İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 35. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

2005 mali yılı bütçe kanun tasarısı (1 inci tur görüşmelerinde) tbmm,radyo-tv üst kurulu,cumhurbaşkanlığı,sayıştay,anayasa mah.

Oya Araslı

Ankara Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 35. Birleşim · 3. yasama yılı · 20 Aralık 2004 · 843 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Oya Araslı (CHP), 20 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KANUN TASARISI (1 İNCİ TUR GÖRÜŞMELERİNDE) TBMM,RADYO-TV ÜST KURULU,CUMHURBAŞKANLIĞI,SAYIŞTAY,ANAYASA MAH.); konuşma 843 kelime.

Oya Araslı (CHP, Ankara). “2005 mali yılı bütçe kanun tasarısı (1 inci tur görüşmelerinde) tbmm,radyo-tv üst kurulu,cumhurbaşkanlığı,sayıştay,anayasa mah”. TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim tutanağı, 20 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oya-arasli-22-2004-12-20-2005-mali-yili-butce-kanun-tasarisi-1-inci-tur-gorusmelerinde-tbmm-r (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA OYA ARASLI (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2005 Malî Yılı Bütçe Kanunu Tasarısı içerisindeki Anayasa Mahkemesi Başkanlığı bütçesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini ifade etmek üzere söz almış bulunuyorum ve sizleri, şahsım ve Grubum adına saygıyla selamlıyorum.

Demokrasilerde, yasama organının çıkardığı bir kanunun anayasaya uygunluğunun bir yargı organınca denetlenmesinin kabulü, tartışmalı bir gelişim sürecinin sonunda gerçekleşebilmiştir. Türkiye'de ise, çağdaş demokrasilerin artık geride bırakmış olduğu bu tartışmaların, son birkaç yıldır gündeme yeniden taşınmaya çalışıldığı görülmektedir. Özellikle kuvvetler ayrılığının, ülkemizde, tam anlamıyla gerçekleşmediği yolundaki yakınmalar çerçevesinde, Anayasa Mahkemesinin işlevinin de yasamaya, hatta ulusal iradeye müdahale olarak nitelendirilebildiği görülmektedir; hatta, başkanlık rejimi, bu sorunun çözümü olarak da gösterilmektedir. Halbuki, kuvvetler ayrılığı, yasama, yürütme ve yargı organları arasında işlevselleştirilmiş bir işbölümünü amaçlamaktadır. Bu işlevsel işbölümünde de, yasamanın ve anayasa mahkemesinin, kendilerine düşen görevleri yerine getirmelerinin, kuvvetler ayrılığıyla çelişen hiçbir yanı olamayacağı ortadadır. Kaldı ki, bu tartışmaları gündeme taşıyanların özendiği, çözüm olarak gösterdiği başkanlık rejiminde de anayasa mahkemesi vardır ve yasaların anayasaya uygunluğunun yargısal denetimi yapılmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bütün bu tartışmalar bir yanda sürdürülürken, Anayasa Mahkememiz, kanunların, kanun hükmündeki kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya uygunluğunu denetlemeye devam ederek, Anayasanın üstünlüğünün ve dolayısıyla, hukuk devleti ilkesinin yaşama geçirilmesine en büyük katkıyı vermektedir. Bu katkının büyük bir özveriyle verildiğini söylemek durumundayız; çünkü, Anayasa Mahkememiz, hiçbir zaman bu yasama dönemindeki kadar ağır bir işyüküyle karşılaşmamıştır.

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubundan milletvekilleri tarafından, bu yasama döneminde, bugüne kadar, 24'ü 2004 yılında olmak üzere, Anayasa Mahkemesinde 41 iptal davası açılmıştır. Açılan bu iptal davalarından, bugüne kadar, 12'si hakkında karar verilmiştir. Bu 12 davadan 4'ü hakkındaki karar 2004 yılında, diğerleri hakkındaki kararlar ise 2003 yılında verilmiştir. Karara bağlanan diğer 9 kanunun çeşitli maddeleri hakkında ileri sürülen iptal ve yürürlüğü durdurma istemlerinin ise tümü denecek kadar büyük bir çoğunluğu kabul edilmiştir.

2004 yılında, Ekonomik İstikrarı Sağlamak İçin Ek Vergiler Alınması Hakkında Kanun, Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu Hakkında Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun hakkında verilen iptal kararlarının, ülkemiz açısından son derece olumsuz durumların ortaya çıkmasını önlediğini ve hukukun üstünlüğüne olan güven duygumuzu pekiştirdiğini burada ifade etmeyi bir görev olarak biliyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu sayılar, son derece üzüntü verici bir tabloyu ortaya koymakta, yasama organındaki Adalet ve Kalkınma Partisi çoğunluğunun, hukukun ve Anayasanın üstünlüğüne son derece duyarsız kaldığını, hatta, çoğunluk olmasına dayanarak, zaman zaman her aklına eseni ve hukuku hiçe saymak suretiyle yapmayı alışkanlık haline getirmeye başladığını göstermektedir. Bu, demokrasiyi zedeleyecek ve bir çoğunluk diktatöryasına dönüştürülebilecek olan bir durumdur. Bu olaya ilişkin ikazlarımızı, bu kürsüden defeatle yapmış bulunuyoruz. Geçmişte de, demokrasiyi aynı yöntemle bir çoğunluk diktatöryasına dönüştürmeye kalkışanlar çıkmıştır; ama, bu girişimlerinin, onları, ne kadar ağır siyasî ve hukukî yaptırımlarla karşılaştırdığını hepimiz biliyoruz. Bu nedenle, Türkiye Büyük Millet Meclisindeki Adalet ve Kalkınma Partisi çoğunluğunun, edindiği bu kötü alışkanlıktan 2005 yılında kendisini kurtarmasını diliyorum.

Burada, Anayasanın üstünlüğünü korumanın sadece Anayasa Mahkemesinin görevi olmadığını, bu konuda Türkiye Büyük Millet Meclisinin de en az Anayasa Mahkemesi kadar özenli hareket etmek zorunda olduğunu vurgulamakta yarar görüyorum. Özellikle Türkiye Büyük Millet Meclisindeki Adalet ve Kalkınma Partisi çoğunluğunun, yasa tasarı ve teklifleri görüşülürken, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun ve Sayın Cumhurbaşkanının Anayasaya aykırılık konusunda yaptığı uyarıları dikkate alması gerekmektedir. Burada, Sayın Cumhurbaşkanının, 9'u 2004 yılında olmak üzere, bu dönem 37 yasayı, Anayasaya aykırılık nedeniyle ikinci kez görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine iade ettiğini ve bu sayının, bundan önceki hiçbir dönemde bu kadar kabarık olmadığını da ifade etmek istiyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisinde çoğunluğu oluşturan Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun, Anayasaya aykırılıklara ilişkin uyarıları dikkate almaması ve Anayasaya uygunluğu sağlamak konusunda gereken özeni göstermemesi halinde, Anayasa Mahkememizin görev yükü de giderek daha ağırlaşacak ve bu durum, davaların daha geç karara bağlanmasına, hukuk düzenimizin bu gecikme nedeniyle yaralar almasına yol açacak, yasama çalışmalarının verimini azaltacak ve maliyetini yükseltecektir. Diğer yandan, Anayasamızın öngördüğü hukuk devletinin de yaşama geçmesini engelleyecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasa Mahkememizin, Sayın Cumhurbaşkanı, siyasî parti grubu ve milletvekilleri tarafından açılan davaların yanı sıra, mahkemelerden itiraz yoluyla gelen davalarla inanılmaz boyutlara ulaşan bu işyükünün ağırlığı altında ezilmeden, özenle görev yapmasının ve hatta, Yüce Divan sıfatıyla yaptığı yargılamalarla daha da ağırlaşan bu işyüküne karşın, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru imkânının da tanınmasını desteklemesinin, kuşkusuz, övgü ve şükranla karşılanması gereken bir durum olduğunu da söylemek istiyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kuşkusuz, Anayasa Mahkememizin tek sorunu işyükünün fazlalığı değildir. 2005 yılında bütçede Anayasa Mahkemesi Başkanlığına ayrılan pay, bu yıl da Anayasa Mahkemesinin gereksinimlerini karşılamaktan uzaktır. Anayasa Mahkemesi yargı görevini yerine getirirken, inceleme, araştırma yapmak durumundadır. Bu pay, bu imkânları sağlamaya yeterli değildir. Anayasa Mahkemesi yargıçlarının özlük hakları, özellikle ödenekleri, üstlendikleri görevin gerekleri ve önemiyle orantılı değildir. Anayasa Mahkememiz, gerçekten, anayasal sistemimiz içerisinde, hukuk düzenimiz içerisinde çok önemli bir görevi yerine getirmektedir ve parlamenter rejimlerde, yasama çoğunluğu ile yürütme arasında bir özdeşleşme olması nedeniyle, giderek ortaya çıkan Anayasaya aykırılık sorunlarının çözümüne elkoyabilecek, bu çözümü gerçekleştirebilecek, yargı alanında bu işi yapabilecek tek organdır. Bu nedenle, Anayasa Mahkememizin sorunlarını çözmeye özel bir önem vermemiz, özel bir gayret göstermemiz gerekmektedir.

Bu sorunların, 2005 yılında, bir an önce çözülmelerini dileyerek, sizleri saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

33 konuşma daha · 20 Aralık 2004

33 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook