Karşılıksız çek sayısında yaşanan artışa ilişkin
Kaynak göster
Yasin Öztürk (İYİ Parti), 30 Nisan 2026 tarihinde 7/44141 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Ticaret Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 50 gün sonra, 19 Haziran 2026).
Yasin Öztürk (İYİ Parti, Denizli). “Karşılıksız çek sayısında yaşanan artışa ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/44141, 30 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44141-karsiliksiz-cek-sayisinda-yasanan-artisa-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/32a428d7-293d-496a-aa9b-019df1bb69a7
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 50 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Ticaret Bakanı Sayın Ömer BOLAT tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını; Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96.maddeleri gereğince saygılımla arz ederim.
Karşılıksız Çekler: Ekonominin Sessiz Alarmı Bir çekin arkasında sadece bir imza yoktur.
O çek; bir güvenin, bir ticari ilişkinin, bir emeğin ve çoğu zaman bir ailenin geleceğinin teminatıdır.
Gerekçenin tamamını göster (20 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Ama bugün o imza, giderek daha sık boşa düşüyor.
Son dönemde karşılıksız çeklerdeki artış, artık münferit bir sorun olmaktan çıkmış; ekonominin derinlerinde büyüyen bir krizin en net göstergelerinden biri haline gelmiştir. Çünkü çek, piyasanın nabzıdır. O nabız bozulduğunda, sistemin tamamı alarm verir.
Bugün piyasada yaşanan tablo açıktır:
Vadeler uzuyor, tahsilatlar gecikiyor, güven azalıyor.
İşletmeler ayakta kalabilmek için çekle dönmeye çalışıyor; ancak zincirin bir halkası koptuğunda, etkisi domino taşı gibi tüm piyasaya yayılıyor.
Bir esnafın aldığı çekin karşılıksız çıkması, yalnızca o kişiyi değil; onun borçlu olduğu diğer esnafı, çalışanını, tedarikçisini de doğrudan etkiliyor.
Bir çekin ödenmemesi, çoğu zaman onlarca işletmenin dengesini bozuyor. Peki bu noktaya nasıl gelindi?
Yüksek enflasyon, artan maliyetler, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve daralan iç piyasa...
Tüm bu unsurlar işletmeleri kısa vadeli çözümlere yöneltiyor. Çek, adeta "kredi" yerine kullanılan bir araç haline geliyor. Ancak bu kredi, hiçbir güvencesi olmayan bir kredidir.
Bankaya değil, birbirine borçlanan bir piyasa...
Ve bu sistem sürdürülebilir değildir.
Daha da vahimi, karşılıksız çeklerin yarattığı hukuki ve ekonomik sonuçların caydırıcılığı da tartışmalıdır.
Çekin karşılıksız çıkmasının yaptırımları, piyasada güveni yeniden tesis etmeye yetmemektedir.
Alacaklı hakkını zamanında alamazken, borçlu çoğu zaman sistemin açıklarından faydalanarak süreci uzatabilmektedir.
Bu durum, dürüst ticaret yapan işletmeler için büyük bir haksızlığa dönüşmektedir. Çünkü yükümlülüğünü yerine getiren ile getirmeyen arasındaki fark, giderek silikleşmektedir. Bir diğer önemli sorun da şeffaflık eksikliğidir.
Karşılıksız çek sayıları, sektörlere göre dağılımı, bölgesel yoğunluk gibi veriler kamuoyuyla yeterince açık ve düzenli paylaşılmamaktadır.
Oysa bu veriler hem politika üretmek hem de piyasadaki riskleri öngörebilmek için hayati önemdedir.
Bugün gelinen noktada çek, güven aracı olmaktan çıkıp risk aracına dönüşmektedir. Ve bu dönüşüm, yalnızca ticareti değil; toplumsal güven duygusunu da zedelemektedir. Çünkü güvenin olmadığı yerde ticaret olmaz.
Ticaretin olmadığı yerde ise üretim, istihdam ve büyüme sadece kağıt üzerinde kalır.
Bu Bağlamda;
SORULAR
Son 5 yılda Türkiye genelinde karşılıksız çek sayısı ve tutarı yıllara göre nasıl değişmiştir?
Bu artışın temel nedenleri nelerdir?
Karşılıksız çeklerin sektörlere ve bölgelere göre dağılımına ilişkin güncel veriler neden düzenli ve şeffaf şekilde kamuoyuyla paylaşılmamaktadır?
Çekin karşılıksız çıkmasına yönelik mevcut yaptırımların caydırıcılığı neden yetersiz kalmaktadır? Bu konuda yeni bir düzenleme planlanmakta mıdır?
Çekin bir "ödeme aracı" olmaktan çıkıp fiili bir "kredi aracı" haline gelmesi karşısında, finansal sistemde yapısal bir çözüm düşünülmekte midir?
Küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansmana erişim sorunu çözülmeden, karşılıksız çek sorununu azaltmanın mümkün olduğunu düşünüyor musunuz?
Çekleri tahsil edemediği için iflas eden veya ciddi zarara uğrayan işletmeler için herhangi bir koruma veya destek mekanizması mevcut mudur?
Piyasada güveni yeniden tesis etmek adına somut ve kısa vadeli hangi adımlar atılacaktır?
Her geçen gün artan karşılıksız çekler karşısında, ticari hayatın temelini oluşturan "güven" duygusunun zedelenmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu sorular yalnızca bir ödeme aracının değil, bir ekonomik düzenin sorgulanmasıdır. Çünkü çekler karşılıksız kaldığında, aslında en büyük karşılıksızlık güvenin kaybıdır.
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Ömer Bolat, Ticaret Bakanı ·
Igı : 11.05.2026 tarihli ve 43452547-120.07.04-E.-1852982 sayılı yazınız.
İlgide kayıtlı yazıları ekinde yer alan, Denizli Milletvekili Sayın Yasin ÖZTÜRK tarafından verilen 7/44141 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı hazırlanarak ekte sunulmuştur.
Bilgilerini ve gereğini arz ederim.
Denizli Milletvekili Sayın Yasin ÖZTÜRK'e Ait 7/44141 Sayılı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevaplar:
Bakanlığımız görev ve yetki alanına giren hususlar itibarıyla önergenize ilişkin cevaplarımıza aşağıda yer verilmiştir:
1. 8) Karşılıksız çeke ilişkin müeyyideler, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5'inci maddesinde düzenlenmektedir. Mezkur maddenin yürürlükte bulunan bir önceki şeklinde çekin karşılıksız çıkması durumu, kabahat niteliğinde çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı yaptırımına tabi iken; maddede 15/07/2016 tarihli ve 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişiklik yapılarak, 09/08/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere karşılıksız çek suç niteliği kazanmış ve karşılıksız çıkan her bir çekle ilgili olarak bin beş yüz güne kadar adli para cezası öngörülmüştür.
Söz konusu adli para cezasının ödenmemesi durumunda, bu cezanın 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106'ncı maddesinin üçüncül fıkrasında yer alan kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilmeksizin doğrudan hapis cezasına çevrileceği belirtilmiştir.
Ayrıca, 6728 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda değişiklik yapılarak çekin zorunlu unsurları arasına "karekod" dahil edilmiş ve bu karekod vasıtasıyla çeki kabul edecek kişinin çek yaprağını doğrulatabilmesi ve keşidecinin geçmiş çek ödeme performansını görüntüleyebilmesine imkân tanınmıştır.
Son olarak, bankalara ibraz edilen ve "karşılıksızdır" işlemi yapılan çeklere ilişkin istatistikler Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi tarafından aylık dönemler itibarıyla kamuoyuyla paylaşılmakta olup, konuya ilişkin verilere riskmerkezi.org adresinde yer alan "İstatistikler" bölümünden erişilebilmektedir.