2014 yılında iki kişinin öldürüldüğü olay ile ilgili yürütülen yargılama sürecine ilişkin
Kaynak göster
Cengiz Çiçek (DEM Parti), 8 Haziran 2026 tarihinde 7/45430 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Cengiz Çiçek (DEM Parti, İstanbul). “2014 yılında iki kişinin öldürüldüğü olay ile ilgili yürütülen yargılama sürecine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/45430, 8 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-45430-2014-yilinda-iki-kisinin-olduruldugu-olay-ile-ilgili-yurutulen-yargilama-surecine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/02fd3a44-4da1-4eeb-af1f-019eaba959f2
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 129 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Akın GÜRLEK tarafından Anayasa'nın 98'inci ve Iç Tüzüğün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.
SORULAR
8 Ekim 2014 tarihinde Kobani ile dayanışma amacıyla gerçekleştirilen protestolar sırasında Mardin'in Dargeçit ilçesinde Bilal Gezer ve Sinan Toprak silahlı saldırı sonucu katledilmiştir. Olaya ilişkin soruşturma gizlilik kararı altında yürütülmüş, ancak olayın üzerinden yaklaşık 12 yıl geçtikten sonra iddianame düzenlenebilmiş ve dava açılabilmiştir.
Dosya kapsamında, sanıklardan biri hakkında gözaltı, arama ve el koyma kararı bulunmasına rağmen, arama işlemi gerçekleştirilmeden hemen önce dönemin Dargeçit TEM biriminde görevli bir kolluk görevlisi tarafından sanığın telefonla aranmış olması soruşturmanın bütünlüğünü ve güvenirliğini doğrudan tartışmalı hale getiren ağır bir bulgudur. Söz konusu kolluk görevlisinin daha sonra aynı adreste gerçekleştirilen arama işlemine de katıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan soruşturma boyunca hiçbir sanığın tutuklanmaması, cinayetlerde kullanılan silahların ve mermi çekirdeğinin bugüne dek ele geçirilememesi ile olaya tanıklık eden kişilerin tehdit edildiğine dair beyanlar, delil bütünlüğü ve tanık güvenliği bakımından açıklığa kavuşturulması gereken hususlardan bazılarıdır.
Bununla birlikte yargılama sürecinde sanıklara ilişkin yeni delillerin araştırılması, yurt dışı bağlantılarının incelenmesi ile keşif taleplerinin mahkeme heyeti tarafından iki kez reddedilmesi ve kovuşturmanın genişletilmesine yönelik diğer taleplerin reddedilmiş olması maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasının önünde siştematik bir engel oluşturduğunu göstermektedir. Ayrıca HÜDA PAR ile doğrudan ilişkili oldukları bilinen sanıklar hakkında yaklaşık 12 yıl boyunca etkili adli işlemler yürütülmemiş olması, dosyada cezasızlık pratiğinin işletildiğine ve faillerin korunduğuna işaret etmektedir.
Bu bağlamda;
12 yıllık gecikmenin sorumluları kimlerdir ve bu gecikme nedeniyle hangi deliller kaybedilmiştir?
Dosyanın birincil sanığının Irak ve Afganistan'a yaptığı yolculukların amacı ve bu ülkelerde temas kurduğu kişi ya da yapıların kimler olduğu hiç araştırılmamış; söz konusu ülkelerde DAİŞ veya bağlantılı yapıların kamplarında eğitim alınmış olabileceğine dair şüpheler üzerine yürütülen soruşturma genişletme talepleri mahkemece reddedilmiştir. Söz konusu sanığın yurt dışı seyahatleri, pasaport ve giriş-çıkış kayıtları ile olası DAİŞ bağlantısı hakkında herhangi bir istihbari ya da adli değerlendirme yapılmış mıdır?
Cinayette kullanıldığı belirtilen silahlar ve mermi çekirdekleri 12 yıl boyunca neden bulunamamıştır? Olayın aydınlatılmasına katkı sağlayabilecek dijital deliller ve kamera kayıtlarının zamanında veya kaybolmasının
sorumluları kimlerdir?
Delil karartıldığı veya delil karartılmasına göz yumulduğu yönündeki iddialar kapsamında bugüne kadar herhangi bir kişi ya da kamu görevlisi hakkında adli işlem başlatılmış mıdır?
Hakkında gözaltı, arama ve el koyma kararı bulunan sanık K.Ş.'nin, arama işlemi öncesinde dönemin Dargeçit TEM biriminde görevli polis tarafından aranmasının nedeni nedir? Bu görüşmelerin delillerin saklanması veya karartılmasıyla bağlantılı olup olmadığı araştırılmış mıdır?
HTS kayıtlarında ortaya çıkan kolluk-sanık telefon trafiği hakkında bugüne kadar herhangi bir idari veya adli işlem başlatılmış mıdır? Başlatılmadıysa bunun gerekçesi nedir?
Tanıkların tehdit edildiği yönündeki beyanlar üzerine hangi işlemler yapılmıştır?
Sanıkların tutuklanmaması nedeniyle tanıklar üzerinde baskı oluştuğu ve bazı tanıkların ifade vermekten çekindiği yönündeki bilgiler araştırılmış mıdır? 8. Sanıkların HÜDA PAR ile ilişkisi gerekçesiyle kovuşturma sürecini yürüten mahkeme nezdinde herhangi bir makam tarafından sözlü veya yazılı talimat, tavsiye ya da yönlendirme yapılmış mıdır?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir