İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 110. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Yerel yönetimlerin mali sorunlarıyla ilgili

Abdülkadir Aksu

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 110. Birleşim · 1. yasama yılı · 23 Temmuz 2003 · 679 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Abdülkadir Aksu (AK Parti), 23 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YEREL YÖNETİMLERİN MALİ SORUNLARIYLA İLGİLİ); konuşma 679 kelime.

Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul). “Yerel yönetimlerin mali sorunlarıyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim tutanağı, 23 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2003-07-23-yerel-yonetimlerin-mali-sorunlariyla-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Balıkesir Milletvekili Sayın Sedat Pekel'in, yerel yönetimlerin malî sorunları üzerine yaptığı gündemdışı konuşma nedeniyle söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, belediyelerin malî kaynaklarını sağladıkları yasal yapıdan söz etmek istiyorum; çünkü, sorunun da, çözümün de burada gizli olduğunu düşünüyorum.

Değerli arkadaşlarım, yasalar da tıpkı canlı organizmalar gibi, hayatiyetlerini belirli bir zaman dilimiyle sınırlı olarak sürdürebilirler. Tabiatıyla, zaman aralığının uzunluğu ya da kısalığı, dünyada meydana gelen değişmelerle, sosyal hayatın aldığı yeni formla yakından ilintilidir. Takdir edersiniz ki, artık, yüzyıllarca hükmünü devam ettirecek yasalar çıkarmak mümkün değildir. Son yirmi yılda, insanoğlu, sadece teknolojide değil, siyasette de olağanüstü değişimleri yaşamak durumunda kaldı. Bu dönemde, elli yıl süren iki kutuplu dünya düzeni yıkıldı, yerine globalleşme olarak tanımlanan yeni bir yapı cari oldu. Küresel dünyanın, ekonomik önermelerinin yanı sıra, yönetim şekline ilişkin de söyleyecek sözleri olduğunu, artık bilmeyen kimse kalmadı.

Şimdi, kendi kendimize şu soruyu açıkça sormanın zamanı gelmiştir: Acaba, Türkiye, küresel dünyadaki değişime uygun adımları zamanında atabilmiş midir? Bu soruya, kolaylıkla "evet" demek mümkün değildir. Kesinlikle, enkaz edebiyatı için bu sözleri söylemiş değilim; ama, gerçeğin de açıkça tespit edilmesinde yarar görüyorum. 1930 tarihli Belediye Kanunu, 1981 tarihli Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun ve yine 1981 tarihli Belediye Gelirleri Kanunuyla çağın yönetim anlayışını yakalamak, çağdaş kentlerde yaşamak, halkı mutlu kılmak mümkün değildir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; işte hükümetimizin, Türkiye'yi 2000'li yıllara hazır hale getirmek için ortaya koyduğu vizyon, çağdaş yönetim değerleriyle teçhiz edilmiş bir Türkiye vizyonudur. Acil Eylem Planımız, bu vizyonun uygulama anahtarıdır. Acil Eylem Planında, yerel yönetimler reformunu da kapsayan geniş çaplı bir kamu yönetimi reformu çalışması yapılması hükme bağlanmıştır. Bu çerçevede, çalışmalara aralıksız devam edilmektedir. Bu tempoya göre, umuyorum, 22 nci Dönem Parlamento, otuz yıllık değişim ihtiyacını gerçekleştirme şerefine nail olacaktır.

Esasen, yapmaya çalıştığımız reform, Anayasamızın "mahallî idarelere görevleriyle orantılı gelir kaynakları sağlanır" hükmüyle, Avrupa yerel özerklik şartının, mahallî yönetimler için olmazsa olmaz şartlarını hayata geçirmekten başka bir şey değildir.

Şahsen, benim, mahallî idarelerin malî sorunlarına ilişkin iki ana tespitim bulunmaktadır. Bunlar: Bir, bu idarelere görevleriyle orantılı malî kaynaklar sağlanması; iki, geçmiş dönemden itibaren birikmiş borçlarının halledilmesi. İşte, bu iki konuya çözüm bulunması halinde, özellikle belediyelerimiz nefes alma imkânı bulabileceklerdir. Nitekim, bizim reform paketimizin bütüncül yaklaşımı içinde, bu iki konuya ilişkin çözüm olabilecek düzenlemeler bulunmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir süredir, gelişmişlik ölçüsü olarak, toplam kamu harcamaları içinde mahallî yönetimlerin payı da alınmaya başlanmıştır. Elimizdeki rakamlar, ülkemiz açısından pek iç açıcı değildir. Toplam kamu harcamaları içerisinde mahallî idarelere tahsis edilen kaynak, ülkemizde yüzde 12, yüzde 15 civarındadır; gelişmiş Batı toplumlarında ise bu oran yüzde 50, yüzde 60 seviyelerine kadar çıkabilmektedir.

Bizim reform çalışmaları sırasındaki ana hedeflerimizden biri, yerel yönetimlerin yetki açısından da güçlendirilmesidir. Onlara daha fazla görev verilecek ve dolayısıyla, daha fazla kaynak ayrılacaktır. Daha fazla kaynak demek, merkezin paylarından daha fazla pay ve mahallî nitelikteki bazı vergilerin yerel yönetimlerce toplanması demektir. Gelirlerin değişen ekonomik dengelerden az etkilenmesi için sağlam parametrelere bağlanması da düşünülmektedir. Bu açıdan, yeniden değerleme katsayısı kullanılacak, böylece, belediyelerin vergi toplamak için yaptığı harcamaların gelirlerini aşması engellenecektir.

Öte yandan, yukarıda da işaret ettiğim gibi, yerel yönetimlerin önemli malî sorunlarından biri de, 8,5 katrilyon civarındaki birikmiş belediye borçlarıdır. Borçların önemli bir kısmı kamu kurum ve kuruluşlarına olan vergi borçları, SSK ve Emekli Sandığı prim borçları ile dış kaynaklı borçlardan oluşmaktadır. Belediyelerin borç sorununun çözümü için mahsup sistemi getirilmekte, kamu kurum ve kuruluşlarındaki belediye alacaklarından bu borçların mahsup edilmesi planlanmaktadır.

Ülkemiz nüfusunun azımsanmayacak bir kısmının yaşadığı köylerimizin ihtiyaçları il özel idareleri vasıtasıyla karşılanmaya çalışılmakta ve yetersiz kaynak tahsisi sebebiyle ciddî sorunlar yaşamaktadır köylerimiz. İşte, köylerimizin sorunlarının çözümü için il ve ilçelerde, köylere hizmet götürme birlikleri kurulması ve bu birliklere, genel bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesinin yararlı olacağı değerlendirilmekte ve bu konu da çalışmalarımızda ele alınmaktadır.

Bu amaçla, yapmakta olduğumuz, kamu yönetiminin yeniden yapılandırılmasıyla, mahallî idarelerin yeniden yapılandırılmasıyla ilgili reform çalışmalarımız devam etmektedir ve öyle umut ediyorum ki, önümüzdeki dönem, inşallah, bu Parlamentoya getirilir ve sizlerin oyuyla, bu önemli iki reform yasası da gerçekleşmiş olur.

Ben, bu düşüncelerle Yüce Heyetinizi yeniden saygıyla selamlıyor, hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

34 konuşma daha · 23 Temmuz 2003

34 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook