İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 110. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Anayasanın bazı mad.değ.hakkında kanun. cumhurbaş.geri gön.(ss.200,201ek)

Mehmet Ziya Yergök

Adana Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 110. Birleşim · 1. yasama yılı · 23 Temmuz 2003 · 584 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Ziya Yergök (CHP), 23 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANAYASANIN BAZI MAD.DEĞ.HAKKINDA KANUN. CUMHURBAŞ.GERİ GÖN.(SS.200,201EK)); konuşma 584 kelime.

Mehmet Ziya Yergök (CHP, Adana). “Anayasanın bazı mad.değ.hakkında kanun. cumhurbaş.geri gön.(ss.200,201ek)”. TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim tutanağı, 23 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ziya-yergok-22-2003-07-23-anayasanin-bazi-mad-deg-hakkinda-kanun-cumhurbas-geri-gon-ss-200-201 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA MEHMET ZİYA YERGÖK (Adana)Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; Türkiye Adalet Akademisi Kanunu Tasarısı hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına görüş ve düşüncelerimizi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlayarak sözlerime başlıyorum.

Değerli milletvekilleri, tasarının genel gerekçesinde de belirtildiği üzere adalet hizmetlerinde görev alan yargıç ve savcılar ile yardımcı adalet personelinin meslek öncesi ve meslek içi eğitim hizmetlerinin en iyi şekilde yürütülmesi ve uyuşmazlıkları çözecek olan yargıçların en iyi şekilde yetiştirilmeleri asıl amaç olup, bu amacın gerçekleşmesi için, öncelikle adlî ve idarî yargı yargıç ve savcılarının çok iyi yetişmeleri gerekmektedir.

Dünyada her alanda çok hızlı bir değişim ve gelişim yaşanmakta, her beş yılda dünyada var olan tüm bilginin ikiye katlandığı ifade edilmektedir. Böyle bir ortamda, hukukî sorunlar ve uyuşmazlıklar da nitelik ve nicelik yönünden değişim göstermekte, daha karmaşık bir hal almakta, bu sorunlara ve uyuşmazlıklara çözüm üretmek, yeni bilgiler edinme ihtiyacını ortaya koymaktadır.

Günümüzde lisans düzeyinde eğitim veren hukuk fakültelerinde, genelde uygulamadan kopuk, teorik ve akademik eğitim verilmektedir. Hukuk fakültelerinden mezun olanlar, meslek alanlarına göre yaptıkları staj eğitimleriyle, seçtikleri meslek dalında yetiştirilmektedir. Özellikle, ülkemizde son yıllarda ve gelişigüzel şekilde çok sayıda hukuk fakültesi açılmış olması ve hukuk eğitiminin kalitesinin giderek düşmesi, yargı sistemimizi de olumsuz etkilemiştir. Bu durum karşısında, hukuk ve adalet alanında görev üstlenenlere, hukuk fakültelerinde verilen teorik ve akademik eğitim ve öğretimin yanında, meslek öncesi ve meslek içi eğitimde uzmanlık programları, seminer, sempozyum, konferans ve benzeri etkinlikler düzenlemek yoluyla yeni bilgilerin kazandırılmasının, bu meslek mensuplarını daha verimli ve üretken kılacağı kuşkusuzdur. Bu ihtiyacı karşılamak üzere yeni bir eğitim kurumunun kurulması zorunluluğu ortaya çıkmış ve diğer gelişmiş ülkelerdeki örnekler de dikkate alınarak, Türkiye Adalet Akademisi Kanunu Tasarısı hazırlanmıştır.

(1) Açıkoylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağın sonuna eklidir.

(2) 213 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

Adaletin daha hızlı, etkin ve doğru şekilde gerçekleşmesi için hem uzmanlık mahkemelerine hem de bu mahkemelerde görev yapacak yetişmiş uzman hukukçulara ihtiyaç bulunmaktadır. Kuruluş amacı doğrultusunda çalışacak bir adalet akademisinin, özellikle yargıç ve savcıların ve yardımcı adalet personelinin uzmanlık alanlarında yetişmelerine katkı sağlayacağı kuşkusuzdur. Ancak, kabul etmek gerekir ki, Türkiye adalet akademisinin başarılı olabilmesi için, bilimsel, yönetsel ve malî yönden özerk olması gerekmektedir. Türkiye Adalet Akademisi Yasa Tasarısının 9 uncu maddesinde sözü edilen akademi başkanı ve başkan yardımcılarının Bakanlar Kurulu tarafından atanması, bilimsel, yönetsel ve malî özerklikle bağdaşmaz. Bu düzenleme, akademiyi yürütmenin vesayeti altına sokar. Doğru olan, başkan ve başkan yardımcılarının, akademi genel kurulunca atanmasıdır.

Ayrıca, yine hükümet tasarısının 11 inci maddesinde yer alan akademi genel sekreterinin başkanın teklifi üzerine Bakan tarafından atanması şeklindeki düzenleme de, sözünü ettiğimiz özerklik anlayışıyla bağdaşmaz. Her ne kadar Plan ve Bütçe Komisyonunda Bakan tarafından değil başkan tarafından atanması şeklinde değiştirilmişse de, doğru olan, akademi genel sekreterinin akademi yönetim kurulu tarafından atanmasıdır.

Diğer taraftan, tasarıda, avukat stajının, baroların bağımsızlığı, stajın kesintisiz yapılması ve barolarda staj eğitim kurumunun oluşturulması nedeniyle, akademide staj yapılması hususunun baroların veya Barolar Birliğinin isteğine bağlı konulması da isabetli olmuştur.

Diğer taraftan, hükümet tasarısının 12 nci maddesinde, genel kurulun yapısıyla ilgili yer alan düzenleme, Adalet Komisyonu ve Plan ve Bütçe Komisyonunda kısmen değiştirilmiş, iyileştirilmiş olup, böylece, "Adalet Akademisinin" "Adalet Bakanlığı Akademisi" olması ve buna dönüşmesi önlenmeye çalışılmıştır.

Sayın milletvekilleri, sonuç olarak, Türkiye adalet akademisinin kurulmasının, akademinin kuruluş gerekçesine uygun olarak hizmet vermesinin, Türk yargısına olumlu anlamda yapıcı katkıda bulunacağına inanmaktayız.

Bunun için de bir kez daha vurgulamak gerekir ki, bu kurumun, adalet akademisinin başarı şansı, vesayet altında tutulmamasına, özerk bir kuruluş olmasına bağlıdır. Bu noktada gereken özenin ve duyarlılığın gösterileceği umudunu taşıyor, tasarıyı genel anlamda olumlu bulduğumuzu ve desteklediğimizi belirtiyor, Yüce Kurulu saygıyla selamlıyorum.(Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

34 konuşma daha · 23 Temmuz 2003

34 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook