Terör olayları ve mucadele konuşunda genel görüşme açılması hakkında (8/23)
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 127. Birleşim · 3. yasama yılı · 19 Eylül 2005 · 1.655 kelime · yaklaşık 8 dakikalık okuma
Kaynak göster
Abdülkadir Aksu (AK Parti), 19 Eylül 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 127. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TERÖR OLAYLARI VE MUCADELE KONUŞUNDA GENEL GÖRÜŞME AÇILMASI HAKKINDA (8/23)); konuşma 1.655 kelime.
Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul). “Terör olayları ve mucadele konuşunda genel görüşme açılması hakkında (8/23)”. TBMM Genel Kurulu, 127. Birleşim tutanağı, 19 Eylül 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2005-09-19-teror-olaylari-ve-mucadele-konusunda-genel-gorusme-acilmasi-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Müsaadenizle, bugün Gaziler Günü; ben, bu vesileyle, al bayrağımız uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi bir kez daha saygı, minnet ve rahmetle anıyorum, kahraman gazilerimize de şükranlarımı, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Değerli milletvekilleri, hepimizin bildiği gibi, ülkemiz, hassas bir coğrafyada, bu özelliği dolayısıyla da uluslararası ilişkilerin odaklandığı bir bölgededir. Ülkemiz, uzun yıllar boyunca, millî birlik ve bütünlüğe, huzur ve güven ortamına, ekonomik gelişmesine kasteden terör belasıyla mücadele etmek zorunda kalmıştı. Bu uzun mücadele sonunda Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, güvenlik güçlerimizin ve vatandaşlarımızın büyük ve fedakârane mücadelesi neticesinde teröre karşı başarı elde edilmiştir; ancak, bu süreç, terörle mücadele yapan tüm ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de önemli ölçüde maddî ve manevî kayıplara sebep olmuştu. Çok sayıda askerimiz, güvenlik ve kamu görevlimiz şehit olmuş, birçok vatandaşımız canını, malını kaybetmiş, doğduğu, büyüdüğü, geçimini sağladığı köyünü, mezrasını, toprağını, evini ve işini terk etmek zorunda kalmıştı. Artık herkes bilmektedir ki, terörün beslediği ortam ve şartlar ortadan kaldırılmadan, terörle mücadelede de kesin sonuca ulaşmak mümkün olmuyor. İşte bu nedenle, biz de hükümet olarak, terörü besleyen sosyoekonomik problemleri çözmek için azamî gayret sarf etmekteyiz. Bunun için bütün imkanlarımızı seferber ediyor, gerçekçi ve uygulanabilir bölgesel kalkınma projelerini hayata geçirerek, Türkiyemizi her bir köşesiyle mamur hale getirmek için çalışıyoruz. Bu çerçevede, hükümetimiz döneminde önemli projeler başlattık ve bunları bir bir hayata geçiriyoruz. Ülkemizin dört bir yanında eğitim, sağlık, adalet, güvenlik, ulaşım, toplu konut, tarım, hayvancılık alanlarında atılan adımlarla birlikte, her geçen gün refah seviyesi de yükselmektedir. Ayrıca, vatandaşlarımızın, devlete ve hükümetimize vermiş oldukları desteğin devamı için, devlet - vatandaş ilişkilerini sıcak tutacak tedbirleri de alıyoruz.
Yaşadığımız acı tecrübelerden de biliyoruz ki, bir ülkeyi terörle mücadelede başarılı ve etkin kılan asıl güç, insanların birlik ve beraberliğe olan inancı ve karşılıklı dayanışmasıdır. Al bayrağımızın dalgalandığı her yerde hukuk ve demokrasi ilkelerinin tam anlamıyla yerleşmesi ve çocuklarımızın geleceğe umutla bakması, bizim en büyük hedefimizdir. En değerli sermayemiz de, bu milletin tek tek evlatları olarak aramızdaki sevgi ve kardeşlik bağlarının gücüdür; zira, biz, birlikte gülüp birlikte ağlamış, omuz omuza savaşmış ve bu vatan için kader birliği yapmış ve de akrabalık bağlarıyla iç içe geçmiş büyük bir aileyiz, bir büyük milletiz. Büyük milletlerin olaylar karşısında tarihe mal olmuş vasıfları, tavırları vardır. Milletler topluluğu içinde saygın ve ayrı bir yeri olan Türk Milletinin de bu manada ön plana çıkmış vasfı, zorluklar karşısında millî birlik ve beraberliğini bozmadan, soğukkanlı bir şekilde, sağduyulu hareket etmesindedir. Heyecanımızın düzeyi ne olursa olsun, sakin ve sabırlı olmalı ve içine çekilmek istendiğimiz sinsi ve planlı oyunlara gelmemeliyiz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizin bildiği gibi, bölücü terör örgütü, ilk silahlı eylemini gerçekleştirdiği 1984 yılından günümüze kadar geçen zamanda, çocuk, yaşlı-genç, kadın-erkek, polis, jandarma ve asker ayrımı yapmaksızın, kanlı eylemlerini sürdürmüştür. Örgüt, stratejisini, eylemlerini ve faaliyetlerini, tamamen, haince ve kalleşçe saldırı üzerine kurmuş ve 1984 yılından 2005 yılına kadar terör örgütü tarafından gerçekleştirilen eylemlerde, binlerce güvenlik görevlimiz, askerimiz, jandarmamız, polisimiz ve vatandaşımız şehit olmuştur.
Terör örgütü elebaşısının 1999 yılında yakalanması akabinde, örgüt, yeni strateji içerisine girmiş ve terörist yandaşlarını ve kitlesini sivil itaatsizlik türü eylemlere kanalize etmeye çalışmış ise de, istediği düzeyde kitle desteğini sağlayamamış ve dağılma sürecine girmiştir; örgütün bu dağılma süreci, hızla da devam etmektedir. Bölücü ve kanlı terör örgütü de, Hükümetimizin Avrupa ülkeleri nezdinde sürdürdüğü yoğun temas ve kararlı tavır üzerine, yasaklanma korkusuyla sürekli isim değiştirmiş, köşeye sıkışmış, eylem yapamaz hale gelmiştir. Başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin birçoğunda faaliyetleri yasaklanmış ve terör örgütüne yönelik operasyonlar yapılmıştır.
Bakınız, Hükümetimizin hukukî zemine ilave olarak, istihbarat paylaşımı, işbirliği ve samimî müşterek gayretleri de, uluslararası terörle mücadelede ana stratejimizi oluşturmaktadır. Sayın Başbakanımızın ve Hükümetimizin sürdürdüğü terörle mücadelede uluslararası işbirliği politikasının semerelerini de elbette alıyoruz. Hükümetimizin son dönemde uyguladığı bu strateji sayesinde birçok ülkeyle işbirliği ve paylaşım sağlanmıştır. Bu güzel işbirliği ve paylaşıma birkaç örnek vermek istiyorum, müsaadenizle.
Bunlardan birincisi, 1 Nisan 2004 tarihinde, Türkiye Cumhuriyetinin koordinesinde, eşzamanlı olarak, ülkemiz ile Almanya, Hollanda, İtalya ve Belçika'da DHKP-C terör örgütüne yönelik yapılan başarılı operasyon sonucu toplam 128 örgüt mensubu yakalanmıştır.
Yine, ikinci bir örnek olay: 12 Ekim 2004 tarihinde, sözde hilafet devleti, terör örgütü lideri Metin Kaplan'ın Federal Almanya Devleti tarafından sınırdışı edilerek ülkemize iade edilmesi sağlanmıştır.
Yine, 12 Kasım 2004 tarihinde, Hollanda'da güvenlik güçleriyle ortaklaşa gerçekleştirilen operasyon sonucunda bölücü terör örgütüne ait eğitim kampı kapatılmış ve yakalanan 44 örgüt mensubu da adlî makamlara sevk edilmiştir.
Yine, yakın tarihimizde, 1995 yılından beri Federal Almanya Cumhuriyetinde basılıp dağıtılan, bölücü terör örgütünün yayın organı bir gazetenin basımı ve dağıtımı ile Internet sitesinin yayını Federal Almanya Hükümeti tarafından 5 Eylül 2005 günü yasaklanmış, ayrıca, örgütün faaliyetlerine yönelik operasyonlar da düzenlenmiştir.
Yine, bölücü terör örgütünün yayın organı, Danimarka'dan televizyon yayını yapan Roj TV'nin kapatılması yönünde Danimarka makamları nezdinde en üst düzeyde girişimlerde bulunulmuş ve halen görüşmelere devam edilmektedir. Bu çalışmalar, Hükümetimizin uluslararası terörle mücadele alanında da yürüttüğü başarılı çalışmalarına birkaç örnekti. Dolayısıyla, Hükümetimizin terörle mücadele alanında ve bütün terör örgütlerinin faaliyetlerini yok etme konusundaki iradesini ve gayretlerini hiç kimse siyasî hesap ve yaklaşımlarla yok sayamaz, görmezden gelemez.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, güvenlik güçlerimiz, terörle mücadele alanında bugüne kadar kazandığı bilgi ve deneyimiyle yapmış olduğu çalışmalarda tüm dünyada büyük bir takdirle karşılanmaktadır. Bakınız, yine iki örnek vereceğim: Bugün, amacı ve yapılanması bakımından diğer terör örgütlerinden farklılıklar gösteren El Kaide terör örgütünün çatısı altında Türkiye'de oluşturulan grupların 15-20 Kasım 2003 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirdikleri eylemlerin açıklığa kavuşturulması ve faillerinin yakalanarak saatlerle ifade edebileceğimiz kısa bir süre içerisinde adlî mercilere teslimi de gerçekten takdire şayandır.
Yine, son bir olay, 2005 yılı ağustos ayı içerisinde Antalya İlimizde bir eylem yapma hazırlığı içerisinde olduğu anlaşılan, El Kaideye mensup, Luai Sakra isimli örgüt mensubunun Diyarbakır Havalimanında güvenlik güçlerimizin gerçekleştirdiği operasyon sonucu yakalanması da başarılı çalışmalara güzel bir örnek teşkil etmektedir.
Değerli arkadaşlar, bölücü terör örgütünün faaliyet gösterdiği ülkelerde bir bir yasaklanması, ülkemiz içerisinde yapmaya çalıştıkları eylemlerin başarısız olması ve bekledikleri kitle desteğini sağlayamaması, bölücü terör örgütü mensupları arasında dağılma ve ciddî ölçüde taraftar kaybetme nedeniyle anlaşmazlıklar yaşanması ve Hükümetimizin terör örgütünün istismar ettiği yörelere önemli ekonomik ve sosyal açılımlar sağlaması gibi nedenlerle, eli kanlı bölücü örgüt çöküş sürecine girmiş ve eylem yapamaz hale gelmiştir.
Anılan terör örgütü, maalesef, son zamanlarda, kendilerine göre riski az hain pusularla güvenlik güçlerimize ve masum vatandaşlarımıza yönelik menfur saldırı ve eylemlerini sürdürmek istemektedir. Terör örgütü ve hain işbirlikçileri, bu çöküş ve yok olma süreci nedeniyle, kullandıkları kışkırtıcılar aracılığıyla, her yönüyle et ve tırnak gibi bir bütün olmuş vatandaşlarımız arasına nifak tohumları da saçmaya çalışmaktadırlar; ancak, aziz milletimiz, sağduyulu Türk Milletinin bireyleri, bu haince ve sinsice planlanmış oyunun aktörleri olmayacaktır. Güvenlik kuvvetlerimizin zamanında ve samimî gayretleriyle, bu hain ve sinsice eylemlerin büyük çoğunluğu gerçekleşmeden ve daha da olumsuz ve elim sonuçlar doğurmadan önlenmektedir.
Değerli arkadaşlarım, toplumumuzun tüm kesimlerinin meydana gelen bu olaylardan ders çıkarması, siyasî hesap ve rant kaygısından uzak durması gerekir.
İ. SAMİ TANDOĞDU (Ordu)Sayın Bakanım, PKK'ya gel…
İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla)Çünkü, terör örgütleri bunu istiyor, bitmek üzere olduklarını hesap edip öyle ya da böyle bir şekilde kendilerini gündemde tutmak istiyor. Onun için, bu olayları bu yönüyle de değerlendirip, terör örgütlerinin ekmeğine yağ sürmeyelim.
Bu vesileyle, bir arada yaşamanın ortak paydasını yediden yetmişe insanımızla paylaşmamız lazım geliyor. Aslında, ortak payda Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bir vatandaşı olmaktır. Bu al bayrağın altında, birbirini anlayan, hoşgörüyle yaşayan vatandaşlarımız bizim geleceğimizdir. Türkiye'nin birliği gerçeği herkes için, her kurum için vazgeçilmezdir ve tartışılmaz bir gerçektir.
Şunu herkes bilmelidir ki, başta Hükümetimiz olmak üzere, valilerimiz, güvenlik güçlerimiz her türlü kanunsuzluğa anında müdahale edebilecek iradeye, güç ve kabiliyete sahiptirler. Bundan hiç kimsenin şüphesi olamaz. Güvenlik güçlerimiz bütün bu olaylar karşısında zamanında ve yerinde müdahalede bulunmakta ve mücadele etmektedirler.
Şunu da herkesin bilmesini istiyorum…
MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)Fatih Camiine niye yetişemiyorlar?!
İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla)Geliyorum… Geliyorum…
MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)Oraya gelmeyin, hiç gelmeyin…
İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla)Kaynağı ne olursa olsun vatandaşlarımızın huzurunu bozan her türlü olumsuzluğa, yasadışı davranışlara karşı tavizsiz bir mücadeleyi sürdürmekteyiz, bundan sonra da sürdüreceğimizden bütün vatandaşlarımız emin olmalıdır.
Devletimiz bu kışkırtıcılara gerekli cevabı verebilecek güçtedir ve vermektedir de. Vatandaşlarımız müsterih olsunlar ki, yasadışı her olayı takip edecek, soruşturacak, adlî organlara teslim edecek ve yargılanmasını sağlayacak merciler bellidir ve herkes görevinin başında ve bilincindedir.
Ayrıca, hiçbir kişi veya sivil toplum örgütü kanunların kendisine vermediği bir yetkiyi üzerine atfederek kullanamaz; aksi davranış ve eylemler toplumdaki kamu düzenini bozar, kargaşaya sebep olur.
Güvenlik güçlerimiz her olayı takip edebilecek donanıma sahip olup, meydana gelen olaylarda suçlular en seri şekilde yakalanıp adlî mercilere teslim edilmektedir.
Bir kez daha ifade ediyorum ki, Türkiye Cumhuriyetinde demokratik hukuk ilkeleri geçerlidir, kanunsuz bir durum ve olay söz konusu olduğunda devletimizin güvenlik güçleri er veya geç olayın faili veya faillerini bulur ve hesabı sorulmak üzere adlî mercilere teslim eder. İlgili merciler bu olayın arkasında kimlerin olduğunu araştırmaktadırlar.
MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)Kimler varmış?
İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla)Hükümetimiz, bu tip olayları önleme gücüne, iradesine ve kudretine sahiptir. Bu gerçekten hiç kimsenin şüphesi olamaz. Son bir ay içinde gerçekleştirdiğim dört ayrı ilde bölge valileri toplantısında bu mücadele azmini ve kararlılığını, valilerimizde, kaymakamlarımızda ve tüm güvenlik görevlilerimizde gördüm; ayrıca, vatandaşlarımızın da onlara olan güvenlerini müşahede ettim.
Bölücü terör örgütünün son günlerdeki eylemine yönelik güvenlik güçlerimizin çalışmaları aralıksız ve büyük bir özveriyle devam etmektedir. Bakınız, 2002-2005 yılları arasında güvenlik güçlerimizce düzenli operasyonlar sonucu C-3, C-4, TNT, RDX ve A-4 maddesi olmak üzere -bunlar patlayıcı maddeler- toplam 457 kilo 909 gram patlayıcı madde ele geçirilmiştir. Bu miktara yakın patlayıcı da bulunarak olay bölgelerinde uzman ekiplerce imhası yapılmıştır. Yine ayrıca, eylem hazırlığı içerisinde olan özel eğitimli 50 örgüt mensubunun yakalanması sonucu, bunların düzenlenmesi planlanan çok sayıda eylemine de böylece engel olunmuştur.
Örgüt, 1 Haziran 2004 tarihinden itibaren ülkemizdeki huzur ve güven ortamını bozmaya yönelik olarak silahlı şiddet eylemlerini yeniden tırmandırma ve çeşitli organizasyonlarla kitlesel eylemlerde bulunmayı amaçlamıştır. Bu tarihten itibaren terör örgütünce gerçekleştirilen olaylar esnasında veya sonrasında olaylara karıştıkları tespit edilen 4 228 kişi yakalanarak haklarında adlî işlem yapılmıştır. Hükümetimizce yapılan hukukî, sosyal, kültürel ve ekonomik düzenlemelerle hareket alanı daralan örgütün elemanlarının birçoğu eylemlerini gerçekleştirmeden yakalanmıştır. Tüm taktik ve örgütsel denemelere rağmen…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
11 konuşma daha · 19 Eylül 2005