5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 4 madde
Kaynak göster
2/664 esas numaralı kanun teklifi 7 Temmuz 2022 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mahmut Tanal (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Mahmut Tanal (CHP, Şanlıurfa). “5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/664, 7 Temmuz 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-664-5237-sayili-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/07ac373f-eca6-4086-bc95-0188de048fa4
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleAdalet Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 4 madde
MADDE 126/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bend…
26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bend eklenmiştir.
"7) Ekokırım"
Gerekçe: Ekokırım suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na eklenmiştir.
MADDE 25237 sayılı Kanunun 181 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
5237 sayılı Kanunun 181 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
"Ekokırım
Madde 181/4: Çevreye ağır ve geniş çapta ya da ağır ve uzun vadeli bir biçimde zarara yol açmasının kuvvetle muhtemel olduğunun bilinci ile çevreye zarar veren kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."
Gerekçe: Madde ile çevreye, geri dönüşü olmayan ya da makul bir süre içerisinde onarılamayacak, bir ekosistemin, türlerin veya çok sayıda insana zarar verecek çevrede olumsuz değişiklik, bozulma veya hasarın meydana gelmesine neden olan ve eylemleri sonucu meydana gelecek zararları umursamazca göz ardı eden kişilere yaptırım uygulanması sağlanarak kişilerin sağlıklı çevrede yaşama hakkının ihlalinin önüne geçilmesi hedeflenmektedir.
MADDE 3Bu Kanun yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 4Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (5 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Çevrenin canlı öğelerinin hayat aktivitelerini olumsuz yönde etkileyen, cansız ögelerin üzerinde ise yapısal zararlar meydana getiren ve niteliklerini bozan yabancı maddelerin hava, su ve toprağa yoğun bir şekilde karışması olayına "çevre kirliliği" denilmektedir. Bir diğer ifadeyle çevre kirliliği, doğal yaşam alanlarının, insan eliyle ve doğal olmayan yollarla bozulması ve bunun neticesinde canlıların hayati aktivitelerinin olumsuz yönde etkilenmesidir. Çevre, tüm insanlığı ilgilendiren bir olgudur.
Ekosistem, süreklilik arz eden ekolojik bir sistemdir. Doğal çevremiz de ekosistemin bir parçasıdır. İçinde yaşadığımız evren, bir döngü içinde işleyen unsurlarla birlikte varlığını devam ettirmektedir. Ekosistemde yaşanan eksiklikler, aksaklıklar, doğal çevremizin yapı ve işleyişini de doğrudan etkilemektedir. Çevre kirliliğinden dolayı iklimlerin bozulması, canlı türlerinin zarar görmesi hatta canlıların neslinin tükenmesi, buzulların erimesi, kuraklıkların yaşanması, mevsimlerin gecikmesi, yeryüzü şekillerinin değişmesi gibi durumlar ekosisteminin zarar gördüğünü göstermektedir.
T.C. Anayasası'nın 56. maddesi: "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler (...)" şeklinde düzenlenmiştir. Bu madde hükmü ile herkesin sağlıklı çevrede yaşama hakkı Anayasamız ile güvence altına alınmıştır.
Çevrenin zarar görmesi, dengelerin bozulmasına neden olarak ekosistemin zarar görmesine sebebiyet vermektedir. Bu durum ise tüm insanların Zarar görmesi anlamına gelmektedir. İnsanlar eliyle doğaya verilen geri dönüşsüz zararlar, vatandaşlarımızın sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını ihlal etmektedir. Bundandır ki çevreye, geri dönüşü olmayan ya da makul bir süre içerisinde onarılamayacak, bir ekosistemin, türlerin veya çok sayıda insana zarar verecek çevrede olumsuz değişiklik, bozulma veya hasarın meydana gelmesine neden olan ve eylemleri sonucu meydana gelecek zararları umursamazca göz ardı eden kişilerin cezalandırılması gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı, işbu kanun teklifimiz ile çevreye ağır ve geniş çapta ya da ağır ve uzun vadeli bir biçimde zarara yol açmasının kuvvetle muhtemel olduğunun bilincinde, keyfi olarak işlenen ekokırım suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na dahil edilerek, kişilerin sağlıklı çevrede yaşama hakkının ihlal edilmesinin engelehiYesi amaçlanmıştır. Kaka
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR