2006 merkezi bütçe kan.tas.(kültür ve turizm, devlet opera ve balesi, devlet tiyatroları, çalışma ve sosyal güvenlik, sosyal güvenlik kurumu,) 14 uncu turda
Kütahya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 39. Birleşim · 4. yasama yılı · 22 Aralık 2005 · 840 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Abdullah Erdem Cantimur (AK Parti), 22 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(KÜLTÜR VE TURİZM, DEVLET OPERA VE BALESİ, DEVLET TİYATROLARI, ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK, SOSYAL GÜVENLİK KURUMU,) 14 UNCU TURDA); konuşma 840 kelime.
Abdullah Erdem Cantimur (AK Parti, Kütahya). “2006 merkezi bütçe kan.tas.(kültür ve turizm, devlet opera ve balesi, devlet tiyatroları, çalışma ve sosyal güvenlik, sosyal güvenlik kurumu,) 14 uncu turda”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 22 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdullah-erdem-cantimur-22-2005-12-22-2006-merkezi-butce-kan-tas-kultur-ve-turizm-devlet-opera-ve-balesi (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA ABDULLAH ERDEM CANTİMUR (Kütahya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 2006 yılı bütçesi üzerinde AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; şahsım ve Grubum adına, sizleri saygıyla selamlıyorum.
Bütçenin sosyal güvenlik bölümü üzerinde görüşlerimi özetle ifade etmek istiyorum. Sosyal güvenlik, insanların toplumlarda insan onuruna yakışır bir şekilde, başka insanlara muhtaç olmadan yaşamalarının ve kişisel özgürlüklerin teminatıdır. Sosyal güvenlik sisteminin, tüm vatandaşlarımıza hizmet sunması, temel amacının insanları mutlak ve göreli yoksulluğa karşı korumak olması açısından önemli bir alan olduğu açıktır.
Toplumsal yaşamın en önemli unsurlarından birisi, bireylerin karşı karşıya kaldıkları risklerde birbirlerine destek olabilmeleridir. Sosyal güvenlik sistemi, bu dayanışma sisteminin ülke genelinde kurumsallaşmış bir halidir. Amacı ve etkinliği açısından tutarlı ve sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi, güçlü bir toplumsal dayanışma ve dolayısıyla, güçlü bir gelişme potansiyeli yaratacak en önemli unsurlardan birisidir; ancak, sağlam aktuaryel temellere oturtulmamış ve doğru kurgulanmamış bir sosyal güvenlik sistemi, yapılan transferlerin yanlış alanlara yönlendirilmesi, işgücü piyasasının olumsuz etkilenmesi ve dolayısıyla, toplumsal yapıyı desteklemek yerine, buna zarar vererek, sosyal ve ekonomik dengeleri bozması sonucunu doğurmaktadır; ayrıca, aktuaryel dengenin önemi yasa koyucular ve icra yetkisini taşıyanlar tarafından anlaşılmamış, politik müdahaleler sistemin dengesini güçlendirmek yerine, dengeyi bozacak yönde olmuştur.
Değerli arkadaşlar, kısıtlı bütçe imkânları ve giderek artan sosyal harcamalar göz önüne alındığında, sağlıklı bir sosyal güvenlik, sağlık ve sosyal güvenlik sorunlarını tamamiyle çözmüş bir ülke göstermek neredeyse imkânsızdır. Ülkemizde de, sosyal güvenlik sisteminde ciddî yapısal sorunlar bulunmaktadır. Her şeyden önce, sistemin gelirleri giderlerini karşılayamamaktadır. Sistemin açıklarını kapatmak için her yıl artan ölçüde bütçeden transfer yapılmaktadır. Bu miktar, 2003 yılında gayri safî millî hâsılanın yüzde 4,4'ü, 2004 yılında ise yüzde 4,5'i olarak gerçekleşmiştir. Reform yapılmadığı ve sistemin bugünkü şekliyle sürdürüldüğü varsayıldığında, emeklilik sistemi açıklarının orta vadede gayri safî millî hâsılanın yüzde 8'ine kadar yükseleceği öngörülmektedir. Açıkların ekonomi üzerinde yarattığı yük ve baskıysa devam etmektedir. Kapsamlı bir sosyal güvenlik reformunun gerçekleştirilmesi, öncelikle sosyal güvenlik sisteminin kamu açıkları üzerindeki baskısını azaltacaktır ve borç stokunun orta dönemde makul seviyelere gerilemesi için gereken faiz dışı bütçe fazlası ihtiyacının azalmasını sağlayacaktır. Bu çerçevede, kamu açığının önemli bir bölümünü oluşturan sosyal güvenlik sistemi açıklarının kontrol altına alınması, ekonomik istikrarın sağlanması için bir zorunluluktur. Sosyal güvenlik reformu, uzun dönemde toplam açığı yurtiçi hâsılanın yüzde 1'ine düşürmeyi hedeflemektedir.
Sosyal güvenlik sistemimizin bir başka sorunu da tüm nüfusu kapsayamamasıdır. Yapılan tespitlere göre ülkemiz nüfusunun yüzde 85'i bu sistem içerisinde yer almaktadır. Nüfus açısından genç bir nüfusa sahip olsak da, genç emeklilik dolayısıyla ve insanların yaşama sürelerinin uzaması gibi nedenlerle genç nüfusumuzun potansiyelinden faydalanamamaktayız. Dünya üzerinde bu kadar genç nüfusa sahip olup da, sosyal güvenlik finansmanı bu kadar kötü durumda olan bir başka ülke bulunmamaktadır. Nüfusumuzun genç olmasından faydalanabileceğimiz 2030 yılına kadarki süreç demografik fırsat penceresi olarak görülmektedir ve bu reformun özüne damgasını vurmaktadır.
Sosyal güvenlik sistemimizin sorunlarından bir başkası da, sistemde birçok kurum ve çeşitli kanunlar olması nedeniyle norm ve standart birliğinin sağlanamaması ve vatandaşlar açısından eşitlikten uzak uygulamalara yol açılmasıdır. Mevzuatın karmaşık olması, aşırı bürokratik işlemler, bilgiişlem altyapısının yetersiz olması ve personele ilişkin sorunlar sosyal güvenlik kurumlarının etkin çalışmasına engel olmaktadır. Bu reform süreci bu sorunları da hukukî ve kurumsal yapılanmada değişiklik yapmak suretiyle çözmeyi hedeflemektedir.
Sosyal güvenlik reformunun temel amacı, orta ve uzun dönemde adil, kolay erişilebilir, yoksulluğa karşı daha etkin koruma sağlayan, malî açıdan sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemine ulaşabilmektir. Reform, birbirini tamamlayan dört ana bileşenden oluşmaktadır. İlki, nüfusun tümüne, hakkaniyete uygun, eşit, koruyucu ve tedavi edici, kaliteli sağlık hizmeti sunumunu finanse eden genel sağlık sigortasının oluşturulmasıdır. İkincisi, halen dağınık bir halde yürütülen primsiz ödemeler ve sosyal yardımları toplulaştırarak nesnel yararlanma ölçütlerine dayalı, tüm muhtaç kesimlerin erişebileceği bir sistemin oluşturulmasıdır. Üçüncüsü, sağlık dışındaki kısa ve uzun vadeli sigorta kollarının yer aldığı tek bir emeklilik sigortası rejiminin kurulmasıdır. Dördüncüsü ve son bileşen ise, yukarıda anılan üç temel işleve ilişkin hizmetlerin çağdaş, etkin ve vatandaşlarımızın günlük hayatlarını kolaylaştıracak bir şekilde sunulmasına olanak sağlayan yeni bir sosyal güvenlik kurumunun oluşturulmasıdır.
Reformun başarısı, sosyal güvenlik alanına ayrılacak kaynağın artırılması ve en az bu kadar önemli olan bu kaynağın etkin ve doğru bir şekilde kullanılmasıyla mümkündür.
Sosyal güvenlik reformunun ana bileşenlerinden biri olan yeni emeklilik sistemi rejimiyle halen devlet memurları, hizmet aktine göre ücretle çalışanlar, tarım işlerinde ücretle çalışanlar, kendi hesabına çalışanlar ve tarımda kendi hesabına çalışanları kapsayan beş farklı emeklilik sisteminin, aktuaryel olarak hak ve yükümlülüklerinin eşit olacağı tek bir emeklilik rejimi sistemine dönüştürülmesi planlanmaktadır.
Emeklilik yaşı, aylık bağlama oranı, aylıkların hesaplanması gibi parametrik konularda yeni düzenlemelere gidilmektedir. Bu parametrik düzenlemelerin amaçları, yaşlılık, malullük, ölüm aylıkları, iş göremezlik ödenekleri, isteğe bağlı sigortalılık, fiilî ve itibarî hizmet zamları, kadrosuzluk nedeniyle emeklilik, tam ve kısmî emellik gibi sigorta haklarının verilmesinde nimet-külfet dengesinin sağlanması, işgücünün korunması, kayıtdışı istihdamın emeklilik rejiminden kaynaklanan nedenlerinin azaltılması olarak özetlenebilir.
Emeklilik rejiminin malî olarak sürdürülebilir bir yapıya dönüştürülmesi ve nüfusumuzun yaşlanma sürecine karşı önlem alınması, parametrik değişikliklerle hedeflenen bir diğer önemli amaçtır. Mevzuatın sadeleştirilmesi, anlaşılabilir hale dönüştürülmesi, böylelikle, sigortalı memnuniyetinin ve katılımının artırılması diğer önemli bir amaçtır.
Genel sağlık sigortası, kişilerin ekonomik gücüne ve isteğine bakılmaksızın, ortaya çıkacak hastalık riskine karşı, toplumun tüm fertlerinin sağlık hizmetlerinden eşit, ulaşılabilir ve etkin bir şekilde faydalanmasını sağlayan sağlık sigortasıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
40 konuşma daha · 22 Aralık 2005