2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/728 esas numaralı kanun teklifi 23 Haziran 2021 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mahmut Tanal (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Mahmut Tanal (CHP, Şanlıurfa). “2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/728, 23 Haziran 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-728-2004-sayili-icra-ve-iflas-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/61b383ad-f898-4b6c-a583-0188dc9aeb52
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleAdalet Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 109.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 80'inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 80'inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Haciz sırasında alacaklı vekilinin hazır bulunması halinde icra memuru, kendilerine muavenel ve emirlerini ifa eimeleri amacıyla zabıta memurlarına yazılı müracaatta bulunmak zorundadır."
Gerekçe: Madde ile avukatın hazır olarak bulunduğu haciz işlemi esnasında kolluk kuvveti bulunması zorunlu hale getirilerek avukatların psikolojik veya fiziksel saldırıya uğramadan, kişilik haklarının ihlal edilmesinin önüne geçilmesi hedeflenmektedir.
MADDE 2Bu Kanun yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (5 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Kişilerin maddi hukuktan kaynaklanan taleplerinin, devletin yetkili organları ve devlet gücü tar afından gerçekleştirilmesi cebri icra faaliyetleri ile mümkün olmaktadır. İcra takipleri, icra dairelerinde başlatılır ve devam ettirilir. Alacağın miktarı ne olursa olsun icra dairelerine başvurarak icra takibi başlatılabilmektedir. Borçlu tarafın borcu miktarınca menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki parayla ölçülebilen hak ve alacaklarına cebri icra yoluyla el konulması durumuna ise haciz denilmektedir. Haciz isteme hakkı alacaklı tarafa aittir. Borçlunun elinde bulunan mallar haczedilirken icra memurları zor kullanma yetkisine sahiptir.
Kural olarak haciz işlemi icra müdürü veya görevlendirilen icra memuru tarafından gerçekleştirilir. Ancak icra müdürü veya memuru haciz işlemin re'sen başlayamamaktadır. Haciz isteme hakkı alacaklı tarafa aittir. Alacaklı, tedbir kararı alan kişi veya vekil tayin ettikleri avukatın icra müdürlüğünden haciz veya tedbirin infazı için talepte bulunması gerekmektedir. Alacaklının, tedbir kararı alan kişinin veya vekil tayin edilen avukatın haciz mahallinde bulunma mecburiyeti bulunmamakla birlikte haciz tutanağına imza atma yetkisi bulunmaktadır.
Her ne kadar gerek avukatların genel yetkileri gerek ise İcra ve İflas Kanunu uyarınca haciz sırasında alacaklı vekilleri hazır bulunabilme yetkileri olsa da avukatlar, birçok kez borçlu ve borçlu yakınları tarafından psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kalmaktadırlar. Son dönemlerde haciz işlemi için borçlunun evine veya iş yerine giden avukatların borçlu tarafından saldırıya uğradığı, yaralandığı hatta katledildiği medyaya yansımış olup hukuk camiasında derin üzüntüye sebep olmuştur.
Avukatların haciz işlemi sırasında haciz mahallinde bulunma sebebi görevini gereği gibi ifa edebilmesi, temsil ettiği alacaklının haklarını ve alacaklarını koruyabilmesidir. Avukat icra takibinin tarafı değildir. Zira 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 34. maddesi: "Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler." şeklinde düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere avukatların temsil ettikleri kişilere karşı kanundan kaynaklanan özen yükümlülüğü bulunmaktadır. Dolayısıyla özen yükümlülüğüne uygun bir şekilde herhangi bir hak kaybı yaşanmaması için çalışan alacaklı vekilinin haciz mahallinde borçlu veya yakınları tarafından psikolojik veya fiziksel şiddete uğraması kabul edilemez niteliktedir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 80. maddesine göre borçlunun elinde bulunan malların haczi sağlanırken icra müdürünün zor kullanma yetkisi bulunmaktadır. Zor kullanma yetkisinin temelinde kendi rızasıyla borcunu ifa etmeyen borçluya karşı devletin yetkili organları eliyle hukuki ve gerekirse fiili cebir uygulanarak borcu ifa edilmesinin sağlanması bulunmaktadır. Zor kullanma hususunda bütün zabıta memurları icra müdürünün yazılı müracaatı üzerine kendisine muavenet ve emirlerini ifa etmekle mükelleftir. Bu açıdan zor kullanma yetkisini kolluk kuvvetleri tatbik eder. Her ne kadar icra müdürüne zor kullanma yetkisi tanınmış olsa da bu durum gerekli görüldüğü haller olarak sınırlandırılmıştır. Halbuki yaşanan saldırı ve şiddet olayları dikkate alındığında alacaklı vekilinin katıldığı her haciz işleminde olası saldırılara karşı kolluk kuvveti bulunması gerekmektedir. Bu durum avukatların görevini gereği gibi yapabilmesi için şarttır. edebilir. eleri amaçlanmak dat
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR