Hakkari'de faaliyet gösteren maden şirketlerine yönelik denetimlere ilişkin
Kaynak göster
Onur Düşünmez (DEM Parti), 1 Nisan 2026 tarihinde 7/42728 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 33 gün sonra, 4 Mayıs 2026).
Onur Düşünmez (DEM Parti, Hakkari). “Hakkari'de faaliyet gösteren maden şirketlerine yönelik denetimlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/42728, 1 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-42728-hakkari-de-faaliyet-gosteren-maden-sirketlerine-yonelik-denetimlere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f22bb4f3-4194-4573-a02d-019d4d38be6f
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 33 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 25 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan BAYRAKTAR tarafından Anayasanın 98? inci ve TBMM İçtüzüğünün 96" ncı ve 99" uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Hakkâri (Colemörg) bölgesi, son yıllarda sermaye gruplarının doğayı metalaştıran, insan yaşamını ise maliyet kalemi olarak gören politikalarının kuşatması altındadır. Bölgedeki madencilik faaliyetleri; ekolojik dengeyi gözetmeyen, yerel halkın rızasını almayan ve işçi sağlığını hiçe sayan bir anlayışla yürütülmektedir. Yakın tarih Şubat 2026 tarihinde Hakkâri?de meydana gelen maden göçüğü, bu kâr hırsının vardığı son noktayı, yani bir "iş cinayetini" temsil etmektedir.
Partimizin ekoloji ve emek eksenli siyasetine göre; yer altı kaynaklarının vahşi yöntemlerle çıkarılması hem coğrafyamızın insansızlaştırılmasına hem de emekçilerin güvencesiz bir ölüm düzenine mahkum edilmesine neden olmaktadır. Hakkâri'deki madenlerde tahkimat yetersizliği, yetersiz denetim ve sendikasızlaştırma politikaları bir kural haline getirilmiştir. Denetimlerin şeffaf yapılmaması ve sorumluların yargı önünde hesap vermemesi, yeni cinayetlerin önünü açmaktadır. Doğanın talan edilmesi ve işçi canının hiçe sayılmasına dayalı bu düzenin sona ermesi, anayasal ve insani bir zorunluluktur.
Bu bağlamda;
SORULAR
. Şubat 2026'da Hakkari?de yaşanan maden faciasının ardından, ilgili şirketin faaliyetleri durdurulmuş mudur? Şirketin ruhsat iptali gündeminizde midir?
. Hakkari?de faaliyet yürüten maden şirketleri son 5 yılda kaç kez yerinde denetlenmiştir? Bu denetimlerin kaçı kağıt üzerinde, kaçı bağımsız meslek örgütlerinin (FMMOB, TTB vb.) katılımıyla yapılmıştır?
. Bakanlığınız, bölgedeki madenlerde iş güvenliği önlemlerini almayan şirketlere yönelik hangi somut yaptırımları uygulamıştır? İş kazası adı altında meşrulaştırılan bu cinayetlerde, Bakanlığınızın denetim zafiyeti payı nedir?
. Bölgede yürütülen madencilik faaliyetlerinin tarım, hayvancılık ve su kaynakları üzerindeki geri dönülemez zararlarına dair bir etki analiz çalışmanız var mıdır?
. Hakkari'deki madenlerde çalışan işçilerin güvencesizliğine ve sendikal örgütlenme önündeki engellere dair Bakanlığınızın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile ortak bir girişimi bulunmakta mıdır?
. Maden ruhsatlarının verilmesi sürecinde yerel halkın ve yerel yönetimlerin (Kayyım politikaları dışında) görüşlerine başvurulmakta mıdır, yoksa bu süreçler tamamen merkezden ve halka rağmen mi yürütülmektedir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Alparslan Bayraktar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ·
: DÖNEM | ESASNO 28-4 | 742728
Maden sahalarında arama ve işletme ruhsat süreçlerinden sonra ruhsat sahipleri tarafından madencilik faaliyetlerine başlanabilmesi için "işletme izni" alınması gerekmekte olup, mevcut sahaların çok küçük bir alanına tekabül eden ve fiili olarak madencilik faaliyetinin yürütüldüğü alanı ifade eden işletme izinli alanlarda faaliyete başlanabilmesi için izin alanına yönelik olarak 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7'nci maddesinde belirtilen; mülkiyet izninin (orman/mera/tapulu arazi vb.), ÇED Belgesi'nin, İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatı'nın ve ilgili Bakanlık/Kurumlardan alınması zorunlu olan diğer tüm izinlerin (Sit, Milli Parklar, Turizm Bölgeleri Alanları ve Merkezleri ile Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ve duyarlı bölgeler için vb.) tamamlanması gerekmektedir.
Yapılacak olan madencilik faaliyetinin çevreye olan etkilerinin yerel halkla beraber ilgili kurumlarca etraflıca değerlendirildiği söz konusu izin süreçlerini tamamlayamayan hiçbir ocağın açılmasına ise Bakanlığımızca müsaade edilmemekte olup, bu bağlamda tek başına arama ve/veya işletme ruhsatına sahip olunması fiili olarak madencilik faaliyetlerinin başlatılabilmesi için yeterli olmamaktadır.
Maden sahalarının denetimine ilişkin olarak; 3213 sayılı Maden Kanunu ve ilgili Maden Yönetmeliği hükümleri kapsamında maden ocaklarına verilen ruhsatlar 4 ayrı gruba ayrılmış olup, çok az riskli ruhsatlar 36 ay, az riskli ruhsatlar 24 ay, riskli ruhsatlar 12 ay ve çok riskli ruhsatlar ise 6 ayda bir periyodik olarak denetlenmektedir. Ayrıca Bakanlığımız haricinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca da kendi mevzuatları kapsamında denetimler yapılmaktadır.
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından gerçekleştirilen denetimler 3213 sayılı Maden Kanunu, Maden Yönetmeliği ve Maden Sahaları Denetim Yönergesi çerçevesinde hayata geçirilmekte ve gerçekleştirilen bu denetimler sonucunda mevzuata aykırı bir durum tespit edilmesi halinde MAPEG tarafından gerekli işlemler tesis edilmektedir.
Bu çerçevede Hakkâri ilimiz dahilinde bulunan maden ruhsat sahaları son 5 yıl içerisinde toplam 176 kez, bahse konu ruhsat sahası ise 7 kez denetlenmiştir.
Hakkâri ilimizin Merkez ilçesi sınırları dahilinde bulunan IV(c) grubu işletme ruhsatlı sahada 28.02.2026 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak yetkili denetim personeli tarafından hazırlanacak rapor içeriğindeki tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde meri mevzuatın öngördüğü tüm işlemler tesis edilecektir.
Yürütülecek olan faaliyetlerin çevresel etkilerini konu alan ÇED sürecine ilişkin işlemler Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının; iş sağlığı ve güvenliğine yönelik detaylı incelemeler ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının görev alanına girmekte olup, bu çerçevede Önerge içeriğinde yer alan ve diğer bakanlıkların görev alanına giren hususlara ilişkin bilgilerin ilgili kurum/kuruluşlardan alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.