10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Garında meydana gelen saldırıda sorumluluğu olduğu iddia edilen bir kişiye ilişkin
Kaynak göster
İskender Bayhan (EMEP), 12 Eylül 2023 tarihinde 7/4323 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 177 gün sonra, 7 Mart 2024).
İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Garında meydana gelen saldırıda sorumluluğu olduğu iddia edilen bir kişiye ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/4323, 12 Eylül 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-4323-10-ekim-2015-tarihinde-ankara-garinda-meydana-gelen-saldirida-sorumlulugu-oldugu-iddia-edi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e950eeed-96c5-4f4f-b073-018a8d852fa3
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 177 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
10 Ekim 2015'te Ankara Tren Garı önünde yapılmak istenen Emek, Demokrasi ve Barış Mitingine IŞİD'li 2 canlı bomba tarafından gerçekleştirilen eylem nedeniyle 103 kişi hayatını kaybetmiş, yüzlerce kişi yaralanmıştır. Ülke tarihinin en kanlı katliamı olarak anılan 10 Ekim katliamına ilişkin yargılama 8 yıldır sürmektedir. Katliam mağdurları ve avukatlar tarafından bir hukuk mücadelesine dönüşen yargılamada 8 yıldır asıl faillere ve katliamla ilişkisi bulunan IŞİD"lilere ulaşılmak için büyük gayret sarf edilmektedir.
Dava dosyasına adeta bir mücadele ile getirtilen yüzbinlerce sayfa evrak sonucunda, IŞİD'in "bomba emiri" olarak nitelendirilen Muhammed Cengiz Dayan isimli IŞİD'linin katliamla doğrudan ilişkisi olduğu ortaya çıkmış ve avukat komisyonu soruşturma aşamasında bu kişi hakkında örgüt üyeliği suçlamasından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasını istemiştir. Talep kabul edilmiş ve bu kişi hakkında yeni bir soruşturma başlatılmıştır. Ayrıca, avukatlar bu kişi hakkında katliam sorumluluğuna ilişkin de suç duyurusunda bulunmuştur. Avukatlar 2 yıldan uzun süredir bu kişinin yeni soruşturma kapsamında tutuklanması, hakkında bir an önce iddianame düzenlenmesi ve mevcut dava dosyası ile birleştirilmesini talep etmişse de soruşturma makamları tarafından işlem yapılmamıştır. Başka suçtan hükümlü olan Dayan'ın infazının dolması sonrası serbest bırakılma ve kaçma tehlikesine dikkat çeken avukatların talepleri gerçekleştirilmediği gibi, sadece avukatların hazırladığı ve sunduğu evraklardan oluşan soruşturma dosyası için kısıtlılık kararı verilerek dosya avukatlardan gizlenmiştir.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
8 Eylül 2023 tarihinde Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde 21. duruşması görülen davada tanık olarak dinlenen Muhammed Cengiz Dayan'ın kardeşi Murat Dayan, verdiği beyanda ağabeyinin serbest bırakıldığı söylemiştir. Böylece, Dayan'ın infaz süresinin dolduğu ve katliam sorumluluğu şüphesi olmasına karşın hakkında tutukluluk kararı verilmediği ortaya çıkmıştır.
Bu bağlamda,
I- 103 kişinin ölümüne, yüzlerce kişinin yaralanmasına sebebiyet veren bir katliamın sorumlusu olduğu somut delillerle ortaya konan bir kişinin, cezaevinde bulunmasına karşın ifade almak dahil soruşturma dosyasında neden işlem yapılmamıştır?
SORULAR
IŞİD içerisinde üst düzey yönetici olduğu anlaşılan, katliamla ilişkisi somut delillerle ortaya konan Dayan'ın hakkındaki yeni soruşturma kapsamında tutuklanmamasının sebebi nedir? Dayan korunmakta mıdır? Dayan'ın kaçarak yeni katliamlar örgütlemesine nasıl engel olunacaktır?
Söz konusu soruşturma dosyasındaki kısıtlılık kararının amacı nedir? Bu kararla gizlenmek istenen nedir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1289696 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, İstanbul Milletvekili İskender Bayhan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/4323 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-752-74/116 Konu : Yazılı soru önergesi oh 02024
Sayın İskender BAYHAN İstanbul Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/4323 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- A) Anayasanın;
I- "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
2- "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,
B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;
I- "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,
2- "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,
3- "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,
4- "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve Mevzuat Genel Müdürlüğü sorumluluk yargı mercilerine ait olup, gizli olarak yürütülen ve yargısal faaliyet kapsamında kalan soruşturma aşamasında ne tür işlemler yapıldığına dair Bakanlığımızda bilgi bulunmamaktadır.
TI- Ankara Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 27/12/2023 tarihli cevapta; soru önergesinde bahsi geçen olay hakkında yürütülen soruşturmanın devam ettiği bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
Yılmaz TUNÇBakan