İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/48828 CEVAP BEKLENİYOR · 26 GÜNDÜR

Bir cezaevi ziyareti başvurusunun akıbetine ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap bekleniyor

Verilişinden bu yana 26 gün geçti; 15 günlük süre 25 Eylül 2026 tarihinde doldu, cevap henüz yayımlanmadı.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Akın GÜRLEK tarafından Anayasa'nın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 96. ve 99. maddeleri uyanınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Milletvekillerinin ceza infaz kurumlarını ziyaret etmesi, kişisel bir ayrıcalık değil; Anayasa'nın Türkiye Büyük Millet Meclisine yüklediği yasama ve denetim görevinin doğal bir sonucudur. Yasama organının yürütmeyi denetleme görevinin etkin biçimde yerine getirilebilmesi, milletvekillerinin kamu kurumlarında inceleme yapabilmesini ve kamu adına denetim faaliyetini serbestçe yürütebilmesini gerektirmektedir.

Nitekim Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik'in 40'ıncı maddesinde, milletvekillerinin ceza infaz kurumlarındaki yaşam şartlarını yerinde görmek, inceleme yapmak veya hükümlü ve tutuklularla görüşmek amacıyla yaptıkları istemleriniceza infaz kurumu idaresine bilgi vermek koşuluyla yerine getirileceği" açıkça hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla milletvekilleri bakımından esas olan izin alınması değil, ceza infaz kurumu idaresine bilgi verilmesidir.

Buna rağmen tarafımdan yapılan cezaevi ziyaret başvurusu herhangi bir ret kararı tesis edilmeksizin, herhangi bir hukuki gerekçe gösterilmeksizin ve makul bir süre içerisinde sonuçlandırılmamıştır. Aynı konuda daha önce vermiş olduğum yazılı soru önergesine rağmen uygulamanın devam etmesi; yalnızca bir milletvekilinin denetim yetkisinin fiilen engellenmesi değil, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Anayasa'dan kaynaklanan denetim fonksiyonunun da idari işlemlerle etkisiz hâle getirilmesi sonucunu doğurmaktadır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Tarafımdan yapılan cezaevi ziyaret başvurusu bugüne kadar hangi hukuki gerekçeyle sonuçlandırılmamıştır?

  2. Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik'in 40'ıncı maddesinde milletvekillerinin ziyaret istemlerinin "ceza infaz kurumu idaresine bilgi vermek koşuluyla yerine getirileceği" açıkça düzenlenmiş olmasına rağmen, tarafımdan yapılan başvurunun yerine getirilmemesinin hukuki dayanağı nedir?

  3. Tarafımdan yapılan başvurunun bekletilmesi veya yerine getirilmemesi yönünde Adalet Bakanlığı, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı veya ceza infaz kurumu idaresi tarafından tesis edilmiş herhangi bir yazılı işlem, talimat, görüş veya karar bulunmakta mıdır? Bulunuyorsa bunların tarihleri ve hukuki gerekçeleri nelerdir?

  4. Hukuki bir ret kararı dahi tesis edilmeksizin bir milletvekilinin cezaevi ziyaret talebinin fiilen sonuçsuz bırakılması; Anayasa'nın 2'nci maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesi, 6'ncı maddesinde yer alan "Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasa'dan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz." hükmü ve 87'nci maddesinde Türkiye Büyük Millet Meclisine verilen denetim yetkisi ile nasıl bağdaşmaktadır?

  5. Son beş yıl içerisinde milletvekilleri tarafından ceza infaz kurumlarına yapılan ziyaret başvurularının kaçı aynı gün, kaçı yedi gün içinde, kaçı otuz gün içinde sonuçlandırılmıştır? Hâlen sonuçlandırılmayı bekleyen başvuru sayısı kaçtır?

  6. Milletvekillerinin ceza infaz kurumlarını ziyaret taleplerinin herhangi bir hukuki karar alınmaksızın geciktirilmesini veya fiilen engellenmesini önlemeye yönelik Bakanlığınızca yürürlükte bulunan herhangi bir genelge, talimat veya idari uygulama mevcut mudur?

  7. Tarafımdan yapılan başvurunun herhangi bir ret kararı tesis edilmeksizin sonuçsuz bırakılmasında sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında idari inceleme veya soruşturma başlatılacak mıdır?

  8. Kanunun açık hükmüne rağmen milletvekillerinin ceza infaz kurumlarını ziyaret etmesine ilişkin uygulamada "bilgilendirme" usulü yerine fiilen "izin" usulünün işletildiği yönündeki iddialar doğru mudur? Doğru ise bu uygulamanın dayanağı olan kanun, yönetmelik, genelge veya idari düzenleme hangisidir?

Bakanlığın cevabı henüz TBMM kaydına girmedi · verilişinden bu yana 26 gün. Cevap gelince metni burada yayımlanır.

Hata bildir