Çocukların suça sürüklenmesi meselesi, dünyanın pek çok ülkesinin karşı karşıya olduğu çok boyutlu bir sorundur. Dünya genelinde çocuk suçluluğuna ilişkin eğilimler; suçun niteliğinin değiştiğini, suça karışma yaşının giderek düştüğünü ve çocukların çoğu zaman bireysel faktörlerin yanında sosyal, ekonomik ve çevresel risklerin etkisiyle bu sürecin içine çekildiğini göstermektedir. Özellikle son dönemde çocuklar tarafından gerçekleştirilen ağır şiddet olayları, bıçaklı ve silahlı saldırılar, akran zorbalığının suç boyutuna ulaşan örnekleri ile ölüm ve ağır yaralanma ile sonuçlanan vakalar, meselenin vahametini daha da arttırmaktadır.
Öte yandan bazı suç çevrelerinin ve örgütlü yapıların çocukları kendi faaliyetlerinde kullanmaya yöneldiği, çocukların hukuki statülerinden kaynaklanan koruma mekanizmalarını bir istismar alanına dönüştürmeye çalıştığı görülmektedir. Çocuk adalet sistemindeki mevcut bazı uygulamalar zaman zaman bir cezasızlık algısının oluşmasına neden olmakta, bu durum hem çocukların suç örgütlerinin etkisine daha açık hâle gelmesine hem de toplumda adalet duygusunun zedelenmesine yol açabilmektedir. Çocukların korunması ile kamu düzeninin sağlanması arasında sağlıklı bir denge kurulabilmesi için mevcut sistemin güncel ihtiyaçlar ışığında yeniden değerlendirilmesi kaçınılmaz görünmektedir.
Çocuk suçluluğu meselesi, ceza hukukunda yapılacak sınırlı değişikliklerle çözülebilecek dar kapsamlı bir alan değildir. Çocuğun suçla temas ettiği noktaya gelinceye kadar aile, okul, sosyal çevre, dijital ortamlar, ekonomik koşullar, koruyucu sosyal hizmet mekanizmaları ve kamu kurumlarının müdahale kapasitesi gibi çok sayıda unsur sürece etki etmektedir. Bu Teklifle çocukların adli süreçleriyle ilgili düzenlemelerin yanı sıra çocukların suçtan korunmasını, risk altında bulunan çocukların erken dönemde tespit edilmesini, mağdur çocukların desteklenmesini ve suç işleyen çocukların yeniden topluma kazandırılmasını esas alan çok yönlü bir yaklaşım benimsenmektedir.
Kanun Teklifiyle;
Çocuklar için 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinde yaş küçüklüğüne ilişkin öngörülen hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının artırılmasına yönelik düzenleme yapılarak, caydırıcılığın sağlanması ve çocukların örgütler tarafından suistimal edilerek suçta kullanılmasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Aynı nedenlerle belli kıstaslar dikkate alınarak kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen çocuklar bakımından hâkime takdir yetkisi verilmektedir. Bununla birlikte suçta kullanılan çocukların büyük bölümünün 15-18 yaş arasındaki çocuklardan oluşması dikkate alınarak 15-18 yaş arasındaki çocukların suçta kullanılmalarını önlemek ve caydırıcılığı sağlamak amacıyla eylemlerinin tekerrüre esas alınmasına yönelik düzenleme yapılmaktadır.
Diğer taraftan çocukların tekrar suç işlemesinin önlenmesi ve sosyal hayata sağlıklı biçimde uyumunun sağlanması amacıyla, infaz sisteminin etkinliğinin artırılması hedeflenmektedir. Bu doğrultuda, infaz sürecinde çocuğun bireysel özellikleri, aile yapısı, eğitim durumu ve psikososyal koşulları ile suçun niteliği dikkate alınarak ihtiyacına özel müdahale planları oluşturulması gerekmektedir. Değişiklikle, çocuk hükümlülerin hapis cezalarının doğrudan çocuk eğitimevlerinde infaz edilmesi yerine infaza çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında başlanmasına ve iyi halli olduğunun tespit edilmesi halinde eğitimevlerine ayrılmasına imkân veren düzenleme yapılmaktadır. Böylelikle, çocukların ceza infaz sürecinde denetim altında tutulmasının yanında, olumlu davranış değişikliklerinin teşvik edilmesi ve yeniden suç işlemelerinin önlenmesi ile etkin ve caydırıcı bir infaz sürecine tabi tutulmaları amaçlanmaktadır. Bununla birlikte çocuklar bakımından rehabilitasyon süreçlerinin yeterli sürelerle ve daba etkin uygulanabilmesinin sağlanması ve daha uzun süreli denetim, eğitim ve iyileştirme faaliyetleriyle çocuğun ıslah olmuş bir şekilde yeniden topluma kazandırılabilmesi amacıyla koşullu salıverilme süresinin hesaplanması hususunda değişiklik yapılmaktadır.
Çocuklar tarafından işlenen yaralama ve öldürme suçlarında kullanılan aletlerin çoğunlukla 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamında olmadığı ve bu durumun hem kendi güvenlikleri hem de toplum güvenliği için tehlike oluşturduğu görülmektedir. Düzenleme ile 6136 sayılı Kanun kapsamında olmayan kesici, delici ve bereleyici aletlerin çocuklara satılması, çocuklar tarafından taşınmasının yasaklanması amaçlanmaktadır.
Toplumun temelini oluşturan aile içinde kişilerin fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalmadan hayatlarını devam ettirmesi, hem ailevi hem de toplumsal huzurun temini bakımından önem arz etmektedir. Birçok ulusal strateji belgesinde yer verildiği üzere şiddetin her türlüsüyle sıfır tolerans ilkesi çerçevesinde mücadele edilmesi gerekmektedir. Şiddet fülleriyle mücadele etmenin en önemli yöntemlerinden biri de etkili bir ceza hukuku korumasının sağlanmasıdır. Teklifle, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçlarının cezaları caydırıcılığın sağlanması amacıyla artırılmaktadır. Böylelikle kişilerin özellikle çocuklara veya bakıma muhtaç bireylere yönelik sistematik kötü muamelelerinin önüne geçilmesi ve ailevi sorumluluklarının ihlalinin engellenmesi hedeflenmektedir.
Çocuk adaletinin etkili, eşgüdümlü ve sürdürülebilir biçimde işlemesi ancak ilgili tüm kurumların aktif katılımı ve iş birliği ile mümkündür. Adalet, sağlık, eğitim, sosyal hizmet, kolluk kuvvetleri, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları arasında sağlanacak kurumlar arası koordinasyon, çocuğa yönelik hizmetlerin bütüncül ve zamanında sunulmasını temin edecek; çok disiplinli müdahale ve izleme sistemlerinin işlerliğini artıracaktır. Kurumlar arası veri paylaşım mekanizmalarının oluşturulması ve vaka bazlı yönlendirme sistemlerinin geliştirilmesi çocukların korunmasına ve adalet sistemine güven duyulmasına katkı sağlayacaktır.
Bu kapsamda Teklifle, koruyucu ve destekleyici hizmetlerin güçlendirilmesi, ilgili kurumlar arasında etkin koordinasyonun sağlanması ve çocukların adalet sistemiyle temas ettikleri tüm aşamalarda üstün yararları gözetilerek sürecin etkin ve eşgüdümlü yürütülmesine yönelik düzenlemeler yapılmaktadır.
Çocuk adalet sisteminde kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk için kullanılan suça sürüklenen çocuk teriminin; soruşturma aşamasında suç işlediği hususunda kesin bir hüküm bulunmadığı halde suça sürüklendiği ön kabulünde bulunması ve her yaş grubundaki çocuğu edilgen kabul etmesinden dolayı bu terim ile ilgili düzenleme yapılmaktadır.
Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığı, davranışsal bağımlılık ya da ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık sebeplerinden biriyle kendisi veya başkası için tehlike oluşturan çocukların, tedavisi ve rehabilitasyonunun sağlanmasına yönelik zorunlu tedavi ve yatışına imkan sağlayan düzenleme yapılmaktadır.
Teklif, yukarıda açıklanan gerekçelerle hazırlanmıştır.