2005 mali yılı bütçe kanun tasarısı (tümü)
Kayseri Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 35. Birleşim · 3. yasama yılı · 20 Aralık 2004 · 712 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Abdullah Gül (AK Parti), 20 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KANUN TASARISI (TÜMÜ)); konuşma 712 kelime.
Abdullah Gül (AK Parti, Kayseri). “2005 mali yılı bütçe kanun tasarısı (tümü)”. TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim tutanağı, 20 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdullah-gul-22-2004-12-20-2005-mali-yili-butce-kanun-tasarisi-tumu (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
DIŞİŞLERİ BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDULLAH GÜL (Kayseri)Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, Anamuhalefet Partisi Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal'a söz verirken söylediğiniz sözleri hatırladığımda, bazı konulara açıklık getirilmesi, yanlış bilgilendirilmenin giderilmesiyle ilgili söz verdiniz; ama, çok detaylara girdi. O bakımdan, ben de birazcık detaya girersem anlayışla karşılayacağınızı tahmin ediyorum.
Sözlerimin başında şunu söylemek istiyorum: Acaba, şimdiye kadar, Türk siyasetinde, hangi iktidar ve hangi hükümetin başkanı, başbakanı, anamuhalefet partisine, bu kadar, gerçekten, yakın davranmış, anamuhalefet partisinin yaptığı bütün katkıları, kapıların arkasında da, kamuoyunun önünde de, bu kadar açıkça takdir etmiş, anamuhalefet partisinin başkanına her zaman önem vermiş, değer vermiş, her zaman gitmiş bilgilendirmiş; ama, sonunda da, doğrusu, böyle bir muhatapla karşı karşıya kalmış?! (AK Parti sıralarından alkışlar)
RASİM ÇAKIR (Edirne)Lütuf değil, bu bir hak!
DIŞİŞLERİ BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDULLAH GÜL (Devamla)Bunu, gerçekten, hayretle burada izledim. Çünkü, her konuşmasında, Sayın Başbakan, Anamuhalefet Partisinin katkılarını görmüş, daima takdir etmiş, Brüksel'den döndükten sonra da, bugüne kadar burada yaptığı konuşmada da bütün katkılarınızdan bahsetmiştir; ama, doğrusu, bunu, burada yaptığınız konuşmayla böyle karşılamamanız gerekirdi. Sayın Baykal, gerçekten, sizin siyasî tecrübenize, sizin geçmişinize çok daha uygun bir şekilde, burada, Sayın Başbakana karşı daha haklı davranabilirdiniz. Bunu, burada ifade etmek isterim, gerçekten kadirşinas olmadınız.
İkinci nokta şu: Biz, burada bir dokümandan konuşuyoruz; Avrupa Birliği zirvesinin yayımladığı doküman. Bu, herhangi bir roman, herhangi bir hikâye değil, herhangi bir gazetecinin bir makalesi de değil; bu bir doküman. Bu dokümanın...
ALİ TOPUZ (İstanbul)Bizde de var o.
DIŞİŞLERİ BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDULLAH GÜL (Devamla)Sizde olan doküman, çok değerli bir arkadaşımızın tercüme ettiği... Kendisini çok severim...
DENİZ BAYKAL (Antalya)Hayır efendim... Beyefendi, işte, burada; hiç alakası yok!
DIŞİŞLERİ BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDULLAH GÜL (Devamla)O zaman, elinizdeki gibi...
Gösterin bana, neymiş?..
DENİZ BAYKAL (Antalya)İşte şu efendim...
DIŞİŞLERİ BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDULLAH GÜL (Devamla)O orijinalidir; ama, onun tercümesini yanlış yaptınız... (CHP sıralarından "Aa" sesleri, gürültüler)
HALİL TİRYAKİ (Kırıkkale)Ne alakası var!
DIŞİŞLERİ BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDULLAH GÜL (Devamla)Evet, onun tercümesini yanlış yaptınız; oradaki... (CHP sıralarından gürültüler)
DENİZ BAYKAL (Antalya)Gösterin nerede?..
DIŞİŞLERİ BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDULLAH GÜL (Devamla)Dinleyin beni... Sayın Baykal, dinleyin.
Oradaki bir cümleyi tercümeye koymadınız. O bir cümleyi, biz, koydurtmak için çok uğraştık.
DENİZ BAYKAL (Antalya)Hangi cümleyi?
DIŞİŞLERİ BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDULLAH GÜL (Devamla)Söyleyeceğim şimdi; bir dakika...
Dokümanlarda, resmî dokümanlarda bir kelimenin yazılışı anlam değiştirir; bir cümle o paragrafı anlamlı, anlamsız yapar; koyacağınız bir kelime, ekleyeceğiniz bir cümle, ya aleyhinize veya lehinize bir durum ortaya çıkarır. Bizim özellikle...
Bakın, şu, sizin dağıttığınız tercüme; buradan okuyorsunuz.
DENİZ BAYKAL (Antalya)Hayır efendim, oradan okumuyorum, ben buradan okuyorum.
DIŞİŞLERİ BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDULLAH GÜL (Devamla)Hayır, hayır, elinizdeki İngilizce. Ben, sizin Türkçenizi gösteriyorum, Sayın Algan Hacaloğlu'nun tercüme ettiği...
DENİZ BAYKAL (Antalya)- Ben, buradan okuyorum beyefendi...
DIŞİŞLERİ BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDULLAH GÜL (Devamla)- Ama, yanlışlıkla düşen bir cümle...
CANAN ARITMAN (İzmir)- Hangi cümle?..
DENİZ BAYKAL (Antalya)- Ben buradan okuyorum... Ben, bunu okuyorum beyefendi!
MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)- İngilizcesini söyleyin.
DIŞİŞLERİ BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDULLAH GÜL (Devamla)- Ben konuşuyorum... Siz konuşmuyorsunuz ki! Siz konuştunuz burada.
DENİZ BAYKAL (Antalya)- Bana başka bir şey söylüyorsunuz.
DIŞİŞLERİ BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDULLAH GÜL (Devamla)- Sayın Baykal, siz konuştunuz...
DENİZ BAYKAL (Antalya)- Yapmadığım şeyi "yaptı" diyorsunuz.
DIŞİŞLERİ BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDULLAH GÜL (Devamla)- Hayır... Bakın, şu kırmızılar var ya arkadaşlar, şu kırmızılar...
K. KEMAL ANADOL (İzmir)- Hâlâ kırmızı diyor!..
DIŞİŞLERİ BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDULLAH GÜL (Devamla)- ... Cumhuriyet Halk Partisinin elinde tercüme olarak dağıttığı metindeki yanlışlar ve eksiklerdir.
DENİZ BAYKAL (Antalya)- Kırmızı değil, bakın, yeşil; tercüme değil, aslı...
DIŞİŞLERİ BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDULLAH GÜL (Devamla)- Bu kırmızıyı ben yaptım; siz yapmadınız. Bu, benim düzeltmelerim. Daha doğrusu, benim değil, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı görevlilerinin yaptığı düzeltmedir bunlar. Şimdi, ne var burada?
MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)- İngilizcesinden konuşun Sayın Bakan, anlaşalım.
DIŞİŞLERİ BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDULLAH GÜL (Devamla)- Zorunuza gidiyor değil mi?
ALİ TOPUZ (İstanbul)- Ne olduğunu söyle!.
DIŞİŞLERİ BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDULLAH GÜL (Devamla)- Yanlışlarınızı yüzünüze söylemem zorunuza gidiyor. (AK Parti sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)- İngilizce metni okuyun!
DIŞİŞLERİ BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDULLAH GÜL (Devamla)- Zorunuza gidiyor herhalde. Dinleyin!.. (CHP sıralarından gürültüler)
Değerli arkadaşlar, burada, bakın, hiç kimse...
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
33 konuşma daha · 20 Aralık 2004