İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/1435 ÖNCEKİ DÖNEMDEN YENİLENEN · İLK VERİLİŞ 8 AĞU 2018 KOMİSYONDA

2839 Sayılı Milletvekili Seçimi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu

Kaynak göster

2/1435 esas numaralı kanun teklifi 8 Ağustos 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Meral Danış Beştaş (DEM Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Meral Danış Beştaş (DEM Parti, Erzurum). “2839 Sayılı Milletvekili Seçimi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/1435, 8 Ağustos 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-1435-2839-sayili-milletvekili-secimi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-yasa-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/b53f9abe-dbbc-40f1-8332-0189abfb0464

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Anayasa Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor?

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
Genel gerekçeyi oku (5 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Parlamenter sistem; farklı toplumsal kesimlerin temsiliyeti üzerine kurulmuştur. Parlamenter sistemin temel araçlarından biri seçimlerdir. Seçim sistemi, toplumdaki farklı dünya görüşlerine sahip partilerin, kadınların, gençlerin, çalışanların, farklı kimlik ve inançlara sahip yurttaşların, engelli bireylerin ülke yönetimine ve yasama faaliyetlerine adil bir şekilde katılmasını sağladığı ölçüde, ülke ve kent sorunlarının çözümünde gerçekten bir araç olabilir. Toplumun, özellikle yoksul, emekçi, mağdur ve ezilen kesimlerinin ülke ve kent yönetimine katılma mekanizmaları ne ölçüde adil ve demokratik ise, o siyasal sistem o ölçüde meşrudur. Dolayısıyla, ülke ve kent yönetimlerinin hangi toplumsal kesimler tarafından, hangi yöntemlerle belirlendiği demokrasinin temel kriteridir. Yönetimlerin seçimle belirleniyor olması, o sistemi demokratik ve meşru kılmamaktadır. Şu kadar ki, seçim barajlarının ve sadece büyük düzen partilerine Hazine yardımının yapıldığı, adayların genel başkanlar tarafından belirlendiği bir ülkede, ne temsilde adaletten ne de demokratik bir sistemden ve meşru bir yönetimden söz edilemez.

Seçimler, ülke veya kent yöneticilerinin belirlendiği, siyasi partilerin fikirlerini, ülke sorunlarına yönelik çözümlerin serbestçe tartışıldığı toplumsal bir eylemdir. Seçimler, temsil adaletinin sağlandığı, yurttaşların hiçbir baskıya maruz kalmadan, temsilcilerini özgür iradeleriyle serbesiçe belirleyebildiği, siyasi partilerin eşit şartlarda rekabet ettiği koşullarda ülke sorunlarını çözmenin bir dayanağı olabilir.

Türkiye'de nispi temsil sistemi ilkesi esas olmasına karşın, yürürlükte olan ?010'luk seçim barajı nedeniyle toplumsal kesimlerin temsil edilmesinde adaletsizliğe yol açmaktadır. Nispi temsil sisteminde, seçime giren her siyasi parti veya bağımsız aday aldığı oy oranında Mecliste ve yerel yönetimlerde temsil edilir. Ancak 12 Eylül darbe yasalarından biri olan 1983 tarihli 2839 sayılı Milletvekili Seçim kanunuyla getirilen 910 seçim barajı temsilde adaletin olduğu gibi, demokratik işleyişin önünde ciddi bir engel teşkil etmektedir.

On yıllardır uygulanan 9010 seçim barajı; darbenin Türkiye halkları üzerinde yarattığı hakeza işçi sınıfı ve emekçiler ile ezilen tüm toplum kesimlerine yönelik baskı ve sindirme politikalarından biridir. Yüzde 10 seçim barajının olduğu bir ülkede demokrasiden, temsilde adaletten söz edilemeyeceği gibi, darbeyle de hesaplaşılamaz. Bu bakımdan seçim barajı, halk iradesinin, farklı toplumsal kesimlerin, bir kentin ya da bir bölgenin yurttaşlarının demokratik adil temsil ve yönetime katılma hakkının önüne konulan bir barikata dönüşmektedir.

Netice itibariyle barajın seçim sonuçlarında bazı değişiklikler yaptığı ve fazla oy alan partiler yararına sonuçlar meydana getirdiği görülmektedir. Seçim barajının yarattığı bu durum; halkta demokrasiye güveni azaltmakta ve seçmen üzerinde yaratılan psikolojik baraj oy kullanma oranına da sirayet etmekte, halk, oy kullanma hakkını kullanmayı tercih etmemektedir. Halk iradesinin birebir etkisini bulduğu milletvekili seçimlerinin demokratikleştirilmesi ve halk iradesinin TBMM'ye yansıması adına seçim barajının kaldırılması yahut düşürülmesi elzemdir.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam