlanan Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) söz konusu çalışmaların temel çerçevesini oluşturmaktadır. TAMP ile tüm acil durum türleri için genel bir müdahale organizasyonu ortaya konulmuş, bunun devamında nükleer ve radyolojik acil durumlara özgü olarak Ulusal Radyasyon Acil Durum Planı (URAP) hazırlanmıştır. Anılan plan kapsamında radyasyon acil durumları sınıflandırılarak ilgili kurum ve kuruluşların görev, yetki ve sorumlulukları belirlenmiştir.

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir