İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 26. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Avrupa çevre ajansına ve avrupa bilgi ve gözlem ağına türkiye cumhuriyetinin katılımı hk. (s. sayısı :26)

Abdulbaki Türkoğlu

Elazığ Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 26. Birleşim · 1. yasama yılı · 23 Ocak 2003 · 1.501 kelime · yaklaşık 8 dakikalık okuma

Kaynak göster

Abdulbaki Türkoğlu (AK Parti), 23 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AVRUPA ÇEVRE AJANSINA VE AVRUPA BİLGİ VE GÖZLEM AĞINA TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN KATILIMI HK. (S. SAYISI :26)); konuşma 1.501 kelime.

Abdulbaki Türkoğlu (AK Parti, Elazığ). “Avrupa çevre ajansına ve avrupa bilgi ve gözlem ağına türkiye cumhuriyetinin katılımı hk. (s. sayısı :26)”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 23 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulbaki-turkoglu-22-2003-01-23-avrupa-cevre-ajansina-ve-avrupa-bilgi-ve-gozlem-agina-turkiye-cumhuriy (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA ABDULBAKİ TÜRKOĞLU (Elazığ)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Topluluğu arasında Türkiye Cumhuriyetinin Avrupa Çevre Ajansı ve Avrupa Bilgi ve Gözlem Ağına Katılım Anlaşmasıyla ilgili konuşmayı yapmak üzere Grubum adına söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

80'li yıllarda yapılan araştırmalar, Topluluk vatandaşlarının çevresel konularda gittikçe bilinçlenmeye başladıklarını göstermiştir.1988 yılının mart ve nisan ayları içerisinde Topluluk dahilinde komisyon için yapılan Avrupa alan araştırması ilginç sonuçlar içermektedir. Bu araştırma kapsamında, Topluluk içerisinde, 11 729 kişiyle anket yapılmış ve bu kişilerin büyük çoğunluğu, çevrenin korunmasını acil ve bir an önce halledilmesi gereken bir sorun olarak gördüklerini ifade etmişlerdir.

Yine, 1989 yılının haziran ayında, Toplulukla ilgili istatistik bilgilerini ve çeşitli anket sonuçlarını yayımlayan Eurobarometer adlı dergide Avrupa Komisyonu tarafından yapılan bir araştırma, çevrenin korunmasıyla ilgili konulara Avrupa çapında geniş bir destek olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu araştırmada deneklere 12 temel politik konu üzerinde sorular sorulmuş ve sorunları önem sırasına göre derecelendirmeleri istenmiştir. Bu değerlendirmeler sonucunda Topluluk vatandaşlarının yaklaşık yüzde 94'ü çevrenin korunmasını çok önemli bulduklarını ifade etmişlerdir; bunu, işsizlik konusu takip etmiştir.

Topluluk vatandaşlarının bilinçlenmesine katkıda bulunmak için komisyon bir dizi düzenleme getirmiştir. Bunlardan özellikle ekolojik etiketleme alanında yaptığı çalışmalar, çevrenin korunması konusunda bilinçli tüketicileri serbest piyasa koşulları içerisinde önceden uyarılmalarını ve çevreye duyarlı olmayan ürünü satın almamalarını sağlamayı amaçlamıştır. Bunu takiben piyasaya çıkacak bir ürüne ekolojik etiket verilmesine ilişkin ortak bir sistem oluşturulması konusunda bir Konsey Tüzüğü de çıkarılmıştır. Bunu, çeşitli ürünlere, örneğin, tuvalet kâğıtlarına, kâğıt mutfak havlularına, ampullere, boya ve cilalara ekolojik etiket verilmesine ilişkin komisyon kararları izlemiştir. Çevreye duyarlı turizm şirketlerine de mavi bayrak etiketi verilmektedir. Son olarak da beyaz eşyalara ekolojik etiket verilmeye çalışılmaktadır.

Enerji tasarrufu sağlayan, çevreyi koruyup güzelleştiren, temiz teknolojiye sahip, çevreyle dost bir kullanım getiren ve geri dönüşümü olan ürünler, çevre etiketi taşıma hakkını, ilgili mercilerden alabilmektedirler. Üretici, Avrupa çevre etiketini kendi mamulü üzerinde kullanmak isterse, üye devletler tarafından oluşturulmuş olan yetkili mercilere bir dilekçeyle müracaat edecektir. Bu merci, ürünün, Topluluğun kriterlerine uygun olup olmadığına karar verecektir.

Avrupa Komisyonu, ilgili tüzüğün taslağında, Avrupa çevre etiketinin verilmesiyle bağımsız bir Avrupa jürisinin meşgul olmasını istemiş; ancak, zamanın 12 çevre bakanı, Avrupa çevre etiketinin ulusal makamlar tarafından verilmesini kararlaştırmıştır. Bu ulusal makamlar içerisinde sanayi, tüketici ve çevre dernekleri ile ticarî faaliyetin temsilcileri bulunacaklardır. Bilinçlenen Topluluk vatandaşlarının hem kendi ülkesinde hem de Topluluk seviyesinde çevrenin durumu hakkında bilgi edinebilmesi, çevrenin korunması konusunda yapılan çalışmalara katılabilmesi, çevreye zarar verebilecek yatırım kararlarını, plan ve projeleri inceleyebilmesi, görüş sahibi olması ve bu görüşleri duyurabilmesi için Topluluk Komisyonu tarafından bazı çalışmalar yapılmıştır. Bunlardan en önemlileri "Avrupa Çevre Ajansı"nın kurulmasına ilişkin tüzük ve "Enformasyon Yönergesi" denilen düzenlemedir.

Aşağıda, bu iki düzenlemeyle getirilen sisteme şu şekilde değinmek istiyorum:

Avrupa Çevre Ajansının kurulmasına ilişkin projeler 1989 yılında Avrupa Komisyonunun hazırlattığı "Task Force Çevre ve İç Pazar" adlı çalışmada şekillenmiştir. Komisyon tarafından Konseye sunulan bu çalışmada, Avrupa Topluluğu çevre politikasının bilgi iletişimine ilişkin yönlerinin iyileştirilmesi, 1988 yılında hazırlanan Cecchini raporunda kısaca değinilen iç pazarın yaratacağı refahın, çevre üzerindeki olası etkisinden bir satır dahi bahsedilmemesine ilişkin eleştirinin değerlendirilmesi ve Topluluk organlarının çevreyle ilgili konularda oluşan olumsuz ve yetersiz imajının değiştirilmesi çabaları görülmektedir. Konsey tarafından değerlendirilen bu çalışma, bir çevre ajansının kurulmasına önayak olmuştur.

Konsey, 7 Mayıs 1990 tarihinde, 1210/90 sayıyla, Avrupa Çevre Ajansının ve bununla birlikte bir Avrupa Bilgi ve Gözlem Ağının kurulmasına ilişkin olmak üzere, bir tüzük kabul etmiştir. Bu tüzüğün amacı, Avrupa seviyesinde çevreye ait verilerin toplanması, işlenmesi ve analiz edilmesi ve böylelikle de tarafsız, güvenilir ve mukayese edilebilir bilgilerin sağlanmasıdır. Bu bilgiler sayesinde de, Topluluk ve üye devletler, çevrenin korunması için gereken doğru tedbirleri alabilecek, bu tedbirlerin değerlendirmesini yapabilecek ve kamuoyunu, çevrenin halihazırdaki durumu hakkında sürekli bilgilendirmeyi sağlayabileceklerdir.

Tüzüğün 1 inci maddesi, bu amaçla, bir Avrupa Çevre Ajansı kurulması gereğini hükme bağlamıştır. Bu ajans yanında, bir de, bilgi ve gözlem ağının oluşturulması öngörülmektedir. Tüzüğün 2 nci maddesinde, Avrupa Çevre Ajansının görevleri sayılmaktadır. Buna göre, ajans, Topluluğun coğrafî alanında çevre konusunda veri toplamak, bunları analiz etmek, Topluluğa ve üye devletlere tarafsız bilgi aktarmakla yükümlüdür. Bunun yanında, Toplulukta çevrenin durumu hakkındaki verileri kaydetmek ve değerlendirmek, çevrenin kalitesi, hassasiyeti ve çevre üzerindeki baskılar hakkında uzman raporları hazırlatmak, çevresel veriler için bütün üye devletler bakımından kullanılabilecek yeknesak değerlendirme kriterleri geliştirmek de ajansın görevleri arasındadır. Topluluk, bu bilgileri, çevre konusunda Topluluk mevzuatının uygulanmasını sağlamak bakımından kendi tasarılarında kullanır. Ajans, çevrenin durumu hakkında edindiği bilgileri her üç yılda bir düzenli olarak yayımlar.

Avrupa Çevre Ajansı Tüzüğünün 6 ncı maddesinde ise, ajansın topladığı yahut ajanstan sağlanan bilgilerin kural olarak halka açık olması ve bunların serbestçe yayımlanabilmesi ilkesi kabul edilmektedir. Yalnız, bu bilgilerin kamuoyuna açıklanmasında, gerek komisyonun ve gerekse üye devletlerin bilgilerin yayımlanmasına ilişkin olarak koydukları kurallara ve özellikle gizli bilgilerin korunmasına ilişkin mevzuata uymak zorunluluğu vardır. Bu hüküm, Avrupa Çevre Ajansının çevre konusunda şeffaflığı sağlamaya olacak etkisini elbette zayıflatacaktır.

Avrupa Çevre Ajansı, Neumann'a göre, en azından Topluluk çapında çevreyle ilgili bilgileri toplamasıyla, şimdiye kadar Topluluk seviyesinde eksik bilgilere dayanarak alınan çevre politikasıyla ilgili kararların iyileştirilmesine katkıda bulunabilecektir.

Avrupa Çevre Ajansının bir diğer önemli özelliği, onun işleyiş tarzında esneklik ve yerinden yönetim anlayışının anahtar bir rol üstlenmiş olmasıdır. Her şeyden önce, ajansın bir tüzelkişiliği mevcuttur. Üye devletlerden gelen birer temsilci ile komisyondan gelen iki temsilci ajansın idare kurulunu oluşturur. İdare kurulu da, arasından üç yıl için bir başkan seçer. Başkan, ajansın işleyiş kurallarını saptar; kararlar, idare kurulunun üçte 2 çoğunluğuyla alınabilmektedir.

Avrupa Çevre Ajansını, komisyonun önerdiği ve idare kurulunun atadığı yönetimden sorumlu bir müdür beş yıllık bir süre için idare etmektedir. Yönetimden sorumlu müdür, ajansın yasal temsilcisidir. İdare kuruluna ve yönetimden sorumlu müdüre bilimsel bir komite destek vermektedir. Bu bilimsel komiteyi de, idare kurulu, dört yıllık bir süre için kendisi teşekkül ettirmektedir. Bu kurulun dokuz üyesi vardır ve her biri çevre konusunda uzmanlaşmış olan kişilerdir. Bilimsel komitenin görüşleri yayımlanmaktadır.

Avrupa Çevre Ajansı madde 19'a göre, Avrupa Topluluğuna üye olmayan, Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ve Doğu Avrupa ülkeleri gibi ülkelere de açıktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ayrıca, ajansın başlıca diğer çalışma alanları da şunlardır:

- Hava kalitesi,

- Su kalitesi,

- Toprağın flora ve faunasının durumu,

- Toprak kullanımı ve doğal kaynaklar,

- Atık yönetimi,

- Gürültü emisyonları,

- Kimyasal maddeler,

- Kıyıların ve deniz çevresinin korunması.

Ajans, bilgi değişimi konusunda diğer kuruluşlarla işbirliği yapabilir. IMPEL isimli üye devletlerle komisyonu birbirine bağlayan çevre mevzuatı bilgi ağı da bunlar arasındadır.

Ajans, AB üyesi olmayan ülkelere de açıktır. En geç 31 Aralık 2003 tarihine kadar, konsey komisyonun hazırlayacağı bir rapora dayanarak topluluk çevre politikasıyla ilişkisi açısından ajansın gelişimi ve üstlendiği görevleri gözden geçirecektir. Ajansın merkezi Kopenhag'tadır.

1995 yılında, ajans "Avrupa'da Çevre:Dobris Değerlendirmesi" başlıklı ilk raporu yayımlanmıştır. 1995 Kasımında da beşinci eylem programı çerçevesinde ilerlemenin gözden geçirilmesinin bir parçası olarak Avrupa Birliğinde çevre konusunda güncelleştirilmiş bir çevre durumu raporu hazırlamıştır. Avrupa Birliğinde çevrenin durumu hakkındaki ilk kapsamlı rapor ise 1998 yılı sonunda, yine, Avrupa Çevre Ajansı tarafından yayımlanmıştır.

Ajansa üye ülkeler, Avrupa Bilgi ve Gözlem Ağı (EIONET) adlı Avrupa çapında telematik bir şebekeye bağlıdır. EIONET, izleme ve rapor etme amacıyla kullanılmakta; ayrıca, çevrenin durumuna ilişkin ön irdelemeyi yapmaktadır. Bu telematik altyapı diğer sistemlere kıyasla çok daha hızlı, etkin ve bilgi güvenliğini sağlayan bir sistemdir. Ajansın diğer önemli faaliyetleri ise, bilginin yayılması ve çeşitli ülkelerde bulunan Çevre Konu Merkezleri vasıtasıyla kapsamlı uzmanlık çalışmalarının yürütülmesidir.

Türkiye, Avrupa Çevre Ajansına 1999 yılı haziran ayında üyelik başvurusunda bulunmuş; Brüksel'de, 27 Mart 2000 tarihinde yapılan ve ülkemizin de temsil edildiği bir toplantıyla Avrupa Birliği Komisyonu müzakere sürecini başlatmıştır. Söz konusu husus, ülkemize, katılım stratejisi konusunda öntemaslarda bulunmak, Türkiye'nin katılacağı programları ve Avrupa Çevre Ajansına üyelik konularında görüşmeler yapmak üzere, 17-18 Mayıs 2000'de ülkemizi ziyaret eden Avrupa Birliği Komisyonu Çevre Genel Müdürlüğü yetkilileriyle yapılan toplantıda da ele alınmıştır. Bu toplantıda, Avrupa Birliği Komisyonu yetkililerince, Avrupa Çevre Ajansının, Türkiye'ye, Avrupa Birliğine tam üyelik kapılarını açan ilk AB kurumu olduğu açıkça ifade edilmiştir.

Avrupa Çevre Ajansı ve Avrupa Bilgi ve Gözlem Ağına, yani EIONET'e ülkemizi katılımı:

Çevre alanında ve diğer önemli alanlarda -sanayi, tarım, vesaire gibi- Avrupa Birliği müktesebatına uyum sürecinde gerekli olan doğru, güvenilir, Avrupa Birliği standartlarına uygun verinin toplanması ve işlenmesi için gerekli altyapının oluşturulması ve kurumsal yapının güçlendirilmesi;

Kalkınma planları, ulusal strateji ve politikaların hazırlanma aşamasında karar vericilere, çevre alanında gerekli olan tüm verilerin ve bilgilerin temini;

Avrupa Birliğine aday ülkeler tarafından hazırlanan projelerin Avrupa Birliği tarafından finanse edilmesi amacıyla tüm projeler için şart koşul olarak öne sürülen Çevresel Etki Değerlendirmesinin, yani, ÇED'in yapılması için gerekli olan tüm veri ve bilgilerin elde edilmesi;

Ülkemizde çevre verilerinin, kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşlarda çok değişik formatlarda ve farklı ortamlarda tutulması nedeniyle sağlanamayan ulusal standardın oluşturulması;

Bu amaçla, Çevre Bakanlığı tarafından başlatılan ve koordinatörlüğünde diğer kurum ve kuruluşların katılımıyla yürütülen ulusal çevre veritabanı sisteminin oluşturulması projesinin desteklenmesi;

EIONET sisteminin ülkemizde hayata geçirilmesiyle ülkemizin çevre durumunun izlenmesi ve rapor edilmesi;

Diğer aday ülkeleri ve Avrupa Birliği ülkeleriyle online bağlantı sağlayarak tüm verilere anında ulaşma imkânının temini, çevre alanındaki veri ve bilgilere kamunun erişiminin sağlanması gibi önemli hususlarda, tüm yatırımları etkileyecek alanlarda ve sürdürülebilir kalkınma hedefine ulaşmada ülkemize önemli katkılar sağlayacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu anlaşmanın, yaşanabilir bir dünya ve daha temiz bir çevre oluşumuna katkı sağlayacağı ümidiyle konuşmama son verirken, Yüce Heyetinizi, tekrar, saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

19 konuşma daha · 23 Ocak 2003

19 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook