Ücretli öğretmenlerin mali ve özlük haklarına ilişkin
Kaynak göster
Beritan Güneş Altın (DEM Parti), 12 Eylül 2023 tarihinde 7/4259 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Eğitim Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 44 gün sonra, 26 Ekim 2023).
Beritan Güneş Altın (DEM Parti, Mardin). “Ücretli öğretmenlerin mali ve özlük haklarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/4259, 12 Eylül 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-4259-ucretli-ogretmenlerin-mali-ve-ozluk-haklarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/70b78938-2b23-49b9-9796-018a8d7e95a8
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 44 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 35 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından Anayasa'nın 98'inci,
İçtüzüğün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını rica ederim.
Devlet okullarında beş farklı unvana sahip öğretmen ile karşılaşılmaktadı, bunlar ücretli öğretmen, sözleşmeli öğretmen, öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmendir. Bakanlık tarafından kadrolu ve sözleşmeli öğretmenlere dair istatistikler, paylaşılmasına rağmen ücretli öğretmenlere dair kesin bir veri paylaşılmamaktadır. Ancak ücretli öğretmenlerin özlük haklarının ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için çalışan sivil inisiyatiflerin, sivil toplum kuruluşlarının ve sendikaların belirttikleri kadarıyla Türkiye'de 90 bin civarında eğitim emekçisi ücretli öğretmen olarak görev yapmaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Devlet okullarında, farklı özlük hakları ve unvanlara sahip olan öğretmenler arasında çalışma koşulları ve özlük hakları en kötü durumda olanların ücretli öğretmenler olduğu bilinmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı her eğitim-öğretim döneminin başında e-devlet üzerinden okullarda var olan öğretmen boşluğu için başvurular almaktadır. Bu başvurular, daha sonra sırasıyla il, ilçe milli eğitim müdürlüklerince değerlendirilip ilgili okullara öğretmenler görevlendirilmektedir. Ancak bu süreçte de kamudaki hemen tüm istihdam süreçlerinde olduğu gibi nepotizm ve kayırmacılığın büyük oranda görüldüğüne dair ciddi iddialar söz konusudur.
Ücretli öğretmenler, "öğretmen açığını" kapatmak için çalışan, her eğitim-öğretim döneminde başvuru yaparak göreve başlayan öğretmen grubudur. Ücretli öğretmenlerin aldıkları maaş, saatlik brüt ücret olan 71 lira üzerinden girdikleri ders sayısına göre hesaplanmaktadır. Bir ücretli öğretmen, maksimum sınır olan 36 saat ders vermesi durumunda, bir ayın sonunda brüt maaşı 10 bin 360 lira seviyesinde, net maaşı ise 8500 lira seviyesinde olmaktadır ancak birçoğu daha sınırlı saatlerde mesai yapmasından ötürü bu aylık ücrete dahi ulaşamamaktadır. BİSAM Araştırma Merkezi'nin Temmuz ayında yayınladığı son Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırmasına göre 4 kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarının 11 bin 525 lira olduğunu düşünürsek, ücretli öğretmenlerin açlık sınırının altında ve adeta "modem kölelik" koşullarında çalışmak zorunda bırakıldıklarını çok net bir şekilde görebilmekteyiz.
Ücretli öğretmenlerin maruz bırakıldıkları bir diğer mühim sorun ise güvencesiz ve esnek koşullarda çalışmak zorunda bırakılmalarıdır. Yukarıda da bahsedildiği gibi öğretmenler, her yıl e-devlet üzerinden başvuru yaparak işe başlamaktadırlar ancak yaz aylarında, ara-tatil dönemlerinde ve resmi tatillerde herhangi bir ücret alamamakta, bu süre zarfında sigorta primleri yatırılmamaktadır. Okul idarecilerinin bir nevi iki dudaklarının arasındaki "iş güvencesine" sahip olmaları, geleceğe dair herhangi bir plan yapmalarının önüne geçmelerine ek olarak ücretli öğretmenlerin konsantrasyonunu ve mesleki motivasyonunu da düşürmektedir.
Ücretli öğretmenlerin yaşadıkları sorunlardan diğer birkaçı olarak ise okul idarecilerinin mevzuat gereği kadrolu öğretmenlerin sorumluluğunda olan nöbet tutma gibi angarya işleri zorunlu kılmalarını, sistematik mobbinge uğramalarını, sendikal haklardan mahrum bırakılmalarını sayabiliriz.
Bu bağlamda;
SORULAR
Asgari ücretin altında personel istihdam etmek kanunen yasak olmasına rağmen ücretli öğretmenlerin asgari ücret altında çalışmak zorunda bırakılmasının yasal dayanağı nedir?
Öğretmenlik Meslek Kanunu neticesinde okullarda farklı unvanlara sahip öğretmenlerin yer alıyor olması "çalışma barışının" bozulmasına sebep olmakta mıdır?
Ücretli öğretmenlikteki geçici ve güvencesiz çalışma koşullarının değiştirilmesine dönük bir çalışmanız var mıdır?
Ücretli öğretmenlerin okul idarecileri tarafından kanunen de yasak olmasına rağmen angaryaya mecbur bırakılmasının ve sistematik mobbinge uğramalarının önüne geçmek için herhangi bir çalışmanız olacak mıdır?
Ücretli öğretmenlerin ücretlerinin 20 ders saatine karşılık asgari ücret üzerinden ödenmesi, bunun üstündeki çalışma saatleri için ek ücret ödenmesi ve sigortalarının da bunun üzerinden yatırılmasına dair talepleri yerine getirilecek midir?
Ücretli öğretmenlerin, kadrolu öğretmenlerin yararlandıkları sosyal haklardan ve öğretmen kimliğinden neden faydalanamamaktadır?
Ücretli öğretmenlerin özlük haklarının takibi neden okul idarelerince yapılmaktadır? Bunun İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinin özlük birimleri tarafından takip edilmesine dönük düzenleme yapılacak mıdır?
Ücretli öğretmenlerin sendikal haklardan faydalanmalarının önündeki engeller ortadan kaldırılacak mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı ·
Bakanlığımıza İlgide kayıtlı yazıyla iletilen Gaziantep Milletvekili Sevda KARACA DEMİR'in 7/4258, Mardin Milletvekili Beritan GÜNEŞ ALTIN'ın 7/4259, Tekirdağ Milletvekili Nurten YONTAR'"ın 7/4274 ve Kocaeli Milletvekili Lütfü TÜRKKAN"'ın 7/4284 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek?te sunulmuştur.
Yusuf TEKİN Milli Eğitim Bakanı
Aİ 4 Strateji Geliştirme Başkanlığı aça YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN BİLGİ
16.12.2006 tarihli ve 26378 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 01.12.2006 tarihli ve 2006/11350 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan "Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararda"; Bakanlığımıza bağlı eğitim kurumlarında görevli yönetici ve öğretmenlerin aylık ve ek ders ücreti karşılığında okutacakları veya okutmuş sayılacakları haftalık ders saatlerinin sayısı, ders görevi alacakların nitelikleri ve benzeri diğer hususlar belirlenmiştir.
Söz konusu Kararın 9*uncu maddesinde:
"(1) Öğretmen sayısının yetersiz olması hâlinde;
a) Yüksek öğrenimli olmak koşuluyla;
1. Bu Karar kapsamındaki yönetici ve öğretmenler dışındaki resmi görevliler ile sınıf öğretmenlerine ve Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında okul öncesi öğrencilerine destek eğitim odasında verilecek eğitimle sınırlı olmak üzere okul öncesi öğretmenlerine, okul öncesi eğitim, ilköğretim, orta öğretim ve yaygın eğitim kurumlarında haftada 8 saate,
2. Resmi görevi bulunmayanlar ile emeklilere okul öncesi, ilköğretim, orta öğretim, özel eğitim ve yaygın eğitim kurumları ile yabancı uyrukluların eğitim gördüğü geçici eğitim merkezlerinde hafiada 30 saate kadar ek ders görevi verilebilir.
b) İlgili mevzuatında belirtilen esaslara göre uzman ve usta öğretici olarak nitelendirilenlerden;
1. Resmi görevi bulunanlara haftada 10 saate,
2. Resmi görevi bulunmayanlara haftada 40 saate, kadar okul öncesi, mesleki ve teknik orta öğretim, özel eğitim ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders görevi verilebilir.
(2) Bu madde kapsamında ders görevi verilenlerden resmi görevi bulunmayanlara, Jülen okuttukları her 5 saat ders için 1 saat daha eğitim öğretime destek görevi karşılığında ayrıca ek ders ücreti ödenir." hükmüne yer verilmiştir.
Diğer taraftan, Bakanlığımıza bağlı eğitim kurumlarında uzman ve usta öğretici olarak görevlendirileceklerde aranacak şartlar, Milli Eğitim Bakanlığı Kurumlarında Sözleşmeli veya Ek Ders Görevi ile Görevlendirilecek Uzman ve Usta Öğreticiler Hakkında Yönetmelik ile belirlenmiştir.
Öğretmen ihtiyacının kadrolu ve sözleşmeli öğretmenlerle karşılanamadığı durumlarda yukarıda sözü edilen Yönetmeliğe göre uzman ve usta öğretici olarak nitelendirilenlerden resmi görevi bulunmayanlara, okul öncesi, mesleki ve teknik ortaöğretim, özel eğitim ve yaygın eğitim kurumlarında haftada 48, ayda 192 saate kadar ek ders ücreti karşılığında ders görevi verilebilmektedir. Söz konusu Yönetmelikte belirlenen nitelikleri taşımayanlara ise okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretim, özel eğitim ve yaygın eğitim kurumları ile yabancı uyrukluların eğitim gördüğü geçici eğitim merkezlerinde haftada 36, ayda 144 saate kadar ek ders ücreti karşılığında ders görevi verilebilmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 176'ncı maddesinde; "Bu Kanunun 89 uncu maddesine göre kendilerine ders görevi verilenlere, ders saati başına gündüz öğretimi için 140, örgün ve yaygın eğitim kurumlarında yarıyıl ve yaz tatillerinde, cumartesi ve pazar günleri ile saat 18.00'den sonra başlayan öğretim faaliyetleri için 130 gösterge rakamının bu Strateji Geliştirme Başkanlığı
Kanuna göre belirlenen aylık katsayısı ile çarpımından oluşan miktar üzerinden ek ders ücreti ödenir." denilmektedir.
Görüleceği üzere Bakanlığımıza bağlı eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında; uzman ve usta öğreticiler ile bu nitelikleri taşımayanlardan olmak üzere iki farklı şekilde görevlendirme yapılmakta ve bunlar, fiilen yerine getirdikleri ders görevleri karşılığında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 176'ncı maddesinde öngörülen gösterge rakamının aynı Kanuna göre altı ayda bir olmak üzere yılda iki kez arttırılan aylık katsayısı ile çarpımından oluşan miktar üzerinden hesap edilen ek ders ücretinden yararlanmaktadır.
Bu çerçevede; ek ders ücreti karşılığında ders okutmak üzere görev yapanların, yalnızca fiilen okuttukları ders görevi karşılığında ek ders ücretinden yararlandırılmaları mümkün olup bunun dışında bir uygulama yapılabilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Öte yandan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 80'inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde; "Sigortalıların günlük kazançlarının hesabında esas tutulan gün sayıları, aynı zamanda, bunların prim ödeme gün sayılarını gösterir. Ancak, işveren ve sigortalı arasında kısmi süreli hizmet akdinin yazılı olarak yapılmış olması kaydıyla, ay içerisinde günün bazı saatlerinde çalışan ve çalıştığı saat karşılığında ücret alan sigortalının ay içindeki prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saati süresinin 4857 sayılı İş Kanununa göre belirlenen haftalık çalışma süresine göre hesaplanan günlük çalışma saatine bölünmesi suretiyle bulunur. Bu şekildeki hesaplamada gün kesirleri bir gün kabul edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı maddenin (5) bendinde ise; "Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında ilgili mevzuatı çerçevesinde uzman ve usta öğretici olarak çalıştırılanların prim ödeme gün sayısı 30 günü aşmamak kaydıyla, bir takvim ayı içerisinde hak kazandıkları brüt ek ders ücreti toplam tutarının, prime esas günlük kazanç alt sınırına bölünmesi sonucu bulunur. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda tam sayıdan sonraki küsuratlar dikkate alınmaz." denilmiştir.
Bu hükümlerden hareketle Hazine ve Maliye Bakanlığının 09.07.2010 tarihli ve 45/10283 sayılı yazısında; uzman ve usta öğretici olarak çalıştırılanların prim ödeme gün sayısının 30 günü aşmamak kaydıyla bir takvim ayı içerisinde hak kazandıkları brüt ek ders ücreti toplam tutarının, prime esas günlük kazanç alt sınırına bölünmesi sonucu bulunacağını; uzman ve usta öğretici statüsü dışında çalışanların prim ödeme gün sayısının ise bir takvim ayındaki ek ders saati toplamının 7,9 saate bölünmesi suretiyle tespit edileceğini belirtmiştir.
Bu itibarla Bakanlığımıza bağlı eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında görev yapan uzman ve usta öğreticiler ile uzman ve usta öğretici statüsü dışında çalışanların prim ödeme gün sayılarının belirlenmesinde, Hazine ve Maliye Bakanlığının yazısında belirtilen açıklama çerçevesinde işlem yapılmaktadır.
Ayrıca 27 Temmuz 2022 tarihli ve 31905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 26 Temmuz 2022 tarihli ve 5886 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararın 9'uncu maddesine; "(2) Bu madde kapsamında ders görevi verilenlerden resmi görevi bulunmayanlara, fiilen okuttukları her 5 saat ders için I saat daha eğitim öğretime destek görevi karşılığında ayrıca ek ders ücreti ödenir." fıkrası eklenmiştir.
Söz konusu düzenleme ile Bakanlığımıza bağlı eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında görev yapmakta olanların ek ders ücretlerinde artış sağlanmıştır.
Öte taraftan devletin ekonomik imkânları, kalkınma planları ve hükümet programları çerçevesinde, ek ders ücreti karşılığında görev yapanların emek-ücret ilişkisi bütünlüğündeki Strateji Geliştirme Başkanlığı mali haklarında iyileştirme sağlanmasına yönelik çalışmalar, ilgili kamu kurum ve kuruluşları nezdinde sürdürülmektedir.
Eğitim öğretimin aksatılmadan sürdürülebilmesi bakımından aylıksız izinli veya raporlu olan öğretmenler ile o atama döneminde atama yapılamayan öğretmen kadrolarının yerine kısa ve belirli süreler kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karara göre ders saati karşılığı ücretli öğretmen görevlendirilmektedir. Bu kapsamda ders saati karşılığı ücretli öğretmen görevlendirilmesi. zorunlu hallerde ve geçici olarak başvurulan bir yöntemdir.
Türkiye'de öğretmenlikte kariyer uygulaması ilk defa yapılan bir uygulama değildir. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2005 yılında yürürlüğe konulan düzenlemeyle ilk defa kariyer süreci başlatılmış ancak farklı nedenlerle bir kez uygulanabilmiştir. 7354 sayılı Öğretmenlik Meslek Kanunu ile bir kez uygulanan kariyer uygulaması yeniden hayat bulmuş aynı zamanda geçmiş uygulamada sorunlu görülen hususlar iyileştirilerek daha sağlıklı işleyecek bir yapıya kavuşturulmuştur.
Uzman öğretmen ve başöğretmen unvanları uzun yıllardan beri kullanılmakta olup bu konunun gerek veli taleplerinde gerekse Bakanlığımıza yansıyan şikâyetlerde öne çıkan bir husus olmadığı bilinmektedir.
Yusuf TEKİNMilli Eğitim Bakanı