İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/3771 YASALAŞTI · 7593 SAYILI KANUN

Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

102 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 18 madde

Kaynak göster

2/3771 esas numaralı kanun teklifi 14 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mustafa Köse (AK Parti) ve 1 vekil; 102 imza. 8 Ağustos 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edildi; 7593 sayılı Kanun, 18 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete (sayı 33344).

Mustafa Köse (AK Parti, Antalya) ve diğerleri. “Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/3771, 14 Temmuz 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-3771-cocuk-koruma-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/ff2faec8-ca73-412c-8a14-019f5f8b0dc0

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından ve Resmî Gazete’den
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    102 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Adalet Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi
    Komisyon raporu Genel Kurul’a sunuldu
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Görüşüldü
  5. 7593 sayılı Kanun
  6. Resmî Gazete
    Sayı 33344 · 7593 sayılı Kanun
25 gün
Sunuluştan kabule
10 gün
Kabulden yayıma

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

102 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İmzacıların tamamı (102)İmzacı listesini kapat
Mustafa Köse · ilk imza · AntalyaMüşerref Pervin Tuba Durgut · ilk imza · İstanbulAbdulkadir Özel · HatayAbdullah Ağralı · KonyaAbdullah Doğru · AdanaAbdurrahim Fırat · ErzurumAbdürrahim Dusak · ŞanlıurfaAdem Çalkın · KarsAdem Yeşildal · HatayAdil Biçer · KütahyaAhmet Mücahit Arınç · ManisaAhmet Salih Dal · KilisAli Kıratlı · MersinAli Özkaya · AfyonkarahisarAyhan Salman · BursaBurhan Kayatürk · VanBünyamin Bozgeyik · GaziantepCelalettin Köse · GümüşhaneCemil Yaman · KocaeliCevahir Asuman Yazmacı · ŞanlıurfaCevahir Uzkurt · NiğdeCüneyt Aldemir · TokatCüneyt Yüksel · İstanbulÇiğdem Erdoğan · SakaryaÇiğdem Karaaslan · SamsunEjder Açıkkapı · ElazığEmel Gözükara Durmaz · BursaEmre Çalışkan · NevşehirErcan Öztürk · DüzceErol Keleş · ElazığErsan Aksu · SamsunErtuğrul Kocacık · SakaryaFahrettin Tuğrul · UşakFaruk Aytek · AdanaFatma Aksal · EdirneFatma Öncü · ErzurumFatma Serap Ekmekci · KastamonuFeyzi Berdibek · BingölHarun Mertoğlu · RizeHasan Arslan · AfyonkarahisarHasan Ekici · KonyaHikmet Başak · ŞanlıurfaHulusi Akar · KayseriHüseyin Özhan · Adıyamanİbrahim Ethem Taş · Antalyaİbrahim Yurdunuseven · Afyonkarahisarİsmail Erdem · İstanbulJülide Sarıeroğlu · AnkaraKaan Koç · ArdahanKayhan Türkmenoğlu · VanKemal Karahan · HatayLatif Selvi · KonyaLütfiye Selva Çam · AnkaraMahmut Rıdvan Nazırlı · ElazığMehmet Ali Cevheri · ŞanlıurfaMehmet Ali Çelebi · İzmirMehmet Baykan · KonyaMehmet Demir · KütahyaMehmet Eyup Özkeçeci · GaziantepMehmet Faruk Pınarbaşı · ŞanlıurfaMehmet Sait Yaz · DiyarbakırMervan Gül · SiirtMestan Özcan · TekirdağMesut Bozatlı · GaziantepMevlüt Kurt · KahramanmaraşMurat Cahid Cıngı · KayseriMustafa Arslan · TokatMustafa Hakan Özer · KonyaMustafa Nedim Yamalı · AnkaraMustafa Oğuz · BurdurMustafa Varank · BursaMustafa Yavuz · BursaNilgün Ök · DenizliOrhan Ateş · BayburtOsman Zabun · IspartaÖmer Oruç Bilal Debgici · KahramanmaraşRefik Özen · BursaRukiye Toy · SivasRümeysa Kadak · İstanbulSadettin Hülagü · KocaeliSaffet Bozkurt · ZonguldakSayın Bayar Özsoy · KayseriSeda Gören · İstanbulSelami Altınok · ErzurumSerkan Bayram · İstanbulSevan Sıvacıoğlu · İstanbulSeydi Gülsoy · OsmaniyeSuat Pamukçu · İstanbulSunay Karamık · AdanaSüleyman Şahan · YozgatŞahin Tin · DenizliŞamil Ayrım · İstanbulŞebnem Bursalı Aksoy · İzmirTuba Köksal · KahramanmaraşTuran Bedirhanoğlu · BitlisÜmmügülşen Öztürk · İstanbulVeysal Tipioğlu · KocaeliYakup Otgöz · MuğlaYusuf Ahlatcı · ÇorumYusuf Ziya Aldatmaz · BartınYücel Arzen Hacıoğulları · İstanbulYüksel Coşkunyürek · Bolu

İLK İMZA

İlk imza sahipleri

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 18 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 110/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna 13 üncü…

10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna 13 üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

"MADDE 13/A- Ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."

Gerekçe: Maddeyle, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna yeni bir madde eklenmektedir. Ateşli silahların bireysel olarak bulundurulması, niteliği gereği yüksek risk barındırmakta ve bu durum silah sahibine veya zilyedine ağır bir objektif özen yükümlülüğü yüklemektedir. Ateşli silahların ev, araç veya benzeri ortamlarda yeterli güvenlik tedbirleri alınmaksızın muhafaza edilmesi sonucu çocuklar tarafından kolaylıkla ele geçirilebildiği ve bunun neticesinde ölüm, yaralanma ve kamu güvenliğini tehdit eden ciddi olayların meydana geldiği bilinmektedir. Bu durum, ateşli silahların muhafazasında gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi haline ilişkin düzenleme yapılması ihtiyacını doğurmuştur. Düzenlemeyle, ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafindan ele geçirilmesi müstakil bir suç haline getirilmektedir. Böylelikle ateşli silaha sahip olan veya bu silahları herhangi bir sebeple bulunduran kişilerin muhafaza yükümlülüklerinde gerekli ve azami dikkat ve özeni göstermelerinin sağlanması amaçlanmaktadır. Belirtmek gerekir ki, bu madde hükmüne istinaden cezaya hükmedilebilmesi için fiilin daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçu oluşturmaması gerekmektedir.

MADDE 226/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "oniki…

26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "oniki yıldan onbeş yıla;" ibaresi "onüç yıldan onsekiz yıla;", "dokuz yıldan onbir yıla" ibaresi "on yıldan oniki yıla", "yedi yıldan" ibaresi "dokuz yıldan" şeklinde ve üçüncü fıkrasında yer alan "onsekiz yıldan yirmidört yıla;" ibaresi "ondokuz yıldan yirmiyedi yıla;", "oniki yıldan onbeş yıla" ibaresi "onbeş yıldan onsekiz yıla", "oniki yıldan fazla" ibaresi "onbeş yıldan fazla" şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"(4) Somut olayda;

a) Kasta dayalı kusurun ağırlığı,

b) Güdülen amaç ve saik,

c) Suçun işleniş şekli,

d) Daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum edilmiş olma, hususlarından biri ya da birkaçı göz önünde bulundurularak kasten öldürme (madde 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87) suçlarını işleyen onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında üçüncü fıkra hükümleri uygulanmayabilir. Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış ceza sorumluluğu bulunan kişiler hakkında ise ikinci fıkra hükümleri yerine üçüncü fıkra hükümleri uygulanabilir."

Gerekçe: Maddeyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olan çocuklar ile onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış çocuklar hakkında verilecek cezalardan belirli oranlarda indirim yapılmaktadır. Kasten öldürme, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama gibi en ağır sonuçları doğuran suçlarda, fail çocuğun bireysel özellikleri, kusurunun ağırlığı ve suçun işleniş biçimi arasında önemli farklılıklar bulunduğu durumlarda mevcut düzenlemenin hâkime somut olayın özelliklerini yeterince dikkate alabileceği bir değerlendirme alanı tanımadığı tespit edilmektedir. Maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında yapılan değişiklikle, fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olan çocuklar ile onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış çocuklar hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezası yerine verilecek süreli hapis cezalarının alt ve üst sınırlarında artırım yapılmakta ve süreli hapis cezaları bakımından her bir fiil için verilecek hapis cezasına ilişkin sınırlar yükseltilmektedir. Böylelikle, suç ve cezalar arasındaki ölçülülük ve orantılılığın korunması ile ceza adaletinin sağlanması yanında suçla daha etkin mücadele edilmesi amaçlanmaktadır. Maddeye eklenen dördüncü fikrayla, somut olay bakımından; kasta dayalı kusurun ağırlığı, güdülen amaç ve saik, suçun işleniş şekli veya daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum edilmiş olma hususları dikkate alınarak Türk Ceza Kanununun 81 inci, 82 nci ve 87 nci maddelerinde düzenlenen kasten öldürme suçu ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu işleyen 15 ila 18 yaş arası çocuklar hakkında üçüncü fıkra hükümlerinin uygulanmayabileceği, ceza sorumluluğu bulunan 12 ila 15 yaş arası çocuklar hakkında ise dördüncü fıkrada belirlenen hususların varlığı halinde hâkim takdiri ile onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olanlara ilişkin hükümlerin uygulanabilmesi kabul edilmektedir.

MADDE 35237 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "onsekiz yaşını" ibaresi "onbeş yaşını"…

5237 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "onsekiz yaşını" ibaresi "onbeş yaşını" şeklinde değiştirilmiştir.

Gerekçe: Maddeyle, 5237 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin beşinci fıkrasında değişiklik yapılmaktadır. Maddeyle, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin yaş istisnası yeniden düzenlenmektedir. Son zamanlarda çocukların suç işleme davranışını devam ettirdiği ve mükerrer suç işleme oranlarının yükselmekte olduğu görülmektedir. Bu çerçevede, fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmuş çocuklar tarafından işlenen suçların tekerrüre esas alınması sağlanarak, tekrar suç işlenmesinin önlenmesi, caydırıcılığın güçlendirilmesi ve toplum güvenliğinin daha etkin şekilde korunması amaçlanmaktadır.

MADDE 45237 sayılı Kanunun 233 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "bir yıla" ibaresi "üç aydan iki yıla"…

5237 sayılı Kanunun 233 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "bir yıla" ibaresi "üç aydan iki yıla", ikinci fıkrasında yer alan "üç aydan bir yıla" ibaresi "altı aydan iki yıla", üçüncü fıkrasında yer alan "üç aydan bir yıla" ibaresi "bir yıldan üç yıla" şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"(4) Birinci ve üçüncü fıkralarda tanımlanan fiiller nedeniyle çocuğun kasten öldürme (madde 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87) suçunu işlemesi halinde şikayet aranmaksızın, faile bu madde uyarınca verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır."

Gerekçe: Maddeyle, 5237 sayılı Kanunun 233 üncü maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Aile, bireyin korunması, gelişimi ve toplumsallaşması bakımından temel kurum niteliğindedir. Aile hukukundan kaynaklanan bakım, eğitim, gözetim ve destek yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi, özellikle çocuklar bakımından ihmal, mağduriyet ve suç işleme riskini artırabilmektedir. Uygulamada; çocuğun eğitim hakkından yoksun bırakılması, bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihmal edilmesi, ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanmaması gibi fillerin çocukların gelişimini olumsuz etkilediği ve bazı durumlarda ağır suçlara yönelmelerinde etkili olabildiği görülmektedir. Bu nedenle aile hukukundan doğan yükümlülüklerin etkin şekilde yerine getirilmesinin sağlanması önem taşımaktadır. Düzenlemeyle, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçuna ilişkin ceza miktarları artırılarak aile kurumunun ve çocukların daha etkin şekilde korunması amaçlanmaktadır. Ayrıca, birinci ve üçüncü fıkralarda tanımlanan yükümlülüklerin ihlali sonucu çocuğun kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işlemesi hâlinde, yükümlülüğünü ihlal eden kişi hakkında verilecek cezaların yarısından iki katına kadar artırılması öngörülmektedir.

MADDE 54/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 174 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki…

4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 174 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

"e) Onbeş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen,"

Gerekçe: Maddeyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenleme yapılmaktadır. Ceza yargılamasında iddianame, yargılamanın başlaması açısından son derece önem arz etmektedir. Soruşturma aşamasında deliller tamamen ve usule uygun bir şekilde toplanmadan kamu davası açılması durumunda mahkemece bu işlemlerin yapılması nedeniyle yargılamalar uzamaktadır. Eksik soruşturmayla açılan kamu davası, hem sanığın savunma hakkını zedelemekte hem de mahkemenin sağlıklı ve etkin bir yargılama yapmasını engellemektedir. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35 inci maddesinin birinci fıkrasında, çocuklar hakkında mahkemelerin, çocuk hâkimlerinin veya Cumhuriyet savcılarının gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırabileceği, sosyal inceleme raporunun, çocuğun, işlediği filin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tespitinde mahkeme tarafından göz önünde bulundurulacağı hüküm altına alınmıştır. Teklifle, 5395 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin üçüncü fikrasında yapılması öngörülen düzenlemeyle, onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunluluğu getirilmektedir. Maddenin birinci fıkrasına eklenen bentle, 5395 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yapılması öngörülen düzenlemenin uygulanabilirliğinin ve etkinliğinin artırılması amacıyla onbeş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme raporu aldırılmadan düzenlenen iddianamelerin mahkeme tarafından iade edilebilmesine ilişkin hüküm getirilmektedir.

MADDE 613/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 11 inci maddesinin…

13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Çocuk tutukluların" ibaresi "Çocuk hükümlülerin veya tutukluların" şeklinde değiştirilmiş ve ikinci fıkrasında yer alan "çocuklar," ibaresinden sonra gelmek üzere "suç türleri," ibaresi eklenmiştir.

Gerekçe: Maddeyle, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 11 inci maddesin birinci ve ikinci fıkrasında değişiklik yapılmaktadır. İnfaz sürecinde çocuğun bireysel özellikleri, aile yapısı, eğitim durumu ve psikososyal koşulları ile suçun niteliği dikkate alınarak ihtiyacına özel müdahale planları oluşturulması gerekmektedir. Maddenin birinci fıkrasındaki değişiklikle, çocuk hükümlülerin hapis cezalarının doğrudan çocuk eğitimevlerinde infazına başlanması yerine infaza çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında başlanmasına ve iyi halli olduğunun tespit edilmesi halinde eğitimevlerine ayrılmasına imkân veren düzenleme yapılmaktadır. Böylelikle, çocukların ceza infaz sürecinde yalnızca denetim altında tutulması değil, aynı zamanda olumlu davranış değişikliklerinin teşvik edilmesi ve yeniden suç işlemelerinin önlenmesi ile etkin ve caydırıcı bir infaz sürecine tabi tutulmaları amaçlanmaktadır. Maddenin ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle, çocuk kapalı ceza infaz kurumunda oniki-onsekiz yaş grubu çocukların barındırılmasında suç türlerinin de dikkate alınması sağlanmakta; ağır suçlar ile hafif nitelikteki suçlardan kurumda bulunan çocukların aynı bölüm veya koğuşlarda bir arada tutulmasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 75275 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki…

5275 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

"(3) Çocuk hükümlülerin çocuk kapalı ceza infaz kurumundan çocuk eğitimevine ayrılmalarına 89 uncu madde uyarınca psikolog, pedagog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, psikolojik danışman, rehberlik uzmanı ve öğretmen gibi en az bir uzman görevlinin de katılımıyla idare ve gözlem kurulu tarafından yapılan değerlendirme sonucunda karar verilir. Çocuk eğitimevine ayırmaya ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen çocuk hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri altı ayı geçemez."

"(4) Aşağıdaki hâllerde çocuk hükümlüler hakkında verilen cezalar doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine getirilir:

a) Terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere, kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az hapis cezasına mahkum olanlar.

b) Taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum olanlar.

(5) Doğrudan çocuk eğitimevine alınanlar dahil olmak üzere bu kurumlarda bulunan çocuk hükümlülerden;

a) Firar edenler veya başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı verilenler idare ve gözlem kurulu kararıyla,

b) Kapalı ceza infaz kurumuna iade veya odaya kapatma disiplin cezası alıp, bu cezası kesinleşmiş olanlar veya asayiş ve düzenin sağlanması amacıyla disiplin cezası kesinleşmemiş olsa bile eylemi kurum düzeni ya da kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturanlar idare ve gözlem kurulu kararıyla, çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilirler.

(6) Çocuk hükümlülerin, suç ve ceza türlerine göre, çocuk eğitimevlerine ayrılıp ayrılmamalarına, çocuk eğitimevlerinde geçirecekleri sürelere, çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınmalarına, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınanların çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte gösterilir."

Gerekçe: Maddeyle, 5275 sayılı Kanunun 15 inci maddesinde düzenleme yapılmaktadır. Teklifle, 5275 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde düzenleme yapmak suretiyle çocuk hükümlülerin cezalarının infazına çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında başlanması yönünde hüküm getirilmektedir. Maddenin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle, çocuk hükümlülerin çocuk kapalı ceza infaz kurumundan çocuk eğitimevine ayrılmalarına 89 uncu madde uyarınca psikolog, pedagog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, psikolojik danışman, rehberlik uzmanı ve öğretmen gibi en az bir uzman görevlinin de katılımıyla idare ve gözlem kurulu tarafından yapılan iyi hâl değerlendirmesi sonucunda karar verileceği kabul edilmektedir. Ayrıca, çocuk eğitimevine ayırmaya ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen çocuk hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süresinin altı ayı geçemeyeceği düzenlenmektedir. Bu süre, yönetmelikle belirlenecektir. Maddeye eklenen dördüncü fıkrayla, doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine getirilecek cezalar belirlenmektedir. Buna göre terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az, taksirli suçlardan ise toplam beş yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum olan çocuk hükümlülerin cezaları doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine getirilecektir. Maddeye eklenen beşinci fıkrayla, çocuk eğitimevlerinde bulunan çocuk hükümlülerin hangi hallerde çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderileceği düzenlenmektedir. Maddeye eklenen altıncı fıkrayla, çocuk hükümlülerin, suç ve ceza türlerine göre, çocuk eğitimevlerine ayrılıp ayrılmamalarına, çocuk eğitimevlerinde geçirecekleri sürelere, çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınmalarına, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınanların çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esasların yönetmelikte belirleneceği öngörülmektedir.

MADDE 85275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"(5) Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (madde 81, 82 ve 83), cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102 ve 103), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (madde 188) ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu (madde 220) hariç olmak üzere, koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onbeş yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır."

Gerekçe: Teklifle, 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin beşinci fıkrasında düzenleme yapılmaktadır. Mevcut düzenlemede, çocukların infaz süreleri yetişkinlere kıyasla daha kısa tutulmaktadır. Bu kapsamda, koşullu salıverilme süresinin hesaplanması bakımından çocuğun onbeş yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak kabul edilmektedir. Ancak, bazı suçlar bakımından infaz sürelerinin kısa olmasının çocuğun ıslahı ve yeniden topluma kazandırılması için yeterli olmadığı ve bu durumun çocuğun yeniden suç işleme riskini artırdığı gözlemlenmiştir. Düzenlemeye göre, koşullu salıverilme sürelerinin hesaplanmasında çocuğun onbeş yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin cezalar bakımından bir gün olarak dikkate alınacaktır. Böylelikle, çocuklar bakımından rehabilitasyon süreçlerinin yeterli sürelerle ve daha etkin uygulanabilmesi sağlanmakta, daha uzun süreli denetim, eğitim ve iyileştirme faaliyetleriyle çocuğun ıslah olmuş bir şekilde yeniden topluma kazandırılması hedeflenmektedir.

MADDE 930/3/20059 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununa 43/B maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde…

30/3/20059 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununa 43/B maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

"Amaç dışı bıçak taşıma

MADDE 43/C —(1) Her ne ad altında olursa olsun, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamı dışında kalan her tür bıçak ile diğer kesici, delici veya bereleyici aletlerin;

a) 11/9/1981 tarihli ve 2521 sayılı Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, Nişan Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanuna göre ruhsatlandırılan yerler ile ilgili yönetmeliğe göre ruhsatlandırılan işyerleri dışında satışı ve sergilenmesi,

b) Onsekiz yaşından küçük çocuklara satılması ve çocuklar tarafından satın alınması veya taşınması, yasaktır.

(2) Bu maddenin birinci fıkrasında sayılan yasaklara uymayanlara beşbin Türk Lirası, kabahate konu bıçak veya aletlerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde ise onbiri Türk Lirası idari para cezası verilir. Ayrıca bu kabahatin işlendiğini öğrenen işletici veya sorumlunun yetkili makamlara bildirim yapmaması halinde beşbin Türk Lirası idari para cezası verilir.

(3) Bu maddenin birinci fıkrasında sayılan kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.

(4) Bu maddenin birinci fıkrasında sayılan kabahat dolayısıyla idari para cezasına ve elkoymaya kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesine mülki amir tarafından karar verilir.

(5) Bu maddenin birinci fıkrasındaki kabahati işlediği sırada onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında çocuğun üstün yararı gözetilerek, 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu hükümleri uyarınca koruyucu ve destekleyici tedbirlere karar verilmesi amacıyla mülki amir tarafından çocuk hâkiminden tedbir talebinde bulunulur.

(6) Bu madde hükmü internet satışları ve mesafeli satışlar için de uygulanır.

(D Bir sanat veya mesleğin icrası için gerekli bıçak, şiş ve benzerlerinin icra yerinde ve icra eden kişilerce kullanılması, bulundurulması ve taşınması bu madde hükümlerine tabi değildir."

Gerekçe: Maddeyle, 5326 sayılı Kabahatler Kanununa yeni bir madde eklenmektedir. Sırf saldırı veya savunma amacıyla üretilmemiş olmakla birlikte, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun kapsamı dışında kalan; av bıçağı, ekmek bıçağı, satır, zırh bıçağı, kasap bıçağı, döner bıçağı, bağ bıçağı, sallama gibi farklı şekillerde adlandırılan her türden bıçakların ve diğer kesici aletlerin yanı sıra ucu sivri tornavida ve şiş benzeri delici aletler ile özel üretilmiş tahta sopa, levye ve demir çubuk gibi bereleyici aletler kolay ulaşılabilir olmaları kasten yaralama, kasten öldürme gibi şiddet içeren suçlarda sıkça kullanılmaktadır. Maddenin birinci fikrasıyla, kamu düzeni ve kamu) güvenliğinin sağlanması, suç işlenmesinin önlenmesi, çocukların kişisel güvenliğinin sağlanması ve müessif olayların önüne geçilmesi için ruhsatlı işyerleri dışında, pazar yerlerinde açıkta, gezici tezgâhlarda satışı ile sergilenmesinin ve ruhsatlı işyerlerinde çocuklara satışının, çocuklar tarafından satın alınmasının veya taşınmasının yasaklanması sağlanmaktadır. Maddenin ikinci fikrasıyla, birinci fıkrada belirtilen kabahate konu yasaklara aykırı davrananlar ile bu kabahatin işlendiğini öğrenmesine rağme yetkili makamlara bildirimde bulunmayan işletici veya sorumlular hakkında idari yaptırım uygulanabilmesine imkân tanınmaktadır. Bu suretle, söz konusu yasaklara uyumun sağlanması, bildirim yükümlülüğünün etkin kılınması ve kabahatin önlenmesine yönelik caydırıcılığın artırılması amaçlanmaktadır. Maddenin üçüncü fıkrasıyla, kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilmesi öngörülmek suretiyle, kamu güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Maddenin dördüncü fikrasıyla, idari para cezası ve elkoyma yaptırımına karar vermeye yetkili makamlar ile mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar verecek merci belirlenerek, uygulamada yetki ve usule ilişkin tereddütlerin giderilmesi ve işlemlerin etkin şekilde yürütülmesi öngörülmektedir. Maddenin beşinci fıkrasıyla, çocukların üstün yarar gözetilerek, bu kabahati işlediği sırada 15 yaşını doldurmamış çocuklar bakımından da mülki amir talebiyle çocuk hâkimi tarafından Çocuk Koruma Kanunu hükümlerine göre ilgili mevzuatta bu yaş grubuna yönelik tedbirlerden birine veya birkaçına karar verilebilmesi imkânı getirilmektedir. Maddenin altıncı fıkrasıyla bu madde hükümlerinin internet satışları ve mesafeli satışlar için de uygulanacağı hükme bağlanmaktadır. Maddenin yedinci fikrasıyla, bir sanat veya mesleğin icrası için gerekli bıçak, şiş ve benzerlerinin icra yerinde ve icra eden kişilerce kullanılması, bulundurulması ve taşınması bu madde hükümlerine tabi olmayacağı öngörülmektedir. eklenmektedir. Çocuk adalet sisteminin temel amacı, suç işleyen! çocuğun korunması, gelişiminin desteklenmesi ve yeniden topluma kazandırılmasıdır. Bu doğrultuda çocuklara yönelik müdahalelerin, çocuğun üstün yararı ilkesi esas alınarak eğitici ve rehabilite edici nitelikte olması önem taşımaktadır. Maddenin birinci fıkrasıyla, ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar bakımından uygulanabilecek oyönlendirme tedbirleri oçocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak tanımlanmaktadır. Böylece çocuğun işlediği filin niteliği, kişisel özellikleri, ihtiyaçları ve risk durumu dikkate alınarak yeniden suç işlemesini önlemeye yönelik bireyselleştirilmiş müdahale

MADDE 103/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde…

3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

"Yönlendirme tedbirleri

MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 5 inci maddesinde düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yanında bu maddede düzenlenen yönlendirme tedbirleri, ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.

(2) Yönlendirme tedbirleri olarak;

a) Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri: Spor kulüpleri, gençlik merkezleri, spor tesisleri ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarında; Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere çocukların 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görev almalarına,

b) Dijital risklerden korunma tedbiri: Kullandığı telefon cihazı, telefon hattı veya her türlü bilgisayar, tablet ve benzeri dijital cihazın bildirilerek cihazın tedbir kararından sonraki hareketlerini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından 3 aydan az 2 yıldan fazla olmamak üzere çeşitli takip yazılımlarıyla ilgili kurum denetimine açmaya, riskli olarak tanımlı bazı mecralar, uygulamalar ve dijital platformlarına erişimin engellenmesine,

c) Kitap ve kütüphane tedbiri: Kütüphane ve okuma salonu gibi yerlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görev almaya veya bu kuruluşların yetkililerince belirlenen eserleri okumaya,

d) Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri: Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar park, bahçe, sahil gibi belirlenecek bir bölgede çevre temizliği yapmaya, belirlenecek bitkilerin bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerine katılmaya,

e) Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılık tedbiri: Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Yeşilay tarafından yerine getirilmek üzere çocukların sağlıkları için tehlike oluşturan bağımlılıklarının tedavi ve rehabilitasyonu için belirlenecek programları tamamlamaya, hükmedilir.

(3) Bu tedbirlerin yerine getirilmesinde 45 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fikraları uygulanır.

(4 Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir."

Gerekçe: Maddeyle, 5395 sayılı Çocuk Korlma Kanununa yeni bir madde araçları öngörülmektedir. Maddenin ikinci fıkrasıyla, sosyal ve toplumsal hizmetler, dijital risklerden korunma, kitap ve kütüphane, çevreye saygı ve çevre temizliği ile bağımlılıkla mücadele alanlarında yönlendirme tedbirlerine yer verilmektedir. Bu suretle çocuğun toplumsal sorumluluk bilincinin geliştirilmesi, güvenli dijital alışkanlıklar kazanması ve bağımlılık risklerinden korunması amaçlanmaktadır. Maddenin üçüncü fikrasıyla yönlendirme tedbirlerinin koordinasyon ve takibinin sağlanması ve ayrıca bu tedbirlerin yerine getirilmesi sırasında ortaya çıkabilecek direnç veya zorluklara karşı kolluktan yardım istenmesi sağlanmaktadır. Maddenin son fikrasıyla maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenmesi kabul edilmektedir. Düzenlemeyle, çocuklara yönelik yeniden topluma kazandırıcı müdahale araçlarının güçlendirilmesi ve yeniden suç işleme riskinin azaltılması amaçlanmaktadır.

MADDE 115395 sayılı Kanunun 9 uncu maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

5395 sayılı Kanunun 9 uncu maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

"(4) Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığı, davranışsal bağımlılık ya da ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen ve herhangi bir suretle Sağlık Bakanlığına veya üniversitelere bağlı yataklı sağlık kurumlarına gelen veya getirilen çocuk hakkında, tedaviye ihtiyaç bulunduğunun ilgili uzman tabip tarafından tespit edilmesi hâlinde, acil korunma kararı alınması amacıyla yirmi dört saat içinde rapor düzenlenir. Sağlık kurumu, uzman hekim raporunun düzenlendiği tarihten itibaren en geç yirmi dört saat içinde çocuk hâkimine başvurur. Başvurudan itibaren en geç kırk sekiz saat içinde ilgili dal uzman hekiminin yer aldığı üç uzman hekimden oluşan resmi sağlık kurulu tarafından düzenlenen rapor mahkemeye sunulur.

(5) Hâkim, başvuru ve sağlık kurulu raporunu değerlendirerek talep hakkında en geç kırk sekiz saat içinde karar verir. Çocuğun sağlık kuruluşuna gelmesi veya getirilmesinden hâkim kararının sağlık kuruluşuna tebliğine kadar geçen sürede, çocuğa gerekli görülen tıbbi müdahale ve tedavi uygulanır. Bu süreçte ihtiyaç duyulması hâlinde kolluktan yardım istenebilir. Kolluk, bu kapsamda yapılan talepleri, kanunla kendisine tanınan yetkiler çerçevesinde yerine getirir.

(6) Hâkim, çocuğun üstün yararını gözeterek çocuğun bulunduğu yerin gizli tutulmasına ve gerekli görmesi hâlinde kişisel ilişkinin kurulmasına veya sınırlandırılmasına karar verebilir. Hâkim, sağlık kurulu raporunu dikkate alarak acil korunma kararının kaldırılmasına, devamına veya çocuğun durumuna uygun başka bir koruyucu ve destekleyici tedbire karar verir."

Gerekçe: Maddeyle, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 9 uncu maddesinde düzenleme yapılmaktadır. Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalık veya serserilik sebeplerinden biriyle toplum için tehlike oluşturan yetişkinlerin koruma amacıyla özgürlüklerinin kısıtlanmasına 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 432 nci maddesinde yer verilmesine karşılık madde metninin uygulanması "her ergin kişi" ile sınırlandırılmış olması nedeniyle çocukların belirtilen durumlarda tedavi ve rehabilitasyonu sağlanamamaktadır. Maddede yapılan düzenlemeyle akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalık veya serserilik nedeniyle kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen çocukların, akut hâllerde acil olarak korunmaya alınabilmesine imkân tanınmaktadır. Bu kapsamda, kişisel korunmanın başka şekilde sağlanamaması ve tedaviye ihtiyaç bulunması durumlarında, bir uzman hekim ve resmi sağlık kurulu tarafından düzenlenen rapora dayanılarak çocuk hâkiminin kararıyla acil korunma tedbiri alınması öngörülmektedir. Düzenleme ile, çocuğun üstün yararının gecikmeksizin korunması sağlanırken, alınacak tedbirlerin yargısal denetim altında uygulanması suretiyle temel hak ve özgürlükler bakımından kanuni güvence tesis edilmektedir.

MADDE 125395 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Suça sürüklenen" ibaresi "Adli süreçteki"…

5395 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Suça sürüklenen" ibaresi "Adli süreçteki" şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"(4) Çocuk hakkında kamu davası açılması halinde durum, gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı il veya ilçe müdürlüklerine bildirilir."

Gerekçe: 5395 sayılı Kanununun 15 inci maddesinde düzenleme yapılmaktadır. Maddeye eklenen dördüncü fikrayla, çocuk hakkında kamu davası açılması hâlinde durumun Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığının ilgili il veya ilçe müdürlüklerine bildirilmesi öngörülmektedir. Böylece çocuğun ihtiyaç duyduğu koruyucu ve destekleyici tedbirlerin adli süreçle eş zamanlı olarak planlanması ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 135395 sayılı Kanunun 23 üncü maddesine aşağıdaki fikralar eklenmiştir.

5395 sayılı Kanunun 23 üncü maddesine aşağıdaki fikralar eklenmiştir.

"(2) Adli süreçteki çocuklar hakkında yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde bu Kanunun S/A maddesinde düzenlenen yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı da denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanır. Bu fikra uyarınca hükmedilecek yükümlülükler 5/A maddesinde belirtilen kurumlar tarafından yerine getirilir.

(3) Adli süreçteki çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için suçun konusunu oluşturan malın değerinin az olması halinde zararın giderilmesi şartı aranmayabilir."

Gerekçe: Maddeyle, 5395 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinde düzenleme yapılmaktadır. Çocuk adalet sisteminde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, çocuğun mahkumiyet hükmünün sonuçlarıyla karşılaşmaksızın yeniden topluma kazandırılmasına hizmet eden önemli araçlardan biridir. Bu süreçte çocuğun yeniden suç işlemesinin önlenmesi, sorumluluk bilincinin geliştirilmesi ve davranış değişikliğinin desteklenmesi amacıyla denetim sürecinin etkin şekilde değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Maddeye eklenen ikinci fikrayla, adli süreçteki çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi hâlinde, Kanunun S/A maddesinde düzenlenen yönlendirme tedbirlerinin denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanması öngörülmektedir. Böylece denetim sürecinin çocuğun eğitimine, sosyal gelişimine ve toplumsal uyumuna katkı sağlayacak şekilde yapılandırılması amaçlanmaktadır. Maddeye eklenen üçüncü fıkrayla, suçun konusunu oluşturan malın değerinin az olduğu hâllerde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi bakımından zararın giderilmesi şartının çocuklar yönünden mahkeme tarafından aranmayabilmesine imkân tanınmaktadır. Bu suretle, çocuğun ekonomik ve sosyal koşullarından kaynaklanan nedenlerle bu kurumdan yararlanamamasının önüne geçilmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun çocuklar bakımından rehabilite edici ve yeniden topluma kazandırıcı işlevinin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 145395 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

5395 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"(3) Onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunludur. Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından onbeş yaşını doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde, gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilir."

Gerekçe: Maddeyle, 5395 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasında değişiklik yapılmaktadır. Sosyal inceleme raporu, çocuğun suça yönelme nedenlerini anlamaya, kişisel sorumluluğunu değerlendirmeye, ihtiyaç duyulan koruyucu ve destekleyici tedbirleri belirlemeye yardımcı olmaktadır. Aynı zamanda bu rapor, çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tespitinde mahkeme tarafından göz önünde bulundurulmaktadır. Düzenlemeyle, çocuğun üstün yararı ilkesi gereğince onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunlu hale getirilmektedir. Ayrıca, Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından onbeş yaşını doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde, gerekçesinin iddianamede veya kararda gösterileceğine yönelik hüküm getirilmektedir. Böylelikle, çocuklar hakkında sosyal inceleme raporunun bir an önce alınması ile çocuklar açısından gerekli olan koruyucu ve destekleyici tedbirlerin gecikmeksizin yerine getirilmesi ve bu çocukların daha fazla mağduriyet yaşamasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 155395 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki…

5395 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

"(3) Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin ilgili kurum veya kuruluş tarafından yerine getirilmesi sırasında gerekmesi halinde kolluktan yardım istenebilir."

"(4) Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumların koordinasyonu merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından; il ve ilçelerde kurumların koordinasyonu ile takip vali ve kaymakam tarafından sağlanır. Bu amaçla il ve ilçelerde sekretarya hizmetleri aile ve sosyal hizmetler il müdürlükleri tarafından yürütülür. Hâkim veya mahkeme tarafından verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararları, yerine getirilmek üzere ilgili kurum veya kuruluşa gönderilir.

(5) Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, fiil suç teşkil etse dahi ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre çocuk hâkimi kararıyla üç günden on güne kadar tazyik hapsi ile cezalandırılır. Bu kararlara karşı 14 üncü madde uyarınca itiraz yoluna gidilebilir. Tazyik hapsine ilişkin kararlar, kesinleşmesini müteakip Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yerine getirilir. Bu kararlar çocuk hâkimi tarafından ilgili kuruma bildirilir."

Gerekçe: Maddeyle, 5395 sayılı Kanunun 45 inci maddesinde düzenleme yapılmaktadır. Maddenin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle, koruyucu ve destekleyici tedbirlerin ilgili kurum veya kuruluş tarafından yerine getirilmesi sırasında ortaya çıkabilecek direnç veya zorluklara karşı kolluktan yardım istenmesi sağlanmaktadır. Böylelikle tedbirlerin yerine getirilmesi sırasında kolluğun zor kullanma yetkisinin kullanılarak tedbirlerin etkinliğinin arttırılması amaçlanmaktadır. Maddeye eklenen dördüncü fıkrayla, koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının etkin bir biçimde yerine getirilmesi için merkezde, kurumların koordinasyonunun Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca sağlanması öngörülmektedir. İl ve ilçelerde ise koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumlar arasında koordinasyon ve takibin vali ve kaymakam tarafından sağlanacağı hüküm altına alınmaktadır. Böylelikle, idari ve sosyal hizmet mekanizmaları arasındaki eş güdümün daha da kuvvetlendirilmesi amaçlanmaktadır. Maddeye eklenen beşinci fikrayla, çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarına aykırı hareket eden veya bu kararların gereğinin yerine getirilmesini engelleyen ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kişilere tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre çocuk hâkimi kararıyla üç günden on güne kadar tazyik hapsi verilebilmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır. Bu yaptırım, mahkeme kararlarının etkili bir şekilde uygulanmasını sağlamayı amaçlamaktadır. Belirtmek gerekir ki, tazyik hapsi yerine getirilmesi gereken eylemin yapılması durumunda sona ermektedir.

MADDE 1624/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin…

(1) 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (17) numaralı alt bendinde yer alan "suça sürüklenen" ibaresi "adli süreçteki" şeklinde değiştirilmiştir.

(2) 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan "suça sürüklenen" ibaresi "adli süreçteki" şeklinde değiştirilmiştir.

(3) 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun;

a) 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "suça sürüklenen" ibaresi "adli süreçteki",

b) 2 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "suça sürüklenen" ibaresi "adli süreçteki",

©) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan "Suça sürüklenen" ibaresi "Adli süreçteki", (c) bendinde yer alan "suça sürüklenen" ibaresi "adli süreçteki",

ç) İl inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "suça sürüklenen" ibaresi "hakkında adli süreç yürütülen",

d) 12 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Suça sürüklenen" ibaresi "Adli süreçteki",

e) 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "suça sürüklenen" ibaresi "hakkında adli süreç yürütülen",

f) 20 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Suça sürüklenen" ibaresi "Adli süreçteki",

g) 24 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "suça sürüklenen" ibaresi "adli süreçteki",

8) 26 ncı maddesinin birinci fikrasında yer alan "suça sürüklenen" ibaresi "adli süreçteki",

h) 30 uncu maddesinin birinci fikrasının (a) bendinde yer alan "Suça sürüklenen" ibaresi "Adli süreçteki", (c) bendinde yer alan "suça sürüklenen" ibaresi "adli süreçteki",

ı) 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "suça sürüklenen" ibaresi "adli süreçteki",

1) 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Suça sürüklenen" ibaresi "Adli süreçteki", j)) 37 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "suça sürüklenen" ibaresi "adli süreçteki",

k) 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde yer alan "Suça sürüklenmesi" ibaresi "Hakkında adli süreç yürütülmesi", şeklinde değiştirilmiştir.

Gerekçe: Maddeyle, mevzuatımızda yer alan "suça sürüklenen çocuk" ibaresinin, ön yargı oluşturabilecek ve doğrudan suç isnadı içeren bir nitelik taşıması nedeniyle, bu kavram yerine Anayasa'nın 4l inci maddesinde yer alan çocuğun yüksek yararı ilkesi gözetilerek daha tarafsız, adil ve adli sürecin mahiyetini yansıtan "adli süreçteki çocuk" ibaresinin kullanılması amaçlanmaktadır.

MADDE 17Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Gerekçe: Yürürlük maddesidir.

MADDE 18Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Gerekçe: Yürütme maddesidir.

Genel gerekçeyi oku (13 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Çocukların suça sürüklenmesi meselesi, dünyanın pek çok ülkesinin karşı karşıya olduğu çok boyutlu bir sorundur. Dünya genelinde çocuk suçluluğuna ilişkin eğilimler; suçun niteliğinin değiştiğini, suça karışma yaşının giderek düştüğünü ve çocukların çoğu zaman bireysel faktörlerin yanında sosyal, ekonomik ve çevresel risklerin etkisiyle bu sürecin içine çekildiğini göstermektedir. Özellikle son dönemde çocuklar tarafından gerçekleştirilen ağır şiddet olayları, bıçaklı ve silahlı saldırılar, akran zorbalığının suç boyutuna ulaşan örnekleri ile ölüm ve ağır yaralanma ile sonuçlanan vakalar, meselenin vahametini daha da arttırmaktadır.

Öte yandan bazı suç çevrelerinin ve örgütlü yapıların çocukları kendi faaliyetlerinde kullanmaya yöneldiği, çocukların hukuki statülerinden kaynaklanan koruma mekanizmalarını bir istismar alanına dönüştürmeye çalıştığı görülmektedir. Çocuk adalet sistemindeki mevcut bazı uygulamalar zaman zaman bir cezasızlık algısının oluşmasına neden olmakta, bu durum hem çocukların suç örgütlerinin etkisine daha açık hâle gelmesine hem de toplumda adalet duygusunun zedelenmesine yol açabilmektedir. Çocukların korunması ile kamu düzeninin sağlanması arasında sağlıklı bir denge kurulabilmesi için mevcut sistemin güncel ihtiyaçlar ışığında yeniden değerlendirilmesi kaçınılmaz görünmektedir.

Çocuk suçluluğu meselesi, ceza hukukunda yapılacak sınırlı değişikliklerle çözülebilecek dar kapsamlı bir alan değildir. Çocuğun suçla temas ettiği noktaya gelinceye kadar aile, okul, sosyal çevre, dijital ortamlar, ekonomik koşullar, koruyucu sosyal hizmet mekanizmaları ve kamu kurumlarının müdahale kapasitesi gibi çok sayıda unsur sürece etki etmektedir. Bu Teklifle çocukların adli süreçleriyle ilgili düzenlemelerin yanı sıra çocukların suçtan korunmasını, risk altında bulunan çocukların erken dönemde tespit edilmesini, mağdur çocukların desteklenmesini ve suç işleyen çocukların yeniden topluma kazandırılmasını esas alan çok yönlü bir yaklaşım benimsenmektedir.

Kanun Teklifiyle;

Çocuklar için 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinde yaş küçüklüğüne ilişkin öngörülen hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının artırılmasına yönelik düzenleme yapılarak, caydırıcılığın sağlanması ve çocukların örgütler tarafından suistimal edilerek suçta kullanılmasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Aynı nedenlerle belli kıstaslar dikkate alınarak kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen çocuklar bakımından hâkime takdir yetkisi verilmektedir. Bununla birlikte suçta kullanılan çocukların büyük bölümünün 15-18 yaş arasındaki çocuklardan oluşması dikkate alınarak 15-18 yaş arasındaki çocukların suçta kullanılmalarını önlemek ve caydırıcılığı sağlamak amacıyla eylemlerinin tekerrüre esas alınmasına yönelik düzenleme yapılmaktadır.

Diğer taraftan çocukların tekrar suç işlemesinin önlenmesi ve sosyal hayata sağlıklı biçimde uyumunun sağlanması amacıyla, infaz sisteminin etkinliğinin artırılması hedeflenmektedir. Bu doğrultuda, infaz sürecinde çocuğun bireysel özellikleri, aile yapısı, eğitim durumu ve psikososyal koşulları ile suçun niteliği dikkate alınarak ihtiyacına özel müdahale planları oluşturulması gerekmektedir. Değişiklikle, çocuk hükümlülerin hapis cezalarının doğrudan çocuk eğitimevlerinde infaz edilmesi yerine infaza çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında başlanmasına ve iyi halli olduğunun tespit edilmesi halinde eğitimevlerine ayrılmasına imkân veren düzenleme yapılmaktadır. Böylelikle, çocukların ceza infaz sürecinde denetim altında tutulmasının yanında, olumlu davranış değişikliklerinin teşvik edilmesi ve yeniden suç işlemelerinin önlenmesi ile etkin ve caydırıcı bir infaz sürecine tabi tutulmaları amaçlanmaktadır. Bununla birlikte çocuklar bakımından rehabilitasyon süreçlerinin yeterli sürelerle ve daba etkin uygulanabilmesinin sağlanması ve daha uzun süreli denetim, eğitim ve iyileştirme faaliyetleriyle çocuğun ıslah olmuş bir şekilde yeniden topluma kazandırılabilmesi amacıyla koşullu salıverilme süresinin hesaplanması hususunda değişiklik yapılmaktadır.

Çocuklar tarafından işlenen yaralama ve öldürme suçlarında kullanılan aletlerin çoğunlukla 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamında olmadığı ve bu durumun hem kendi güvenlikleri hem de toplum güvenliği için tehlike oluşturduğu görülmektedir. Düzenleme ile 6136 sayılı Kanun kapsamında olmayan kesici, delici ve bereleyici aletlerin çocuklara satılması, çocuklar tarafından taşınmasının yasaklanması amaçlanmaktadır.

Toplumun temelini oluşturan aile içinde kişilerin fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalmadan hayatlarını devam ettirmesi, hem ailevi hem de toplumsal huzurun temini bakımından önem arz etmektedir. Birçok ulusal strateji belgesinde yer verildiği üzere şiddetin her türlüsüyle sıfır tolerans ilkesi çerçevesinde mücadele edilmesi gerekmektedir. Şiddet fülleriyle mücadele etmenin en önemli yöntemlerinden biri de etkili bir ceza hukuku korumasının sağlanmasıdır. Teklifle, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçlarının cezaları caydırıcılığın sağlanması amacıyla artırılmaktadır. Böylelikle kişilerin özellikle çocuklara veya bakıma muhtaç bireylere yönelik sistematik kötü muamelelerinin önüne geçilmesi ve ailevi sorumluluklarının ihlalinin engellenmesi hedeflenmektedir.

Çocuk adaletinin etkili, eşgüdümlü ve sürdürülebilir biçimde işlemesi ancak ilgili tüm kurumların aktif katılımı ve iş birliği ile mümkündür. Adalet, sağlık, eğitim, sosyal hizmet, kolluk kuvvetleri, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları arasında sağlanacak kurumlar arası koordinasyon, çocuğa yönelik hizmetlerin bütüncül ve zamanında sunulmasını temin edecek; çok disiplinli müdahale ve izleme sistemlerinin işlerliğini artıracaktır. Kurumlar arası veri paylaşım mekanizmalarının oluşturulması ve vaka bazlı yönlendirme sistemlerinin geliştirilmesi çocukların korunmasına ve adalet sistemine güven duyulmasına katkı sağlayacaktır.

Bu kapsamda Teklifle, koruyucu ve destekleyici hizmetlerin güçlendirilmesi, ilgili kurumlar arasında etkin koordinasyonun sağlanması ve çocukların adalet sistemiyle temas ettikleri tüm aşamalarda üstün yararları gözetilerek sürecin etkin ve eşgüdümlü yürütülmesine yönelik düzenlemeler yapılmaktadır.

Çocuk adalet sisteminde kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk için kullanılan suça sürüklenen çocuk teriminin; soruşturma aşamasında suç işlediği hususunda kesin bir hüküm bulunmadığı halde suça sürüklendiği ön kabulünde bulunması ve her yaş grubundaki çocuğu edilgen kabul etmesinden dolayı bu terim ile ilgili düzenleme yapılmaktadır.

Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığı, davranışsal bağımlılık ya da ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık sebeplerinden biriyle kendisi veya başkası için tehlike oluşturan çocukların, tedavisi ve rehabilitasyonunun sağlanmasına yönelik zorunlu tedavi ve yatışına imkan sağlayan düzenleme yapılmaktadır.

Teklif, yukarıda açıklanan gerekçelerle hazırlanmıştır.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü; kanunlaşan hâli komisyon ve Genel Kurul değişiklikleriyle farklı olabilir, yürürlükteki metin Resmî Gazete’dedir.

GÖRÜŞMELER

Komisyonda ve Genel Kurul’da söz alanlar

İdris Şahin Yeni Yol · Ankara
KOMİSYON· 3 SÖZ

Adalet Komisyonu

“Sayın Başkan, Değerli Komisyon üyeleri, Komisyonumuzu takip eden kamunun kıymetli bürokratları, değerli basın mensupları; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Öncelikle, Komisyon Başkanımız Cüneyt Bey'in her seferinde centilmence atmış olduğu bir adım karşılığında övgü dolu sözleri bizden işittiğine de hepiniz şahitsiniz ve kendisi bir hukuk profesörüdür…”

Konuşmanın tamamı →Bu teklifteki 3 sözü →TBMM tutanağı ↗ (yeni sekmede açılır)

Aliye Coşar CHP · Antalya
KOMİSYON· 2 SÖZ

Adalet Komisyonu

“Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle şunu belirtmek istiyorum -benden önceki konuşmacı arkadaşlar da bunu özellikle vurgulamıştı- Suça Sürüklenen Çocukları Araştırma Komisyonunun raporu daha henüz tartışılmadan ve Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu devam ederken bu konuyu bu bağlamdan koparıp Adalet Komisyonunda Çocuk Koruma…”

Konuşmanın tamamı →Bu teklifteki 2 sözü →TBMM tutanağı ↗ (yeni sekmede açılır)

Meral Danış Beştaş DEM Parti · Erzurum
KOMİSYON

Adalet Komisyonu

“Teşekkürler Sayın Başkan. Ben de hazırunu saygıyla selamlıyorum. Doğrusu, Nevroz Vekilimiz, Komisyon üyemiz ayrıntılı bir açıklama yaptı Anayasa'ya aykırılık iddialarımıza ilişkin, ben de bunun uluslararası sözleşme boyutuna sadece bir ek yapacağım aslında genel olarak.”

Konuşmanın tamamı →TBMM tutanağı ↗ (yeni sekmede açılır)

Cüneyt Yüksel AK Parti · İstanbul
KOMİSYON· 2 SÖZ

Adalet Komisyonu

“Bugün, 14 Temmuz 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan ve aynı tarihte esas komisyon olarak Komisyonumuza havale edilen (2/3771) esas numaralı İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut ve Antalya Milletvekili Mustafa Köse ile 98 Milletvekilinin Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun…”

Konuşmanın tamamı →Bu teklifteki 2 sözü →TBMM tutanağı ↗ (yeni sekmede açılır)

Elif Esen Yeni Yol · İstanbul
KOMİSYON

Adalet Komisyonu

“Teşekkür ederim. Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 3'üncü, 6'ncı, 7'nci ve 8'inci maddelerinin İç Tüzük'ün 38'inci maddesi gereğince Anayasa'ya aykırı olmaları nedeniyle incelenerek teklif metninden çıkarılmasını arz ve teklif ediyoruz.”

Konuşmanın tamamı →TBMM tutanağı ↗ (yeni sekmede açılır)

Müşerref Pervin Tuba Durgut AK Parti · İstanbul
KOMİSYON· 5 SÖZ

Adalet Komisyonu

“Sayın Başkan, Adalet Komisyonumuzun değerli üyeleri, değerli bürokratlar ve basın mensupları; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Görüşmekte olduğumuz Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, çocukların suçla temasını sadece ceza hukuku çerçevesinde ele almakla yetinen bir düzenleme değildir.”

Konuşmanın tamamı →Bu teklifteki 5 sözü →TBMM tutanağı ↗ (yeni sekmede açılır)

İsmail Atakan Ünver CHP · Karaman
KOMİSYON

Adalet Komisyonu

“Ben de Komisyonumuzu ve hazırunu saygıyla selamlıyorum. Öncelikle "Teklif neden buraya getirildi?" diye geneli üzerinde de konuşuldu, neden bu şekilde getirildiği geneli üzerinde yapılan konuşmalarda da ifade edildi. Ben geneli üzerinde konuşma yapma fırsatı Genel Kurul çalışması nedeniyle, orada da çalıştığımız için bulamamıştım.”

Konuşmanın tamamı →TBMM tutanağı ↗ (yeni sekmede açılır)

Halil Öztürk MHP · Kırıkkale
KOMİSYON

Adalet Komisyonu

“Başkanım, teşekkür ederim. Değerli Komisyon üyeleri, değerli basın mensupları; görüşmekte olduğumuz Çocuk Koruma Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni çocukların suça sürüklenmesinin önlenmesi, ağır suçlarla daha etkin mücadele edilmesi, mağdur haklarının korunması ve çocuk adalet sisteminin güçlendirilmesi bakımından önemli…”

Konuşmanın tamamı →TBMM tutanağı ↗ (yeni sekmede açılır)

Bu teklifle ilgili 124 konuşmanın tamamı →

Konusunda bu teklifin esas numarası (2/3771) geçen konuşmalar; tarih sırasıyla, aynı gün aynı vekilin sözleri bir satırda. Parti, konuşma tarihindeki partidir.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam